Öğretim Teknolojileri ve Biyolojide Materyal Geliştirme
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
| VERİLEN DERSLER
Fen Teknoloji ve Toplumla İlgili Bazı Beyin Fırtınası-Nadası; Ödev, Soru ve Etkinlikleri 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 Din, Siyaset, Devlet, Rejim, Demokrasi, Çevre, Bilimsellik, Kavram ve Evrim ile İlgili Sorular Sorunlar ve Çözüm Önerileri VAHŞİ-DOĞAL LAİKLİKLE İLGİLİ BEYİN FIRTINASI VE NADASI SORULARI Vahşi ve Doğal Laiklik, her sahada işe yaramaz eylemlerin düşünce sistemi kıblesine sahip insanların “o eylemleri için” toplumsal yasalardan bir uçurum tersine olanlar için bir bekçi köprü ise işe yarar, değilse bu günkü gibi din ve devletin birbirine karışmama bölücülüğü için insanlığı kendine bekçi kılar. Demirkuş 2008 Çıkarsama:Rejimlerin hepsi dünyevidir ve yönetim merkezli olarak yaratıklara yaklaşır. Din peygamber ahlakı kurallar ve yapısal uygunluk merkezli yaratıklara yaklaşır. Din hem uhrevi hem de dünyevi olduğu için rejimler dinlerin metriksinde kurtulamazlar.Dini aşamazsınız(Din aşılmazdır)(hadis var). İşin ucunda laiklik bile olsa da inanç sahipleri dünyevileri genellikle işletim sistemlerinde uyutmaya kadirdirler.Münafıkların dünyalıkları için namaz kılmaları ve dini icra etmelerinin asıl hikmeti burada yatar. Vahşi ve Doğal Laiklik;dünyevi rejimlerle yönetilen Müslüman fert, toplum ve devletler için sünnet, diğerleri için farz olan asrın bir kuralı olabileceğinden emin olun.Yani geçersiz, gereksiz, zararlı rejim, yönetim sistemleri, düşünce sistemleri ve dinlerden kendini kurtarmanın acı ve gerçek asri bir kural olabileceğinden emin olun. |
|
1-Öğrencilerimizin zihinsel yapısını ve zihinsel bağışıklığını;Müsrif, Patojen(Öldüren), Fosil, İlkel Teknoloji ve zararlı kültürel asimilasyonlara karşı baskın kılmak. Kısaca, piyasadaki, batıdan, dünyanın herhangi bir yerinden gelen; abur-cubur çöplük ahlakı toplumsal ve teknolojik ürünlerden, eksik veya yanlış terbiye eğitimi alan kişilerin zarar görmemesi için bu abur ve cubur çöplük ahlakı ürünlerin zayıflatılmışları veya öldürülmüşleri planlı hazırlanarak kişi fıtratı ve yaşının kaldırabileceği ve etkili olabileceği dozda peygamber ahlaki değerlerle alternatifli ilişkilendirilerek verilmelidir. 2-İfrat, tefrit, güdük ve fanatik-kasti bilimsel-siyasi akımlara karşı; doğru-hızlı bedensel tepkiler-eylemler ve zihinsel alışık tepki (refleks)ler göstermek;baskın zihinsel yapı-mantık sistemlerini öğrencilerimizde -güçlendirmek ve geliştirmek. 3-Yararlı özgünlüklerimizi, birlik ve beraberlik değerlerimizin önemlerini bilinçli olarak korumak ve geliştirmek. 4-Zihinsel olarak; öğrencilerimizi geleceğe uyum sağlatmak, doğal, hayvani-meleği doğa ötesini doğru tanımak-tanıtmak. 5-Öğrencilerin zihinsel mantık ve zihinsel gelişim ivmelerini; sabit, değişken, bilinmeyen, tanımı titrek ve diğer temel kavramlarla doğru ilişkilendirmek 6-Fert ve toplumsal açıdan;doğa üstü, hayvani-meleği doğa ötesi ve geleceğe yönelik:verimli, özgün, baskın-üretici ve terbiyeli;bedensel, eylemsel, zihinsel ve düşünsel gelişme, yararlı alışık tepki (refleks) ve bağışıklık sistemlerinin öğrencilerimizde güçlenmesini sağlamak. 7-Tüm bildiklerini;geçmiş, günümüz ve gelecekle vaktinde güncellemek-hayata doğru uygulamak. Bu bilgilere dayalı olarak;yaratıklardaki, tüm döngülerdeki(dijital/hesabi,sanal, zihinsel, düşünsel, hayali, toplumsal, doğal ve tüm enerji hallerine ait döngülerin) ve siyasetteki mantık sistemlerini; hızlı ve güçlü asimile ederek onu aşmak ve eğitim-öğretim-yönetim-sınav sistemleriyle ilişkilendirerek geleceğe yönelik doğru-özgün çok yönlü çözümler üretmek. 8-Öğrencilerdeki güdük sentez (birleştirici) sıfatlarının kaynağını akaitlerle beslemek ve bereketlendirmek, bu sıfatları aktifleştirip doğru disipline etmek. 9-Bilim ve ilimi kullanarak:insan, doğa ve teknoloji arasındaki mantık fermuarlarının dişlerini doğru eşleştirip; asrımızı, insan, doğa ve teknoloji arasındaki ilişkiyi algıda değişmezlik derecesinde doğru tanıyıp teşhis etmek ve uzun vadeli; eğitim, öğretim ve üretim amaçlı çözümler üretmektir. Edinilen bilgileri ders notlarına ve uygulamalara güncellemek. 