|
Din, Siyaset, Devlet, Laiklik, Rejim, Çevre, Demokrasi, Bilimsellik, Kavram ve Evrim ile İlgili Sorular Sorunlar ve Çözüm Önerileri. Öğretim Üyesi; Prof. Dr. Nasip DEMİRKUŞ(Ocak 2007-2008) |
-İnsanların; kendilerini, sanal araçlarını, sıfatlarını ve nefislerini liyaktali tanımak, -Doğa-doğa ötesindeki geçerli, gerekli bilgilerle fıtratlarına uygun yeterince donatmak -Doğru öğrendiklerini yaşantılarına (hayatına) liyakatli uygulama refleks ve alışkanlıkları kazandırmaktır. -Eğitim fakültelerinin birinci görevi var olan geçerli ve gerekli bilgileri iştahlandırıcı bir dizaynla insanlara sunmak ve gerekirse bilgi üretmektir. -Fen fakültelerinin öncelikli görevi bilgi üretmek ve bilgileri iştahlandırıcı bir dizaynla insanlara sunmaktır. Eğitim ve Öğretimde Olanakları Liyakatli Kullanmanın Basamakları; 1-Gerekli - geçerli tüm nesnel ve sanal bilgilerin havuzunu oluşturmak. 2-Nesnel ve sanal araçlar mutfağını liyakatli ve gerekli yöntemlerle,1, bilgilerle donatmak, 3-Topluma sunulacak bilgilerin (ders ve konuların bilgilerin) hedeflerini, bilgilerini, dokümanlarını ve olanaklarını ortaya koymak, 4-Gerekirse bilgi, envanter, materyaller, yöntemler sanal ve nesnel araçlarla donatılmış eğitim mutfağı kullanılarak materyaller geliştirmek, 5-Etkili öğretim amacıyla sanal-nesnel olanaklar, materyaller ve yöntemlerle ilişkilendirerek beyinleri iştahlandırıcı sanal-nesnel-yarı nesnel; sunu, etkinlik, deney, uygulama, animasyon, film, anlatım, gösteri…vb;hazırlanır, oluşturulur, düzenlenir veya kurulur. Eğitim Fakültelerinde Mutlak Verilmesi GerekenGerekli Dersler ve Gerekçeleri; 1-Öğretim Teknolojileri Materyal Tasarımı ve Geliştirilmesi Dersi 2-Özel Öğretim Yöntemleri I ve II Dersleri 3-Fen Teknoloji ve Toplum İlişkisi Dersi 4-Okul Deneyimi I, Okul Deneyimi II ve Öğretmenlik Uygulamaları Dersleri 5-Eğitilen İnsanların toplumu eğitirken ve bilgileri hayatına uygularken; A-Kendilerini doğru tanıma ve topluma doğru duygudaş olma(empati duyma), amacına yönelik uygulamalı dersler konmalıdır. B-Fert ve toplum ya da insan sıfatlarını, kendi özünü-fıtratını tanımaya yönelik uygulamalı dersler konmalıdır. C-Yani fert ve toplumların ya da insanların kendilerini eksik ve yanlış tanımalarının, konumlandırmalarının, sıfatlarını liyakatsiz kullanmalarının sosyal tufanlara neden olduğu yaşanmış örneklerle ve gerekçeleriyle öğretilmelidir. Bu amaca yönelik uygulamalı dersler konmalıdır. D-Öğrenci;sıfatlarının kötüye kullanmasının hatasının acısını ya da telafisinin hangi boyutlara varılacağını bilmelidir.Bundaki amaç, kendini-çevresini doğru tanıyıp-doğru değerlendirip doğru konumlandırmak, insani sıfatlarını doğru, liyakatli ve dürüst kullanmaya haklı olarak inandırılmalıdır.Bu amaca yönelik bilimsel çalışmalar yapılmalı, dersler açılmalı ve ders kitapları yazılmalıdır. E-Olanaklarını, bilgilerini, beden dillerini, tepkilerini, seslerini … doğru ve liyakatli kullanma–ilişkilendirme alışkanlık ve reflekslerini kazanmalarına yönelik uygulamalı beşeri eğitim dersleri konulmalıdır. Batının derleme, deneyim, kurgu…vb şeylerine dayalı mevcut eğitim kitapları bu hedefe ulaşmakta yetersiz kalmaktadır. Özel Öğretim Yöntemleri I Dersinin Amacı ve Öğrenciye Kazanımları: - Tüm olanaklarımızı verimli kullanarak, her konuya özgü en doğru öğretim yöntemlerinin kombinezonunu (dizaynlarını, düzenlenmesini) kurmayı-uygulamayı düşünsel refleks-tepki haline getirmeyi öğrencilerimize kavratmak ve alışkanlığını geliştirmektir. -Bu düşünsel refleks-tepki mantık sistemi ve muhakeme gücünü kazandırmak için, öncelikle;bilgilerin zihnimize kabulleniş, depolanış ve kullanım çeşitlerini bilmek önemlidir. -Bu konuda var olan temel yöntemlerle ilgili bilgileri doğru edinmek, öğrenmek ve uygulamak gerekir. -Bilgileri edinmek ve hayatla ilişkilendirmek için, yeterince eşik bilgilere sahip olmanın yanında;sanal ve gerçek dünyasında asrın dogmalarını güvenle aşarak hür ortamda düşünüp düşüncelerini açıklaması daha elzemdir. -Bu amaçla dersin girişinde ve sonuç kısmında dersle uzaktan ve yakından (önemli sıra dışı kavramlar) ilgili bazı TEMEL-ÖNEMLİ kavramların tanımları, örnekleri ve uygulamaları verilmiştir. - Öğrencilerin zihninde ve beynindeki sanal-nesnel araçlarla;düşünsel, çevrel-doğal kaynaklarla ve güzel ahlakla ilişkilendirip hayatla güncellenmeleri amaçlanmıştır. |
Özel Öğretim I Dersinin Uygulamaları; I-Aşağıdaki yöntemlerin uygulamalarına yönelik;etkinlik, gezi, sunu, uygulama, deney, drama..vb tekli-toplu; etkinlik, uygulama ve öğrenci ödevleri şeklinde işlenmektedir.
II-Scane ve Işık Kutusunu Kulanama Denemesi III-Beyin Nadası Soruları ve Temel Kavramlar Etkinliği Özel Öğretim Yöntemleri I Dersinin haftalık 2 saatlik Uygulamalarında ise:Öğretim yönlemelerini doğru kavranması için;her yöntemin fıtratına en uygun; toplantı, panel, seminer,sunu ödev, sınıf etkiliği,doğa etkinliği ve laboratuar etkinliği, deney, anlatım..vb şekilde uygulamalar sınıfta paylaşılarak işlenmektedir. Sonuç Olarak; Öğrenciler, öğretim yöntemlerinin biyoloji konularına genel veya özel özgün uygulanışına yönelik;Özel ÖğretimYöntemleri II Dersine almaya hazırlanmış olurlar. Uygulama,Etkinlik ve Deney Nedir? Uygulama Nedir?: Matematikte problem çözme veya alıştırma yapma uygulanması, Biyolojide materyal toplamanın uygulanması.Kapalı ve açık alanlarda yapılabilir. Genellikle metodolojiyi (yöntemleri) öğrenmek ve öğretim amaçlıdır. Her uygulama bir etkinliktir ancak her etkinlik bir uygulama değildir -Uygulama genellikle bilimsel ve fennidir. Etkinlik Nedir? -Etkinlikte bir kavramı veya bir şeyi temsil eden olay ve olaylar zincirini çeşitli somut ve soyut malzemelerle öğrencilere yaptırarak ve yaşatarak aktarmaktır. Ör; Biyoloji, Fen Bilgisi, Felsefe topluluğu.Etkinlikte kurallar daha az, eğitici ve öğretici özellikler hemen hemen aynı seviyededir. -Etkinliğin sınırı ve kuralları esnektir. Halbuki uygulama ve deney kuralcıdır. -Kapsam itibariyle etkinlik(strateji) deneyi içerir. -Etkinlik laboratuar ortamında olabilir. Ama her etkinlik(strateji) deney değildir. -Etkinlik hem sosyal hem de bilimseldir. Özellikle öğretim amacıyla yapılır. -Kapsam itibariyle etkinlik(strateji) deneyi içerir. -Belirli amaçlara ulaşmak, bir konuyu kavratmak-kanıtlamak için kurulan düzeneklerle çeşitli yöntemler, bilgiler kullanarak neticelere ulaşmaktır. -Deney öncelikle bilimsel amaçlıdır. Bir bilimsel çalışmayı ispatlamada araç olarak kullanıldığı gibi öğretim amaçlı da kullanılabilir. -Deney genellikle kapalı ortamlarda çeşitli araç ve gereçlerle belirli yöntemler kullanılarak doğru uygulandığı zaman genellikle yakın neticeler alınan uygulamalardır. -Deney öğretim amaçlı, bilimsel amaçlı olup kapalı alanlarda, özellikle laboratuarlarda yapılan etkinliklerdir. -Deney öğrenci ve öğrenme açısından bir tekrardır. Bu tekrarın meyvesi öğrencinin dağarcığına kattığı bilgidir. -Her deney bir etkinliktir ancak her etkinlik bir deney değildir. -Aslında deney bilimsel bir etkinliktir. -Deney kuralcıdır. -Deney öğrenci ve öğrenme açısından bir tekrardır. Bu tekrarın meyvesi öğrencinin dağarcığına kattığı bilgidir. Aslında deney bilimsel bir etkinliktir. Ama her etkinlik bir deney değildir. Ör;Bitki toplamak, Laboratuarda bitki kurutmak, bitki organların lup-mikroskop altında tanımak ve bitki teşhis emek Etkinlik, uygulama ve deneyle eşleştiriniz.
2- Hayvanlarla ilgili olan etkinlikler
-Resim veya şekil olarak kartona dişi organ çizilir. Sonra bu meyvelerden birer parça alarak kartona yapıştırılır. Her meyveyi temsil edecek şekilde bir parça kullanılır. Bu bir etkinlikt -Gerekirse öğretmenin kendisi materyali temin edebilir. -Daha sonra bu örnekler beyaz kartonlara yapıştırılarak gruplar halinde cam çerçevenin içine konur. Sınıfta ihtiyaç duyuldukça öğrencilere görsel olarak ya da bu materyallerin toplandığı yerlerin adresleri etiketlere yazılarak, yaşatılarak izah edilebilir. -Eğer gezi-gözlem olarak öğrencileri araziye götürmüşsek, populasyon, tür,vejetasyon, ekosistem kavramını ve bunun gibi öğrenci seviyesine uygun kavramlar, yaşatılarak öğretilebilir. -Bitki isimlerinin Latince’si cins seviyesinde yazılmalıdır. -Çiçek durumları, çiçek organları, yaprak tipleri, özellikle çiçek organları gösterilebilir. -Habitat ve bitkilerin fotoğrafı camekana yapıştırılabilir. -Tüy çeşitlerini gösterebiliriz. -Tohum çeşitleri, meyve çeşitleri olabilirir eğer meyveler bulunmazsa görüntü ve resimleri yapıştırılır. a-Etkinlikte stilusu (dişi oragan boyuncuğu) anlatmak için; stilusun büyük olan bir bitki çiçeği alınarak canlı bir şekilde gösterilebilir. b-Tohumlarla ilgili bir etkinlik yapabiliriz. Karton üzerinde merkezde pistil bulunur. Bunun etrafında meyveler olmalı.Sınıflarda hangi ders işlenirse onunla ilgili etkinlik yapılmalıdır. Mesela meyve, içinde tohum bulunan her şey meyvedir. Meyve çiçeğin bir ürünüdür. Eğer meyvede tohum yoksa özel durumdur. c-Böcekler için bu etkinlik yapılırsa; böcek, karınca, Ağustos böceği, lavraları yumurtaları konarak yapılabilir. El lüpü ile karınca vb. böcekler incelenebilir. Canlı yapmak istesek böcekleri arazide toplar bunların hepsinin ekstremite, cephalothorax, abdomen gibi özellikleri konuya yazılır. Bunlar kurutularak kartona yapıştırılır. |
| BAZI
BEYİN FIRTINASI ÖDEV, SORU VE ETKINLİKLERİ (Sınıf Öğretmenliği FTT dersinde A4,4A ve 4B Sınıflarında Verilen Öğrenci Yanıtları 2006)
Sınıfça Kabul Edilen Bazı Öğrenci Yanıtları 2005 Sınıfça Kabul Edilen Bazı Öğrenci Yanıtları 2006 Sınıfça Kabul Edilen Bazı Öğrenci Yanıtları 2007 Sınıfça Kabul Edilen Bazı Öğrenci Yanıtları 2008 Sınıfça Kabul Edilen Bazı Öğrenci Yanıtları 2009 Sınıfça Kabul Edilen Bazı Öğrenci Yanıtları 2010 Sınıfça Kabul Edilen Bazı Öğrenci Yanıtları 2011 Sınıfça Kabul Edilen Bazı Öğrenci Yanıtları 2012 Sınıfça Kabul Edilen Bazı Öğrenci Yanıtları 2013 |
| A-
