Bilimsel Araştırma ve Yayın Teknikleri
        Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
   Öğretmenlik Uygulamaları
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
          Okul Deneyimi II
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
Evrimin Mekanizmaları ve Bilimsel Kanıtları           Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
            Okul Deneyimi I
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
          Toplum ve Çevre
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
                Bilim Tarihi
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
Biyolojide Önemli Konular (Seçmeli II)
       Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
Biyolojide Önemli Kavramlar(Seçmeli I)         Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
Öğretim Teknolojileri ve Biyolojide Materyal Geliştirme             Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
    Özel Öğretim Yöntemleri II
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
    Özel Öğretim Yöntemleri I
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
           Fen Teknoloji ve Toplum
Prof. Dr. Nasip DEMİRKUŞ (OCAK 2008)
Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımlar      FTT , ÖÖYI , ÖÖYII, OTM, BÖKAV BSKON, BT , EV , ÇEV , ODI , ODII , ÖUYG BAYT



Fen Teknoloji ve Toplumla İlgili Bazı Beyin Fırtınası-Nadası; Ödev, Soru ve Etkinlikleri (2005, 20062007, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012)

Din
, Siyaset, Devlet, Laiklik, Rejim, Demokrasi
,
Çevre, Bilimsellik ve Evrim ile İlgili Sorular Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Öğretim Üyesi;
Prof. Dr. Nasip DEMİRKUŞ 2008


 Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımlar Dersini Nasıl İşleyeceğiz;

Kaynak I; Öğretimi Planlama ve Değerlendirme Yazar;Ş.TAN

A-Öğretim Strateji, Yöntem ve Teknikleri Ünitesinin Sunuları S.76-118
Düz Anlatım, Konferans, , Söylev, Demeç, Soru-Cevap, Problem Çözme, Gösterip Yaptırma, Mikro Öğretim, , Tartışma Yöntemi, Sempozyum, Seminer, Panel, Zıt Panel, Forum, Münazara, Beyin Fırtınası, Örnek Olay İnceleme, Sınıf İçi Uygulamalar, Rol Yapma, Drama, Eğitsel Oyunlar, Altı Şapkalı Düşünme Tekniği, Benzetim (simülasyon), Tutor Destekli Öğretim, Bilgisayar Destekli Öğretim, Gezi, Gözlem, Sergi, Görüşme, Ev Ödevi, Proje, Yansıtma, Deney, Ekip Öğretimi, İşbirlikçi Öğretim.
Öğretim Strateji, Yöntem ve Teknikleri Serdar ERDOĞAN & ERHAN KILIÇ S.76-118
Öğretim Strateji, Yöntem ve Teknikleri Ali ÇOBAN AKIN,Enver CANER,Fesih ÖZNUĞAN,Zeki AKSAK,Fatma BOĞA S.76-118

B-Öğretim Modelleri Ünitesinin Sunuları S.59-74
   Carroll’in Okullarda Öğrenme Modeli,Bloom’un Tam Öğrenme Modeli ve Gardner’in Öğretimde Çoklu Zeka Kuramı Nil ERTEKİN S.59-74
   Okullarda Öğrenme Modeli (Carroll’in )
   Tam Öğrenme Modeli (Bloom’un),
   Öğretimde Çoklu Zeka Kuramı (Gardner’in)

Kaynak II;
Eğitimde Program Geliştirme Yazar;Ö.DEMİREL

A-Program Geliştirmenin Kuramsal Temelleri Ünitesinin Sunuları S.17-47
   
Proğram Geliştirmenin Felsefi Temelleri Mehmet ŞAH S.17-27
   Program Geliştirmenin Psikolojik Temelleri Nevaf ABAY S.28-34
   Bilişsel Alan Kuramları ve Eğitim Programları Harun İRİŞ  S.37-47

B-Öğretim Modelleri Ünitesinin Sunuları S.17-64;
   Eğitim Programı Tasarımı Necati BUĞDAY S.47-57
   
Avrupa’da Yaygın Olan Program Modelleri Cihan SELİMOĞLU  S.57-64

C-Program Geliştirmede Yeni Yönelimler Ünitesinin Sunuları S.206-254
   Çoklu Zeka Kuramı Ali ÇOBAN AKIN S.206-212
   Etkin ve İşbirliğine Dayalı Öğrenme Fesih ÖZNUĞAN S.213-220
   Yaşam Boyu Öğrenme Cemil YAYLAR S.221-225
   Eleştirel Düşünme Tahir BENEK S.226-232
   Yansıtıcı Düşünme S.232-233
   Yapılandırmacılık ve Proje Tabanlı Öğrenme İrfan ERDİN S.233-237
   Beyin Temelli ve Basamaklı Öğrenme Abdurrahman İNAN S.240-247
   Kuantum Öğrenme Abdurrahman İNAN S.247-253

Kaynak III;Eğitim Psikolojis;Gelişim-Öğrenme-Öğretim Yazar;B.Yeşil Yaprak
A-Öğrenmenin Doğası Ünitesinin Sunuları S.154-179
   Öğrenmenin Doğası Alev ÜSTÜN S.154-173
   Öğrenmenin Doğası Sadreddin ARSLAN S.154-173
   Öğrenmenin Doğası Gülay ÇENGEL S.154-158
   Öğrenme İle İlgili Kavramlar Abdülkadir UÇAR S.155-165
   Öğrenmeyi Etkileyen Faktörler Ferdi ODABAŞI S.165-173

B-Öğrenmede Davranışsal Yaklaşımlar Ünitesinin Sunuları S.182-216
   Öğrenmede Davranışsal Yaklaşımlar Mehtap TURAN S.183-210
   Öğrenmede Davranışsal Yaklaşımlar Sevim ÇİFTÇİ S.183-202
   Davranışsal Öğrenmenin Temel İlkeleri Mehmet DOĞAN S.196-206

C-Sosyal Öğrenme Kuramı Ünitesinin Sunuları S.218-242
   Sosyal Öğrenme Kuramı Serdar ERDOĞAN S.219-235
   Sosyal Öğrenme Kuramı İlhan AYDOĞDU S.219-228
   Sosyal Öğrenme Kuramı Mahmut ÇAVUŞ S.219-223
   Modellerden Öğrenme Enver CANER S.224-235
   Gözlem Yoluyla Öğrenme Süreçleri Ali ÇOBAN AKIN S.232-237

D-Gestalt ve İnsancıl Yaklaşımda Öğenme Ünitesinin Sunuları S.244-274
   Gestalt ve İnsancıl Yaklaşımda Öğenme Erhan KILIÇ S.244-268
   Gestalt Kuramında Öğrenme YILMAZ TORUN S.244-257
   Pragnanz Yasaları Cemil YAYLAR S.251-259
   Yaşam Alanı Lewin ve Gestalt Selma Çelik S.258-268
   İnsancıl Yaklaşımda Öğrenme İrfan ERDİN  S.260-269

E-Bilgiyi İşleme Modeli Öğenme Ünitesinin Sunuları 276-306
   Bilgiyi İşleme Modeli Bedir ERMANOĞLU S.276-287
   Bilişsel Süreçler Ömer Faruk KOCAMAN S.289-299
   
Bilgiyi İşleme Modeli YASEMİN ÖZKUL S.276-283
 
  Bilgiyi İşleme Modeli TAHİR BENEK S.276-286
 
 Bilişsel Süreçler Abdurrahman İNAN  S.289-295
   
Bilişsel Süreçler Özlem CİHANGİR   S.289-299
   
Yürütücü Süreçler/Bilişi Yönetme Veysi YILDIZ S.297-303
    

    
- Zihinsel Yapılanma Kuramı
1-Gen, Beyin ve Sistem Temelli Öğrenme Modelini Öğreneceğiz.Demirkuş 2008
2-E18 Uygulama ve Öğretme Modeli, Demirkuş 2008
3-Doğal Kavram Kümesi Öğrenme Öğretme Modeli, Demirkuş 2008
4-Filimle Öğrenme Yöntemi
5-Öğrenme Modelleri ve Kuramlarının;Hedefleri, Bilimsel ve Tarihsel  İlişkisi
6-Eğitim ve Öğretimde Algıda Değişmezliğin Önemi
7-Öğrenme Öğretme Kuramlarının Uygulandığı Alanlar.

Dersi İzleme ve İşlemede Uygulanacak Yöntem;
  Piyasadaki bilinen temel kaynak kitapların (yaklaşık 7-8 kaynak kitap) hepsindeki; Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımları ile ilgili; model, yöntem, teknik ve stratejiler biraya tevhit edilerek aralarında ilişki kurulacaktır.

Konuları Fıtratına Uygun Olarak Özgün ve Sıradışı;

1-Günümüzden geçmişe,
2-Basitten karmaşığa, 
3-En iyi bildiğimizden en az bildiklerimize doğru,
4-Konunun fıtratına uygun geçmişten geleceğe veya gelecekten geçmişe doğru konuları işleyeceğiz.

Sonuç; Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımlarına karşılık gelen veya onlarla örtüşen;inanç, deneyim, eğitim ve değer yargılarımıza ait; kavram, bilgi, eylem, olgu ve süreçlerle yeni bir model sentez edilecektir.