10.Öğrencilere:asrımızın, dünyanın ve ülkemizin;siyası, toplumsal, ekonomik ve teknolojik konumlarını, farkındalığını, bilincini kazandırmak ve buna göre davranış geliştirmek. 11-Sonuç olarak;insanlığın hayvanların miracına indiği bu doğa beldesinde; doğayı ve yaşadığı dünyanın; toprağını, gazını ve yağını abur cubur ve liyakatsiz hortumlayan, eriten ve insana hayvandan daha aşağılık değer veren insanlardan; doğada daha liyakatli yaşayan ve tüm yaratıklara yararlı, çalışkan, peygamber ahlaklı ve liyakatli nesiller yetiştirmek için; herkesi fıtratı ve olanakları oranında, zihinsel-bedensel düşünce ve eylemlerinin bileşkesini;peygamber ahlakının,hakikatin ve gerçeklerin kıblesine çevirmek üzere eğitmek ve öğretmektir.1, 2, 3 Çıkarsama;Tüm öğrencilerden 1-2 aylık sürede yazılı ödev olarak;soruların yanıtları alındıktan sonra, ders hocası tarafından öğrenci yanıtları tek tek incelenir.Önemli notlar alınır her soru için sınıfa doğru yanıt vermek üzere hazırlanır. Gerekirse bazı sorular gerekçeli değiştirilir, değişik sorulur veya kaldırılabilir. Verilen yanıtlar, ip uçları ile birlikte, öğrencilerle her sorunun realitesi, soruluş nedeni, amacı ve hedefi liyakatine oturtulmaya çalışılır. Yorum ve Sonuç;Bu gün verilen öğretim, öğrenim ve eğitim; uzak - yakın batının(Amerika ve Avrupa) , uzak doğu(Çin) ve yakın kuzeyin(Rusya) uygulamalara, gözlemlere , deneyimlere, denemelere dayalı toplumsal bilimlere ve nesnel verilere dayalı fen biliminin metriksi içindeki vahşi (doğal) eğitim ve öğretimdir. Asıl olan bilimi ilimin ve insanın içinde doğru konumlandırmaktır. Halbuki bugün yapılan öğretim, öğrenim ve eğitimle insanlar vahşi bilimin ve nesnel evrimin çarkları içine itilip;teknoloji üretilirken ahlaki yönden vahşileştiriliyorlar. Bu mantıktan hareketle bu gün insanları vahşileştiren yönetim, öğretim, öğrenim ve eğitim yerine daha insani-ahlaki merkezli, yönetim öğretim, öğrenim ve eğitimle yer değişmek gerekir. Çözüm; Orta çağ dinilerini tatmin edici bulmayan, sorgulayan ve değişmek isteyen batıdaki bilim bilginleri (bilim insanları?!) ortaçağ engizisyonları nedeniyle zorunlu olarak eski dinlerle olan bağları dini kurallara itaatsizlikleri nedeniyle dini laikle halktan uzaklaştırılmışlardır. Daha sonrada din laikliği ile; ortaçağ din ve yönetim ehli tarafından doğanın kucağına itilen bu doğa meraklısı ve öğrenme heveslisi insanların bilimi geliştirip halkı aydınlatmasıyla bu sefer halk dinde yakasını kurtarmak için tersinir laiklik ve yönetim sistemini getirmiş ve din tebaası yönetimlerini kısmen egale etmiştir. Papalar haklı olarak doğruluğuna inandıkları bir dine itaat etmeyen asileri (bilim insanları?!) laikle dışladılar ve haklıydılar. Kendilerini ve halkı tatmin etmeyen vaadi dolmuş dinden/lerden ve dini yönetimden yakasını kurtarmaya çalışan bu bilim bilginleri de (bilim insanları da) haklıydılar ve deniz düşen yılana sarılır hesabıyla haklı olarak insani yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarını, kendilerini (kişiliklerini) ve zihinsel, düşünsel ve batini hammadde hamurunu! vahşi-doğal veya yapay bilimselliğin; deneyimsel, deneysel ve kanıtsal farzlarına/kanunlarına dayalı olarak doğaya rötuşlatıp doğa ve bilimin hamuru içinde evrim yasalarıyla (vahşi doğa yasalarıyla) kendilerini ve bilinçlerini şekillendikleri için (vahşi yontma taş, cilalı taş…vb dönem insanı gibi) bilim ve doğayı ilahlaştırmış-fetişleştirmiş ve bu metriksi (doğa ve bilim kefenini) aşmaları da beklenemez. Onun için bunlar gerçekten bilim bilgini (bilim insanı?!) olup öldükten sonra yok olacağına inanırlar. Belki de bazı bilim bilginlerinin (bilim insanlarının!?) düşünce sistemi tamamen!! bilimin farzlarına dayalı olarak şekillenip hayata uygulandığı için bilimi ve doğayı fetişleştirerek doğal düşünüyorlar. Belki de bilen (inananlar/Rahmani