Bireyin insan toplumuna ve doğaya yararlı olması amacıyla ideal ahlak ve kültür normlarına sahip kişilik olarak sosyalleştirilmesi sürecidir Fert ve topluma/lara; güzel ahlak normlarını kavratmak-güncelletmek için; gerçeği/leri zamanın da doğru mayalamak veya mayalatmak için, yapılan her şeydir veya İnsana;hayatında uygulayabileceği kadar; hakikatin ve güzel ahlakın mayasını zamanında -yeterince doğru çalmaktır. (Demirkuş 2006) Bireyin insan toplumuna ve doğaya yararlı olması amacıyla ideal ahlak ve kültür normlarına sahip kişilik olarak sosyalleştirilmesi sürecidir. Bazen eğitimle mutlak gerekli hedeflere ulaşmak için;toplumun değişime müsait olmadığı ya da fıtratının zorlandığı konular da diyet-özel bağışıklık sistemini geliştirmek çok önemlidir. Yani bir konuyu gerekliliğini anlamak için topluca geçici günaha davetin komikliği-gerekliliği. (Demirkuş 2007) Eğitim;Akıl sahiplerine, nefsini ve tüm sanal araçlarını doğru tanıtıp, toplum içerisinde; kendini liyakatli, namuslu ve dürüst konumlandırmasını kavratmak , öğretilenleri düşünce ve davranışlarında refleks haline getirtmektir.(Demirkuş 2008) Çocuklarımızı ve öğrencilerimizi zamanında liyakatli eğitimle gerçek bilgilerle donatmazsak; onun yerine abur cubur bilgiler doluşur ve geleceğimiz tehlike altına girer. Toplumsal olarak geri ve cahil kalmanın bir sebebi de budur. Gerçek eğitimle;zihinsel bedende ve kalpte; id, idol, değer yargıları, inanç değerleri, süper ve özgün egolar, gerçekler, doğa yasaları doğru konumlandırılmazsa sonuçta yanlış eksik ve sakat;mantık, düşünce, kavram…vb yanılgısına sahip kişilikler toplumda ortaya çıkar Eğitim ve öğretimde de, olanaklarımız ölçüsünde:doğru kaynaktan/lardan, doğru bilgiyi-konuyu, doğru zamanda, doğru konumda-yerde, doğru yöntemle/lerle , doğru kişiye/ kişilere, öğrencinin güvenini kazanarak ve dersin önemini vurgulayarak;doğru pekiştirip ve hayatla doğru güncelleyerek sunmalıyız. Demirkuş, 2008 B-Öğretim: Öğretim ise, doğadakivarlık, olay, olgu ve diğer tüm enerji hallerinin;özgünlükleri (varlık) -faaliyetleri (varlıklar arasındaki dinamik süreçler) arasındaki ilişkilerine ait bilgilerden yararlanılansı amacıyla ; bilgilerin, insanlığa devşirilmesi ve uygulanmasıdır. Öğretim: C-Öğrenme:Amaçlı veya amaçsız edinilen bilgilerin canlı varlıklarda; kalıcı ve hayatta bilinçli uygulanabilir hale gelmesidir.İnsan kullandığı/bildiği bilginin kadiri, kullanmadığı ve kullanamadığı bilgisinin hamalı, yanlış uyguladığının cahilidir(Demirkuş 2006). Öğrenme:Öğrenilen ve öğretilen bilgilerin, bedensel, zihinsel ve düşünsel…vb eylemler olarak hayata güncellenmesi ve uygulanabilir hale gelmesi demektir. D-Eğitim Programı:Eğitimin tanımında verilen hedefler ulaşmak için, fert ve toplumda arzu edilen sonuçlara ulaşmak için gerekli bilgilerin disiplinize edilmesidir. İyi bir eğitim programı, esneklik, işlevsellik, toplum değerlerine dayalı olmak, bilimsellik, ekonomiklik ve uygulanabilirlik gibi özelliklere sahip olmalıdır. E-Eğitim Süreci; G-Öğrenim Süreci; eğitim ve öğretim sürecine muhatap olan varlığın/ların bu olaylara maruz kaldığı zaman ve eylemler sürecinde öğrenme eşiğine geldiği veya tamamladığı zamana kadarki süreçtir.Yani yapılan tüm;işler+eylemler+uygulamalar+zaman. Bu üç sürecin arasındaki ilişki çok önemlidir. Zaman, mekan ve mevcut olanaklar dikkate alınarak, uzman eğitimciler tarafından iyi bir eğitim ve öğretim programı çerçevesinde uygulandığında verimli ve yararlı bilgi aktarımı sağlanabilmektedir. Eğitim ve Öğretim Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır? -Eğitimin gerçekleşmesi için mutlaka verilmesi, aktarılması veya bilinmesi istenen bilginin;ya önceden bilinmesi, ya genlerinde kayıtlı olması yani yapısal bilmek(fıtraten bilmek) veya mutlaka öğretimle bilginin eğitilmek istenene aktarılması zorunludur.. -Öğretim kavramı öğretmekten gelir ve genellikle planlı ve programlı öğretim kast edilir. -Öğretim genellikle eğitimin hedeflerine ulaşılması için mutlak gerekli ön basamaktır. Eğitim ve Öğretimin Asgari Amaçları; 1-Asgari sindirim sistemimizin besinlerden yararlandığı kadar; Beynimize ve zihnimize giren bilgilerden yararlanan, 2-En kestirme doğru yol ve yollardan insanları gerçeğe ve gerçeklere iman ettirmek ve uygulatmaktır. 3-Varlıkların davranışlarını doğru okumak, insanlara doğru empati duymak ve doğru tepkiler-teknolojiler geliştirmektir. 4-Eğitimle, insanların ve hayvanların hangi sanal araçlar ve sıfatların kontrolünde olduğunun: benzerlik, ayrıcalık ve özgünlüğünün; gerçek ve doğru farkındalığını kavramak ve uygulamak/latmaktır. 5-Kendini doğru tanıyıp doğru değerlendiren ve konumlandıran, yararlı sanal-gerçek üretim yapan güzel ahlaklı nesiller yetiştirmektir. 7-İnsan beynine zamanında mantıklı şeyler yerleştirmezsek, yaşadıkları ortamda bu boşluk abur cubur bilgilerle (hurafe) doluşur. Buna bağlı olaraktan gerçek bilgi üretemez ve toplumsal açıdan; verimsiz özgün kişilikler ortaya çıkar. 8-Doğal olan bu hudutlarda: fertten toplumlara;güzel ahlakın, iletişimin, toplumsal çeşitliliğin önemini-bereketini, birlik-beraberliğin bilincini, zorluklarını ve zorunluluğunu bilimsel verilere dayalı olarak kavratmaktır. 9- A-Eğitimde pay;fert ve toplumun özgün özellikleri= aktif özgünlüktür. B-Payda;fert ve toplumun ortak özellikleri=ortakı aktif özgünlükleri temsil eder. C-Pay ve payda arasindaki likatli hayat çizgisi;özgünlükler arasındaki bilgi-sosyal ilişki-gen akışı ile nefes alan-hayat bulan liyakatli iletişim çizgisinin önemi-gerekliliği belirgin ve somut örneklerle kavratılması gerekir. 10- 11-Özgünlüğnü eritenler yok olurlar. 12-Dengedekiler hayat bulur. SANKİ BU DOĞAYA KONMUŞ BİR YASA GİBİDİR. 13-Eğitim sistemlerini kullanarak, fert ve topluma kendisini(nefsini) doğru tanıyıp, dürüst ve namuslu konumlandırma güzel ahlakı aşılamak ve akıllı yaşamayı refleks haline getirmektir. Öğrencilerimize Anabilim Dalımızda Verilen;Özel Öğretim Yöntemleri I-II ve Öğretim Teknoloji Derslerinde; sanal ve gerçek araçların kullanımını, materyal gelişimi öğretilirken: üretici bir zihniyet ve mantıkla; verimli öğretim yöntemleri uygulatılmaktadır. 14-Güzel ahlak ve doğayı liyakatli kullanma arasındaki gerçek ilişkiyi her ders konusunda somutlaştırmak ve gerekçeleriyle everenselliğe genellemek. Ör.Çevre ve bazı biyoloji derslerinde sağlıklı, üretici çevre bilincini aşılamak ve refleks haline getirmek amacıyla kampus içinde plastik türevlerini toplama ve doğayı tanıma etkinlikleri yaptırılmaktadır. Öğrencilerimize verilen bölüm ve servis derslerin de;öğrencilerin süper egolarının, öz egolarının, idlerinin, idollerinin geleceğe yönelik daha sağlıklı ve gerçekçi mecralara çekilmesi amaçlanmaktadır. Ör.Özgünlük, çeşitlilik ve evrenselliğin hudutlarını: pozitif-istendik geliştirici bir anlayışla;devlet, millet ve halk düşmanlığını körükleyen tüm bilimsel, sosyal ve doğal;süreç ve olguları yorumlarına katarak; sinerjitik ve kök hücre zihniyetiyle evrensel çözümler üretimine yönelik zihinsel bağışıklık sistemlerinin geliştirilmesi. Diğer bir deyişle ülke ve dünya sorunlarına hür, pozitif yargılayıcı bir anlayış ve yorumla bakarken, faktöryel olarak çözüm üreten bir zihinsel beden ve kalpte geliştirilmesi hedeflenmektedir. Ör.Ülkemiz, çevre ülkeler ve giderek tüm orta doğu halklarının; birlik, beraberlik, çeşitlilik ve özgünlüğüne bütünleşik bir perspektiften bakmak. Bu noktadan hareketle dünyada ki tüm Müsrif-İlkel Teknoloji , Patojen, kültürel, teknolojik üretim ve değer yargılarına karşı zihinsel bağışıklık sistemleri geliştirilirken, faktöryel olarak doğaya, topluma ve geleceğe uyumlu alternatif çözümler üreten bir nesil amaçlanmaktadır. Ör. Sınırlı sevgi ve moral ile yaşamayı başaran (sevgi bağımlısı olmayan) ama çevresine sevgisini sadaka edebilen başat ve cevval bir nesil. Bu anlayışla öğrencilerin yaşadığı ortamda teknolojiyi de liyakatli kullanarak:inanç sitemlerini, nefretini, aptallığını, serseriliğini...vb tüm (pozitif, negatif ve nötr) özellik ve sıfatlarını insanlık ve doğa yararına;fıtratına uygun, doğru, etkili, verimli biçimde konumlandırma ve kullanma refleksini alışkanlık haline getirmeleri amaçlanmaktadır. Kısaca; gereksiz;süper egolara, öz egolarına, idlerine, idollerine kul olmayan, hür ancak zihinsel bedenindeki ve kalbindeki;inançları, değer yargıları, id ve idolleri;doğal ve bilimsel kanunlar kadar gerçek, doğru eğitimle dizayn edilmiş; liyakatli değişime hazır başat ve cevval bir nesil amaçlanmaktır. Kendini Tanımak:zihinsel- bedensel araçlarını; tanımak, tüm güçlerini bilmek, kullanma becerileri derecesini doğru kavramak, insani, doğal sıfatlar- araçları…vb doğru tanımak, uygulamak ve kullanmaktır. Çıkarsama;Aklın kontrolündeki iradesine emanet insanla, zekasının kontrolündeki iradesine emanet insanlar arasındaki farkları düşünün. Hayvanların hepsi;gen zekasının ve içinde yaşadığı çevrenin sistem zekasının kontrolündedir. -Bir insan bedenini düşünün, beş duyu ile, hislerle, uykuda, rüya ile, düşünerek veya herhangi bir şekilde aldığı bilgileri olduğundan farklı iletirse beyni yanıltır. -Hemen her türlüğü pisliği, bölücülüğü, edepsizliği ve liyakatsizliği özgür habercilik diye toplumun televizyon-gazete menüsüne servis eden liyakatsiz medya düşünün. -Alınan yanlış ve eksik bilgilere bağlı olarak yanlış karar ve sonuçlara varılır. -Toplumsal bazda medya camiasının görevinin adil ve dürüst olmasının değeri, bilimsel çalışmalardan daha önemli olduğu kendiliğinden idrak edilir. -Sosyal güvenceleri sağlanıp, belli güzel ahlak, paylaşım, özveri, adil ve cesaret seviyesi bilinci ve reflekslerine sahip kişiliklerden seçilmesine özen gösterilmelidir. -Acil yayınlar dışında her medya yayınının mutlaka ehlince bilimsel makalelerden daha ciddi incelendikten sonra yayına koyulmalıdır(medya otokontrol) . -Giyim ve kuşamlarıyla veya hayat döngüleriyle topluma örnek olma sorumluluğu ve bilincinde olmalılar. Otokontrolü aşarak yanlış, eksik, yanıltıcı ve taraflı..vb yayın yapanlara(toplumsal-sosyal münafıklık-çok yüzlülük suçundan) yargının hükümleri açık ve net belirlenmeli ve toplumsal yüz kızartıcı suç sayılmalıdır. -Gerekirse oy hakkından ve medya mensubu olmaktan, milletvekili olmaktan men edilip topluma uzun süre deklere edilmeli. E18'DE Liyakatli Eğitimin Sekiz Doğru Prensibi (Ders Hocasının-Eğiticinin Öğretimde ya da Öğretirken Uyması Gereken 8 Doğru Prensip) (Eğitimde 8 D Prensibi); 1-Doğru Tanıma Prensibi: Eğitilecek olan varlığın/ların; idoları, idleri, ilahları, yaşı, eşik bilgileri, değer yargıları, haz duyguları,nefretleri, korkuları, sevgileri ve fıtratının değişebilirlik açılımlarını…vb sıra dışı bedensel, zihinsel olgu ve araçlarını özelliklerini-özgünlüklerini algıda değişmezlik prensibine uygun tanımak.2-Doğru Empati Duyma Prensibi:Eğitilecek olan varlığın/ların tüm nesnel, sanal sıfatlarına ve davranışlarına algıda değişmezlik prensibine uygun doğru empati duymak gerekir. 3-Doğru Konumlandırma, Donatma ve Seçme Prensibi;Öğretilen konuyu;doğru zaman/larda, doğru yer/sınıf, doğru materyal/lerle, doğru örnek/lerle, doğru bilgi/lerle, doğru yöntem/lerle eşleştirmek, donatmak, konumlandırmak ve seçmek. 4-Doğruya İnandırma Prensibi;Öğrenciyi konunun önemine veya gerekliliğine inandırmak.Öğrencinin konuyu öğrendiğinde kazanımları, bilmediği konumdaki kayıpları net ve açık belirtilmelidir. Konuyu; doğru örneklendirme-doğru uygulama, yeterli pekiştirme ve hayata doğru örneklerle güncellemedir. 5-Doğru Güncelleme Prensibi;Verilen ve öğretilen bilgileri hayata doğru güncelleme ve eşleştirme mantık ve düşünme sistemlerini öğretmek. 6-Doğru Sonuçlandırma Prensibi;Öğrenenin bilgiyi hayatına doğru sonuçlandırdığını anlamak, öğrenmek ve test etmek. 7-Doğru Uygulama Prensibi;Verilen ve öğretilen bilgileri hayata doğru uygulama mantık ve düşünme sistemlerini öğretmek. 