Kısaca; en iyi bildiklerimizden hareketle, bulunduğumuz bilim ve tarih  koordinatlarından;Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımları açısından, konunun fıtratına uygun ilerlerken-hareket ederken;
1-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Değişmezleri,
2-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Değişkenleri ,
3-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Değişenleri,
4-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Geçişkenleri,
5-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Ortak Paydaları,,,,,,
5-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Özgünlükleri,
7-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Uygulama Alanları (Hayata ve Konulara Uygulanışı),
8-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Ders ve Konularla Eşleştirmenin Önemi, Mantık ve Kuralları Demirkuş 2008

  Çıkarsama;bu 8 maddede ki koşullu bilgiler, yeni teknolojik, biyolojik ve toplumsal gelişmelere ilave edilerek;tüm toplumsal değer yargılarımızdaki;"Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımlarına" karşılık gelen veya örtüşen;kavram, bilgi, eylem, olgu ve süreçlerle ilişkilendirilip; edinilen bilgiler ve varılan sonuçlar;bilimsel yöntem ve kurallarla disiplinize edilerek yeni bir model yani İnsanı Öğrenme ve Öğretme Modeli (Gen, Beyin Sistem Temeli İnsanı Öğrenme ve Öğretme Modeli ) ortaya konmaya çalışılacaktır.

Öğrenme Öğretme Modelleri ve Kuramlarının Ortak Paydalarını  Kategorize  Eden-Oluşturan Mantık Sistemlerine Dayalı  Makale ve Filmlerleri İlişkilendirerek İşleyeceğiz ve Edindiklerimize Bağlı Yorumlayacağız. 

 

ÖĞRENME ÖĞRETME KURAMLAR İLGİLİ ÖNEMLİ BAZI KAVRAMLAR VE MANTIK SİSTEMLERİ ÖRGÜSÜ
A-Kavramlar;Doğadaki olayları ve varlıkları gözlemleyerek bunlar arasındaki benzerlik, ayrıcalık, geçişken özellikleri; tecrübe ve deneyler yaparak bu özelliklere dayalı genellemeler yaparız.Bu genellemelere
kavram deriz.Örneğin, kütle-hacim maddenin özelliklerini ifade eden kavramlardır. Genellemelerimize verdiğimiz adlara bilimde kavram deriz. Kavramlarımız olmazsa bilgileri etkili bir biçimde anlamalıyız. Genellikle kavramlar varlıkların, olgu ve olaylar;benzerlik ayrıcalık ve geçiş karakterlerine göre çeşitli şekillerde sınıflandırılarak genellemelere vardıktan sonra bir veya birden fazla isim altında toplanır ki biz buna kavram deriz. Örneğin; enerji ışık.Bir kavramın özgün özelliklerinin sınırı ne kadar iyi çizilmişse o kadar iyi anlaşılır. Bir kavramı en mükemmel temsil eden model, şekil ve yöntem seçilmelidir. Kavram gruplarında yer alan kavramlar en güzel şekilde temsil edilmelidir. Bir armudu veya elmayı şekille göstermek ayrıdır. Cisim olarak göstermek ayrıdır. Bazı kavramlar sübjektiftir. Birkaç kriterle yaşatarak öğretebiliriz.Kavram: Doğadaki olgu, olay varlık ve herhangi bir şeyi anlam bütünlüğü açısından temsil eden kodlanışın ifade şeklidir. Bazen kavramların isim yüzleri vardır ıisimlerin kavram yüzleri yoktur(kavram olamazlar).
B- Eğitim:Fert ve Toplumda, istendik ( pozitif, negatif veya nötr) davranışların ortaya çıkması ve benimsenmesi için yapılan her türlü faaliyettir.Diğer bir deyişle; canlı varlıklara istendik düşünsel-bedensel davranışları kazandırmak için; yapılan iş ve verilen her türlü emektir.
Bireyin insan toplumuna ve doğaya yararlı olması amacıyla ideal ahlak ve kültür normlarına sahip kişilik olarak sosyalleştirilmesi sürecidir
Fert ve topluma/lara; güzel ahlak normlarını kavratmak-güncelletmek için; gerçeği/leri zamanın da doğru mayalamak veya mayalatmak için, yapılan her şeydir
veya İnsana;hayatında uygulayabileceği kadar; hakikatin ve güzel ahlakın mayasını zamanında -yeterince doğru çalmaktır. (Demirkuş 2006)
Bireyin insan toplumuna ve doğaya yararlı olması amacıyla ideal ahlak ve kültür normlarına sahip kişilik olarak sosyalleştirilmesi sürecidir.
Bazen eğitimle mutlak gerekli hedeflere ulaşmak için;toplumun değişime müsait olmadığı yada fıtratının zorlandığı konular da diyet-özel bağışıklık sistemini geliştirmek çok önemlidir yani bir konunu gerekliliğini anlamak için topluca geçici günaha davetin komikliği-gerekliliği. (Demirkuş 2007)

Eğitim;Akıl sahiplerinin, nefsini ve tüm sanal araçlarını doğru tanıtıp, toplum içerisinde; kendini liyakatli, namuslu ve dürüst konumlandırmasını insanlara kavratmak , öğretilenleri düşünce ve davranışlarında refleks haline getirtmektir.(Demirkuş 2008)
Çocuklarımızı ve öğrencilerimizi zamanında liyakatli eğitimle gerçek bilgilerle donatmazsak; onun yerine abur cubur bilgiler doluşur ve geleceğimiz tehlike altına girer. Toplumsal olarak geri ve cahil kalmanın bir sebebi de budur.
Gerçek eğitimle;zihinsel bedende; id, idol, değer yargıları, inanç değerleri, süper ve özgün egolar, gerçekler, doğa yasaları doğru konumlandırılmazsa sonuçta yanlış düşünce mantığına sahip kişilikler toplumda ortaya çıkar
Eğitim ve öğretimde de, olanaklarımız ölçüsünde:doğru kaynaktan/lardan, doğru bilgiyi-konuyu, doğru zamanda, doğru konumda-yerde, doğru yöntemle/lerle , doğru kişiye/ kişilere, öğrencinin güvenini kazanarak ve dersin önemini vurgulayarak;doğru pekiştirip ve hayatla doğru güncelleyerek sunmalıyız. Demirkuş, 2008

Eğitimin Hedefi;eğitim sistemlerini kullanarak, fert ve topluma kendisini(nefsini) doğru tanıyıp, dürüst ve namuslu konumlandırma güzel ahlakı aşılamak ve akıllı yaşamayı refleks haline getirmektir.
Eğitimle, insanların ve hayvanların hangi sanal araçlar ve sıfatların kontrolünde olduğunun: benzerlik, ayrıcalık ve özgünlüğünün; gerçek ve doğru farkındalığını kavramak ve uygulamak/latmaktır.

Eğitim ve Öğretimdeki Hedefimiz; varlıkların davranışlarını doğru okumak, insanlara doğru empati duymak ve doğru tepkiler-teknolojiler geliştirmektir.
 Öğrencilerimize Anabilim Dalımızda Verilen;Özel Öğretim Yöntemleri I-II ve Öğretim Teknoloji Derslerinde; sanal ve gerçek araçların kullanımını, materyal gelişimi öğretilirken: üretici bir zihniyet ve mantıkla; verimli öğretim yöntemleri uygulatılmaktatır.
    Çevre ve bazı biyoloji derslerinde sağlıklı, üretici çevre bilincini aşılamak ve refleks haline getirmek amacıyla kampus içinde plastik türevlerini toplama ve doğayı tanıma etkinlikleri yaptırılmaktadır.
Öğrencilerimize verilen bölüm ve servis derslerin de;öğrencilerin süper egolarının, öz egolarının, idlerinin, idollerinin geleceğe yönelik daha sağlıklı ve gerçekçi mecralara çekilmesi amaçlanmaktadır.
Özgünlük, çeşitlilik ve evrenselliğin hudutlarını: pozitif-istendik geliştirici bir anlayışla;devlet, millet ve halk düşmanlığını körükleyen tüm bilimsel, sosyal ve doğal;süreç ve olguları yorumlarına katarak; sinerjitik ve kök hücre zihniyetiyle evrensel çözümler üretimine yönelik zihinsel bağışıklık sistemlerinin geliştirilmesi. Diğer bir deyişle ülke ve dünya sorunlarına hür, pozitif yargılayıcı bir anlayış ve yorumla bakarken, faktöryel olarak çözüm üreten bir zihinsel beden geliştirilmesi hedeflenmektedir.
    Ülkemiz, çevre ülkeler ve giderek tüm orta doğu halklarının; birlik, beraberlik, çeşitlilik ve özgünlüğüne bütünleşik bir perspektiften bakmak. Bu noktadan hareketle dünyada ki tüm Müsrif-İlkel Teknoloji , Patojen, kültürel, teknolojik üretim ve değer yargılarına karşı zihinsel bağışıklık sistemleri geliştirilirken, faktöryel olarak doğaya, topluma ve geleceğe uyumlu alternatif çözümler üreten bir nesil amaçlanmaktadır. Ör. Sınırlı sevgi ve moral ile yaşamayı başaran (sevgi bağımlısı olmayan) ama çevresine sevgisini sadaka edebilen başat ve cevval bir nesil. Bu anlayışla öğrencilerin yaşadığı ortamda teknolojiyi de liyakatli kullanarak:inanç sitemlerini, nefretini, aptallığını, serseriliğini...vb tüm (pozitif, negatif ve nötr) özellik ve sıfatlarını insanlık ve doğa yararına;fıtratına uygun, doğru, etkili, verimli biçimde konumlandırma ve kullanma refleksini alışkanlık haline getirmeleri amaçlanmaktadır. Kısaca; gereksiz;süper egolara, öz egolarına, idlerine, idollerine kul olmayan, hür anacak zihinsel bedenindeki;inançları, değer yargıları, id ve idolleri;doğal ve bilimsel kanunlar kadar gerçek, doğru eğitimle dizayn edilmiş; liyaktli değişime hazır başat ve cevval bir nesil amaçlanmaktır. 