alimler) bilmeyenin/lerin halinden anlayıp kendini doğru konumlandırmazsa bilmeyene helak olmayı hak eder. İnanıyorsanız üstün sizsiniz (ayet var). Doğal, vahşi, yapay bilim ve tüm enerji halleri insanın düşünsel değer yargıları ya da düşünsel batini kalp havuzu içindedir. İnsanların tüm değer yargılarını yapay bilimin (insani düşünsel kökenli keşif edilen bilimin tüm yasalarının düşünsel, eylemsel, nesnel... vb tüm zamanlardaki uygulama alanı) ve doğal bilimin (vahşi doğadaki acımasız bilimin tüm yasalarının düşünsel, eylemsel, nesnel... vb tüm zamanlardaki uygulama alanı) değer yargılarına veya içine; öğretim, öğrenim ve eğitimle rötuşlayarak sığdırmak; inananlığa zülüm ve liyakatsizliktir. Hiçbir bilim, yaratık… vb şey Kuran-ı Kerim'in değer yargılarını ve İslam dinini aşamaz, her şey yani tüm enerji-enerji halleri, varlıklar ve yaktıklar Allah CC'HUN ilmi dahilindedir. Ayetler ve hadisler vardır. Allah CC’HUN İnsanı denildiğinde tüm kişiliklerine ait işletim sistemleri etkileşimli çalışır durumdaki insan kast edilmektedir. Kısaca tüm kişilik çeşitleri, boyutları ve zamanları içeren Kuranda sunulan peygamber ahlakı, batını, zahiri, doğa ötesi, ilahi, yaşanmış, yaşanan ve yaşanacaklarla ilgili derli toplu mükemmel bilgi işletim sitemi/leri yüklü insan kast edilir. Bu insan tipinde; akıl ruhsal kişiliğin(ruhun) işletim sistemi, zekâ fıtrat-i kişiliğin (nefsin) işletim sistemi, Enesi-Egosu-Özgün olgun fıtratı-tercihi…vb kişilik sistemlerinin hepsi bir arada ve her an çalışır durumda diridir ve hazırdır. Ben uyurum kalbim uyumaz (Hadis var). Bilim; akıllı, zeki ve vicdanlı yaratıkların çevresine uyum, gelişim, çevresini ve kendilerini tanıma aracıdır. Bilgi ise bilim ve ilimin veri tabanıdır. Bilim yaratıkların geçici enerji yaşam döngüsünde deneyim, öğretim, öğrenim ve eğitime dayalı ortaya çıkardıkları ilim versiyonu ürünüdür. İlim, ezeli, ebedi ve Baki olan Allah CC’HUN Alim Sıfatına tabiidir ve ölümsüzdür. Aslında bilimin kökeni de ilimdir. Yaratıkların genetik, fıtratı, deneyimleri ve ilahi kökenli ölümlü ve geçici hayata uygulanan ilim versiyonuna bilim deniyor. Bilim ve ilim mürşit olamaz ancak araçtırlar. Ör.Peygamberler; Peygamber Ahlakı Münşidirler. Ünlü bilim uzmanları;sahalarının mürşididirler. İnsanlarda bilim ve doğa insanı değil Allah CC’HUN insanıdırlar. Onun için Bilim-İlim İnsanı, Bilim-İlim Adamı, Bilim-İlim Kadını Kavramları bazı insanlar için yanlış ve liyakatsizdir. Bilim Uzmanı, Bilim Eksperi, Bilim-İlim Ustası, Bilim ve İlim Alimi, Bilim Bilgini, Bilirkişi, Bilen Zat kavramları bazı insanlar için daha liyakatlidir. Bilim bilginin (Bilim insanın?!) düşünsel işletim sistemi sadece öğretilen bilim dalı işletim sistemli merkezli olup; düşünsel ve hayatsal tatbikatlarda diğer kişilik işletim sistemleri güdük kalmaktadır (otistik bilim kişiliği). Ruhbanlarda düşünsel işletim sisteminin merkezini Akıl, ruh ve vicdan işletim sistemi kişiliği işgal etmiş diğer kişiliklerin hepsi bu kişiliğin hükmündedir (otistik ruhban bilim kişiliği). Doğal kabilelerdeki kişiliklerde bilim bilginlerinden (bilim insanlarından) farklı olarak doğal koşullarla yaşayarak bugüne kadarki kavimce geliştirdikleri doğal düşünsel işleştim sistemi merkezli genellikle vahşi tabuların bileşkesindeki doğal kişilik işletim sistemleriyle yaşarlar. Diğer tüm kişilikleri bu doğal ve vahşi tabusal kişiliklere çekinik ve güdüktür (otistik doğal ve vahşi tabusal kişilik). İnsanların düşünce sistemlerini ve zihinsel alt yapılarını geçerli dini, akli, insani yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarından kopararak ya da İslamiyet’te ortaçağ dinleri ceketini ve iftirasını giydirerek;Müslümanları ve insanlığı sadece otistik doğa ve bilimin farzlarına rötuşlatarak doğayı ve insanlığı liyakatsiz kullanarak ya da kullandırarak bilimi ve doğayı fetişleştiren deccali kişilik, zihniyet ve sistemlerdir. Bu yöntemlerle geleceğin liyakatsiz, günah keçisi cahil katillerini yetiştirmektedirler. İnsanlığın