8-Doğru Değerlendirme Prensibi;Verilen bilginin ne kadarı öğrenilip amaca ulaşıldığını öğrenmek için doğru ve liyakatli soru sormak ve doğru sınav koşullarını sağlamak. Örneğin;bir sınavda sınıftaki başarısızlık oranı %50 den fazla ise ortada normal başarısızlık nedenlerinden başka nedenleri aramak gerekir. Sonuç;E18 modeli ile fertlerin ve toplumların tüm ortak payda ve özgünlüklerinin çeşitliliğine dayalı fıtrat (yapısal) eğitimine kusursuz hizmet veren anahtar-kilit eğitim-öğretim hizmetleri Eğitim ve öğretimde algıda değişmezlik ilkesini uygulayarak insanlarda güzel ahlak ve bilgilenme hevesi, refleks ve alışkanlıkları geliştirirken, insanlarda sürekli yardım ve talimat alma alışkanlığını geliştirmenin (hür düşünme ve eylemde bulunma iradesini köreltmek) sosyal tufanın farkıdalığının bilincinde olmak önemlidir. Eğitimcinin en önemli özelliği ya da eğitimcinin istenen hüneri(mahareti) en karmaşık şeyleri karşısındaki kitlelerin anlayabileceği, öğrenebileceği, rahat algılayabileceği seviyeye indirgeye bilmek(sadeleştirebilmek) ve bilincinde doğru konumlanmasını başarmaktır. Bunu başarmanın birinci prensibi;eğitimcinin kendisini ve aktarmak istediği konuyu doğru tanımak ve muhatap olduğu kitleye doğru empati duymaktır (yeterince doğru tanımasıdır). Sağlam tohum, verimli ve nadaslı tarlaya doğru zamanda doğru şekilde ekilmeli çıkarsama mantığını düşünün. E18'DE Öğrencilerin Özel Halleri, Günlük-Anlık Haleti Ruhiyatı, Fıtrat(Yapı) Özgünlükleri, Zeka Farklılıkları ve Öğretilen Konun Özellikleri Nedeniyle Aşağıdaki Farklılıklar Ortaya Çıkar; E18'DE Öğrenci Özgünlüklerini ve Farklılıklarını Verimli Kılmak İçin Yapmamız Gerekenler; Etkili Öğretimde Olanakları Doğru Hazırlama Basamakları;
|
|
-Her türlü yolla (bilinçli veya bilinçsiz) edindiğimiz bilgiler, belleğinize yerleşip, gerekirse bu bilgiler kullanılarak yeni bilgiler üretiriz. İşte dışarıdan edinilen tüm bilgilerin belleğimize yerleşmesi, yerleşen bilgileri kullanarak yeni bilgileri üretmek ve bu olaylardaki yeteneklerimizin, rollerimizin ne olduğunu öğrenmeye özgün bilgileri üretmeye yönelik zihinsel yapılanma kuramı ileri sürülmüştür.- - Dağarcığımızdaki bilgilerin hepsi doğru bilgi değildir. Dağarcığımızdaki sağlıklı bilgiler oranında sağlıklı kararlar verebiliriz. Bilgi;insan zihninde, kavram, resim, şekil, imaj, ses, görüntü …vb şeklinde kodlanmış doğadaki varlık, olay olgu, süreç….vb şeylerin karşılığı olan enerji halleridir. İnsan ruhunda ise doğa ve hayvani-meleği doğa ötesindeki öğrenebileceği her şeyin ilim olarak meleği(kusursuz) yeterince karşılığı vardır. Bilgi;bilimin(nesnel) ve ilimin(nesnel + sanal bilim)...vb zihnimizdeki veri tabanı olan enerji hallerinin karşılığı gibidir. *İnsan genellikle sahip olduğu bilginin;ya bilmezi, ya cahili, ya;alimi ya da hamalıdır!! İnsan;doğru kullandığı bilginin alimi, kullanmadığının hamalı, eksik ve yanlış kullandığı bilginin cahilidir. Demirkuş 2008 *Çocuklarımızı ve öğrencilerimizi; zamanında gerçek bilgilerle donatmazsak, onun yerine çocuklarımızın zihinleri yanlış, eksik, ve hurafe bilgilerle doluşur. *Toplumsal olarak geri kalmanın bir sebebi de budur. *Öğrencilerimizi sıfırdan, üniversiteyi bitirinceye kadar sadece fen ve sosyal bilimlerle ilgili bilgilerle donatmak yeterli değildir. Ahlaki yönden eğitici bilgi ve uygulamalardan (eğitimden) yoksun bırakmak geleceğimiz için büyük bir risk ifade eder. BİLGİYİ OLUŞTURAN ÖĞELER; 1-Olaylar, Süreçler, Olgular 2-Kavramlar,Kavram-isimler, İsimler, Notlama işaretleri, Bağlaçlar, Deyimler, Vecizeler, Atasözleri, Cümlecikler...vb 3-Genelleme ve ilkeler 4-Soyut modeller 5-Doğa yasaları 6-Varlıklar 7-Enerji ilişkisi 8-Kainat öncesi ve kainat sonrası bilgiler Bilgi İçeriği Doğa gerçeklerinden doğa kanunlarına kadar yükselen bilgi bütünlüğüne bilgi içeriği denir. İnsanlar doğadaki bu konulara ulaşırken bilimsel yöntemlere ilaveten deneyim ve sosyal yaşantılarından edindiği bilgileri kullanarak neticeye ulaşırlar. Bilimsel yöntemler kullanılırken araç ve gereçlerde nitel ve nicel olarak bilimsel-teknolojik 1 bilgi edinilir ve kullanılır. Örneğin; terazi kullanılarak tartım, cetvel kullanarak uzunluk ölçümü gibi BİLGİ ÇEŞİTLERİ; 1-Doğruluğu hep aynı neticeyi veren bilgiler. (Bilimsel bilgi) 2-Deneysel çalışmalarla elde edilen bilgiler.(Deneysel Bilgi) 3-Doğruluğu kişiye göre değişen ya da değişken olan bilgiler (İzafi bilgi). 4-Doğa ötesi ya da bilimsel olanaklarla denenemeyen ya da denenmekte sıkıntı çekilen ama mutlaka yanıtlanması gereksinim duyulan ve genellikle teorilerle yanıt verilen yarı gerçek bilgiler Ör, Genel ve Özel Görelilik kuramları. Olanaksızlıklar nedeniyle doğruluğu kesinleşmemiş doğa üstü veya buna yakın derecedeki gerekli soru ve problemlere cevap olacak şekilde var olan, ileri sürülen bilgiler(Kuramsal bilgiler 5-Doğum, ölüm, kainat (Gerçek Bilgi) 6-Deneyimlerle Elde Edilen Bilgiler 7-Dini Bilgiler 9-Pasif Sanal Bilgiler (Doğa Ötesi,Doğadaki, Zihinde ve Dijital Ortamdaki Bilgiler) 10-Sakat, Yanlış ve Eksik Bilgi 11-Diğer Bilgiler ( Doğal Bilgiler, Sanal Dünyadaki Bilgiler...vb) 1-BİLİMSEL BİLGİ 2-DENEYSEL BİLGİ:Fen Bilimleri geniş ölçüde gözlem ve deneylerden edinilen bilgilerle genellemelere dayanır, onun için fen bilimlerine Deneysel Bilim de denir. Aslında bu ayırım doğru değildir. Çünkü fen bilimleri tümüyle deneysel değildir. Deneysel çalışmalarda olaylar ve varlıklar belirli nitelikleri gözlenip nitel ve nicel özelliklerine ait bilgiler edinilerek genellemelere ve ilkelere ulaşılır. Deneysel çalışmalarda gözlem, ölçme ve betimleme önemli yer tutar. Bir noktada fen bilgisi sadece deneysel bilim değildir, deneysel bilimi içine alır. 3-İZAFİ BİLGİLER Hayatın gereği icabı; insanlarda her şeyin nedenini sorgulama duygusu ve güdüsü mevcuttur yani öğrenmeye kuvvetli bir İLGİ (affinite) duyar ve sebeplere bağlar. Bu sorgulama ve güdü uygulamaya geçince bilimsel yöntemler ve tecrübelerle test edilip neticeye bağlanmazsa gerçek bilgiler zamanında doğru bir şekilde yerleştirilmezse; bunun yerine gerçek,hurafe ve diğer bilgiler rastgele doluşur.. Bu nokta itibariyle çocukların ve toplumların gelişim dönemlerindeki bu güdü ve duyguları nedenlere bağlı olarak yaşayarak öğrenmeye affinite (ilgi) duymaya: eğitim yöntemleriyle gerçek bilgilerle icabet edilmezse bunun dışındaki her bilgi istisnalar hariç yanlış netice veren veri tabanı gibidir. Genellemelere ve neticelere negatif tesir eder. Mutlak yanıtlanmasına gereksinim duyulan sorular kısmen teorilerle ya da tecrübe ve gerçeklerle bu boşluğun eğitimle doldurulması gerekir. 4-KURAMSAL BİLGİ: 5-GERÇEK BİLGİ: Doğada varlığı en az değişen veya doğa var oldukça değişmeyen;varlık, olay, olgu, kurallar ve kanunlardır. Doğum, ölüm, kainat 6- DENEYİMSELBİLGİLER 7-DİNİ BİLGİLER 8-ZİHİNSEL TRANS BİLGİLERİ (HAZ VEREN,ZİHİNSEL DOYUMSUZLUK YAPAN ....VB) 9-PASİF SANAL BİLGİLER (DOĞA ÖTESİ,DOĞADAKİ,ZİHİNDE VE DİJİTAL ORTAMDAKİ BİLGİLER) 10-SAKAT, YANLIŞ VE EKSİK BİLGİ;Toplumca kabul gören ancak gerçeğe yakınlığı şüpheli veya ters bilgilerdir. Yanlış-Eksik;Atasözü, Vecize, Deyim, Özdeyiş, Deneyim Cümleleri...vb Toplumsal Tufanlara, Eksik ve Yanlış Toplumsal İletişime Neden Oluyor : -Bu özdeyişler, kavramlar, deyimler, cümleleri..vb zihinsel havuzun ve bilinç sistemimizin köşe taşları ve temel veri tabanları gibi iş görür. -Sağlıklı ve düzgün çalışan, toplumun zihin yapısı açısından;varılan sonuçların, doğru alternatifleriyle ve kökenlendiği kaynaklarla(din, bilim, deneyim, halk …vb), bilimsel ve güzel ahlakla gerçekçi eşleştirmek gerekir. -Dinden, bilimden, ilimden ve deneyimlerden; edinilen bilgilerin, benzer özellikleri ilişkilendirilerek oluşturulan çıkarsamalardır. -Bunlar (Atasözü, Vecize, Deyim, Özdeyiş, Deneyim Cümleleri) genellikle tümevarımdırlar. Tam tersine bunların özgün özelliklerine göre açıklamak analizdir. Aşağıda Bazı Eksik veya Kavram-Düşünce-Anlam Yanılgılarını İçeren; Atasözü, Vecize, Deyim, Özdeyiş, Deneyim Cümlelerinin Alternatifleri Sunulmuştur. Allah C.C. ile kulu arasına girilmez!! Bu taktirin yetkisi kime aittir? Peygamberler kimin elçisidir kime aracılık eder? Orta çağ papazlarıyla peygamberlerin hünerlerini karıştırmayalım. Ak Akçe Kara Gün İçindir?! Ak Akçe Gerekli Gün İçindir. Demirkuş 2008 Ak Akçe Gereksiz Gün İçin Değildir!! Demirkuş 2008 Ayağını Yorganına Göre Uzat?! Yorganını Ayağına Göre Uzat!! Demirkuş 2008, Azmettikten sonra insanın yapamayacağı şey yoktur!? Azmettikten sonra insanın elinde hiçbir şey kurtulamaz!? Azmettikten sonra insanın yapabileceği çok şey vardır. Demirkuş 2009 Başından büyük işlere karışma!? Sadece başınızdan küçük işlere karışırsanız ne kaybınız olur?Yerine göre başından büyük işlere de karış. DEMİRKUŞ, 2009 Büyük lokma ye büyük konuşma. Hep küçücük lokma yemenin ve küçücük konuşmanın zararlarını düşünün.Yerine göre büyük lokmada ye büyükte konuş. DEMİRKUŞ, 2009 Çok bilen çok az bilen az yanılır? -Yanılmayan yegâne zat Allah CC’HUDUR. Allah CC’HU her şeyi bilir. -Az veya çok yanılmak yaratılanlara mahsustur. Önemli olan yanılgısını anladığı an doğru tercihlerle telafidir -Peygamberler, rahmani, şeytani alimler ve deccal insanlardan daha çok şey bilirler. İnsan cüzi ilme sahiptir. (Ayet vardır). Tüm sular mürekkep olsaydı Allah CC’HUN söylediklerini yazmaya yetmezdi.(ayet var.) Çok bilen çok çalışan çok, az bilen ve az çalışan konuşsun. Eşekler çok az konuşsun? Yerine göre konuşmak gümüşse susmak altındır!! Çok gezen mi çok okuyan mı çok bilir? İnsanına göre değişir. Eşekler dünyayı dolaşsa ne değişir. Çok-şok gezen mi yoksa çok okuyan mı çok bilir? İnsanına göre göre değişir? Damlaya damlaya göl olur?! Damla damla tasarrufla göl, damlaya damlaya israfla sel ve çöl olur. M.A. Evren DEMİRKUŞ 2009 Delikli Demir Çıktı Mertlik Bozuldu?! Delikli Demir Çıktı Mertlik Saflaştı!! Demirkuş 2008 Dost Her Zaman Acı Söyler?! Dost Gerekirse Bazen Acı Söyler!! Demirkuş 2008 El elden üstündür arşa kadar?! Denk eller!! El elden güçlüdür arşa-her yere kadar! Rekabetten Hayvanlar için El ele emanettir arşa kadar-her yere kadar!! Demirkuş 2009 İnsan için El elden mütevazidir arşa kadar veya her yere kadar.Demirkuş 2009 Her şeyin bir nedeni vardır!? Genellikle her şeyin bir nedeni vardır.DEMİRKUŞ 2009 Nedensiz bir şeyin olması istisnaidir. DEMİRKUŞ 2009 Her şey tersi ile ayaktadır?! Çok şey tersi ile bilinir. Nefsini tanıyan Rabbini, tanır.Allah CC’HU Tenzih ederim Her zaman doğruyu söyle. Her doğruyu her yerde söylemek doğru değildir. Yalanın mubah olduğu yerler vardır. “Dinsiz İlim Kör, İlimsiz Din Topaldır” Albert Einstein 1, Bu öz deyişte kavram ve düşünce yanılgısı var. Belki de özeyiş;“Dini Eksik Bilen Kör, İlimi Sakat OlanTopladır” DEMİRKUŞ 2009 şeklinde söylenseydi daha mantıklı olurdu. “İlimsiz Din Düşünülemez, Dinsiz İlim Düşünülebilir” ,“İlimsiz Din ve İlimin Dini Düşünülemez”, “İlimsiz Din, İlimin de Dini Olamaz.” Her Dinin Mutlaka İlmi Vardır, Fakat Hiçbir İlimin Dini Düşünülemez. Her İlim ve Bilimde Doğru ve Hayırlı Değildir . Demirkuş 2008 .1, 2 ,3,4“ Dinler Akıllı Varlıklar İçin Sunulan Sistemlerdir, İlim ve Bilim İse; Öğrenme ve Uygulama Aracıdır” Demirkuş 2008 "Hayatta en Hakiki Mürşit İlimdir Fendir, İlim ve Fenden Başka Yol Gösterici Aramak Gaflettir, Dalalettir, Cehalettir." Atatürk 1 Ancak akıllı varlıklar mürşit olabilir.Mürşitler akıllı varlıklar içinde aranır. Mürşitler akıllı varlıklar içinde çıkar. Mürşitler;ilim, bilim ve fen araçlarıyla irşat ederler.DEMİRKUŞ, 2008 “İlim İlim Bilmektir İlim Kendin Bilmektir Sen Kendini Bilmez İsen Ya Nice Okumaktır ” Hz. Yunus EMRE İlim Bilmeye Araçtır, Sen Kendini Bilmezsen Ya Nice Bilmektir.” DEMİRKUŞ 2008"Nefsini Tanıyan Rabbini Tanır" Hadis “İlim Çin’de Bile Olsa Gidip Alınız” Hz. Muhammed AS“"İlim(Hikmet) Müslüman'ın Yitik Malıdır, Nerede Bulursa Alır.""