Kendini Tanımak:
zihinsel- bedensel araçlarını; tanımak, tüm güçlerini bilmek, kullanma becerileri derecesini doğru kavramak, insani, hayvani sıfatlar- araçları… vb doğru tanımak, uygulamak ve kullanmaktır.

Çıkarsama;
Aklın kontrolündeki iradesine emanet insanla, zekasının kontrolündeki iradesine insanlar arasındaki farkları düşünün. Hayvanların hepsi;gen zekasının ve içinde yaşadığı çevrenin sistem zekasının kontrolündedir.

Eğitimdeki Amaç:Eğitimdeki amacımız; beyni bilgiyi özümsemeye haz duyacak şekilde eğitmek, düşünürken de bilgi üretmektir (meyve vermektir).Bazı beyinler oruç tutar, bazıları yer, içer düşünür ve üretir. İnsan beynine zamanında mantıklı şeyler yerleştirmezsek, yaşadıkları ortamda bu boşluk abur cubur bilgilerle (hurafe) doluşur. Buna bağlı olaraktan gerçek bilgi üretemez ve sosyolojik açıdan; verimsiz özgün kişilikler ortaya çıkar.Doğal olan bu hudutlarda: fertten toplumlara;güzel ahlakın, iletişimin, sosyolojik çeşitliliğin [Müsrif-İlkel Teknoloji , Patojen(öldüren)istisnalar hariç] önemini-bereketini, birlik-beraberliğin bilincini ve zorunluluğunu, bilimsel verilere dayalı olarak kavratmaktır. Eğitimle pay (fert ve toplumun özgün özellikleri= aktif özgünlük) ve payda (fert ve toplumun ortak özellikleri=yarı aktif özgünlükler) arasındaki bilgi-sosyal ilişki-gen akışı ile nefes alan-hayat bulan çizginin belirginleşmesi  somut örneklerle gerekliliği kavratılması gerekir.
Bu açıdan:fert veya toplumlardan ;insanlık paydasını yutamaya çalışanlar patlar, yutturanlar kayıp olur;özgün payını; yutan/yutturanlar ise yok(asimile) olur. Dengedekiler hayat bulur. SANKİ BU DOĞAYA KONMUŞ BİR YASA GİBİDİR. Tanışasınız diye, sizi kavimlere ayırdık (Allah C.C.). Yerine ve önemine göre; birbiriyle bağlantılı olarak, önce evrensel eğitim daha sonra kişisel ve ulusal eğitim yapılmalıdır?. Bazen; evrensel ve ulusal eğitimlerin ilişkisi eş güdümlü verilmeli. Evrensel eğitim ulusal benlik ve kimlikleri asimile etmemeli.1, 2,

Eğitim ve Öğretim Arasındaki İlişkisi; eğitimin gerçekleşmesi için mutlaka verilmesi, aktarılması veya bilinmesi istenen bilginin;ya önceden bilinmesi, ya genlerinde kayıtlı olması yani yapısal bilmek(fıtraten bilmek) veya mutlaka öğretimle bilginin eğitilmek istenene aktarılması zorunludur. Öğretim kavramı öğretmekten gelir ve genellikle planlı ve programlı öğretim yapılır. Öğretimle, fıtraten bilinen veya herhangi bir şekilde öğrenilen-edinilen-kazanılan bilgilerin hayata kalıcı uygulanışlarının ve davranışların ürünü-sonuçları eğitimdir. Onun için öğretim genellikle eğitimin hedeflerine ulaşılması için mutlak gerekli ön basamaktır.
Öğretimsiz eğitim ya plansız, ya fıtratı ya doğal yada saldım bayıra çevre-doğa kayıra eğitimdir. Onun için gelişme çağında ki çocuklara doğru ahlaki ve doğayı tanıma bilgileri vaktinde verilmelidir. Aksi durumda gelişen çocuğun beyni ve bedeni rastgele çevreden abur cubur algıladığı bilgilerle Tarzanca -vahşice eğitilmiş olur.

Eğitim ve Öğretimin Amacı;en kestirme doğru yol ve yollardan insanları gerçeğe ve gerçekler iman ettirmek ve uygulatmaktır

C-Öğretim:
Öğretmek kavramından kaynaklandığı için;kısaca öğretim;verilmek istenen bilgiyi kusursuz öğretmektir.
Ancak bu gün yapılan uygulamalara dayalı öğretimin tanımı ise;doğadakivarlık, olay, olgu ve diğer tüm enerji hallerinin;özgünlükleri (varlık) -faaliyetleri  (varlıklar arasındaki dinamik süreçler) arasındaki ilişkilerine ait bilgilerden yararlanılansı amacıyla ;  bilgilerin, insanlığa devşirilmesi ve  uygulanmasıdır. Doğada var olan bilgilerin insanların anlayabileceği bir seviyede öğretilmesidir.Öğretimde çeşitli yöntemler kullanılır. Öğretimde bilgi aktarılırken (yöntem ve yöntemler kullanılırken) çeşitli araç-gereçler kullanılır ve öğretimle ilgili kavram ve kavramlar arasındaki ilişkiyi en güzel şekilde temsil eden materyaller ya doğrudan doğruya kullanılır ya da bunlara ait veriler teknolojik araç-gereçlerle öğretimde kullanılır. Diğer bir deyişle;Doğayı tanımak ve ondan yararlanmak amacıyla; Doğal ve yapay (insan ürünü ör: çizgi film)  bilgileri insana kavratmak ve uygulatmak için yapılan her şeydir. Doğada var olan bilgileri (varlıklar, olaylar, olgular, sistemler, kanunlar, kavramlar v.b) anlaşılabilir hale getirmek amacıyla çeşitli yöntem, araç-gereç ve teknikler kullanılarak  fert ve topluma planlı ve programlı bilgi aktarma sürecidir .

Öğretim: Doğayı tanımak ve ondan yararlanmak amacıyla; Doğal ve yapay (insan ürünü ör: çizgi film) bilgileri insana kavratmak ve uygulatmak için yapılan her şeydir. Ör; bugünkü teknoloji öğretimin ürünüdür. Doğada var olan bilgileri (varlıklar, olaylar, olgular, sistemler, kanunlar, kavramlar v.b) anlaşılabilir hale getirmek amacıyla çeşitli yöntem, araç-gereç ve teknikler kullanılarak  fert ve topluma planlı ve programlı bilgi aktarma sürecidir .

D-Öğrenme:Amaçlı veya amaçsız edinilen bilgilerin canlı varlıklarda; kalıcı ve hayatta bilinçli uygulanabilir hale gelmesidir.İnsan;kullanadığı/bildiği bilginin kadiri, kullanmadığı ve kullanamadığı bilgisinin hamalı, yanlış uyguladığının cahilidir(Demirkuş 2006).

E-Terbiye;bir bedende ve zihinde güzel hasletler ve ahlaki alışkanlık değerleri  refleks olarak ortaya çıkarmak üzere;edepli-insani-islami ölçüler çerçevesinde uygulanan disiplinler ve yapılan her şeydir.
Ör;İslamiyet’te yıllık farz 30 günlük oruçları dışında; Fıtratı oranın da (bünyenin kaldırabileceği kadar) haftalık, aylık ve 3 ayların sünnet oruçlarını tutmak...vb.
İslamiyet’in dışındaki;keşişlerin, uzak doğu ve Hint fakirlerinin bedeni terbiye etmek için, riyazetle yaptıkları eza ve cefalar gayri insanidir.
       Gerekirse öğrencilerimize ve çocuklarımıza sıra dışı olayları; kontrollü aşı dozunda yaşatarak, drama yaptırmak. Aşılanmak istenen olay ve süreçleri; tiyatrolaştırarak, sinemalaştırarak önceden “zihinsel-bedensel-eylemsel aşı” maksatlı ve dozda !!! planlı hazırlanmışlıklara katarak çok amaçlı yararlı bağışıklık ve refleksler geliştirmek.
        Kısaca, piyasadaki, batıdan, dünyanın herhangi bir yerinden gelen; abur-cubur çöplük ahlakı sosyal ve teknolojik ürünlerden, eksik veya yanlış terbiye eğitimi alan kişilerin zarar görmememsi için bu abur ve cubur çöplük ahlakı ürünlerin zayıflatılmışları veya öldürülmüşleri planlı hazırlanarak kişi fıtratı ve yaşının kaldırabileceği ve etkili olabileceği dozda verilmelidir.
       İslamiyet’te nefis terbiyesi adı altında büyüklerimizin (Hz.Gazali, Hz.Geylani, Hz. Hacı Bayram Veli ve Hacı Bektaşi Veli Hazretleri gibi) kendi nefislerine uyguladıklarını çocukların-gençlerin ve büyüklerin nefislerinin kaldırabileceği dozda eğitim ve öğretimde uygulamak olasıdır. Örneğin; fakirliği ve yokluğu doğru algılamak, doğru duygudaşlık duymak için oruç çok güzel bir örnektir. Bunu çocuklara-gençlere uygularken belli bir süre (gün-ay eğitilenin fıtratının kaldırabileceği kadar dozda) yoksullar ve fakir ailelerle yaşamayı zorunlu hale getirmek.