en derin deccali ve kahpe rabliklerinin vebalini ve günahını; günah keçisi olarak kullandıkları mazlumlara, cahil insanlara ve hükmündeki Müslüman’ım diyen mazlum cahillere üsteleten hilkate garibesi çapulcu ilahlık makamındakilerdir. Kaldı ki, İslamiyet’te bazı halifeleri namazda yada kuran okurken canice, haince ve kahpece öldüren katiller bile idam edilmediler. Bir kavle göre hayvanlık-vahşilik ve insanlık arasındaki en önemli fark; hükmündeki;bilgiyi, olanakları, işi ve leşi liyakatli paylaşma ile doğru orantılıdır. Demirkuş 2009. Denemek için çek leşi gör işi. Ya da bayan hakları çıplaklıkla doğru örtünme ile ters orantılı olmanın bekçiliğini namuslu dürüst cahil yönetici insanlara yaptırtmak, Örneğin, baş örtüsünün hakikatine doğru empati duymadığı için, içine sindiremediğini itiraf eden dürüst ama din cahili politikacılar yetiştirmek ve bu mantıkla bu tip insanları İslamiyet’e karşı kullanmak deccallık ve kahpeliktir. Bu yüzden Müslüman’ım diyen bir ülkenin birçok başörtülü vatandaşların ahi alınarak gayri Müslimlerin insafına-vicdanına terk ve teslim edildiler. Siyasi veya siyasi olmasın kanunlar mazlum ve haklıları korumak için vardır. Batı, uzakdoğu ve yakın kuzey; var olan koşullarda zorunlu olarak eğitim sistemleriyle nesnel, eylemsel, bedensel ve zihinsel tüm yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarını, vahşi doğanın bilimsel farzlarına dayalı olarak budamak, yontmak ve şekillendirme gereği duymuş ve bilimin farzlarına dayalı bilim bilgini (bilim insanı!?) yetiştirmek zorunda kalmıştır. Ancak orta çağ döneminin vaadi dolmuş dini işletim sistemi hala bu bilim bilginlerinin (bilim insanların!?) bilinç altındaki boşluğu-nesnel ve zihinsel gen havuzlarını doldurmakta ve bu insanlar zihinsel bedenlerinin hala eski dinlerin metriksi içinde olduğunun farkında değiller. Dinin metriksi aşılmazdır!! Hadis var. Aslında bilimi insanın içinde (batini kalp, zihinsel havuz…vb) liyakatli, doğru ve ilişkisel konumlandırıp; bilim bilgini, bilim mühendisi, bilim uzmanı... vb insan, bayan, erkek yetiştirmek daha liyakatlidir. Ancak bu şekilde bilim insana araç olur yoksa batının dinden yakasını kurtarmak için yetiştirdiği bilim bilginlerinin (bilim insanlarının!?) hemen hepsi bilimi aşamaz yani bedensel ve zihinsel ürettikleriyle doğanın bir parçası olmaktan kendini/lerini kurtaramaz ve bilime-doğaya malzeme ve yem olmak zorundadır. kendini/lerini kurtaramaz ve bilime-doğaya malzeme ve yem olmak zorundadır. Kısaca bilim ve doğa insanlığın gelişimi için araç olacağına insanlığın hesaplanamaz nesnel ve düşünsel havuzları doğaya ve bilime liyakatsiz öğretim, öğrenim ve eğitimle yem, araç ve malzemem edilmektedir. İslamiyet’te bilim dinin içeriğinde ilimin dünyevi alt kümesidir. Din aşılmazdır. Hadis var. Batıdaki, kuzeydeki ve uzak doğudaki;cahi, liyakatsiz öğretim, öğrenim ve eğitim sistemlerinin sonucunda; medeni, bilimsel ve vahşi-doğal ahlaklı insanların ortaya çıkmasına neden olunmaktadır. Bu liyakatsiz öğretim, öğrenim ve eğitimle batıdaki orta çağ din-bilim çatışması ve zihinsel doku uyuşmazlığı mantığıyla bilimsellik yapay ve hayvani ahlak farzlarıyla; insanlarımız; İslami inanç, akli, insani geçerli ve hayırlı yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarıyla ters düşürülerek yapay olarak zihinsel ve yaşamsal doku uyuşmazlığı yaratılmıştır. Bu kadar harika çocuklardan bu kadar başarısız öğretmen, insanlar ve halklar neden çıkardığımızın nedenleri açık. Şimdi kaybettiklerimizi en liyakatli geri kazanmanın çözümlerini arıyoruz ve araştırıyoruz. Yani yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarımıza ait hiçbir özgünlük kalmadığı için özgün nefesimiz kesilmiş ve ülkemize tamamen batıya, kuzeye ve uzak doğuya;insandan bilimsel karpuz tarlası bekçiliği, işçiliği ve taşeronluğu yapılmıştır yada yaptırılmıştır. Batının yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarına hizmetçi bilim bilginleri (bilim insanları?!), işçiler ve sermaye sınıfı