Bilimsel Araştırma ve Yayın Teknikleri
        Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
   Öğretmenlik Uygulamaları
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
          Okul Deneyimi II
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
Evrimin Mekanizmaları ve Bilimsel Kanıtları           Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
            Okul Deneyimi I
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
          Toplum ve Çevre
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
                Bilim Tarihi
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
Biyolojide Önemli Konular (Seçmeli II)
       Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
Biyolojide Önemli Kavramlar(Seçmeli I)         Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
Öğretim Teknolojileri ve Biyolojide Materyal Geliştirme             Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
    Özel Öğretim Yöntemleri II
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
    Özel Öğretim Yöntemleri I
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
           Fen Teknoloji ve Toplum
Prof. Dr. Nasip DEMİRKUŞ (OCAK 2008)
Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımlar      FTT , ÖÖYI , ÖÖYII, OTM, BÖKAVBSKON, BT , EV , ÇEV , ODI , ODII , ÖUYG BAYT, BMAT



Fen Teknoloji ve Toplumla İlgili Bazı Beyin Fırtınası-Nadası; Ödev, Soru ve Etkinlikleri (2005, 20062007, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012, 2013, 2014, 2015)

Din
, Siyaset, Devlet, Vahşi ve Doğal Laiklik, Rejim, Demokrasi
,
Çevre, Bilimsellik, Kavram ve Evrim ile İlgili Sorular Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Öğretim Üyesi;Prof. Dr. Nasip DEMİRKUŞ 2010


 Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımlar Dersini Nasıl İşleyeceğiz;

Kaynak I; Öğretimi Planlama ve Değerlendirme Yazar;Ş.TAN

A-Öğretim Strateji, Yöntem ve Teknikleri Ünitesinin Sunuları S.76-118
Düz Anlatım, Konferans, , Söylev, Demeç, Soru-Cevap, Problem Çözme, Gösterip Yaptırma, Mikro Öğretim, , Tartışma Yöntemi, Sempozyum, Seminer, Panel, Zıt Panel, Forum, Münazara, Beyin Fırtınası, Örnek Olay İnceleme, Sınıf İçi Uygulamalar, Rol Yapma, Drama, Eğitsel Oyunlar, Altı Şapkalı Düşünme Tekniği, Benzetim (simülasyon), Tutor Destekli Öğretim, Bilgisayar Destekli Öğretim, Gezi, Gözlem, Sergi, Görüşme, Ev Ödevi, Proje, Yansıtma, Deney, Ekip Öğretimi, İşbirlikçi Öğretim.
Öğretim Strateji, Yöntem ve Teknikleri Serdar ERDOĞAN & ERHAN KILIÇ S.76-118
Öğretim Strateji, Yöntem ve Teknikleri Ali ÇOBAN AKIN,Enver CANER,Fesih ÖZNUĞAN,Zeki AKSAK,Fatma BOĞA S.76-118

B-Öğretim Modelleri Ünitesinin Sunuları S.59-74
   Carroll’in Okullarda Öğrenme Modeli,Bloom’un Tam Öğrenme Modeli ve Gardner’in Öğretimde Çoklu Zeka Kuramı Nil ERTEKİN S.59-74
   Okullarda Öğrenme Modeli (Carroll’in )
   Tam Öğrenme Modeli (Bloom’un),
   Öğretimde Çoklu Zeka Kuramı (Gardner’in)

Kaynak II;
Eğitimde Program Geliştirme Yazar;Ö.DEMİREL

A-Program Geliştirmenin Kuramsal Temelleri Ünitesinin Sunuları S.17-47
   
Proğram Geliştirmenin Felsefi Temelleri Mehmet ŞAH S.17-27
   Program Geliştirmenin Psikolojik Temelleri Nevaf ABAY S.28-34
   Bilişsel Alan Kuramları ve Eğitim Programları Harun İRİŞ  S.37-47

B-Öğretim Modelleri Ünitesinin Sunuları S.17-64;
   Eğitim Programı Tasarımı Necati BUĞDAY S.47-57
   