GERÇEK EĞİTİM VE ÖĞRETİMİN ÖNEMİ Etoloji,hayvanların, Psikoloji ise insanların davranışını inceleyen bilimdir. İnsanların ahlaki ölçüleri ne kadar etolojik, ne kadar psikolojik oluşu onların  evcil beyinleri hakkında bize bilgi verir. Kısaca ; ilkel ve gelişmiş; fert ve toplumların davranışları ne kadar hayvanlara benzerlik gösteriyorsa o kadar ilkel ve  negatif evrensel ahlak ölçülerine yaklaşmış  demektir. Öğretimin, eğitimin yerini alamadığı, ikisinin  birbirini tamamladığı kesindir.Kadınlar arası boks maçı yaptırıp zevk ve keyifle izleten zihniyet.Spor adı altında insanlara canı pahasına hayvanları bile sollatacak hareketler yaptırmaktan zevk alan zihniyete bir isim koymak gerek. Bir insan, davranışları itibariyle hayvanları ne kadar çok taklit ediyorsa, hayvanlara bir o kadar yakındır. Ahlakı da taklit ettiklerine benzeşir. Bunun tam tersi ise insanın, hayata daha yakın eğitimli kamil insan olduğunu gösterir.   
 
İnsanlardaki cimrilik, egoistlik, siyonizm, şovenizm, kibir, haset,...vb. KİŞİSEL VE TOPLUMSAL ahlaki değerlerin fertten toplumlara doğru; tarihteki acı örnekleri kavratmak gerekir. Örneğin; birlik ve beraberlik önemi için, tek bir ailenin kainattaki çaresizliği.  çeşitliliğin ve varyasyonun gerekliliğinin gerçeği kavratılmalı. Cimrilik, Karun misali malın olsa da çıkacak bir canın vardır. Tarihte;Çin,Firavun, Nemrut,Amerika Yerlilerinin katilleri,Lut Kavmi,Cengiz Han'ın ve Müsrif-İlkel Teknoloji , Patojen(öldüren)Teknoloji (Silah Teknolojisi)şahinlerinin;yanlış hesapları Bağdat'tan dönmüştür..vb  ahlak hastalarının, insanlığa pahalıya mal oluşu kadar,  bunlara yanlış tepkilerde belki daha pahalıya olmuştur. Eğitimde bu hazineyi çok  iyi kullanmalıyız. Doğadaki biyolojik döngü gibi toplumlardaki sosyolojik döngünün kırılmaması gerekir. 
İstisnalar hariç (insan), hiçbir biyolojik çeşitliliğin veya varyasyonun diğerine üstünlüğü yoktur. 1 Sanki;Doğal ve sosyolojik döngüdeki her çeşit; doğadaki varlık alfabesinin özgün bir harfi gibidir..Toplum olarak amacımız şu olmalıdır; Varlıkların bu ilişkiden zarar görmemesi için en iyi en kusursuz, ya da en az zarar veren ilişkiyi nasıl kuracağız. Kısaca doğadaki  döngülere (dijital-sanal, zihinsel, sosyolojik, doğal ve tüm enerji hallerine ait döngüler) zarar vermeden bu  verimli ilişki denklemini nasıl kurmalıyız . Mevcut durumdaki ilişki nelere zarar vermiş, veriyor ve verecek. Bu teşhis  mutlaka doğru yapılmalıdır.
Demek ki. fen, teknoloji, toplumu arasındaki ilişkiyi  ayrıntılarına kadar doğru teşhis etmeliyiz.  Geçmişteki  zararlı fanatik kaynaklardan çok iyi ders almalı ve yararlanmamız gerekir. O zaman bu üç kavram arasındaki doğru denklemin  ilişkilendirilmesi teşhis doğruluğuna  bağlıdır.nsanoğlu  genetik açıdan bugün doğal genlerinin açılım ürünleridir, yani insan genlerine henüz hayvanlar kadar müdahale edilmemiştir.  İnsan genlerinin % 99 maymunlarla örtüşür ve  %1!?si insanı insan yapan özgün genlerdir.20 yy da. hayvanlarda başlatılan genlerle oynama (1) ve yapay tohumlamanın insanlara uygulanması nükleer silahtan daha tehlikeli bir uğraştır. Güzel-dürüst insanlar yetiştirmesek, kontrolden çıkan bu çalışmaların sonucu gerçek ve sanal dünyamızda felaket depremlerinden-kasırgalarından daha zararlı etki yapar.İnsanlar doğayı ve gerçekleri gelecekte yaşayarak öğreneceklerdir. Genel eğitim içerisine; inanç, fen, teknoloji,sosyal bilimler vb. girer. Bu gün insan potansiyeli doğal genetik yapısının rotasındadır.  İnsan  genleri üzerine yapılacak ıslahatta hayvanlarında edinilen neticeler önemlidir. Çünkü gerek verimli ırklar gerekse hayvanat bahçesindeki hayvanlar belli bir aşamadan sonra doğal hayata uyumları geri dönüşümsüzlüğe ulaşır. New York  İkiz kulelerinin acısının bedeli; güçlünün sesini, öcünü ve haklılığını fazlasıyla  kabul ettirtmenin  paha biçilmez göstergesidir. Hedefte,uykuda bir bebek olsa bile!  
Varlık: Özgün enerji hali veya doğa ve doğa ötesinde çeşitli enerji halleri şeklinde özgünlükleri ile temsil edilen kişiliklerdir. Varlığın kişiliği, enerjinin ise  halleri vardır.

Gerçek: Değişme miktarı ihmal edilebilecek kadar minimum düzeyde olan
veya hiç değişmeyen varlık, olay, süreç, zaman, olgu ve kurallar bütünüdür. Kısaca; en az değişen veya hiç değişmeyen kavramlara gerçek denir. Gerçek yalanın tersidir, karşılığı yalan olmayan her şey gerçektir. Hayatta, değişmez, az değişen ve güdük gerçekler vardır. Örneğin, ölüm sonuç itibariyle değişmez gerçektir. Kanunlar az değişen gerçeklerdir. Belki de her kanun bir gerçektir, ama her gerçek bir kanun değildir.

Süreç ve Olgu ; Bir olayın veya olayların, kısaca herhangi bir şeyin zamana bağlı olarak başlangıçtan sona (geleceğe) doğru, giderken bu zaman dilimi içerisinde ki ilişkili olduğu bütün olaylar (zaman + olayların hepsi) ve denklemlerin tümüne süreç denir.Ör:İnsan yeryüzünden uzaya,çimlenme-doğum-yayılma sürecine girmiştir. Olgu:süreç+mekan, Ör. Güneşin BatıdaBatması bir olgudur.

BİLİM NEDİR?Doğadaki pozitif öncelikli (nesnel) bilgilere dayalı tüm bilim dallarındaki toplam bilgi ve uygulamaları içeren en kapsamlı kavramlardan biridir. Bilim, daha çok nesnel verilere dayalı olarak gelişip ilime doğru emekler. Daha çok öğretim kavramı ile ilişkilidir. Bilim varlıkları, olguları, olayları ve süreçleri tanımak için bir araçtır.
Bilim; varlık ve enerji hallari arasında öğrenme aracıdır.
Bilgi ise, bilimin veri tabanıdır.1

Bilgi: Doğadaki subjektif-objektif varlık(nesnel), olay ve olgularla ilgili genellikle duyularımızla  zihnimize özümsenen, alınan, giren  veya  zihinsel operasyonla  ürettiğimiz  ürünlerin  zihnimizde bıraktığı; dinamik anlamlı  imaj, kavramsal ve ilişkisel kalıntılardır. Bilinçli veya bilinçsiz edindiğimiz bilgileri zihnimize-belleğimize yerleştirip, gerekirse bu bilgileri kullanarak yeni bilgiler üretiriz. Kısaca bilgi; varlıklar hakkında bilinen veya  zihinsel olarak üretilen ve zihnimizde kodladığımız; anlamlı  imaj, kavram ve ilişkisel veri  halleridir. Bilgi, bilimin havuzu içinde yer alır. İşlenmesi ve hayata uygulanması için bilim gereklidir. Bir bakıma bilgilerimiz bilimin veri tabanlarını teşkil ederler. Bilim; varlık ve enerji arasında araçtır, bilgi ise veri tabanıdır.
Bilgi;insan zihninde, kavram, resim, şekil, imaj, ses, görüntü …vb şeklinde kodlanmış doğadaki varlık, olay olgu, süreç….vb şeylerin karşılığı olan enerji halleridir. İnsan ruhunda ise doğa ve hayvani-meleği doğa ötesindeki öğrenebileceği her şeyin ilim olarak meleği(kusursuz) yeterince karşılığı vardır.
Bilgi;bilimin(nesnel) ve ilimin(nesnel + sanal bilim) veri tabanı olan enerji hallerinin karşılığı gibidir.

*İnsan genellikle:bilginin;ya bilmezi, ya cahili, ya;alimi yada hamalıdır!! İnsan;doğru kullandığı bilginin alimi, kullanmadığının hamalı, eksik ve yanlış kullandığı bilginin cahilidir. Demirkuş 2008
*Çocuklarımızı ve öğrencilerimizi; zamanında gerçek bilgilerle donatmazsak, onun yerine zihinleri abur cubur-hurafe bilgilerle doluşur.
*Toplumsal olarak geri kalmanın bir sebebi de budur.
*Öğrencilerimizi sıfırdan, üniversiteyi bitirinceye kadar sadece fen ve sosyal bilimlerle ilgili bilgilerle donatmak yeterli değildir. Ahlaki yönden eğitici bilgi ve uygulamalardan (eğitimden) yoksun bırakmak geleceğimiz için büyük bir risk ifade eder.
.

Bilimin Meyvesi
:Ürettiği saanal ve nesnel teknoloji, bilgi, kültür...vb.
           İnsan;aklı, ruhu, nefsi ve zekasıyla bilim aracını kullanarak;benimsediği yaşama biçimi ve ürettikleriyle doğadaki (doğanın metriksinde=ortamında) çok şeyi öğrenip, kendi arzusuna göre;işleyip, devşirmek ve yansıtmaktadır.