İlim Öğrenmek,Beşikten Mezara Kadar Farzdır” Hz. Muhammed AS İki gönül bir olsa samanlık seyran olur. Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun.İki gönül bir olsa bazen samanlık seyran olur. Kim okurdu kim yazardı? Kör düğümüleri kim çözerdi?! Kim okurdu kim yazardı, gerçekleri kim söyler di, kim yaşardı? Kör düğümleri kim çözerdi?Demirkuş 2008 Kim olursan ol gel!? Kim olursan ol önce Allah CC’HUNA git.Demirkuş 2009 Kontrolsüz güç,sınrsız hürriyet, disiplinsiz uğraş kanserli bedene benzer? Özgür olmanın hududunu ne belirler? Malda Yalan Mülkte Yalan Var Sende Biraz Oylan?! Malda Emanet Mülkte Emanet Sakın Etme İhanet!! Demirkuş 2008 Dünyası için ahreti, ahreti için dünyasından vazgeçen bizden değildir.(hadis) Ne bulursan yeme ne bulursan oku!? Gerekli bulduğunu oku ve ye! Demirkuş 2009 Sabreden Derviş Muradına Ermiş?! Sabreden Derviş Her zaman Muradına Ermemiş!! Demirkuş 2008Sabreden Dervişin Muradı Vaktinde Görünen(Doğan) Güneşmiş!! Demirkuş 2008 Sabreden Dervişin Muradı Vaktinde Yeşeren Gülmüş!! Demirkuş 2008 Sakla samanı gelir zamanı?!. Her samanı saklamaya gücümüz ve olanaklarımız yetmez. Saklama Gereksiz Samanı Gelmez Zamanı!, Sakla Gerekli Samanı Gelir Zamanı!! Demirkuş 2008. Sevgi paylaşıldıkça büyür, üzüntüler paylaşıldıkça azalır?! Sevgi paylaşıldıkça pekişir, üzüntüler paylaşıldıkça erir. Demirkuş 2008 Tavuk mu yumurtadan çıkmış yoksa yumurta mı tavuktan çıkmış?Kuşkusuz doğal hayatta!! her tavuk bir yumurtadan çıkmıştır, ama her yumurta bir tavuktan çıkmamıştır.Demirkuş 2008 Yalan Allahın Düşmanıdır. Yalanın mubah olduğu yerler vardır. Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol. Yerine göre;olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol Yiğidi Öldür, Hakkını Yeme?! Yiğidi Öldürme Hakkını Ver!! Demirkuş 2008 Yaratılanı sev yaratanda ötürü!! Yaratanı sev yaratıklarından ötürü! Yaratılan her varlık sevilmeye layık değil!! Lanet olası şeytanı ve İblisi sevecek halimiz yok! Yaratanı sev/an... yarattığı güzelliklerden ötürü! Demirkuş 2008 Veren el alan elden üstündür!? Veren el alan elden merttir. Veren el alan elden mütevazıdır. Demirkuş 2009 Zamanında itine/lerine(nefisine/lerine) hoşt demeyenler gün gelir sürüsüne/ye nefer olurlar. "Demokrasilerde çare tükenmez"??Önermesi; hem gizli düşünce ve kavram yanılgısı hem de gizli şirki içeren asrın cahillerinin bir cehalet belgesi ve kanıtıdır.Önermelerinin safsatalarına alternatifle ileri sürünüz. İpucu;1, 2, 3, 4, 5, Çıkarsama;Dinler ve kainat dahil, tüm nesnel, sanal ve kuramsal sistemler belli uygulama sahaları için idealdirler. Hiç bir sistem veya sistemler grubu her şeye çare olamaz .Her sistemin en az bir kara deliği vardır. Tüm çaresizliğin yenik düştüğü veya çare bulduğu yegane makam;her şeye kadir olan Allah CC'HU olarak bilinir. Demirkuş, 2008 "Genellikle her çarede en az bir demokrasi vardır ama her demokrasinin en az bir çaresizliği vardır!!" Demirkuş 2008 Ya nefsini liyakatle aşarsın ya içine düşersin sakın sürekli sürtüşme (diyetle sürtüş).Ya nefsini liyakatli aş ya da içine düş sakın sürekli sürtüşme (diyetle sürtüş) Demirkuş 2008 Öneri;Fert, toplumsal ve dünya bağlamında:gereksiz , geçersiz ve yanlış; din, inanış, örf, adet, davranış, alışkanlık, toplumsal egolar, özdeyişler, atasözleri ve kurallardan kendimizi bilimsel ve haklı olarak azat etmemiz en doğal hakkımızdır. Ancak doğru ve bilimsel alternatiflerini geliştirebilirsek bu azat et etmeyi hak etmiş oluruz. Fert, Aile, Kurum, Bölge, Ülke, Devlet…vb bazında, toplumsal sınav denklemin huzurlu adaleti…vb için her kes gücünün yettiği oranda itine/lerine(nefsine) hoşt demezse toplumsal tufan kopar. Çözüm;Bir yanlışı gördüğünüzde gücünüz oranında(kalp, söz, eylem..vb) düzeltiniz Hz. Muhammed AS!! Yardım etmeye ve yanlışı düzeltemeye önce kendiniz, akrabalarınız ve çevrenizden başlayınız !!Hz. Muhammed AS. Bu hadisi eksik hatırlıyor olabilirim!? Bu asrın en büyük sosyal felaketlerinden biriside, fert, aile, kurum, bölge, ülke, devlet…vb bazında zihinsel, bedensel ve sosyal ilişkilerinde insanlara değer verirken ve konumlandırırken; liyakate değil akrabalığa ve akrabalık akaidine öncelik verilmesinden kaynaklandığına dikkat ediniz.Tüm dünya devletlerinin bu toplumsal sorunu için üniversitelerde yüksek lisans ve doktora çalışmalarının hazırlanabileceğini düşünün.1, 2 Öğrenci Yanıtları Aslında: Dinde, Deneyimlerden ve Bilimden yapılan çıkarsamalar(Ata sözleri, Vecizeler, Deyimler ..vb) zamanla gerçek kaynağın bütünlüğü bakımından saparak topluma yerleşmiş eksik-yanlış,sapık…vb bir bilinç yapısını oluşturur (eksik ve yanlış çıkarsamalar kaosu) süreç içerisinde orijinal sistemden farklı; anonim asimilasyonun kaos olarak toplum bilincinde yer eder. Bu da zamanla yanlış verilere sahip bir işlemde her zaman faktöriyel yanlış ve eksik sonuçların ortaya çıkmasına neden olur. Yanlış, Eksik ve Sakat;İsim, Kavram, Kavramisim, Kavram Öbeği, Kavram Kümesi ve Cümleler Toplumsal Bilincin Kara Delikleri Gibidirler. Dil ve lisanda yerleşirmiş yanlış ve eksik cümlelerin daha anlamlı olanlarıyla yer değiştirerek toplumsal dinamik bilinç altı yapısını sağlamlaştırmak. Bilimsel Araştırma Fonu!? Bilimsel Araştır Fonu. Türkiye Bilimsel Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ?! Türkiye Bilimsel Araştır Kurumu!! Demirkuş 2008. Güneş doğudan doğar!? Güneş Doğudan Görünür!! Güneş batıda batar!? Güneş Batıdan Görünmez Olur. Öğrenci Seç Yerleştir Kurumu!! Demirkuş 2008Öğrenci Seçme Yerleştirme Kurumu?! Sonuç olarak; toplumsal bilinç sisteminin eksik-yanlış ve sakat verileri olarak hizmet eder. Bu nedenle; kaynakla-süreçle ilişkilendirilip bildirilmediği veya doğru örneklendirilmediği zaman, orijinal ve gerçekmiş gibi amacından farklı şeylere (hurafelere) hizmet eder. Bu toplumsal kaosu; zamanla kabul görüp uygulamada bir inanç sistemi gibi ortaya çıkar.Bunu doğrusuyla değiştirmek yeniden öğretmekten daha zordur;kavram-deyim-atasözü-vecize, düşünce yanılgısı!!. Örneğin bugünkü birçok kişiye ve halka ait çıkarsamalar dine ait ve deneyimlerin ürünü olup, kaynak gösterilmeden eksik ve yanlış kullanılıyor, hatta bazısını da sahipsiz gördüğü için kavim kültüründen çıkmış gibi tarihe asimile ve dikte ettirilmektedir.Öncelik kuralı ve bilimsel dürüstlük gereği;bilgiler dinde-bilimde..vb hangi kaynaktan yararlanılarak edinilmişse mutlaka kaynak verilmelidir. Din (ülkemizde dini bilgiler kiler bilgi olarak kullanılmaktadır ) ve bilimdeki bilgileri halk kültür ve dehalarının ürünüymüş gibi lanse etmenin bedeli, Fert ve Toplumlarda ;anlaşılmayan ve hayır görülmeyen ne olduğu belirsiz inanç sisteminin ortaya çıkmasına neden olur. Çözüm:Bilimsel olarak:mevcut; Atasözü, Vecize, Deyim ve öz deyişlerin orijinal kaynaklarıyla ve gerçeklerle bağdaştırıp, uygulanabilirlik sahaları mutlaka denenip öylece belirlendikten sonra, eğitim ve öğretimde kullanılmalıdır. 11-DİĞER BİLGİLER BİLGİ EDİNME YÖNTEMLERİ (YOLLARI); 1-Otoriteden Bilgi Edinme 2-Örnek Davranışı Taklit Ederek Bilgi Edinme 5-Yaşayarak Bilgi Edinme 6-Araştırarak Bilgi Edinme 7-Pasif Bilgi Edinme 8-Zihinde Düşünülerek Bilgi Edinme 1-Otoriteden Bilgi Edinme: 2-Örnek Davranışı Taklit Etmek: 3-Deneyimleri Genelleyerek ve Uygulayarak Öğrenme: 4-Problem Çözme: 5-Yaşayarak Öğrenme: Çocukların çoğu yaşayarak öğrenir. Fen ve sosyal konularda, bazı problemlerin çözümlenmesi için veya yanıtlanması gereken sorunlar yaşayarak öğrenilmesi (fert veya toplumsal olarak) gerekir. Örneğin, Bir bilim insanının eğitimle ilgili veya kişisel negatif karakterlerle ve davranışlarla ilgili bilgi edinmesi için bu karakterlere sahip kişi ve toplumlarla yaşayarak öğrenmesi gereken verileri edindikten sonra çözüme yönelik daha verimli fikirler üretir (madde bağımlılığı, cimrilik, zararlı örf ve adetler, siyasi, düşünsel ve/veya nesnel sadistlik..gibi). Afrika’daki bazı doğal kavimlerde bu tip araştırmalar yapılmıştır. 6-Amaçlı Bilgi Edinme (Araştırarak Bilgi Edinme ) 7- Amaçsız Bilgi Edinme (Pasif Bilgi Edinme/Farkına varmadan bilgi edinme); 8-Zihinde düşünerek bilgi edinme |
| ZİHİNSEL BEDEN(HAVUZ) Demirkuş 2009;İlk kalp atışından ölüme kadar,ışık hızından daha hızlı düşünen beyin ivmesiyle genişleyen ve içerisinde; akıl, ruh, nesnel-sanal nefislerimiz, zeka , muhakeme, mantık,zihinsel beden havuzunu (nesnel beden,hafıza havuzunu)…vb sanal-nesnel araçlarımızı içeren kapasitedeki sanal kalp aracımızdır. -Zihinsel beden(havuz), sanal kalp havuzunun sanal bir aracıdır ve tüm nesnel ve sanal kainattan büyüktür. İnsan zihinsel havuzda sorunlarına-problemlerine çözümler üreterek, doğaya uyum sağlamakta güçlük çekmez. -Gerçek eğitimle;zihinsel bedende; id, idol, değer yargıları, inanç değerleri, süper ve özgün egolar, gerçekler, doğa yasaları doğru konumlandırılmazsa sonuçta yanlış eksik ve sakat;mantık, düşünce, kavram…vb yanılgısına sahip kişilikler toplumda ortaya çıkar.İnsanlar aldığı besinlerin bir kısmını bedenine katar. Diğerleri dışkı olarak atılır. Bilerek ya da bilmeden;beş duyumuzla ve duygularımızla hazır aldığımız veya zihnimizde ürettiğimiz bilgiler; geçiçi zihin ön belleğine alınır. Bu bilgiler daha sonra zihinsel sindirim mekanizmalarıyla (kısmen zihinsel yapılanma kuramı) diğer bilgilerle ilişkilendirilerek zihinsel havuzumuzun bedenine katılır. İlişkilenen bilgiler kalıcı bellekte diğerleriyle bağlantı yaparak/yapılarak ya da özgün olarak asimile olur. Sindirilemeyenler yeniden düzenleme ile; ya yeniden kabullenilir ya askıya alınır ya unutulur (yok olmaz) ya da uykuda; rüya,sayıklama veya eylemle deşarj edilir. Alınan bu zihinsel besinlerle (bilgilerle) beslenen zihin bedenimiz; ışık hızından daha hızlı düşünen beyin ve zihinsel sanal araçlarımız bu hızla büyüyerek kainatı aşarak kendinden daha büyük zihinsel bedenlerin özgün sınırına ve frekanslarına ulaşır. Bu yol alışın rotası ve yönü; akli kurallara göre olursa gelişmiş insan zihin metrikslerine ulaşılır (Güzel Ahlak). Aksine hayvanların zihinsel metriksileriyle kenetlenerek primitif insan zihin tipi ortaya çıkar (Kuduz Ahlak). İstisnalar hariç bu insan tipinde zihin, bedenle uyur bedenle uyandığı için çocuk gibidirler.Genellikle beyninin % 10’u çalışır. Evrensel insanların kısmen, gelişmiş insanların zihni kalp gibi hiç uyumaz ve uykuda bile beyinlerinin zihin ayağı diridir. Bu insanların;beyni, zihni ve kalbi tam kapasite ile çalışır.Doğal insanların zihinleri uyanık ya da uyurda olsa doğa ile kenetlenmiştir (Koyun-Sürü Ahlakı).Normal insanların zihin ve bedensel uyanıklık ve beynini çalıştırma oranı bakımından melez ve hercai bir konum gösterir(Hercai Ahlak).Filmi izleyin. -Beyin ve genlerimiz hücresel çimlenme(fiziksel kodlama), üretilen proteinlerden organik kodlarımız, kavramsal kodlarımız ve hatırlama belleğimiz(anlamsal kodlama) adeta zihinsel havuzumuzun hemen öğrenilen bilgilerin (bilincinde olunan) tüm dinamik kodlanmış imajını taşıyan nesnel zihin çekirdeği gibi davranır. 