yetiştirmişiz ve yetiştiriyoruz. Bilimin insanı olmaz (israftır-liyakatsizdir), insanın bilimi olur. İnsan bilimden daha kapsamlı ve amaçlı bir yaratıktır. Bilimsellik ve bilim öğrenme aracıdır yol gösterici değildir. Bilim insanı-bayanı-adamı olmaz (batı için zorunlu geçerli kavram), bilim bilgini, bilim mühendisi, bilim uzmanı... vb erkeği veya bayanı olur. Batıda ki;alfabeler, harfler, bilimsellik ve rejimlerden alıntılar acelelikle olduğu gibi yani ıslah edilmeden ülkemize çiğ ithal edilerek, hiçbir özgün değer yargısı dikkate alınmadan batılı neye heveslenilmişse olduğu gibi ülkemiz insanına zorunlu bir çuval olarak giydirildiği için insanlarımız ne olup bittiğinin farkına varmadan İslam dini ile bilimi ve teknoloji arasında ilişki kurmadan laikle İslamiyet’e ortaçağ dinlerinin bilimselliğe tepkisinin bilimsel ceketi giydirilerek batılı yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarına yem olmuş ve bu günkü sonuçlara ulaşılmıştır. İnsanları liyakatsiz öğretim, öğrenim ve eğitim süresince; doğallaştıran, vahşileştiren, şeytani alimleştiren (iblisleştiren ve ), cahilleştiren; alfabelerin, dillerin ve lisanların yeryüzünde varlılığından emin olabilirsiniz ya da farkındalığını anlamamız gerekir. İnsanları liyakatli öğretim, öğrenim ve eğitim süresince; insanlaştıran ve peygamberi âlimleştiren alfabeleri, dilleri ve lisanları yeryüzünde geliştirmemiz insani bir farzdır. Çok ilginçtir ki; insanlık, çeşitli canlı ve cansız yaratıkları ıslah ederek evcilleştirmeyi başardı, ancak en önemli toplumsal iletişim aracı olan kavimlerin özgün; alfabe, dil ve lisanlarını; bilimsel, mantıksal ve akli prensiplere dayalı ıslah edici kayda değer örnek akademik ve bilimsel hemen hiçbir çalışma yapamadı. Toplumsal iletişim açısında insanlığın mantık ve akli iletişim basiretlerini bağlamayan, köreltmeyen yada vahşileştirmeyen tam tersine akışkanlık getiren peygamberi, akli ve mantıki ortak bir dil, lisan ve alfabe geliştirmeyi başaramadık. Uzaya açılmadan önce insanlığın buna acilen gereksinimi vardır. Geçmişte dünyaya hakimiyetini kuran kavimlerin dil ve lisanları bu gün etkinliğini kayıp etmiştir. Bu günkü hakim kavimlerinde; alfabeleri, dilleri ve lisanları aynı akıbete gideceklerinden şüphem yoktur. Onun hiçbir kavimin vahşi-doğal; alfabe, lisan ve diline taraf olmadan, modası geçmeyen insanlığın ortak payda peygamberi, dili, lisanı ve alfabesini; akademik, bilimsel ve uygulamalı çalışmalarla geliştirmeliyiz. Ör; yaban-doğal elmaları, yaban armutları, yaban inekleri, yabani atları, vahşi toprağı, vahşi çölleri... vb yaratıkları ıslah edebildik ve evcilleştirdik. Ancak vahşi dil, lisan ve alfabelerimizi ıslah edemedik ve evcilleştirmedik. Çözüm; Kavmin azınlığı ve çoğunluğu olmaz herkesin ve grubun fert bile olsa ya da vahşide olsa alfabesi, dili ve lisanı aslidir hiçbir bahane ile diğerlerine asimile ettirilemez. Tüm Kavimlerin Özgün Ana Dilindeki; Alfabe, Dil ve Lisanlarını Islah İçin Çözüm; Akademik seviyede; dildeki her kelime, bağlaç, kavram, deyim ata sözü vecize, sözleri hatta ithal edilmiş yazılı ve sözlü ata sözü her şey akademik disiplin ve sistematik mantık çerçevesinde dil, edebiyat, fen…vb tüm dallarda kulanım üzerine bölümlerinde ulusal ve uluslar arası seviyede;halka açık internet ortamı dahil, akademik çalışmalarla, toplu anket ve tartışmalarla farklı akli, mantıki, basireti açıcı... vb alternatifleri gerekçeleriyle ortaya konmalıdır. Kuranı Kerim ve Allah CC’Hun gönderdiği; kitap ve sayfalarında kullanılan; yazılı dil, mantık, ilişki ve okuma akışkanlığı dışındaki tüm gelmiş geçmiş; alfabe, lisan ve dillerin insanlığın mantıki ve akli iletişim basiretlerini vahşileştirici ve köreltici etkilerini kanıtlamak zor değildir. İnsanları yer yüzünde; vahşi, doğal, hayvani, insani, iblisi, peygamberi, şeytani çok çalıştırmanın hak edişleri arasındaki farkları ve farkındalıkları anlamaya çalışın.Fazla çalışmakla hak edişin sınırlarını düşünün. Hak edişle her şeyin elde edilemeyeceğinden emin