ÖĞRETİM MODELLERİ;
Öğretime yönelik, uygulanan yöntemler, teknikler, yapılan etkinlikler,  uygulamalar…vb eylemlerinde, öğretmenlerin öğrencilere karşı neden ve nasıl davranmalarının gerektiğini gerekçeleriyle  bu davranışlarının öğrencileri nasıl etkileyeceğine yönelik kuramlardır.
Başlıca Öğretim Modelleri;
  I-Programlı Öğrenme
 II-Bilgisayara Destekli Öğretim
III-Bireyselleştirilmiş Öğretim Sistemi

IV-Temel Öğrenme Modeli (Glaser’in)

V-Buluş Yoluyla Öğrenme Modeli(Brune’in)
Bu model iki ana tema içerisinde değerlendirilir.
I-Zihin gücü ve edindiği bilgilerin artmasına bağlı olarak; kişinin buluş, deneme, doğal..vb yollar ile kazandığı tüm zihnisel beceri,zihnini kullanma bilgi ve yöntemlerdir.
II-Çocuğun dünyayı algılaması esnasında geliştirdiği temsili tasarım sistemlerini evreleri.
A-Eylemsel Temsil;Sözel, ikonik ve imgesel olarak ifade edilemeyen ve ifade edilmesinde sıkıntı çekilen ancak zorunlu olarak eylemsel olarak ifade edilen temsillerdir.Ör;piyanist piyano çalarken, hangi parmağını öncelikle basacağını adım söyleyemez, refleks olarak uygun şekilde çalar. Çocuklar evdeki eşya ve odaların yönlerini pek güzel tarif edemedikleri halde eylemde çok kolay oralara ulaşır.
B-Sembolik Temsil;Anlamayı temsil etmek için sembolleri kullanmasıdır. Ör;matematiksel semboller, müzik notaları, lisan alfabeleri gibi.
C-İkonik Temsil;Anlamayı temsil için kullanılan imgelerdir. Ör;Ateşi alev olarak, yolu çigi ve harita olarak imgelemsi.

Temsili Evrelerin Sırası;

Bruner'a göre; zihinsel gelişimde;eylemsel, ikonik ve sembolik sıra izlenir ancak öğrenmede bu sıralama zorunluluğu yoktur.
Buluş Yoluyla Öğrenmede Öğretim Süreci
Kuramın Birinci Öğesi;Öğrencinin öğrenmeye hazır bulunuşluğunu sağlayacak yaşantı koşulları hazırlanmalıdır.
Bunun iki öğesi vardır.
1-Öğrencinin keşif etme isteklerini harekete geçirmek.

2-Öğrenme süreci içinde bulunan öğrenciler desteklenmelidir. Öğretmenin doğru kavuzluğu, yönlendirici etkinlik ve uygulamaları yardımıyla öğrenciye zaman kazandırılmalıdır.

VI-Etkili Öğrenme Modeli (Salvin’in)
VII-Okullarda Öğrenme Modeli (Carroll’un)

A-Yetenek
: Bu modelde, öğrencide öğrenmenin tam gerçekleşmesi için, gerekli olan zaman olarak tanımlanmıştır.
     Bu gün uygulamadaki sınavlarla oluşturulan sınıflarda;öğrenme ile  yetenek arasında 0.70  bir korelasyon ilişkisi vardır. Öğrencilerin  fıtratlar ve yetenekler arsındaki bu çeşitliliğin ürünü olan  0.70  lik farkı  sıfıra indirgemek ve algıda değişmezlik dercesine ulaşmak için;1.,  2., ve 3. şıklarda belirtilen koşul, önerme ve çözümlerin her öğrenciye özgü  saflaştırılıp sadeleştirilmesi gerekir. 
Yapılan  araştırmalarda; aynı sınıftaki öğrencilerin yetenek dağılımı açısından;%5’i avantajlı, %5dez avantajlı ve % 90’nı benzer olduğu saptanmıştır.

B-Öğretimin Kalitesi;Öğretim için sunulan hizmetin her kese eşit olması bazı dezavantajlar ortaya çıkarır. Onun için mümkünse her öğrencinin eşik bilgi, yetenek ve fıtrat özgünlüklerini tatmin edici nitelikte öğretim hızmetleri korelasyon sistemini geliştirmek gerekir.
C-Anlama Yeteneği; Öğrencide öğrenmenin tam gerçekleşmesi için gerekli eşik bilgi ve yeteneğinin yeterli olması gerekir.
D-Öğrencinin Öğrenmeye Hevesle Ayırdığı Zaman (Sebat)
E-Okullarda  Öğrenmeye Ayrılan Süre, bu süre bazı öğrenciler için az bazıları için çok bazıları için ise yeterlidir.
VIII-Tam Öğrenme Modeli (Bloom’un)
Bu modelde, yetenek;öğrencinin bir üniteyi öğrenmesi geçen zaman olarak tanımlanmıştır.İdeal öğrenme koşullarının sağlanması halinde, öğrencilerin öğrenme farklarının bir birine benzeyeceği iddia edilmektedir.
Bu Modele Göre;öğrenme üç öğeden oluşmaktadır;

1-Öğrenci Özellikleri
A-Bilişsel Giriş Davranışları;Öğrenme için, ön koşul, alt yapı ve zeka seviyeleriyle ilgili davranışlardır.
a-Özel Bilişsel Giriş Nitelikleri;Ön eşik bilgilerine sahip olma niteliklerini içerir. Mat 2 için Mat.1 bilme
b-Genel Bilişsel Giriş Nitelikleri;yetenek ve zeka ile ilgili davranışlara sahip olmanın seviyesi ile ilgilidir.

B-Duyuşsal Giriş Özellikleri
;Üniteyi öğrenmeğe ve okula karşı; istekli  ve açık olması, başaracağına inancı ve güveni ile ilgilidir.
a-Okulla İlgili Duyuşsal Özellikler;Öğrencinin okula yönelik isteği, hevesi ve tutumlarını ifade eder.
b-Dersle  İlgili Duyuşsal Özellikler;Öğrencinin dersi sevip sevmemsiyle ilgili tutumunu ifade eder.
c-Akademik Benlik Tasarımı;Öğrencinin akademik olarak başarılı olacağına  inancı ve kendine güveniyle ilgili tutumu ifade eder.
    Bu modelde:öğrenci özellikleri;yani bilişsel ve duyuşsal özellikler (A ve B)  öğrenme ünitesindeki başarı etkisinin %65’ni açıkladığı iddia edilmektedir.
C-Psikomotor Özellikler ve Davranışlar(Fiziksel Beceriler); Öğrencinin fiziksel becerilere (el becerileri..vb) yatkınlığı...vb kapsar.

2-Öğretim Hizmetleri;Bu modelde, tam öğrenmede uygulanan stratejilerin seçiminde öğrencilerin bireysel öğrenme gereksinimleriyle önlem alınması gerektiği ve yararı vurgulanmaktır. Tam öğrenmede öğrencilerin derste kazanımların ve eksiklerin dersten sonra çeşitli ölçümlerle (öğrenmeyi izleme testleri ve biçimlendirme değerlendirmeleri, ilerlemeyi belirleyici testler, formative testleri) belirlenip öğrenme güçlüğü çekilen sorunlarına çözüm üretmenin önemi vurgulanmaktadır. Tam öğrenmeye ulaşıncaya dek bu yeniden eksikleri öğretme ve öğrenilenleri ölçmeye yönelik işlemlere devam edilir.
    Bu modele göre, Öğret hizmeti niteliğinin bilişsel başarıya  etkisinin  %25 (r=0.5)  olduğu iddia edilmektedir. Böylece öğrenci özellikleri ve öğretim hizmetleri öğrenci başarısının %90’ını etkilemektedir.


3-Öğrenme Ürünleri;öğretim hizmeti tamamlandıktan sonra, öğrenim düzeyleri, öğrenme hızı ve  duyuşsal ürünleri ve kazanım özellikleri  ifade edilmektedir.

IX-Bilgi İşleme Modeli (Gagne’nin)
Kendisinden önceki modellerin eksiklerini tamamlamak için ve insan zihni bilgisayarın bilgiyi kayıt aşamalarını benzetilerek (simule edilerek) geliştirilen modeldir.
Bu model şu sorulara yanıt arar;
1-İnsan zihni bilgiyi nasıl kazanır?
2-Ne kadar bilginin öğrenildiğini ne belirler?
3-Niçin bir kısım bilgiler uzun süre hatırlanır, diğerleri unutulur?
4-Daha fazla bilginin kazanılması ve hatırlanması için ne yapılmalıdır?
Kısaca bu model;insanın bilgiyi nasıl kazandığını, nasıl depoladığını, nasıl uyguladığını ve nasıl aktardığını ortaya koymaya çalışır.
Bu sorulara yanıt aramak için bu model aşağıdaki varsayımları kabullenerek çözümlere ulaşmaya çalışır.
Bu varsayımlar bu modeli diğer modellerden-kuranlardan farklı kılar.
Bu varsayımlar(kabulleniler);
-Bazı öğrenme süreçleri sadede insanlar özgü olabilir.
-Zihinsel olaylar incelemenin odağıdır veya olayların cereyan ettiği yerdir.
-İnsan öğrenmesi üzerindeki araştırmalar nesnel ve bilimsel olmalıdır.
-Bireyler öğrenme sürecine aktif olarak katılırlar.
-Öğrenme, mutlaka açık davranış değişmelerinde gözlenmesi gerekmeyen zihinsel çağrışım biçimini kapsar.
-Bilgi örgütlenmiş şekilde bulunur
-Öğrenme yeni bilginin önceden öğrenilmiş bilgi ile ilişki kurulduğu bir süreçtir.