Avrupa’da Yaygın Olan Program Modelleri Cihan SELİMOĞLU  S.57-64

C-Program Geliştirmede Yeni Yönelimler Ünitesinin Sunuları S.206-254
   Çoklu Zeka Kuramı Ali ÇOBAN AKIN S.206-212
   Etkin ve İşbirliğine Dayalı Öğrenme Fesih ÖZNUĞAN S.213-220
   Yaşam Boyu Öğrenme Cemil YAYLAR S.221-225
   Eleştirel Düşünme Tahir BENEK S.226-232
   Yansıtıcı Düşünme S.232-233
   Yapılandırmacılık ve Proje Tabanlı Öğrenme İrfan ERDİN S.233-237
   Beyin Temelli ve Basamaklı Öğrenme Abdurrahman İNAN S.240-247
   Kuantum Öğrenme Abdurrahman İNAN S.247-253

Kaynak III;Eğitim Psikolojis;Gelişim-Öğrenme-Öğretim.Önce Genel Soruları İnceleyiniz; 1, 2
Yazar;
B.Y.YAPRAK
A-Öğrenmenin Doğası Ünitesinin Sunuları S.154-179
   Öğrenmenin Doğası Alev ÜSTÜN S.154-173
   Öğrenmenin Doğası Sadreddin ARSLAN S.154-173
   Öğrenmenin Doğası Gülay ÇENGEL S.154-158
   Öğrenme İle İlgili Kavramlar Abdülkadir UÇAR S.155-165
   Öğrenmeyi Etkileyen Faktörler Ferdi ODABAŞI S.165-173

B-Öğrenmede Davranışsal Yaklaşımlar Ünitesinin Sunuları S.182-216
   Öğrenmede Davranışsal Yaklaşımlar Mehtap TURAN S.183-210
   Öğrenmede Davranışsal Yaklaşımlar Sevim ÇİFTÇİ S.183-202
   Davranışsal Öğrenmenin Temel İlkeleri Mehmet DOĞAN S.196-206

C-Toplumsal Öğrenme Kuramı Ünitesinin Sunuları S.218-242
   Toplumsal Öğrenme Kuramı Serdar ERDOĞAN S.219-235
   Toplumsal Öğrenme Kuramı İlhan AYDOĞDU S.219-228
   Toplumsal Öğrenme Kuramı Mahmut ÇAVUŞ S.219-223
   Modellerden Öğrenme Enver CANER S.224-235
   Gözlem Yoluyla Öğrenme Süreçleri Ali ÇOBAN AKIN S.232-237

D-Gestalt ve İnsancıl Yaklaşımda Öğenme Ünitesinin Sunuları S.244-274
   Gestalt ve İnsancıl Yaklaşımda Öğenme Erhan KILIÇ S.244-268
   Gestalt Kuramında Öğrenme YILMAZ TORUN S.244-257
   Pragnanz Yasaları Cemil YAYLAR S.251-259
   Yaşam Alanı Lewin ve Gestalt Selma Çelik S.258-268
   İnsancıl Yaklaşımda Öğrenme İrfan ERDİN  S.260-269

E-Bilgiyi İşleme Modeli Öğenme Ünitesinin Sunuları 276-306
   Bilgiyi İşleme Modeli Bedir ERMANOĞLU S.276-287
   Bilişsel Süreçler Ömer Faruk KOCAMAN S.289-299
   
Bilgiyi İşleme Modeli YASEMİN ÖZKUL S.276-283
 
  Bilgiyi İşleme Modeli TAHİR BENEK S.276-286
 
 Bilişsel Süreçler Abdurrahman İNAN  S.289-295
   
Bilişsel Süreçler Özlem CİHANGİR   S.289-299
   
Yürütücü Süreçler/Bilişi Yönetme Veysi YILDIZ S.297-303
    

    
1-Zihinsel Yapılanma Kuramı
2-Biyolojik/Canlı ve Sistem Temelli Öğrenme Modeli (Gen, Beyin, Zihin ve Sisteme Dayalı Öğrenme Modeli 0, 1, 2, 3, 4)  (Demirkuş, 2009);
3-E18 Uygulama ve Öğretme Modeli, Demirkuş 2008
4-Doğal Kavram Kümesi Öğrenme Öğretme Modeli, Demirkuş 2008
5-Filmle Öğrenme Yöntemi
6-Öğrenme Modelleri ve Kuramlarının;Hedefleri, Bilimsel ve Tarihsel  İlişkisi
7-Öğretim, Öğrenim ve Eğitimde Algıda Değişmezliğin Önemi
8-Öğrenme Öğretme Kuramlarının Uygulandığı Alanlar.