olun. Hak edişine tapınma, hakkına tapınma, hakka tapınma, yaptıklarına tapınma ve Hak CC’HUNE tapınmalar arasındaki düşünce kaosu, kavram yanılgısı, düşünce yanılgısıyla kafa bulandırmayı ortaya atanların ve hayata uygulayanların bedbahtlığının farkındalığını alamaya çalışın. Peygamber ahlaklı;kardeşlik, öğretim, öğrenim ve eğitimle ilişkilendirin. Hayatın yaşam terazisi üzerinde iradi tercihlerimizin hasılatı yolcusuyuz. Demirkuş 2010 Bilim İslamiyet’te Müslüman'ın (insanın) yitiğidir (hadis vardır). Dini aşamazsınız yada din aşılmazdır (hadis vardır). Hiçbir şey İslamiyet'e aykırı değildir veya hiçbir şey İslamyeti'n dışında değidir. Sözde bazı cahil inanç ehli asırlarca helale aykırı şeyleri;gerçek imana ve dine aykırıdır diye insanlarımızı kavram ve düşünce yanılgısına sokmuşlardır. Önemli olan her şeyi İslamiyet’teki;helal, haram, mekruh, ifrat, tefritlerin…vb sınırlarına göre;gerçek eğitimle, insanlarda doğru-liyakatli konumlandırmak ve doğru tepkiler, alışık tepkiler (refleskler) ve davranışlar geliştirtmek/geliştirmektir. 21. Yüz Yılda, bilimi; insanların geçerli, doğru inanç, yapısal, özgün, ortak payda ve kültürel yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarıyla ilişkilendirerek sunmak öğretim, öğrenim ve eğitimin çok önemli farzlarından biri olmalıdır. Demirkuş 2009 Bizim yapacağımız bilim; Müslüman insanın esfeles-safilin çanağındaki yitiğidir(bu anlama yakın Hadis var). Doğayı, İnsanı, Şeytanı, Bilimselliği, Bilimi… vb her şeyi İslamiyet'te doğru konumlandırıp ilişkilendirerek; liyakatli öğretim, öğrenim ve eğitimle, insanların batını kalp, düşünce ve zihin sisteminde liyakatli, verimli, ilişkisel ve doğru çimlendirerek yeşerterek, hayatla ilişkilendirilerek ve güncelleyerek severek asimile ettirtip, peygamber ahlakıyla hayata uygulatmak ve güncelletmektir. |
| 2005 LAİKLİKLE İLGİLİ BEYİN FIRTINASI VE NADASI SORULARI |
| 2006 LAİKLİKLE İLGİLİ BEYİN FIRTINASI VE NADASI SORULARI 4-Bir fert, toplum veya dünya düzeninde;%70-%100 arası liyakatsizlik(yakışmazlık)olabilir mi? Ör;inanmaması gerekenlere kasten yapay himaye edilmiş, inanması gerekenlerde kasten ateist edilmişse dinin hali toplum gözünde ne olur? Yada bir din; münafıklara, din düşmanlarına ve çok yüzlülere işgal ettirilebilir mi? Farz edelim ki her şeyi tam tersine dizayn edilmiş bir fert veya toplum yaşıyor? Gerçekten yaşıyor mu/ yaşatılıyor mu? neden?! Somut bir örnek verebilir misiniz? Böyle kokuşmuş, deşifre ve malzeme bir toplumu dünyayı düzeltmek/onarmak mı? Yeniden yaratmak mı daha akılcı olur? Liyakatsiz (yakışmazlık) hiç bir şey cezasız kalmaz? Önermesi doğrumu? Değilse doğrusunu siz yazın. Çıkarsama:Rejimlerin hepsi dünyevidir ve yönetim merkezli olarak yaratıklara yaklaşır. Din peygamber ahlakı kurallar ve yapısal uygunluk merkezli yaratıklara yaklaşır. Din hem uhrevi hem de dünyevi olduğu için rejimler dinlerin metriksinde kurtulamazlar.Dini aşamazsınız(Din aşılmazdır)(hadis var). İşin ucunda laiklik bile olsa da inanç sahipleri dünyevileri genellikle işletim sistemlerinde uyutmaya kadirdirler.Münafıkların dünyalıkları için namaz kılmaları ve dini icra etmelerin asıl hikmeti burada yatar.. 1, 2 Öğrenci Yanıtları 116- A- Batıyı engizisyon metriksinden(ortamından) kurtarmak için benimsenen büyük laiklik aracı (Laiklikle batıl din cehaletinden insanlığa terfi etti) ;İnsana/lara, Kavime/lere ve devlete/lere yararlı olmayan din-yönetim sistemleri için aşılmaz bir uçurum-handikap, tam tersine ise;vazgeçilmez bir hizmet aracı olmalı önermesi ve temennisi doğrumudur? Neden? Yakın batıda antilaikliğe dönüş başladı önermesi doğru mu? B-Laik gelecekte;devlet ile liyakatli din ve fertler için köprü liyakatsizler için uçurum ve aşılmaz dere olmalı. Önermesinin eksiğini tamamlayınız. İpucu;Belki de, toplum ve devletin dininden hayır görenlerden yararlanması-hayır görmesi için; büyük laiklik (makro laiklik) ve küçük laiklik (mikro laiklik ) sistemini diriltmemiz ve revize etmemiz gerekecektir.Ferde özgü laiklik (mikro laiklik) işe yaramaz fertlerin inançlarının (inanç sahibi münafıkların, yaramaz insan münafıklarının, kapitalistlerin ve din-bilim-insan cahillerinin) afatından devlet ve toplumun kurtulması için uygulanmalıdır. Makro laiklik ise batıl işe yaramaz inanç sistemlerinin afatından devlet ve toplumun kurtulması için uygulanmalıdır. 