1, 2, 3 -Beyin adeta zihinsel havuzumuzun hemen tüm dinamik imajını taşıyan nesnel zihin çekirdeği gibi davranır. 1, 2, 3 -Bu hard diske yüklenen bilgiler hatırlanırken veya çağrılırken bu devasa zihinsel havuzun(zihinsel bedenin) hemen tüm bilgilerinin kodlanmış dinamik imajı beyinde yerleşmiştir ve ışık hızından daha hızlı bir şekil de duyularla hatırlanabilir-algılanabilir hele gelir.-Kısaca biz zaten zihin havuzumuzun içinde olduğumuz için öğrenme esnasında beş duyumuzla alınan bilgiler, düşünsel üretilen bilgiler…vb bize ulaşan bilgiler sadece ilgili genlerimize kayıt, beyin hücrelerinin fiziksel dallanmalarıyla, özgün protein üretimi ile hatırlama belleğimize kodlanma yapılmaktadır. -Deneyim ve uygulamalarımız göstermiştir ki etkili öğrenmede 5 duyumuz ve yaşayarak öğretimin kalıcı olmasının nedeni beş duyuya ve fazlasına dayalı beyinde kodlamanın gerçekleşmenin mutlak karşılığı vardır. Zamanla bunlar ortaya konup çözüldükçe öğrenme ile ilgili bilgilerimiz bereketlenecektir. -Zihinsel havuzumuz, isteğimiz dışında da sürekli içerdiği ortamı dinamik ve zinde ortamdaki her şeyi olduğu gibi diri olarak soğurup klonlayarak tazelikle kayıt eder. Muhtemelen bu kayıt kıyamete kadar silinmez. -Genellikle sadece duyularımızla bilinçli algıladığımız (farkındalığında olduğumuz) yada kayda değer olan bilgileri zihnimizle dinamik endeksli çalışan beynimize; nesnel/fiziksel, organik, kavramsal ve algısal olarak kodlarız. -Bir kısım bilgiyi de hayal ederek, düşünerek, uykuda ve rüyalarla zihin havuzumuzdan beynimize kodlayarak (nesnel/fiziksel kod, organik kod, kavramsal ve algısal kod….vb) öğrenir ve bilgi havuzu kodumuzu zenginleştiririz. -Zihnimizdeki Sembolik, kavramsal kodlamalarımız olmazsa ne olur? -Zihnimizdeki kavramların, isimlerin ve kavram-isimlerin silindiğini düşünün. -Yontma taş devri insanı, dilsiz bir insan veya hayvanların seviyesinde bildiklerini ifade etmedeki doğallığını yada vücut organlarını, vücut dilini, yüz ifadelerini kullanma desteğine gereksinim duyarız. -Nesnel ve sanal kainatlar(doğal) insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçasıdır.“Yere göğe sığmadım kulumun kalbine sığdım.” ve Zihinsel havuzu (Hafızayı) hafıza meleklerinin taşıdığına dair hadisler vardır. -İnsan bedenen kainatın bir parçasıdır. -Sanki insan yarı sanal-nesnel bir varlık, içinde yaşadığı nesnel ve sanal kainatın hepsi fert ve toplumsal bazda insan sanal kalbinin nesnel ve sanal bilgi deposu yada sana-nesnel hard diski gibidir. -İnsanın tüm boyutları kainatın bir parçası değil kainat insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel beden havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçası kabul edilmesi belki daha mantıklıdır. -İnsan bedenen nesnel ve sanal kainatın(doğal) bir parçası, nesnel ve sanal kainat ise insan kalbinin bir parçasıdır.1, 2, 3, 4, 5 Hatırlamak, Unutmak Yada Eksik Hatırlamanın Nedenleri ve Geleceği; -Hatırlama daha çok yapılan kodlamanın, gereksinim duyulması veya içsel ve çevresel kombinezonlu uyaranların ürünüdür. -Hatırlanma tüm kodlanma türlerinin ortak paydası veya bir tanesiyle bizde hayat bulur. -Bilgilerin yeniden hayat buluşu;ses, görüntü, eylem, kavram, isim, siluet, dokunsal, his, hayal…vb şekilde hatırlanır. -Yani kodlamanın açılan uçları iç ve dış çevre ile kontağa geçmesi ile ışık hızından hızlı bir yoklama ve iletişimle sonuca ulaşır. -Doğru ve bilinçli hatırlamaya engel olan;beyin yaşlanması, benzerlik çakışması, hatırlamayı negatif etkileyen çevresel ve içsel etmenler, hastalık…vb. -Zaten insanlar ilerde bu hatırlama problemlerini nano ve kuantum robo bellek ve kayıt edicilerin sürekli kaydı ile telafi edecektir.Ancak buda zihinsel tembelliğe neden olacaktır.
|
|
|
Soru:Doğada var olan bilgiler hakkında veya yanıtlanmasına ihtiyaç duyulan genellikle maksatlı olarak bilgi edinmek için bir veya birden çok konuyla ilgili önceden sorulan veya hazırlanan cümle veya cümlelerdir. Kısaca; yanıtlanmasına ihtiyaç duyulan kelime, cümle veya cümlelerdir. Değerlendirme Sorularının Konuyla Olan İlgisi Sor nedir? Soru ne değildir? Cevaplanmasına gereksinim duyulan her şey soru ve gerek duyulmayan şeyler de soru değildir. SORULAR GENELLİKLE KODLANMIŞ GENELLENMİŞ TOHUM CÜMLE VEYA CÜMLELERDİR. Varılmak istenen bilgiye ulaşmak için sorulan veciz kelime ve cümlelerdir. En doğal soruları çocuklar sorar. Bazen de maksatlı olmasa da soru sorarlar. Doğada var olan bilgiler hakkında veya cevaplanmasına ihtiyaç duyulan genellikle maksatlı olarak bilgi edinmek için bir veya birden çok konuyla ilgili önceden sorulan veya hazırlanan cümle veya cümlelerdir. Kısaca; cevaplanmasına ihtiyaç duyulan kelime, cümle veya cümlelerdir. Soruların Konuyla Olan İlgisi Sorular hazırlanırken mümkün olduğu kadar konunun iskeletini oluşturacak yapıda olmalıdır. Doğru soru sorulmalı, öğrenciyi düşünmeye sevk etmeli ve öğrencinin o konudaki bilgilerini yenilemelidir. Bu çerçevede sorular hazırlanırken mümkün olduğu kadar aynı konudaki uzman kişi ve öğretmenler istişare ederek hazırlamalıdırlar. Sorular şu amaca hizmet etmelidir ; Konuların özüne yönelik birleştirici, ayırıcı, analiz ve değerlendirme niteliğinde olmalıdır. Tipi ne olursa olsun sorunun doğru sorulması, amaca hizmet etmesi ve bireyi düşünmeye sevk etmesi gerekir. I- Tümevarım-Sentez Soruları: Dar bir alanda kalıba sahiptir. Geçerli olan bir yanıtı vardır. Bu tip sorular gözden geçirme, hatırlama ve tanımlamalar için kullanılır. Örnek Soru: Suya farklı sıvılar damlatılınca ne gözlenebilir? (Hatırlama, tanımlama, ve adlandırma amacıyla sorulmuştur.) Örnek 2: Yanan bir ocakta (odun, kömür gibi) ortaya çıkan değişmeleri nasıl açıklarsınız? (anlatma, yorumlama ve kendi anlatımına çevirme) II- Tümdengelim-Analiz Soruları: Bu tip sorular açık uçlu özelliği ile öğrencinin farklı hatta analiz edici yanıtlar(tümden gelim)vermesine olanak sağlar. Örnek 1:Çevre kirliliğinin insanlar üzerine etkisini açıklayınız. Örnek 2: Büyük patlama kuramını destekleyen ne tür kanıtların araştırılması gerekir? III- Değerlendirme Soruları: Bu soruların içerisinde yargılayıcı bir ölçü vardır.Tartışmanın kötü cevaplara dönüşmesini önlemek için öğrenciler bir fikrin doğruluğunu ve bir şeyin değerini yargılamada kullanabilecekleri ölçütler vurgulanır. IV-Bilgi İsteyen Soru Tipi: Bunlar en sık sorulan sorulardır. Örneğin; bu ne tip bir hayvandır? Yerçekimi nedir? Bu gösteride ne izlediniz? V-Motive(güdüleyici ) Edici Soru Tipi: Öğrenciyi genellikle yanıta iştahlandırıp, varılmak istenen hedefe akıcı bir düşünce ile tek yönlü kitlemektir. VI- Beyin Fırtınası Soru Tipi: VII-Beyin Nadası Soru Tipi:Yanıtlarları beyini doyuma ulaştıran ve doyuran sorulardır. Genellikle beyin fırtınası sorularıyla bir arada ya da ilişkili sorulunca çok etkili olurlar. VIII-Fıtratı Deşifre Edici Sorular IX-Düşünce Potansiyelini Belirleyici Soruları X-Doğal Yetenekleri Belirleyici Sorular XI-Kapasiteyi Belirleyici Sorular XII-Ahlaklı Fıtratı Belirleyici ve Deşifre Edici Sorular XIII-Beş Duyu ve Düşünsel Olarak İleriyi-Geleceği Doğru Tahmini Belirleyici Sorular. XIV-Zeka, Akıl, Muhakeme, Mantık…vb İnsan Sanal Araçlarını Belirleyici Sorular XV-Eleme Soruları ... XVI-İnsanlık Ve Diğer Varlıklar İçin Düşünsel Konum ve Özgün Görüşleri Belirleyici Sorular. XVII-Liyakati Belirleyici Soruları . XVIII-Diğer Soru Tipleri; yukarıdaki kategorin dışındaki soru tipleri. Öğrenciyi Değerlendirme Kriterleri: SORU CEVAP YÖNTEMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR; 1-Öğrencilerin verdikleri yanıtları tekrarlamama 5-Gereğinden fazla, düşük veya yüksek düzeyde soru sormak. 6-Evet-Hayır cevaplı soru tiplerini sıkça kullanmaktan kaçınmalıdır. 8- Araç ve gereçler doğru zamanda ve uygun yerde kullanılmalı. 9– Konuları, mevsim ve zamana uygun olarak işlemeli. 10-Bir konu anlatılırken onu en güzel şekilde temsil eden örnekler seçilmeli. 11-Öğrenciye konu anlatılırken, dikkati uyanık tutulmalı 2-Felsefede düşündüğümüz her şey vardır. 3-Nedensizlik genellikle canlılarla değil cansızlarla vardır. 4-Bana göre her şeyin nedeni vardır. Nedensiz hiçbir şey yoktur. 5-Vücudu olmayan her şey nedensizdir. Örneğin; Bazı virüslerin 150 yıl canlı kaldığı saptanmıştır. Verbascum blattarium (sığı kuyruğu) tohumu kurutulmuş. Tohum 100 yıl sonra çimlenmeye tepki göstermiştir. Tohum ve virüs şartlar kendine uyunca ürer. Bu bütün tohumlar için geçerli değildir.Bir hücrenin konusunu anlatırken nasıl ki bir insan bedenindeki orga ve görevleri gibi, bir hücrenin bütün organ ve ham şekillerini göreceğiz. Bir hücrenin bütün görevleri bilmemiz gerekir.Mitokondri ve kloroplast içinde yukarıda yazdığımız geçerlidir. SORU:Kainattaki her şeyi ve teknolojiyi beynimize yansıtsak(asimile etsek), kainat ve teknolojik beyinli insanlar yetiştirsek, eğitim amacına ulaşır mı? Gerçekten biz insanların beyinlerine kainatın kanun ve kurallarını veya teknolojiyi asimile edersek yerleştirsek ne olur? Doğanın hakimiyetini ele geçirmek isteyen insanlar çıkar. (Kader) Kainat kuralları, ahlak kurallarını kapsar. Bunun için ahlaksız insan olmaz. (Nuray) Tek düze insanlar oluşur. (Kadriye) Fen ve teknolojik yönden gelişmenin eğitime ve evrensel ahlak normlarına Katkısı şüphelidir. Eğer öyle olsaydı Naziler ve bugün bu açıdan gelişmiş toplumlar, ahlak şampiyonu olmaları gerekirdi Eğer gerçekten doğal ortamlarda kendi halinde yetişen ilkel kabilelerde erdem duyguları gelişmiş olsaydı, o zaman kainata bırakılan insan bedeni eğitilmiş olurdu. Mevcut insanları doğal koşullarıyla baş başa bırakırsak; Afrika-Amazon ve kutuplardaki kabilelerin sosyal yaşantılarına benzer yaşantı şekilleri ortaya çıkar. İnsan beyninin evcilleştirilmesi gerekir.Sonuç ne olursa olsun, kainat ve teknoloji beyinli insanlar, eğitilmedikçe, vahşi insanlar olacağı daha ağır basıyor. SORU: Neden kavramı nedir? Neden, amaca göre değişir. Nedensizliğin anlamı izafidir. SORU: Bana öyle bir soru sorun ki cevabı nedensizlik olsun? Yalan boşuna değilse