Bu modele göre;insan zihninde öğrenmenin oluşumunu üç süreç şeklinde sınıflar.
1-Bilgi depolama
2-Bilişsel süreçler
3-Yürütücü süreçler (bilişi yönetme süreçleri)

X-Öğretimde Çoklu Zeka Kuramı (Gardner’ın)
Çoklu zeka kuramından yaralanılmasının nedeni, öğrencilerde belli bir zeka türünün  diğer zeka türlerine göre daha üst düzeyde olduğu beklentisinin olmasıdır. Bu modele göre zeka alanları dikkate alınarak eğitm hizmeti verildiğinde öğrenme daha kolay gerçekleşecektir. Modelde her insanın kendine özgü öğrenme yolunun olduğuna  ve insanların kendilerine en uygun zeka  alanlarını öğrenme aracı olarak kullanmasının öğrenme-öğretme sürecini  çok etkili kılacağına inanılmaktadır.
Modele göre Zeka;bir veya birden çok kültürel yapıda değeri olan bir ürüne şekil verme veya problemleri çözme yeteneği olarak tanımlanmaktadır.

     Modelde Çoklu Zeka Kuramı Zekayı 8 Alana Ayırmaktadır.

1-Dil Zekası;Dili kullanabilme, konuşma  ve yazma yeteneğidir.

2-Mantık ve Mekanik Zekası;sayısal ve akıl yürütme becerileri ile ilgili karmaşık ilişkileri kavarama ve soyut problemleri çözme  yeteneğidir.

3-Görsel-Uzamsal Zeka;Görselleştirilmiş nesneleri, doğru olarak algılayabilme ve yeni görsel  yaşantılar oluşturabilme becerisidir.Ör;çizim, resim, grafik görsel kavrama ve zihinde somutlaştırmadır.

4-Müziksel Zeka;Müzikle ilgili becerilerinin gelişmiş olmasıdır. Bu zeka türünün geliştiği insanlarda seslere karşı aşırı duyarlılık söz konusudur.

5-Bedensel Kinestetik Zeka
;Zihinsel koordinasyonla bedensel becerileri (psikomotor  becerileri) etkili bir biçimde kullanma zekasıdır.

6-Sosyal Zeka;Sosyal ilişkileri  etkili bir şekilde kurma, kavrama ve geliştirme ile ilgili zekadır.

7-Özedönük Zeka;Kentini tanımaya, algılamaya ve geliştirmeye  yönelik zekadır.  

8.Doğacı Zeka;Doğal çevreyi tanıyabilme ve anlayabilme yeteneğidir.




ZİHİNSEL  BEDEN;İlk kalp atışından ölüme kadar,ışık hızıyla düşünen beyin ivmesiyle genişleyen ve içerisinde; akıl, ruh, nesnel-sanal nefislerimiz, zeka , muhakeme, mantık…vb sanal-nesnel araçlarımızı içeren sanal-zihinsel veya kalp kapasitesidir veya zihinsel beden-sanal kalp havuzundur. İnsan havuzda sorunlarına-problemlerine çözümler üreterek, doğaya uyum sağlamakta güçlük çekmez.Gerçek eğitimle;zihinsel bedende; id, idol, değer yargıları, inanç değerleri, süper ve özgün egolar, gerçekler, doğa yasaları doğru konumlandırılmazsa sonuçta yanlış düşünce mantığına sahip kişilikler toplumda ortaya çıkar.İnsanlar aldığı besinlerin bir kısmını bedenine katar. Diğerleri dışkı olarak atılır. Bilerek ya da bilmeden;beş duyumuzla ve duygularımızla hazır aldığımız veya zihnimizde ürettiğimiz bilgiler; geçiçi zihin ön belleğine alınır. Bu bilgiler daha sonra zihinsel sindirim mekanizmalarıyla (kısmen zihinsel yapılanma kuramı) diğer bilgilerle ilişkilendirilerek zihinsel havuzumuzun bedenine katılır. İlişkilenen bilgiler kalıcı bellekte diğerleriyle bağlantı yaparak/yapılarak ya da özgün olarak asimile olur. Sindirilemeyenler yeniden düzenleme ile; ya yeniden kabullenilir ya askıya alınır ya unutulur (yok olmaz) ya da uykuda; rüya,sayıklama veya eylemle deşarj edilir. Alınan bu zihinsel besinlerle (bilgilerle) beslenen zihin bedenimiz; ışık hızından daha hızlı düşünen beyin ve zihinsel sanal araçlarımız bu hızla büyüyerek kainatı aşarak kendinden daha büyük zihinsel bedenlerin özgün sınırına ve frekanslarına ulaşır. Bu yol alışın rotası ve yönü; akli kurallara göre olursa gelişmiş insan zihin metrikslerine ulaşılır (Güzel Ahlak). Aksine hayvanların zihinsel metriksileriyle kenetlenerek primitif insan zihin tipi ortaya çıkar(Kuduz Ahlak). İstisnalar hariç bu insan tipinde zihin, bedenle uyur bedenle uyandığı için çocuk gibidirler.Genellikle beyninin % 10’u çalışır . Evrensel insanların kısmen, gelişmiş insanların zihni kalp gibi hiç uyumaz ve uykuda bile beyinlerinin zihin ayağı diridir. Bu insanların;beyni, zihni ve kalbi tam kapasite ile çalışır.Doğal insanların zihinleri uyanık ya da uyurda olsa doğa ile kenetlenmiştir (Koyun-Sürü Ahlakı).Normal insanların zihin ve bedensel uyanıklık ve beynini çalıştırma oranı bakımından melez ve hercai bir konum gösterir(Hercai Ahlak). Filimi izleyin.

ZİHİNSEL  YAPILANMA  KURAMI;Çocuklarımızı ve öğrencilerimizi zamanında liyakatli eğitimle gerçek bilgilerle donatmazsak; onun yerine abur cubur bilgiler doluşur ve geleceğimiz tehlike altına girer. Toplumsal olarak geri kalmanın bir sebebi de budur.
Gerçek eğitimle;zihinsel bedende; id, idol, değer yargıları, inanç değerleri, süper ve özgün egolar, gerçekler, doğa yasaları doğru konumlandırılmazsa sonuçta yanlış düşünce mantığına sahip kişilikler toplumda ortaya çıkar
    Eğitim ve öğretimde de, olanaklarımız ölçüsünde:doğru kaynaktan/lardan, doğru bilgiyi-konuyu, doğru zamanda, doğru konumda-yerde, doğru yöntemle/lerle , doğru kişiye/ kişilere, öğrencinin güvenini kazanarak ve dersin önemini vurgulayarak;doğru pekiştirip ve hayatla doğru güncelleyerek sunmalıyız. Demirkuş, 2008
     Hassas;toplum, halk, devlet, kurum, kuruluş ve insanların beklenmedik olaylara karşı zihinsel olarak hazırlıklı olması için,  kendisini bu olaya/lara karşı hazırlaması gerekir veya hazırlanması gerekir (zihinsel aşı) aksi taktirde zihinsel kabullenmedeki zorluklar nedeniyle; kendilerinden verim almaları azalır veya zihinsel sorunlar ortaya çıkabilir.filimi izleyin,  filimi izleyin
İnsan dışardan herhangi bir bilgi almaksızın  mevcut bilgi ve zihinsel  yapısını kullanarak , orijinal  ve özgün bilgiler (doğada olmayan veya olan) üreterek kendisini ve çevresini etkileme özelliğine sahip bir varlıktır.
    Mideye inen bir lokmanın sindirim sistemi kuralları ile bedene katılımı veya dışkı olma mantığı gibi; bedensel ve sanal duyularla zihine bilgiler;zihinsel yapılanma kuramına göre şekillenir. Yani diğer bilgi ve kavramlarla ilişkilenir. İlişkilenmeyenler uykuda-rüyada revize olur. Kısaca, öğrencilerimizin isteyerek, istemeyerek ve eğitimle duyularıyla zihnine giren bilgileri, zihnindeki diğer bilgilerle nasıl verimli ilişkilendirebiliriz.
    Zihnimize giren bilgilerin zihinsel dengemizi pozitif etkileyecek şekilde, zihinsel bağışıklık sistemimizi geliştirmeliyiz. Ör.sokakta-derste çıplak birini gördüğümüzde bunu zihnimizde nereye sığdıracağımızı, diğer bilgilerle nasıl ilişkilendireceğimizi bilemeyiz. Ör.Leopar adam: zihinsel işletim sistemi(ahlak sistemi-değer yargıları) leopar sanal dünyasıyla kenetlenmiş ve leopar olmak istiyor ve toplum içerisinde leopar dövmeli çıplak vücutla dolaşma özgürlük hakkını kullanmak istiyor.
Yani biz derste leopar beneklerini-dövmelerini yaptıran çıplak bir öğrenci gördüğümüz zaman onu eşleştirecek-eleştirecek alt yapıya-eşik bilgilere sahip değilsek haftalarca bir yere sığdıramayız. Böyle bir insanın davranışını diğer bilgilerimizle ilişkilendirmekte sıkıntı çekebiliriz. Ör.önemli-sevilen kişilerin ölümü, aşık olmak, yaşlanma, adet görme, menapoza girmek, ölüm, sevinç…vb dengesizlik yapar.
 Öğrencinin bu bilgiyi sıkıntısız zihnine doğru yapılandırması-yerleştirmesi veya sığdırabilmesi için alt envanterleri, eşik bilgisi ve zihinsel bağışıklık mantık sistemlerinin; uyanık ve hazır olması gerekir. Bu amaçla gerekirse gerçek hayatta, sanal ortamda, drama, zihnimizde yapay aşk yada ölmeyi düşünmek, yaşamak, yaşlanmayı düşünmek ve önlem geliştirmek …vb yöntemlerle ortamlar ve olaylar öğrencilere yaşatılmalıdır. Sokak ortasında leopar adamı, böcek yiyen adamı..vb yabancı kaynaklı kirliliğini tanımak ve pozitif zihinsel çözümler üretecek uygulamalar ve dersler açmak gerekir veya ah keşke benim olsaydı denilen bir şey ve beklenmedik ölümler dengesizlik yapar. Biz bunu/ları tolere edemezsek bunlar zihninizi uzun süre kendine tolere eder.
Zihinsel Bağışıklık sistemini sıhhatli bir şekilde uygulamaya koymalıyız. Bazen çocukların/örencilerimizin maksatlı olarak aşılanacak kadar hata yapmasına müsaade etmeliyiz. Steril Zihinsel yapıyla çocuk/öğrenci yetiştirirsek ileriki hayatta karşılaşacağı büyük dozlar zihinsel dengesizlik etmenleri çocuğun dengesini bozar.Filimi izleyin.
Bu amaçla;öğrenciyle önce beyin fırtınası ve nadası soru ve etkinlikleri yapıyoruz.