Dersi İzleme ve İşlemede Uygulanacak Yöntem;
  Piyasadaki bilinen temel kaynak kitapların (yaklaşık 7-8 kaynak kitap) hepsindeki; Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımları ile ilgili; model, yöntem, teknik ve stratejiler biraya tevhit edilerek aralarında ilişki kurulacaktır.

Konuları Fıtratına Uygun Olarak Özgün ve Sıradışı;

1-Günümüzden geçmişe,
2-Basitten karmaşığa, 
3-En iyi bildiğimizden en az bildiklerimize doğru,
4-Konunun fıtratına uygun geçmişten geleceğe veya gelecekten geçmişe doğru konuları işleyeceğiz.

Sonuç; Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımlarına karşılık gelen veya onlarla örtüşen;inanç, deneyim, eğitim ve yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarımıza ait; kavram, bilgi, eylem, olgu ve süreçlerle yeni bir model sentez edilecektir.

Kısaca; En İyi Bildiklerimizden Hareketle, Bulunduğumuz Bilim ve Tarih  Koordinatlarından;Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımları Açısından, Konunun Fıtratına Uygun İlerlerken-Hareket Ederken;
1-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Değişmezleri,
2-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Değişkenleri ,
3-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Değişenleri,
4-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Geçişkenleri,
5-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Ortak Paydaları,
5-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Özgünlükleri,
7-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Uygulama Alanları (Hayata ve Konulara Uygulanışı),
8-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Ders ve Konularla Eşleştirmenin;Öncelikleri, Önemi, Mantık ve Kuralları Demirkuş 2008

  Çıkarsama;Bu 8 maddede ki koşullu bilgiler, yeni teknolojik, biyolojik ve toplumsal gelişmelere ilave edilerek;tüm toplumsal yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarımızdaki;"Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımlarına" karşılık gelen veya örtüşen;kavram, bilgi, eylem, olgu ve süreçlerle ilişkilendirilip; edinilen bilgiler ve varılan sonuçlar;bilimsel yöntem ve kurallarla disipline edilerek yeni bir model yaniBiyolojik/Canlı ve Sistem Temelli Öğrenme Modeli (Gen, Beyin, Zihin ve Sisteme Dayalı Öğrenme Modeli 0, 1, 2, 3, 4)  (Demirkuş, 2009);ortaya konmaya çalışılacaktır.

Öğrenme Öğretme Modelleri ve Kuramlarının ortak paydalarını  Kategorize  Eden-Oluşturan Mantık Sistemlerine Dayalı  Makale ve Filmlerleri İlişkilendirerek İşleyeceğiz ve Edindiklerimize Bağlı Yorumlayacağız. 

Eğitim Fakültelerinin Başlıca Asli Görevleri, Amaçları ve Hedefleri Neler Olmalıdır?
-İnsanların; kendilerini, sanal araçlarını, sıfatlarını ve nefislerini liyakatli tanımak,
-İnsanları;doğa-doğa ötesindeki geçerli, gerekli bilgilerle fıtratlarına uygun yeterince donatmak
-İnsanlara;doğru öğrendiklerini peygamber ahlakıyla yaşantılarına (hayatına) liyakatli uygulama alışık tepki (refleks) ve alışkanlıkları kazandırmaktır.
-21.Yüz Yılda bilimi insanların(fert, toplum, kavim... vb bazında) geçerli, doğru inançsal, yapısal, özgün, kültürel... vb diğer değer yargılarıyla ilişkilendirerek sunmak öğretim, öğrenim ve eğitimin çok önemli farzlarından biri olmalıdır. Demirkuş 2009
-Eğitim fakültelerinin birinci görevi var olan geçerli ve gerekli bilgileri iştahlandırıcı bir dizaynla insanlara sunmak ve gerekirse bilgi üretmektir.
-Fen fakültelerinin öncelikli görevi bilgi üretmek ve bilgileri iştahlandırıcı bir dizaynla insanlara sunmaktır.