nedensizliğinde varlığın bir hikmeti, bir boşluğu doldurması gerekir. Nedensizlik bir kavramdır. Bir şey ifade ettiği için kavramdır. Bana öyle bir soru sorun ki cevabı nedensizlik olsun? ’ sorusu nedensizliğin cevabıdır. Niye bu soruyu sorma gereği duydunuz? Cevap budur. Eğer bilgisayara virüs yayan insanlar olmasaydı Canlılarda her şeyin nedeni vardır! İstisna hariç. SORU:Ölüm nedir? Belki de canlılarda enerjinin en büyük hal değişimidir SORU: Abiyotik döngü var mıdır? (Cansızlarda nedensizlik var mıdır? ) Kainatta mevcut kısmi statik(sabiteler) bir enerji vardır. Ama dinamik enerji içersindeki canlılarda bir nedensizlik var mıdır? Genellikle nedensizlik şemsiyesine nedeni bilinmeyen şeyler sığdırılır. Genellikle nedeni bilinmeyen şeyler nedensizliğe yakındır. O zaman neden kainat vardır? O zaman biz bilmediğimiz şeyler hakkında iddia ettiğimiz zaman cahillik olur. Nedensizlik hadisesi genellikle nedene mağlup düşer. Nedensizlik insan tabiatında çok az nasibini almıştır. Herhangi bir şeyin cevabını öğrenmek için (Kadriye), Doğru ve yanlışları öğrenmek için (Yaşar-idris) Bilinmeyeni öğrenmek için (Cuma) Merak için (Tahsin) Bilgi edinme, öğrencinin bilgiyi alıp almadığını öğrenmek için (Mustafa) Öğrenmek için (Gürcü) Sesli düşünmek için (Kader) Konunun kavranması için (Serkan) Bilinmeyeni öğrenmek ve başkasının fikrini almak (Hamdullah) Bazı püf noktaları öğrenmek için, etkili öğrenmek için sorulur (Sedat) Bir konun çözümünü ya da çözüm yollarını öğrenmek için (Serhat) Öğrenmek ve test etmek (Metin) Herhangi bir konuyu öğrenmek ve test etmek (Suat) Meraktan sorulur (Muzaffer) Geleneksel bir yöntem (Şerif) Karşıdakinin düşüncesini öğrenmek için (Kamil) Bilgi edinmek için (Sibel) Merak edildiği için (Emine) Hayatın her noktası zaten başlı başına bir soru. Bu sorulara cevap bulmak için (Nuray) BEYİN FIRTINASI VE DİKKATİ TOPLAMA SORULARI ? SORU: Ne amaçla (niye) yeryüzündeyiz/desiniz? Amacımız/nız nedir? (Fen Bil. 4A/ 2001 sınıfına soruldu) Berk EREN : Yaşamak ve soyumuzu devam ettirmek için. Sefer KOYUNBAKAN : Tabiatta var olan varlıkları hizmetimize sunabilmek. Mehmet CİHANGİR : Bunun cevabını isteyemezsiniz,çünkü yaradılış ile evrim teorisi çakışıyor. Abdulrezzak BAŞARAN : Günlük hayatı kolaylaştırabilmek için. Ümit ŞALEM : Çözüm bulmak için Serhat YILDIZ : Hayatı anlama, diğer canlılarla ilişkilerini geliştirme, amaçlarını belirleme ve doğadaki varlıkları kullanabilmek. Feydullah ASLAN : İnsanların dünyaya geliş amacı bilimsel olarak değerlendirilemez(!) Bu metafizik dışında olan bir şey. Biz bunu görerek değerlendiremeyiz. Bunun için kanıt olması şart değil, akıl ve mantık yeterlidir. Rabia TURAN : Var olan her şeyle bir diyalog içinde olmalıyız. Rahat ve huzurlu bir şekilde yaşayıp, bütün her şeyle bir iletişim halinde olup, neden yeryüzünde olduğumu onlardan öğrenmek. Elif PIÇAKÇI :Yaratılış mahiyetini anlamak için. Nerden geldim? Niçin buradayım? Nereye gideceğim? sorularını düşünerek hayatıma bir yön vermek için. Gideceğim yeri az çok biliyorum. (Soru: Elinde bir sihirli değnek olsa ne yapardın? Yanıt: Ben her insanı tek düze yapmazdım.Kötülerolmazsa iyilerin değeri anlaşılmaz. Daha akıllıca çözümler getirilmesiniisterdim. Hocaya göre Elif’ in cevabı şu olacaktı ! Fıtratına uygun insanlara iş, aş, ve hürriyet, inanç ve adil bir düzen vermektir. Mustafa ORAL : İnsan mutlaka bir sebep için yeryüzündedir. Zürriyetini devam ettirmek için. Halil TEMELLİ : Yaşama amacı için yeryüzündeyiz. SORU: DÜNYA'YA HAKİM GÜÇLER İNSANLARA-TOPLUMLARA NE VAAT EDİYORLAR? (FEN BİL. 4/B SINIFINA SORULDU.) Serdar YÜCE: Küreselleşme vaat ediyorlar. Hasan ELMACI :Parti(azınlık) Demokrasisi, insan hakları diyorlar ama yapmıyorlar. Mesut BAYRAM : Dünyaya barış getiririm diyor ama tehdit de ediyorlar. SORU:Niçin dünyadasınız? Nereye gideceksiniz? (Fen Bil. 4/B) Ali TAŞKIN : Geleceğimi yaşamak, kaderimi yönlendirmek için. İbrahim Mehmet ŞANLI : Ben dünyaya isteyerek gelmedim. Bu soru bana sorulmamalı. Mesut BAYRAM : Rolümü yerine getirip öbür dünyaya kadar istirahat etmek için. Hasan BAKIRCI : Yaratanın beni denemesi için. Fazlı TAŞDEMİR : Kainatın bana ihtiyacı vardır. Serdar ÖRS : Kendi içimde ki yetenekleri doğa ile sentez edip ona göre yaşamak. Hasan ELMACI : Bana verilen rolü en iyi şekilde oynayıp sahneyi kapatmak. Ümit ORHAN : Söylemek istemiyorum. Devrim TAŞ : Yaratıcıyı tanımak için. Atilla ATILGAN : 22 yıldır bu yanıt bulamadım. Masum KAÇAN : Yaratan isteği ve kendimi bulmak için. Yılmaz ARSLAN : Doğayı anlatmak ve kişisel tercihlerimi yaşamak için. Ahmet KARTAL : Sonsuzdan geldim sonsuza gideceğim. Sadık SAKATOĞLU : Dünyayla mücadele ederek ayakta kalmayı sağlamak. Ahmet BUHUROOĞLU : Bana verilen görevi yerine getirmek için. Ali AYYILDIZ : Hakikate ulaşmak için. Ufuk KOÇ : Evrenin inceliklerini öğrenmek için. Çiğdem AKINCI : Hayatı yaşamak için. Ayşe Berat IŞIK : Kendini tanımak, kendime bir yol çizmek. Emine SINIR : Doğanın gereğini yerine getirmek için. Songül KÖPRÜ : Evreni yaratanı tanımak için. Filiz ERKAYA : Kulluk etmek içini. Emine AYDOĞAN : Kainatın yaratılışında bir sevgi bulunduğundan gerçek yaratana ulaşmak için. Ayşe ZORLU : Kendimi bulmak için. Ercan AYBAR : Kaybetmek için. M. Hadin KARADENİZ : Fırtınaları yaşamak için. Ahmet ÖZAYDOĞMUŞ : Bir yol hanı olan dünyada konaklamak için. Mehmet AKDEMİR : Dünyayı tanımak için. M. Ali TAŞKIN : Soyumu devam ettirmek için. Vedat ÖZPOLAT : Sınavdayım ve doğru şıkkı işaretlemek için. Mustafa DİNÇER : Dünyadaki rekorları kırmak için. Ali ÖZKAL : Kainatın ve tabiatın bütün güzelliklerini görüp şükretmek için. Menekşe ÇEKEN : Bana yaşama hakkı verildi bunu kullanıyorum. Gökay ÖZTÜRK : Kendimi, insanları ve bu gizemi çözmek için dünyadayım. Sibel DEMİR : Zararsız bir insan olmak için. İbrahim ÇİFTÇİ : Bu soruyu sorana şaşarım. |
| ÖĞRETİM YÖNTEMİ
A- X Yöntemi Nedir? B- En İdeal Hangi Koşullarda/alanlarda Uyglanır, Örneklendiriniz. C-Yöntemin Kazanım ve Yararları tüm yöntemlere uygulanacak. Ör:Promlem çözme yöntemi; bilinmeyen benzer olay, olgu ve hallere karşı; zihinsel, düşünsel ve bedensel bağışıklık,beceri, yeti ve yetenekleri geliştirir. 1-Anlatım Yöntemi 2-Soru – Cevap Yöntemi Öğrencilerin düşünce istikametlerini güdülerle, teşviklerle ve gayrete getirme yoluyla, harekete geçirmeye çalışan bir yöntemdir. Bu yöntemde öğrencilerin yanlışta olsa düşüncelerini rahat ifade etmeleri ve konuşmaları büyük önem taşımaktadır. Aynı zamanda derse katılımı az olan öğrencileri teşvik etmek ve diğer öğrencilerin de derse katılımını sağlamak bu yöntemin amaçları arasındadır. Öğretmenlere Sınıfta Öğrencileri Konuya Teşvik İçin Önemli Bazı Taktikler:
18-Kavram Düzenleme Araçları (Kavram Ağları, Kavram Haritaları, Kavram Çözümleme Tablolarının ve Kavram Çarklarının Hazırlanması
Kavram Çözümleme Tablosunu Oluşturma Basamakları: 1-Ders kitabından konu seçilir. 2-Konu tahtaya yazılır. 3-Tablonun ilk sütununa öğretilmek istenen varlıklar veya kavramlar yazılır. 4-İlk satıra ise varlıkların özgün ve özellikleri sıralanır. 5-Kavramlar ve özelliklerin uyumlu olduğu satır ve sütun koordinatına ‘X’ işareti konur ( Bitkilerde Üreme Şekilleriyle İlgili Kavram Çözümleme Tablosu
Bitki Grupları ve Yaşama Özellikleriyle İlgili Kavram Çözümleme Tablosu
B-)Kavram Ağları : Kavram ağları, öğrencilerdeki mevcut bilgileri harekete geçirmek amacıyla; kavramlar arasındaki ilişkileri ve kavramların kapsamları dikkate alınarak, bu iki ilişki arasındaki yakınlık-kapsam korelasyonuna göre düzenlenir. Kavram Ağı Oluşturma Basamakları: 1-En büyük yada kapsamlı miğfer kavram merkezde ya da en üstte yer alır. 2-Bu kavramın kapsamına giren diğer kavramlar; kapsam, özgün özellikleri ve yakınlık derecesine göre sınıflandırılır ve gruplandırılır. 3-Sınıflandırılan gruplar aynı seviyede olanlar aynı düzlemde olmak koşulu ile yani en kapsamlıdan en küçüğüne doğru sıralanır. 4-Grafik ağına yerleşim kural ve düzeni;en büyük ve kapsamlı kavram en üste yada merkezde olmak koşulu yerleşim yapılır. Hava Durumu İle İlgili Kavram Ağı Tablosu
C-)Kavram Çarkları;Kavramlar birbirini takip ederek döngü oluştururlar. Döngünün çarklarına giren kavramların temsil ettiği oluşumlar arasına ikinci derecede kavramların temsil ettiği oluşumlar meydana gelir. Krebs Döngüsü veya Krebs Çemberi (Citric Acid Cycle) İle İlgili Kavram Çarkı
Kavram Haritası Oluşturma Basamakları: 1-Öğretilecek konuyla ilgili kavramlar listelenir. 2-Öğretilecek konunun adı en başa yazılır. 3-Kavramlar arasındaki ilişkiler ve genellemeler maddeler halinde yazılır. 4-Kavramlar kutucuk içine alınır. 5-Kavramlar en genel kavramdan özel kavramlara doğru veya kapsam, özellik ve ilişkilerine göre derecelenir. Derecelendikten sonra kutucuklar içine alınır. 6-İlişkiler, oklar ve ifadelerle yönlendirilir. Bitki Büyümesi İle İlgili Kavram Haritası Bitki Büyümesi İle İlgili Kavram Haritası
FEN ÖĞRETİMİNDE UYULMASI GEREKEN GENEL KURALLAR: 1-Doğal olayları doğal koşullarda algılamak ve gözlemlemek.Ör,Dürbün, Teleskop 2-Deneylerle öğrenci ve öğretmenlere fen öğretimindeki önemli konuları kavratmak. 3-Doğa incelemeleri için çevreye gezi planları düzenlemek. 4-Fenle ilgili basit araç ve gereçleri kullanmak ve laboratuarların önemini kavratmak. 6- Çeşitli amaçlara hizmet edebilecek deneyler hazırlamak. 7-Okul bahçesi akvaryum hava gözlem istasyonu ve bunun gibi okul olanaklarından yararlanmak. 9-Ders kitabı ve diğer basılı materyallerin öğrenci tarafından etkili biçimde kullanılmasını sağlamak. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