Zihinsel Yapılanma Kuramının Ana Çizgileri Şunlardır;
Gerçek eğitimle;zihinsel bedende; id, idol, değer yargıları, inanç değerleri, süper ve özgün egolar, gerçekler, doğa yasaları doğru konumlandırılmazsa sonuçta yanlış düşünce mantığına sahip kişilikler toplumda ortaya çıkar.
1- Dışarıdan edinilen bilgi önceki bilgilerle çelişmiyorsa zihindeki düzende belli bir sınıfa giriyorsa belleğe mal edilir, buna öğrenme süreci denir.
2- Dışarıdan edinilen bilgi sınıflamaya girmiyorsa zihinde dengesizliğe yol açar. Böyle bir durumda zihin yeniden yapılanma ve ayarlanma sürecine girer. Ön bilgilerle zihinsel yapılanma bu problemi çözmeye çalışır (Biyolojik açıdan vücudun içerisine tanıdık veya yabancı bir maddenin girmesine benzer.Yabancı ise vücuttaki savunma ve bağışıklık sisteminin tepkisi uyanır). Örneğin; çok sevilen bir insanın ölümü. Bu tip durumlarda zihinde dengesizlik yapar. Zihin; bu dengesizliği tolere etmezse (kabullenmezse, bir yere yerleştirmezse veya diğer bilgilerle uyumlu-kabullenir hale getirmezse) zihinsel dengesizlik ve bunalımla neticelenebilir.. Daha da ileri giderse bunun faturasını çok ağır öder. İnsanlar yaşantıları boyuncu zaten istese de istemese de, her zaman yeni bilgiler edindiği için. Bilgi özümleme ve kendi kendini ayarlama süreci ile zihinde yeni yapılanma süreci sürer gider. Verimli bir toplum olmak için;eğitimde zihinsel bağışıklık sisteminin geliştirilmesine önem verilmelidir (Demirkuş 2004).
   Zihinsel Bağışıklık;Ortaya çıkan yeni kültür ve ahlak hastalıkları nedeniyle, en az nesnel beden kadar zihinsel bedeninde bağışıklık sistemine gereksinimi vardır. Fert ve Toplumların, zihinsel alt yapı, eşik bilgi ve kapasite yönünde hazır olmadığı;olay, olgu, kültür davranış, bilgi..vb her şeye karşı ufak dozlarla kendisini aşılayıp hazırlaması ve çözümlerle önceden donatmasıdır. Ör; Özgünlüğümüzün zarar görmemesi için, batının yaklaşan kültür normlarına karşı zihinsel bağışıklık eğitimine gereksinimimiz vardır. filimi izleyin, filimi izleyin
    Bu ilginç, istenmeyen veya kötü insani davranışlar, ufak dozlarda öğrencilere aşılanarak (yaşatılarak, filimlerle, dramalarala...vb) gerekçesi öğrenciye kusursuz kavratılır. Amaç öğrencilerin veya çocukların zihinsel bağışıklık sistemini güçlendirmek üzere, bu istenmeyen insan davranışlarını;etolojik (hayvani-vahşi) davranışlarla ilişkilendirip;vahşi ve istenmeyen davranışların, zihindeki kıblesini ve uygulamaya etkisi, doğru davranışlara (güzel ahlak davranışlarına) tevhit etmeyi ve ilişkilendirmeyi refleks haline getirmeyi başarmaktır.
      Kısaca, piyasadaki, batıdan, dünyanın herhangi bir yerinden gelen; abur-cubur çöplük ahlakı sosyal ve teknolojik ürünlerden, eksik veya yanlış terbiye eğitimi alan kişilerin zarar görmememsi için bu abur ve cubur çöplük ahlakı ürünlerin zayıflatılmışları veya öldürülmüşleri planlı hazırlanarak kişi fıtratı ve yaşının kaldırabileceği ve etkili olabileceği dozda verilmelidir.
      Eğitim amaçlı zihinsel aşı ders, toplantı, etkinlik, uygulamaları …vb verilirken; ifrat, tefrit, zındıklık…vb günaha, suça zihinsel alt yapıyı tahrip-tahrik edici…vb liyakatsizlere kaçmadan hazırlanmalı ve heyetlerce-uzmanlarca yeminli kontrollerden sonra uygulamaya geçilmelidir. Ör.içki içilmeden de içkinin uygulamadaki (meyhane…vb) bedensel, sosyal ve kişisel zararlarının sonuçları;filmlerle, uygulamalardan çekilmiş acı-ders verici sonuçlar…vb şeklinde liyakatli ders alıcı dozları uygulama alanlarında verilebilir.
     Zihinsel bağışıklık sistemi geliştirmek için mutlaka o günahın işlenmesi gerekmez. Örneğin gazino ve pavyonu hiç görmeyen bir kişinin oralara doğru empati duyma olasılığı çok zayıftır.Ancak bir filimle edepli ve terbiyeli kurallar çerçevesin de zihinsel aşı amacı ile bu kavramların; bu yerleri ziyaret etmek istemeyen kişilerin zihnindeki anlam ve işlevleri doğru konumlandırılabilir.
      
3-İnsan dışarıdan herhangi bir bilgi almaksızın mevcut bilgi ve zihinsel yapı ile kendi kendini zorlayarak sorular üreterek ve çözerek yeni bilgiler üretebilir.Hatta yeni yöntemler üretebilir. İşte özgün bilgi üretebilmek özgün yöntem bulmak gibi sentezcilik böyle bir olaydır.
Beyin bilgiyi asimle(özümleme)eder1,2,3.
Eğitimdeki amacımız; beyni bilgiyi özümsemeye haz duyacak şekilde eğitmek, düşünürken de bilgi üretmektir (meyve vermektir).Bazı beyinler oruç tutar, bazıları yer, içer düşünür ve üretir. İnsan beynine zamanında mantıklı şeyler yerleştirmezsek, yaşadıkları ortamda bu boşluk abur cubur bilgilerle (hurafe) doluşur. Buna bağlı olaraktan gerçek bilgi üretemez ve sosyolojik açıdan; verimsiz özgün kişilikler ortaya çıkar.


Giren Bilgiye Karşı Zihinsel Tepki
I-Giren Bilgiyi Diğer Bilgilerle İlişkilendirir  ( örtüşür)
II-Giren Bilgi Kabullenilir (çakışır) (ilişkilendirilmeden,olduğu gibi kabullenilir)
III-Giren Bilgi Kabullenilmez (Çelişir)(uzun sure çözümlenmese insanda zihinsel dengesizlik yapar)
IV-Giren Bilgi Hatırda Tutulur (Askıya alma=Hatırda tutma)

V-Unutulur

Askıya alma (Hatırda tutma)
:Çevreden veya içten gelen bir durumla hemen hatırlama ile örtüşebilir.
1-Unutulur (hatırlanabilir);Bu bilgilerin zihindeki kalıntı kod, imaj, eylem...vb gerçek bilgiyi çağrıştırmaya hazır bekler. Çağrıştırıcı algınınca gerçek bilgi hatırlanır.
2-Bilinmeyen Olur (hatırlanamaz)
3
-Zihinle Uyum İçin Yeniden Yapılanıp Yerleşir
4-Uykuda veya Bilemediğimiz Durumlarda Revize olur.


Öğrenmenin Gerçekleşmemesinin Nedenleri;
1-Zihinsel bağışıklık sistemi zayıftır.
2-İlişkilendireceği alt yapı bilgisine sahip olmamasındandır.
3-Kavrama yetersizliği
4-Değer yargıları,süper egolara, id ve idollerine ters olması
5-Hasta olması
6-Diğer nedenler

 Zihin Kapasites-Zihinsel Beden veya Sanal Kalp Kapasitesi: ilk kalp atışından ölüme kadar,ışık hızıyla düşünen beyin ivmesiyle genişleyen ve içerisinde; akıl, ruh, nesnel-sanal nefislerimiz, zeka , muhakeme, mantık…vb sanal-nesnel araçlarımızı içeren sanal-zihinsel veya kalp kapasitesidir veya zihinsel beden-sanal kalp havuzundur. İnsan havuzda sorunlarına-problemlerine çözümler üreterek, doğaya uyum sağlamakta güçlük çekmez.