1, 2, 3, 4, 5, Öğrenci Yanıtları 123-Bir din tarih boyunca her türlü rejimle yaşamayı % 99 ispatlamışsa ve bu kesinse; rejime musallat veya şer bir din muamelesini görüyorsa/ gördürülüyorsa;sizce sebebi ne olabilir? Laikliğin gerekliliği, dinde hayır görenlerin sayısı ve ön planda yer almayışları, multimünafık ve din muhaliflerinin rant-menfaatleri açısından, ekonomik ve siyasi bağımsızlık açısından düşünün,dini için devletini talan mantığı, devletini haraca bağlama mantığı. Çıkarsama:Rejimlerin hepsi dünyevidir ve yönetim merkezli olarak yaratıklara yaklaşır. Din peygamber ahlakı kurallar ve yapısal uygunluk merkezli yaratıklara yaklaşır. Din hem uhrevi hem de dünyevi olduğu için rejimler dinlerin metriksinde kurtulamazlar.Dini aşamazsınız(Din aşılmazdır)(hadis var). İşin ucunda laiklik bile olsa da inanç sahipleri dünyevileri genellikle işletim sistemlerinde uyutmaya kadirdirler.Münafıkların dünyalıkları için namaz kılmaları ve dini icra etmelerin asıl hikmeti burada yatar.. 1, 2, 3, 4 Öğrenci Yanıtları |
2008 LAİKLİKLE İLGİLİ BEYİN FIRTINASI VE NADASI SORULARI 94. I-Din siyasete malzeme olamaz siyaseti dine malzeme yapanlar vardır. Önermesini gerekçeli çürütünüz. |
2009 LAİKLİKLE İLGİLİ BEYİN FIRTINASI VE NADASI SORULARI 86.Bilimin ve İslamiyet’in ortak paydada örtüşmesi ve paydaki özgünlükleri açısında hiçbir çelişkisi yoktur. Önermesi Doğru mu, Neden? 2-3 önemli cümle ile; kanıtlamaya, çürütmeye ya da ilişkilendirmeye çalışınız. |
| 2010 LAİKLİKLE İLGİLİ BEYİN FIRTINASI VE NADASI SORULARI 14-Din-bilim-yönetim sistemleri arasında; laiklik hangi koşullar ve bedensel-zihinsel eylemlere köprü hangilerine uçurum olmalıdır? Kısaca Vahşi ve Doğal Laiklik sistemi;İnsanlığın, devletlerin…vb hayırlı bekası için işe yarayanlardan uzak işe yarmazların suçlarına ve günahalarına liyakatli yakın tuzak olmalıdır. Demirkuş 2008.Sorusunun yanıtı yerine doğru ve liyakatli oturtulmadıkça en az evrim kavramı kadar bu kavram insanları bir yerlerine oturtur. "Genellikle bilenlerin bilmeyenlere göre kendilerini yararlı konumlandırmaları farzdır".Demirkuş 2008. Yani alimin zalimin halinden, Ehillin cahilin halinden, İnananın inanmayanın halinden anlaması ve çözüm üretmesi daha evla ve doğaldir. İpucu;din, bilim ve yönetim sistemleri kavramlarını liyakatli ve algıda değişmezlik derecesinde doğru öğrenilmesinin mutlak gerekliliğine inanarak çözüm önerin. Yani Allah dinleri göndermeseydi veya bilim yapmayı yasaklasaydı dünyanın hali bu gün ne olurdu? Dinsiz ve inanç sapıklarıyla kaynaşan bir dünya düşünün. Dinler neden Allah CC. Tarafından gönderildi!! Ör.Adem AS. sabanı, Nuh AS. gemi yaptırmasaydı... vb yani peygamberlerine bilimle ilgili olan zanaatı ret ettirip bir hırka bir lokma önerseydi ne olurdu? 22. A-Din ve rejimlerin; fert ve toplum için var olması ile fert ve toplumun din ve rejimler için var olması arasında ne fark vardır? B-Günümüz yönetim sistemlerinde hangi alternatif uygulanıyor. C-Fert ve toplumun; dini ve rejimi mi olur yoksa din ve rejimlerin; fert ve toplumu olur? Neden? D-Fert ve Toplumun değişim arzusu ve zorunluluğu söz konusu olunca;rejim, din, kurum..vb hangi koşullarda toplumun gereksinimine uyum sağlaması zorunludur. E-Rejimin dinleştirilmesi ne zaman ve hangi koşullarda gerçek olur?1 F-Rejimin dinleştirilmesi ve hukukun ilahlaştırılması;cehalet tufanına neden olur. G-21.Yüzyılda bilim bilginlerinin (bilim insanlarının!?) din cahili olması toplumsal tufanlara neden olur. Önemelerinin, yanlışını, eksiğini veya daha doğru alternatifini sunun. Çıkarsama:Rejimlerin hepsi dünyevidir ve yönetim merkezli olarak yaratıklara yaklaşır. Din peygamber ahlakı kurallar ve yapısal uygunluk merkezli yaratıklara yaklaşır. Din hem uhrevi hem de dünyevi olduğu için rejimler dinlerin metriksinde kurtulamazlar.Dini aşamazsınız(Din aşılmazdır)(hadis var). İşin ucunda laiklik bile olsa da inanç sahipleri dünyevileri genellikle işletim sistemlerinde uyutmaya kadirdirler.Münafıkların dünyalıkları için namaz kılmaları ve dini icra etmelerin asıl hikmeti burada yatar. İpucu;Öğrencilerine, halka ve insanlara eksik empati (duygudaşlık) duyabileceğini, düşünün.1 |