21.Yüzyılda; Sınavlar Nasıl Yapılmalı, Neye/lere, Hangi Özelliklere Göre İnsan Yetiştirmeliyiz ve Meclisi Nasıl Seçmeliyiz. 34(2009).A-Anne ve babalar olarak; eğitimde hedefimiz sırasıyla; çocuklarımızın; sınıfın en güzel ahlaklı, en çalışkan. sonra en başarılı kişilikler olmaları beklentisi ve gayreti içinde olmalıyız. Eğitim, öğretim, düşünce ve mantık sistemlerimizde buna göre dizayn edilmelidir. DEMİRKUŞ 2008 Öneri ve Geçici Çözüm:belki de:ÖSS sınavlarının karşılığı:lise son sınıfa kadar;her öğretmenin yazılı yeddi yeminli olarak her öğrenci için verdiği ahlak puanların (güzel ahlak baz alınarak/peygamber ahlakı) lise sondaki toplam puanı, Öğrencinin çalışma performansı ve alışkanlığına verilen toplam puanı, Öğrencilerin derslerde aldığı toplam ve branş puanları puanlarını dağılım oranı,.....!!!!!!!! ÖSS genel sınavında aldığı toplam ve branş puanları. Her biri başarının bir paftası olarak dikkate alınırsa geleceğimizi daha seçkin ve liyakatli ekiplere emanet etmiş oluruz.Örneğin, doktorluk(ahlak-performans-çalışkanlık) , öğretmenlik (ahlak,çalışkanlık), siyaset(ahlak ve performans), hemşirelik(ahlak, şefkat,özveri, çalışkanlık, performans)…vb meslekler için ahlak ve çalışkanlık puanları çok büyük şeyler ifade edilmelidir..0, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10,11 Öğrencilerde Bazı Ahlak Kriterleri Her Öğrenci Zatına Özgü Olanaklara ve Fıtrata Sahip Olduğu Dikkate Alınarak Öğrencinin Fıtrat(yapısı) Ölçüsünde Çalışkanlık, Özveri, Şefkat ve Performans Kriterleri;(Her Öğrencinin;Zekası, Sağlığı, Zatına Özgü Hasletleri, Olanakları ve Fıtrata Sahip Olduğu Dikkate Alınarak veya Öğrencinin Sağlığı, Fıtrat, Olanakları ...vb İradesi Dışındaki Etkenler Dikkate Alınarak Değerlendirmeler Yapılmalı ) Öğrencinin Sanal Kapasitesi(Hafızasının Global Sınırları) Aşağıdaki sınırları belirleyici periyodik sınavlar yapılmalı ve özel sorular hazırlanmalıdır. Öğrencilerimizde ve yavrularımızda yukarıdaki istenen hasletler en güzel şekilde geliştirmek için aşağıdaki istem ve temennileri, doğumdan üniversiteyi bitirene kadar asgari hangi seviyelerde kimlere verdirmemiz gerektiğinin önemini eğitim ve öğretim spektrumuna doğru konumlandırmamızın acili yeti vardır. Neden, İlim ve ahlak eğitimi ve öös puanı, halen yapılan nesnel eğitim ve öğretim puanının paralelinde verilmeli? Örneğin 2 Bir öğrencinin neden banyo yapası gerektiğinin, toplu taşıma ve yaşam yerlerindeki koltukaltı pis kokusunun çevreye verdiği sessiz rahatsızlığı görsel ve işitsel filmler ve ortamlarla verilmeli. Örneğin 3 Öğrencinin neden çıplak ve aşırı erotik giyinmemesi gerektiğinin gerekçeleri toplumdan alınan kesitlerle görsel ve işitsel filmler ve ortamlarla verilmeli. Neden normal ve akli-ruhi duygulara hitap eden ifrat ve tefritten uzak giyimi tercih etmesi gerektiği yaşatılarak öğretilmelidir. Örnek 5 Hayat arkadaşını seçerken neden önce her iki tarafında, zayıf, güçsüz, geri dönüşümsüz , vazgeçilmez farzlarını, idlerini, idollerini, dini-sosyal değer yargılarını …vb ortaya koyarak birbirini, tanıma işine girişmeleri gerektiğinin önemi görsel ve işitsel filmler ve ortamlarla verilmeli. |
| Meclisi Nasıl Seçmeliyiz. Sanki insanlığın düşünce kıblesi Doğal (Vahşi) Demokrasi, bilimsellik ve evrim düşüncesi ile doğanın nesnel ve sanal döngüsüne yapışmış ve kenetlenmiş gibidir. Demirkuş 2009. Demokrasilerde çare tükenmez. Önermesi; hem gizli düşünce ve kavram yanılgısı hem de gizli şirki içeren asrın cahillerinin bir cehalet belgesi ve kanıtıdır. "Genellikle her çarede en az bir demokrasi vardır ama her demokrasinin en az bir çaresizliği vardır!!" Demirkuş 2008 Yönetim sistemlerinde;bilenin, bilmeyenin, zalimin, katilin, sapığın, yarı delinin, velinin…vb oylarının gücü aynı oldukça, demokrasi sürü rejimi olmaktan kendini kurtaramaz ya da insani demokrasi olamaz.Demokrasi 2008 Çıkarsma; Halkların, devletlerin yararlı, özgün çok yönlü çeşitliliğini;tek tip Doğal (Vahşi) Demokrasinin, tek tip kapitalizmin, tek veya çok parti ve tek milletin, bilimselliğin...vb kültür normlarına asimilasyona zorlamanın, tevhit ettirmenin cehaletini ve sosyal tufanlarını görmeye çalışın. Uzun vadede fert ve azınlığın yüzde yüz haklı, doğru ve gerçekçi olduğu bir ortamda ve toplumda;bir rejimin ya da yönetim sisteminin bu hakikate kör, sağır, sakat ve cahil olması ne acıdır!! Bu gücü kendine siper edinen kapitalistler...vb ...istler ortalıkta cirit atıyor ve ne yazık ki halkları ve bilim insanlarınıda bu siyasetle liyakatsiz kullanıyorlar. Sürülerde de çoğunluğun ve güçlünün/lerin istemleri geçerlidir. İnsanda fert, azınlık veya çoğunlukta;ispata gereksinimi olmayan ya da tartışma götürmeyen haklıların, doğruların ve gerçekçilerin istemleri geçerli olmalıdır. İpucu;çoğu peygamberler kavimin de hep azınlıkta kişilerdi. Haklı oldukları halde güzel ahlakın haklı hakimiyeti uğruna şehit olmuşlardır. Halkların; doğru ve haklı iradesi ile cahil, siyasi, düşünsel ve/veya nesnel sadist, siyasi, düşünsel ve/veya nesnel mazoşist iradelerinin meclislerde tecellisi arasındaki farkı doğal ve insani demokrasi ile ilişkilendirmek önemlidir. Kuvvetler ayrılığına ve kuvvetler bütünlüğüne dayalı kurumlarla ayakta duran iki; fert, toplum, devlet veya kavim arasında ki farkındalığı doğru kavramak gerekir. İnsani demokrasilerde;bilimsel, toplumsal ve dini olarak her fert ve her azınlığın veya siyasetçilerin (ezbere ve rastgele değil) görüşlerinin liyakatli sınırlarını taktire bağlayan dinbilim ve toplum uzmanlarından kurulu yeminli resmi ve yarı resmi kurumlar geliştirilmelidir.Doğal millet, doğal devlet ve insani millet insani devlet kavramları liyakatli tanımlarıyla yerine oturtulmalıdır. Okul öncesi eğitim hayatında başlamak üzere;öğrenciye hocalık yapan her öğretmen yeddi yeminli olmak üzere;öğrencinin liyakat, güzel ahlak, çeşitliliğin gerekliliği bilinci, bilgili olmanın elzem oluşu, güzel ahlak kurallarına riayeti, paylaşma duygu ve sıfatları…vb konularda puanlansın. Üniversiteye girişte de bu ahlak puanı en az % 50 tesir etsin. Üniversiteyi bitirince hocalarından aldığı ahlak puanını da, üniversiteye girişte ki ahlak puanına ilave edilerek toplam ahlak puanı kullanacağı oyun güncü belirlesin. Yaşam süresinde hayat döngüsünde aldığı cezalar, kötü ahlak sergilediği durumlar oyunun gücünü düşürsün hatta katilse ömür boyu oy kullanmasın. Devlet karşı ihaneti durumunda oy gücü elinden alınır veya düşürülür. Yalan habercilik yaptığı saptanan medya mensupları, kötü ahlak örneği eylemler, yalan ve dolandırıcılık yapan siyasilerin oy gücü aldığı cezaya göre düşürülür, siyasetten men edilir…vb Bölge ve belde milletvekillerinin meclisinde;halktan aldığı oy oranında; oy kullanabilirlik, deneteleme ve çözüm üretmeyi hesaba katınız.Bu meclislerde bölgesel ve yöresel sorunların çözümleri üretilir. Tüm seçmeni temsil eden meclisin hepsi iktidar; seçmenlerinden aldığı oy oranında;hükümette görev alması ve her milletvekilinin mecliste kullanacağı oyun gücü; temsil ettiği seçmen sayısıyla bire bir örtüşmelidir.Hatta internet, iletişim ve bilgisayarın olanaklarını ve gücünü kullanarak her milletvekili oyunu aldığı seçmenin nokta adresine kadar iletişim içinde olması bile mümkündür. Kısaca ailenin-kişinin vekilini sıcak denetim hakkını da elde etmiş olur. Bu geçici tümel temsil sistemi( insan demokrasisine geçişi) daha verimli az kavgacı bir düzen olabilir. İktidarlar bölge-yöre halk meclisleri tarafından periyodik olarak denetlenip raporları kamu oyuna duyurulur. Bütçede ekonomik seviyesi düşük bölgelere-yörelere özürlü-yaşlı kişilere ….vb ulaşmak üzere belli yüzdede ör %5-10 gelişim vergisi toplanır. Halka yarı zorunlu ve teşvik edici; sanayi, yerleşim, tarım vb çarpık gelişimin tersine motive edici kredi ve vergiler uygulanır...Ayrıntı için tıklayın;1, 2, 3, 4, 5, 6 Yönetimlerin, rejimlerin ve sistemlerin kalite ölçüsü: ürettiği ve çalıştırdığı insanlar;nesnel ve sanal eylemlerinde topluma güzel ahlak açısından örnek isler hedefe ulaşılmıştır. Değilse ya yönetim, rejim ve sistem eksik-bozuk-yanlış ya içindeki insanlar eksik-bozuk-yanlış ya da her ikisi de eksik-bozuk-yanlış. Demirkuş 2008. Özellikle birbirini tamamlayıcı kavram, varlık, olay, olgu…vb karşılaştırılmak veya eşitlemeye kalkışmak saçmalık, cehalet, akılsızlık ve mantıksızlıktır. Bu durum mantığı ve özdeyişleri sadece hece vezninde arama hastalığı gibi bir cehalettir. Ör. Akıl mı üstündür vahi mi? Vahi akıl için rehber, akılda vahinin rehberliğini hayata uygulayan Allah CC’HUN insana verdiği sanal ahlaki araçtır.Hukuk mu üstündür insan mı? Kadın mı üstündür erkek mi? Kadın ve erkeği biyolojik veya matematiksel eşitlemeye kalkışmak ya da eşitlik koşullarını yaratmaya kalkışmak gizli cehalet ve gizli akılsızlıktır. İnsani demokrasi için tüm dünya devletlerince hür kimliğin kabul edilmesi belki daha hayırlıdır. Doğal (Vahşi) Demokrasinin yönetim sistemlerinden ve buna bağlı-uydurulan toplumsal eksik, cahil, liyaktsiz ve yanlış; eğitim ve öğretimden kaynaklanan doğal insan ahlakından kaynaklanan (insanın ahlaken doğallaşması/tarzanlaşması) fiziksel ve toplumsal tufanların doğaya, topluma ve geleceğe zarar vermemesi için sorunlarını çözmek gerekir. Beklide bu sorunların 21. YY'DA ve gelecekte yaşanmaması için Doğal (Vahşi) Demokrasi ile İnsani Demokrasi arasındaki çizgilerin radikal ve geçişken farzlarla ayırmaktan geçer. 100.A-Tarihte ülkesini, kurumlarını....vb birimleri karın tokluğuna veya kamu maaşına yönetmiş liderler, vekiller vardır. Parti(azınlık) Demokrasisinde ender liderler; bir maaşını veya tüm servetini halkına bağışlamıştır. Kaldı ki, akıllılar/asiller bu asır parti(azınlık) demokrasisi ile gelip halkını yönetmeyi hiç denemeyi bile düşünmemişlerdir belki. Acaba parti(azınlık) demokrasisi; dilencilerin, yağmacıların, cimrilerin, kumarbazların, kopukların, şovenistlerin, Siyonistlerin ve inat sahiplerinin ortak payda egosunu tatmin ve mevkii için oy dilenerek; halkının(çoğunluğun) parasını-güvenini-gücünü-inancını talan ederek yani insanların kalplerini, güvenlerini talan için;siyasetle kılıfını hazırla, sistemle ortalığı muzırla, bir yere geleyim dereken; siyonistlere ve kapitalistlere kendini kullandıran bir avuç roma ahlakı sahiplerinin inisiyatifinde bir rejim sistemi olabilir mi!? B-Siyasette konjonktürün akademik jokeyleri kimlerdir? Hangi özellikleri taşırlar? Ne zaman ortaya çıkarlar? Toplumda, kurumlarında ve sosyal ilişkilerde;cahilleri kullanıp nasıl zihinsel-toplumsal tufanlar (tsunamiler/depreşimler) yapıp-karıştırıp, talan ederler, nasıl bırakıp kaçarlar ve kendilerini unuttururlar? Sonra tekrar talan için hangi vizyonlarla ortaya çıkarlar? Onları neden unutmamamız gerekir? Toplumun zihinsel bağışıklık sistemini geliştirmek için;onların hem heykellerini dikmemiz, hem de kuduz ahlak ve cehalet aşı stoku olarak gelecek nesiller için klonlamamız gerekecek? Neden bunları takip etmek, kara kutularını ele geçirmek ve kuduz ahlak aşısı için klonlamak akıllı insanların ve insanlığın büyük erdemli görevi olmalıdır? 1, 2, 3 Soru önermelerinin eksik ve yanlışlarını yazınız. 0, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16,17, 18,19, 20 İpucu;yurt içi-yurt dışı iktidarları ve kurum yöneticilerini icraatlarıyla terk edişlerini ilişkilendirmeye çalışın. Öğrenci Yanıtları İnsani Demokrasideki Ana Fikrim; çevresini ve sosyal ilişkilerini liyakatli kullanan, nefsini doğru tanıyan ve kendisini doğru konumlandıran bir insanın;tüm sanal, nesnel araçları, tüm sıfatlarına ait mekanizmalarının düşünsel ve nesnel eylemlerinin;fertlerin ve halkların yararlı özgünlükleri, değer yargıları, nefis mertebeleri, fıtratlarının değişebilirlik ve tersi çeşitlilikleri dikkate alınarak; toplumsal yönetim, devlet, millet, ümmet…vb insanlık kavramlarına ve toplumsal yaşam normlarına ( insanın düşünsel, nesnel ve fizyolojik çeşitliliklerine ait sistemlerin) kusursuz benzetiminin yapılması ve toplumsal hayata doğru güncellemekle ile işe başlamaktır. Çıkarsama;Milletvekili maaşları devlet memuru maaşına indirgenip yolsuzlukları ve taraflı davranmaları halinde deklere edilme kapısı açılırsa belki yararlı olur. |
| 21. Yüzyılda;İnsanlara Toplu Yemin Yapılmalı mı?