İNSAN;Işık hızından daha hızlı düşünebilen, akıl -ruh gibi hayvani-meleği doğa ötesini aşan zihinsel araçlar ve özgün nesnel bir bedene sahip varlıktır.Sanki; geçmişi ile vahşi veya doğal (Eskimolar, Pigmeler, Avustralya yerlileri, Amazon yerlileri ve diğer yamyam ve ilkel  Afrika ve diğer kıta kavimleri), bu  günü ile  yarı evcilleşmiş (yarı doğal) ve evcilleşmiş kavimlerden oluşmuş bir türdür. İnsan kavramı bir yönü (nefsiyle ve zekasıyla)  ile hayvansal karakterlerle kenetlenmekte (%99 Film izleyin genleri maymunlarla aynı ), diğer yönü (ruhu ve aklı; %1'lik ? genler insanın özgün evrensel sıfatlarına ait genlerdir) ile tam tersine güzel ahlak hasletlerine sahip  Melek’i bir varlıktır.
Işıktan daha hızlı düşünen insan; bedenen ve zihnen olgunlaşıp, en azında ışık hızında verimli ve pozitif şeyler üretmeye başlayınca geçmiş negatiflerini telafi edebilir:
Filimi izleyin.
İnsan;En küçük birimi verimli  bir erkek ve verimli bir dişiden oluşan; Işık hızından daha hızlı düşünebilen zihinsel olarak doğayı aşabilen, yüksek iletişim yeteneklerine,  en kötü - en iyi karakterlere sahip ve doğayı en çok etkileyen ve ondan etkilenen, zihnen bedenen ve kapasite bakımından  en gelişmiş varlık olarak biliniyor. 
Evrime teorisine göre:
İnsan; Homo sapiens sapiens  türüne ait yeryüzündeki tüm insan fertlerini içeren kapsamlı bir kavramdır. İnsanlar; genetik yapılarının yatkınlığına ilaveten, eğitim ve yetiştiği çevrenin ürünüdür.
Işıktan daha hızlı düşünen insan; bedenen ve zihnen olgunlaşıp, en azında ışık hızında verimli ve pozitif şeyler üretmeye başlayınca geçmiş negatiflerini telafi edebilir:
Evrensel İnsan:bedeniyle dik yürüyebilen, ayaklarıyla toprağa yapışık gezebilen, zekası-nefsiyle doğayı, aklı ve ruhu ile hayvani-meleği doğa ötesini kavramaya çalışan ve tercihlere dayalı yaşayabilen-bilinen en gelişmiş varlık olarak bilinir.


Öğrenme Açısından Doğadaki Herşeyi İnsanda Bir Reçete Gibi Okuyabilirsiniz
A-İnsan ruhu ve aklı itibarıyla doğa ve hayvani-meleği doğa ötesini kuşatan meleklerin bir parçasıdır.
B-İnsan sanal bedeni(zihinsel bedeni) ile doğayı-evreni kuşatan hayvanların bir parçasıdır.
C-İnsan nesnel bedeni ile canlıların ve canlı zekalarının bir parçası ve üyesidir.
D-İnsan kimyasal olarak cansızların ve kimyasal sistem zekalarının bir parçası ve üyesidir.
E-İnsan nesnel bedenin fiziksel partikülleri itibarıyla yani atom ve atom altı fiziki partikülleri, plazma boncukları…vb ile evrenin ve sistem zekalarının bir parçası ve üyesidir.
Kısaca insan, atomik olarak evrenin ve evrensel sistem zekalarının bir parçası ve üyesidir. Atomlarımız itibarıyla evrensel bir bendimiz var çünkü pek çok atomumuz dünyanın dışındaki kozmosa aittir
I-İnsan, nefsi itibariyle doğanın nüvesinin hemen her şeyi üzerinde taşır. Zeka işletim sistemi ile doğaya arif olmaya çalışır.
II-İnsan, ruhu itibariyle her şeyin nüvesinin ilmini üzerinde taşır. Akıl işletim sistemi ile her şeye (doğa ve hayvani-meleği doğa ötesine) arif olmaya çalışır.

III-Doğa ve doğa ötesinde her şey ilmin cüzi bir parçasıdır. O her şeyin alimidir (ayet var). İnsan cüzi bir ilme sahip varlıktır, güzel ve zayıf yaratılmıştır (ayetler var). Başta yer ve gök yapışıktı (ilmen yer ve göklerin çok yönlü yapışık olduğunu düşünün) biz onları bir birinden ayırdık. Her şeyi nurumdan yarattım. (ayet var)

İnsanlar Doğuştan
-Nefisleri ve zekası itibari ile hayvandırlar
-Ruhu ve Aklı itibari ile melektirler.
-Kişiliği itibariyle cahildirler.
-Sonradan kişiliklerini kazanırlar.
-Tercihleri itibariyle kendilerini ifade ederler.
-Dünyadaki uğraşlarında sadece doğa ve maddeyle ilgilenirseler(sadece nefsi gelişir) hayvanlaşırlar. Demirkuş 2008
Önermelerini eleştiriniz


Bilimi ve Doğayı Kullanışına Göre İnsan Toplum ve Devlet Kategorileri
   I-
ilkel (akli primitif) İnsan/toplum/devlet,
  II-Doğal İnsan/toplum/devlet 
 III-Çağdaş(asri) İnsan/toplum/devlet
 IV-Normal İnsan/toplum/devlet
  V-Evrensel İnsan/toplum/devlet
 VI-Gelişmiş İnsan//toplum/devlet
VII-Diğer İnsan/toplum/devlet   



İnsan, Doğa, Akıl, Ruh, Zeka ,Nefis ve Öğrenme İlişkisi;
Doğa ve hayvani-meleği doğa ötesi çevre içinde yer alan insanın;nesnel ve sanal (zihinsel) bedenlerinde yer alan nesnel ve sanal araçları içinde;nefis-zeka, akıl- ruh öğrenme ile çok yakinen ilgilidir.
A-Zekanın Bedendeki Ayakları Genler ve Beyindir. Zeka insanın nefisinin ve doğanın bileşenlerini öğrenme sanal aracıdır.
Zeka,;nefsin, nesnel ve sanal bedenininde doğayı öğrenmenin işletim sisteminin ara yüzü gibi işlev görür. Zeka ve nefis insanları nesnel ve sanal olarak vahşi doğal aleme doğru arif eder ve yol aldırır.
B-Akıl, Her Şeyin Nüvesini Taşıyan Ruhun İşletim Sistemi Gibidir. Doğa ve hayvani-meleği doğa ötesini öğrenmede ruhun işletim sisteminin ara yüzü gibi işlev görür. Akıl ve ruh insanları nesnel ve sanal olarak meleği aleme doğru yol aldırır.
C-İnsan Kişiliği; bu 4 temel sanal ve nesnel araçla (nefis-zeka, akıl- ruh) öğrendiklerinin hayata uygulayışında, iradesinin gücü ornında tercihleriyle yaşamaya gayret eder. Kişilik çocukluktan itibaren gelişmeye başlar. Yaş ilerledikçe olgunlaşır ve gelişir. Buluğ çağında sorumluluk taşıtılır ve yaptığı tercihlerden sorumlu öz egomuzdur.
Çeşitli kişilik boyutları vardır.

Gen, Beyin ve Sistem Temeli İnsanı Öğrenme Modeli (İnsanı Öğrenme Modeli) ;
Varlıklar çevreye uyum için öğrenme potansiyelleri ile (zekalarıyla)  uyumsal tepki göstermeleridir. Yani genlerine, beyinlerine veya sistemlerine (yaşayarak-yaratarak ) kayıt yaparak çevresine statik ve dinamik etkileşimli uyumsal tepki göstermeleridir. Bu kayıt, geçici, orta vadeli ve uzun vadeli olabilir. Ör. yerküresin de ilkel insanlardan kaynaklanan çevre sorunları, yer küresi sistemi ve diğer varlıklar(bitki, hayvan, diğer insanlar,  elektron, plazma boncukları, ışık sistemleri…vb genleri, beyinleri ve sistemleri ) tarafından kayıt edilerek çevreye  uyum çerçevesinde  ilkel insan genlerine tepki geliştirmiştir.  İlkel insanlar hariç, İnsanlık;akıllarıyla, ruhlarıyla, nefisleri, zekalarıyla (genleri, beyinleri ve sistem zekâlarıyla) olanaklarıyla, deneyimleriyle...vb yaşayarak ve gerekirse yaratarak (bilinmeyeni ve var olamayanları üreterek) uyumsal tepki göstermezse belkide yok olma eşiğine gelecektir.1,2

Zekadan Edinilen Kazanımlar (Zekayi Edinim ve Kazınımlar);varlıklar çevreye uyum için zekalarını kullanırlar. Zekalarının gücünü ilk yaradılışta/larında (ilk ortaya çıkışlarında) kendilerine verilen mekanik ve sanal alt yapılarıyla;doğal döngü sistemlerinde; gen ve sistem havuzlarına yaptıkları kayıtları çevreye uyum için hayata güncelleyerek ve uygulamaya koyarak geleceklerine verimli ilerlemeye devam etmeye çalışırlar. Yoksa hal değiştirirler veya ölürler. Doğal seçilim bu olayları izah etmede yetersiz kalmaktadır.

ZEKA NEDİR? Varlıklardaki meyveleri;çevreye uyum, değişim ve sistemde kararlı durağana ve dinamik dengelerde durma, doğru-hızlı algılama ve neticelendirme aracıdır. Canlılarda genetik/irsi ve çevresel kökenli , cansızlarda da öncel(önceki) sistem, bulunduğu çevre ve öncel varlık kökenli ortaya çıkan ve gelişen araçtır. Hemen hemen tüm varlıklarda bulunur.

CANLI ZEKASI (BİYOLOJİK ZEKA) NEDİR?