| 2011 LAİKLİKLE İLGİLİ BEYİN FIRTINASI VE NADASI SORULARI 14.Devletimizin ve tüm insanlığın hayırlı bekası için;bilinçli, basireti açık, adil ve liyakatli laikliği fert, toplum ve sistem-yönetim bazında hangi kurallar sistemi ile uygulamaya koyardınız. İpucu;işe yaramaz yönetim, eğitim ve dinlerin devletten uzak tutmak. Cahil insan, din cahili, din-insan-millet münafıklarını egale eden, bunların tam tersi fert ve toplumları yeşerten-ön plana çıkaran ve motive eden laiklik kurallarını geliştirmeyi düşünün.Öğrenci Yanıtları İpucu:zorunlu nedenlerden dolayı laiklik batıda eski dinlerin ortaçağ uygulamaları; bilim bilginlerinin (bilim insanlarının!?) yakasını batıl dinden/lerden kısmen de olsa kurtarmıştır. Bu gün bu eski dinlere görülen din tehlikelidir revası İslamiyet’e iftiradır. Bundan emin olabilirsiniz. O dinlerin yönetimi veya şemsiyesine ya da işbirliğine bir daha bilimin emanet edilemeyeceğini düşünün. Çünkü siyasiler ve bilim insanları o acı sonuçları yaşamışlardır. Bu dinler bu gün İslamiyet’e tutunarak bilimi metriksine alma çabalarını olabileceğini düşünün. Bilimin dinden uzak tek başına hareket etmesi halinde;kendisine kara delik olabilecek haklı, geçerli ve güçlü inanç kesiminin olurunu yanında bulmasının avantajını insanlığın geleceği açısından düşünün.1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13 Öğrenci Yanıtları 59."Kötüler-kötülükler ve işe yaramaz gözükenler;iyilerin-iyiliklerin yararı hatırına yaşatılır". "Kanunlarda bunun için vardır".Demirkuş 2008 Önermesi bu günkü laik uygulamalarıyla örtüşür mü? Neden? Çözüm önerin. İpucu;1, 2, 3 65.Fert,toplum, devlet…vb, inanç sistemleri ile yaşantıları ve yaşadıklarını ilişkilendirerek yaşayamıyorsa ya da inancı ile yaşadıkları arasındaki ilişki kopuksa; 1-Ya inancı geçersiz 2-Ya inancının cahilidir 32-Ya inancının haindir 3-Ya hayatın cahilidir 4-Ya yaşadığı sistem onu inanç ve yaşantısı arasında kopuk ilişkili-bölücü düşünmeye zorluyor 5-Yada başka nedenler vardır. Farazi dünyada geçerli bir inanç sisteminin var olduğunu düşünün;bunun dışındakilerin hepsi geçersiz veya güdüktür. Laikliği hangi kriterlerle donatırsınız ki insanlar yaşantıları ve inancı arasında liyakatli ilişki kurabilsin? İpucu;orta çağ engizisyonundaki geçersiz inanç sistemlerinde ve dini yöneticilerden işkence çekmiş insanların laikle yakasını kurtarmalarını düşünün. Acı bir gerçek;inançlarınızla;biliminiz ve yaşantınız arasında hiçbir çelişki yok ama laiklikten dolayı siz geçerli olan inanç ve biliminizi derste ve yaşantıda ilişkilendirmeniz yasak? Diğer taraftan laikle geçersiz din ve inançlardan yakasını kurtarmış ve yaşantılarını daha rahat düzene koymuş halklar ve bilim bilginlerinin (bilim insanlarının!?) haklılık payını düşünün.Çözümler önerin. Çıkarsama;geçerli din, inanç ve yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarına karşı laikliğin icabetinin yetersizliğini, eksikliklerini ve cehaletini düşünün. 66.Bu günkü uygulamadaki gibi insanlar mı din ve devletin bir birine karışmaması ya da bölük-ayrı durması için her kes her an laikliğe bekçilik yapması gerekir. Sinerjitik (Uyumlu birliktelik) laiklik yasalarıyla; dinin/lerin, devletin/lerin, ferdin, halkların…vb birbirine uyumlu ve destekleyici hayat bulması, çalışması , koruması ve kötüye kullananlara engel olunması desteklenmelidir. Önermelerini ülkemiz koşulları ve sıkıntıları dikkate alınarak yapıcı eleştirniz. İp ucu;Vahşi ve Doğal Laiklik ilgili; soru, sorun ve çözümlerini inceleyiniz |