Neye/lere, Hangi Özelliklere Göre İnsanlığın Birlik ve Beraberliğini Sağlamalıyız? 56.Bu dünyada;evrimsel güç (cebren, hile ile, ikna...vb) ve akıl yolu ile kavimlerin muhtarlığı (dünya devleti kurma hakkı) geçmişte bir çoğuna nasip oldu ve gelecekte de hemen her kavime nasip olacak. Önemli olan muhtarlık nöbetinde; namuslu, adil, çalışkan olmak yetmez, o insanların yararlı, geçerli ve özgün;örf, adet, kültür, dil, lisan, renk, ırk, mezhep, din…vb çeşitliliğine liyakatli çözüm, yaklaşım, eylem ve yapıcı kanunlar üreterek yaşatmaktır. Bunun yolu da liyakatli gerçek eğitimin meyvesi olan bilgili (din+bilim+ilim) ve güzel ahlaklı vatandaş yetiştirmekten geçer 57.A-Akrabalığın liyakat hudutları;liyakat, adalet, ifrat ve tefritin eylemli cahili olmamakla veya alimi olmakla doğru orantılıdır. Demirkuş 2008. Önermesini çürütünüz. A-Ülkemizdeki dil, kültür, din, tarikat...vb azınlığının toplumsal sorunları bu mantıktan (2011/56-57 nolu soruları okuyun) hareketle hakları iade edilirken korkulmamalı, bu değişimin bedelinde devletin gelecekte hayat bulması için halklarına güvenmesi şarttır. Halk istemezse zaten devlet yaşayamaz. Sünni yaşatılan devletlerde efendileri yaşadıkça yaşar ve onlara dikte ettiği değişimle yaşattığı zamanda o devleti besi yeri olarak kullanır. Önermesinin eksiğini tamamlayınız. Alternatif çözümler önerin. İpucu;bu dünyada bazı devletler sürekli anabolizma (biyolojik yapım) olarak, bazı devletler sürekli katabolizma (biyolojik yıkılımı) olarak, bazıları ise besi yeri olarak yaşarlar.Her üçü de de ifrat ve tefritten dolayı ömrünü kısaltır. Çünkü biri hızlı şişmanlıktan diğeri hızlı zayıflamaktan erken ölecektir. Besi yeri olarak kullanılanlarda efendisi/leri ile birlikte ölür.Varlıkların ve sistemlerin ömrünün-dinamik hayat akışının uzun olması için;çeşitliliğin;önemini, gerekliliğini, ilahi ve insani kanun olarak zorunluluğunun farkındalığını kavrayarak içinde liyakatli katabolizma ve anabolizma olaylarını veya denkliklerini dinamik olarak bulundurmaları gerekir. Halkların, devletlerin yararlı, özgün çok yönlü çeşitliliğini;tek tip Doğal (Vahşi) Demokrasinin, tek tip kapitalizmin, tek veya çok parti ve tek milletin, bilimselliğin...vb kütür normlarına asimilasyona zorlamanın, tevhit ettirmenin cehaletini ve sosyal tufanlarını görmeye çalışın. Çıkarsama!!Devletimizin, birlik ve beraberliğinin/mizin mozaiğinin bilincindeki; kürdünü, türkünü, lazını, çerkezini…vb eğitim, öğretim ve yönetim sistemlerinde yeşertip kendisini onların nesnel ve sanal bedeninde yaşatmalıdır. Başka kavimlerin içimizdeki hisseleri olan; yani bunun tersi mozaik her zaman olacağının da devletçe ve devleti isteyen halklarca bilincinde ve hukuki tedbirinde olunmalıdır. B-Bu asır eğitimde;liyakatin, çeşitliğin, güzel ahlakın, kendimiz doğru tanımanın, yeterince bilgili olmanın ve doğru empati duymanın mutlaka gerekliliğinin farz olduğunu öğretmek ve uygulamak insanlığın farzlarındandır!! C-fert, kavim, toplum, devlet, millet…vb;çeşitliğin, liyakatin, güzel ahlakın, çalışkanlığın ve bilgili öneminin bilincinde değilse hali ne olur? Yada bunların bilincinde ve bilincinde olmayanların farkını kapatmak için nasıl bir eğitim sistemi ve yemin önerirdiniz? D-Beklide Siyonizm, şovenizim (soy kuduzu) ve kötü ahlakın afetlerinden emin olmak için, görülen lüzumun liyakatine dayalı belli zamanlarda kurum ve okullarda güzel ahlak yemini yaptırmak evladır. “Yaşantım boyunca;insanlığın ortak payda, fert ve kavimlerin özgünlük haklarını, ırkdaşlarıma, inançdaşlarıma veya şahsi menfaatlerime malzeme yapmayacağıma tüm mukaddesatlarım üzerine yemin ederim.” E-Kardeşliğin hevesine kapılmakla, muhtarlığın sevdasına düşmenin liyakat çizgilerinin cahili olamamak gerekir ya da Kardeşlik sevdası muhtarlık tutkusu bir arada yürümez. Demirkuş 2008 F-Bilim insanlarının;insanlık ve doğal çevreninin hayırlı bekası için bilim, iş, teknoloji ve bilgi üreteceğine dair namus, vicdan ve mukaddesatları üzerine rutin yazılı ve sözlü yeminli çözümler üretmeye çalışın. Yukarıda ki önermelerde verilen kavramları önem sırasına diziniz ve ülkemizde hayata uygulanması için;medya ortamında ve eğitim kurumlarında nasıl uygulamalar başlatırsınız? Çıkarsama;Asrımızdaki çevresel,sosyal sorun ve tufanlar;yukarıdaki kavramların eğitimde, uygulamada ve doğru adreslerde liyakatiyle icra edilmediği için vardır. İpucu;bu kavramların eğitimi için;medya, reklam ve yayın kurumlarına zorunlu yayınlatma, ders açma, rutin konferans, yemin, yılın başlangıç dersi veya günü...vb düşünün. Çıkarsama; İnsanda, liyakat, güzel ahlak, çalışkanlık, bilgili olma ve çeşitliğin bilincindeki sıfatların üzerine bir yemin geliştirin. Neden bu sıfatların insanda mutlak olması gerekir ve yemininin modası geçmez konusunu düşünün. G.Halkların, devletlerin yararlı, özgün çok yönlü çeşitliliğini;tek tip Doğal (Vahşi) Demokrasinin, tek tip kapitalizmin, tek parti ve tek milletin kütür normlarına asimilasyona zorlamanın, tevhit ettirmenin cehaletini ve sosyal tufanlarını görmeye çalışın. Sonuç; 1-Liyakatin gerekliliği yasası 2-Çeşitliliğin gerekliliği yasası 3-Güzel ahlakın gerekliliği yasası 4-Bilgili olmanın gerekliliği yasası 5-Kendini doğru tanımanın ve dürüst konumlandırma gerekliliği yasası Çocuklar ve özel haller hariç, bu 5 toplumsal fıtratı yasadan mahrum olan fert ve toplumlar; ya eksik insandırlar, ya cahildirler veya hayvanların mesafesindedirler. Önermesini gerekçeli çürütünüz ya da ret ediniz. ipucu;bu yasaların, 20. YY’LIN hatalarına düşmemek için, 21. yüzyılın gözde yemini olabileceğini düşünün. Yaşantım boyunca;Liyakatin, Çeşitliliğin, Güzel ahlakın, Bilgili olmanın ve Kendimi/mizi doğru tanımanın - dürüst konumlandırmanın gerekliliğini kabul edip kurallarını samimiyetle uygulayacağıma, namusum ve en büyük mukaddesatlarım üzerine yemin ederim. Gereksiz ise gerekçeli ret ediniz. |
| SONUÇ VE ÇÖZÜM İnsanlığa – asrına yararlı olmanın ön koşulu: her şeyi olduğu gibi kabullenmek ve her kesin; tapma, id, idol, sevgi, merhamet, sadakat, güven, saygı ve adalet olgularına karşı toplumsal kök hücre mantığıyla yaklaşmak ve yeşermek-yeşertmek gerekir. Uzun Vadeli Çözüm;bugün, gen-zekası ve beyinsel zekaya ve doğal-yapay seçilime dayalı sistemin meyveleri ortadadır. Aslında dünyada terör sorunu yoktur. Güzel ahlak ve adil düzen sorunu vardır. Çözüme güzel ahlaklı insan yetiştirmekle yaklaşılmalıdır. Yeşil teknoloji ve gelecek için; akıllı, güzel ahlaklı, zeki, adil olmayı ve paylaşmayı seven mert-cesur insanları ön plana çıkartan;eğitim, seçim, sınav, yönetim…vb sistemleri geliştirmeleri gerekir. Aynı zamanda; geçmişte ve bugün sorunlarını çözmeyi kesin başarmış toplumlar, eğitimciler, davranış bilimcileri ve ilgili uzmanların çözüm yolları taklit edilerek, eğitim sorunlarımızı çözmeliyiz. Kısaca insanı insan yapan %1!?(belkide %0) lik akıl – ruha ve doğa-hayvani-meleği doğa ötesine ait özgün genlerdir. % 99 luk nefis – zekaya ait gen sistemine baskın gelmesini sağlamak için; eğitim, seçim, sınav, yönetim…vb sistemleri akla ve sağ duyuya dayalı geliştirmek-değiştirmek gerekir. Tam versiyonu;güdük batı krallıklarının ve kapitalizmin veto aslanlarının menfaat farzlarının tevhidine hizmet ettirilen!! kullandırılan ve uygulatılan vahşi parti(azınlık) demokrasisinin; dünyanın diğer ülkelerine, empoze edilen kısıtlı versiyonlarının ürünleri bakımından; iktidar-muhalefetin kavgacı; Karagöz-Hacivat parti(azınlık) demokrasisi, çığırtkan, ulusları bölücü, komşularına düşman edici ve kısır gözükmektedir. Bunun yerine; tüm seçmeni temsil eden meclisin hepsi iktidar; seçmenlerinden aldığı oy oranında;hükümette görev alması ve her milletvekilinin mecliste kullanacağı oyun gücü; temsil ettiği seçmen sayısıyla bire bir örtüşmelidir.Hatta internet, iletişim ve bilgisayarın olanaklarını ve gücünü kullanarak her milletvekili oyunu aldığı seçmenin nokta adresine kadar iletişim içinde olması bile mümkündür. Kısaca ailenin-kişinin vekilini sıcak denetim hakkını da elde etmiş olur. Bu geçici tümel temsil sistemi( insan demokrasisine geçişi) daha verimli az kavgacı bir düzen olabilir.1 İktidarlar bölge-yöre halk meclisleri tarafından periyodik olarak denetlenip raporları kamu oyuna duyurulur. Bütçede ekonomik seviyesi düşük bölgelere-yörelere özürlü-yaşlı kişilere ….vb ulaşmak üzere belli yüzdede ör %5 gelişim vergisi toplanır. Halka yarı zorunlu ve teşvik edici; sanayi, yerleşim, tarım vb çarpık gelişimin tersine motive edici kredi ve vergiler uygulanır. İnsanlar eğitilirken:İnsanın nefsini tanıması için;insanın sanal araçları, insan sıfatları ve fıtratları dersleri uygulamalı olarak verilmelidir. Tarihte kötü ahlak sıfatlarına sahip insanların yaptıkları da örneklerle somutlaştırılmalıdır.Bu simaların ahlak işletim sistemlerini değişik kılıklarda icra eden fert ve toplumlar hala yaşıyorlar. Ör. Çin Kıralı;MÖ.261’de 2 milyon insan katili ve kabri bilinmesin diye on binlerce insanı öldürttü, Firavun;binlerce ton dünya harikası taşın altında yatmak için on binlerce insana taş taşıttıracak kadar aptallık ve inatlık timsali, Nemrut;İnsanları ateş çemberinde kızartmayı seven inat bir sapık. Astekler- Mayalar-İnkalar-Kızıl Derililer- Amerika Yerlilerinin katilleri, Lut Kavmi,Cengiz Han'ın ve Müsrif-İlkel Teknoloji , Patojen(öldüren)Teknoloji (Silah Teknolojisi)şahinlerinin;yanlış hesapları Bağdat'tan dönmüştür, radikal komünist, radikal kapitalist zihniyetler…vb.ahlak hastalarının, insanlığa pahalıya mal oluşu kadar, bunlara yanlış tepkilerde belki daha pahalıya olmuştur. Kadın erkeğin tamamlayıcı ve özgün baskın-çekinik özelliklerinin önemi öğretilmeli. Ör.Aile, namus, adalet, cimrilik, Siyonizm, şovenizm…vb kavramların-insani sıfatlarının önemi, uygulamaları ve tarihteki pozitif ve negatif etkileri-meyveleri somutlaştırılmalıdır. Kadın ve erkeğin; fıtrat ve özgünlüklerini eşitlemeye kalkışmak veya meslekler geliştirmek ya da bunların tam tersini yapmak; bedensel ve zihinsel eşcinselleştirmeye veya maçolaştırmaya, feministleştirmeye kalkışmak gibi bir cehalet olur. İnsan davranış ve tercihleriyle ilgili genlerin analiz edilmesi sonucu; genetik ve davranışları bakımından uyum oranı mekanizmalarına bakılarak; evlilik, arkadaşlık,çalışma grubu oluşturma…vb.sonuçlar hakkında çıkarsamalar yapmak olağan olacaktır yakın gelecekte. Hatta hangi kişiliklerin hangi topografik(yeryüzü şekli)-klimatolojik(iklimsel) ya da sosyal ortamda/larda daha verimli olabileceği bilinecektir. Kısaca insanın; nefsi, aklı sıfatları (pozitif,negatif ve nötr sıfatlar) somutlaştırılıp uygulamalı anlatılmalıdır. Bu sıfatların hayvanlardaki karşılıkları örneklenmeli;Ör. Arabistan’daki çöl babunları (hamadri maymunlar) kıskanç maymunları, Demokratik Kongo Cumhuriyetinin deyyus veya pezevenk maymunlar, Gelada maymunları (Etopya) ve şempanzelerde doğal hakimiyet genleri örnek verilebilir. Sonuç olarak;ferdin, nefsini-bedenini ve zekasını, aklının-ruhunun kontrolüne koyması gerekir. Bu çıkarsamadan hareketle;toplumlar, kavimler, devletler ve milletlerde;nefsine ve zekasına tabii insanlarını, akıllı-evrensel insanlarının güdümüne ve yönetimine koydurtacak; eğitim, seçim, sınav, yönetim…vb sistemleri geliştirmek gerekir. Realty TV, History Channel, Discovery Channel ve National-Geographic Kanallarından Kayıt Edilen Filmler ve Bilimsel Makaleler ;Biyolojik Materyal Geliştirme Odasında Hazırlanan ve Zeve Kampusunda izlenebilir FTT dersi ile ilgili filmler (Ethernet kablolu alanlarda izlenebilir); Paylaşım Bilgisayarına Ulaşmak İçin İzlenecek Yol: Başlat/Ara/Dosya ya da klasör.../Bilgisayar ya da kişi/Ağ üzerinde bir bilgisayar/ NASIP1
|