Öğretim, Öğrenim ve Eğitimde; Sanal ve Nesnel Ders Materyali Bilgi Doküman Havuzu Oluşturmanın Basamakları/Aşamaları;
1-Gerekli ve geçerli; tüm nesnel ve sanal kaynaklı bilgilerin doküman havuzunu oluşturmak,
2-Ders materyallerini; uygun yöntemlerle ve örneklerle ilişkisel eşleştirerek güncel rehber bilgilerle donatmak,
3-Gerekirse bilgi, envanter, materyaller, yöntemler sanal ve nesnel araçlarla donatılmış eğitim mutfağı kullanılarak materyaller geliştirmek,
4-Sunulacak gerekli bilgilerin; hedeflerini, dokümanlarını ve olanaklarını uygun eşleştirerek ortaya koymak,

5-Etkili öğretim amacıyla sanal-nesnel olanaklar, materyaller ve yöntemlerle ilişkilendirerek beyinleri iştahlandırıcı sanal-nesnel-yarı nesnel; sunu, etkinlik, deney, uygulama, animasyon, film, anlatım, gösteri…vb;hazırlanır, oluşturulur, düzenlenir veya kurulur.

Eğitim Fakültelerinde Verilmesi Gereken Mutlak Gerekli Dersler ve Gerekçeleri;

1-Öğretim Teknolojileri Materyal Tasarımı ve Geliştirilmesi Dersi
2-Özel Öğretim Yöntemleri I ve II Dersleri
3-Fen Teknoloji ve Toplum İlişkisi Dersi
4-Okul Deneyimi I, Okul Deneyimi II ve Öğretmenlik Uygulamaları Dersleri
5-Eğitilen İnsanların toplumu eğitirken ve bilgileri hayatına uygularken;
A-Kendilerini doğru tanıma ve topluma doğru duygudaş olma(empati duyma), amacına yönelik uygulamalı dersler konmalıdır.
B-Fert ve toplum ya da  insan sıfatlarını, kendi özünü-fıtratını tanımaya yönelik uygulamalı dersler konmalıdır.
C-Yani fert ve toplumların ya da insanların kendilerini eksik ve yanlış tanımalarının, konumlandırmalarının, sıfatlarını liyakatsiz kullanmalarının toplumsal tufanlara neden olduğu yaşanmış örneklerle ve gerekçeleriyle öğretilmelidir. Bu amaca yönelik uygulamalı dersler konmalıdır.
D-Öğrenci;sıfatlarının kötüye kullanmasının hatasının acısını ya da telafisinin hangi boyutlara varılacağını bilmelidir.Bundaki amaç, kendini-çevresini doğru tanıyıp-doğru değerlendirip doğru konumlandırmak, insani sıfatlarını doğru, liyakatli ve dürüst kullanmaya haklı olarak inandırılmalıdır.Bu amaca yönelik bilimsel çalışmalar yapılmalı, dersler açılmalı ve ders kitapları yazılmalıdır.
E-Olanaklarını, bilgilerini, beden dillerini, tepkilerini, seslerini … doğru ve liyakatli kullanma–ilişkilendirme alışkanlık ve alışık tepki (refleks)lerini kazanmalarına yönelik uygulamalı beşeri eğitim dersleri konulmalıdır. Batının derleme, deneyim, kurgu…vb şeylerine dayalı mevcut eğitim kitapları bu hedefe ulaşmakta yetersiz kalmaktadır.

İnsanlığın Varoluşsal Şekilleniş, Özgünlük ve Özelliklerinin Farkındalığını Kavramasının Önemi
1-İnsanın nesnel,sanal araçları, özellikleri ve fıtrat-nefis çeşitleri konularını gerekçesiyle öğrencilerimize öğretmek.
2-Kişilerin(kişisel) insani, özgün ve baskın sıfatlarını mutlak tanımak ve bilmenin gerekliliğini, zorunluluğunu gerekçeleriyle öğretmek ve hayata uygulatmak. Nefsini tanıyan rabbini tanır (ayet vardır)
3-Toplumsal, düşünsel ve doğal çevresinde hayır görmenin farzlarından biride onları doğru ve gerçekçi öğrenme olduğunu gerekçeleriyle bilmenin önemi öğretilmelidir.İlim Müslüman’ın yitiğidir (hadis)
4-Yaşam döngüsünde hayır görmesi için, peygamber ahlakı işletim sistemini kabullenmek ve yüklenmeyi alışık tepki (refleks)-alışkanlık haline getirmeyi gerekçeleriyle öğrencilere öğretmek ve uygulatmak.
5-Evdeki-ailedeki, okuldaki, iş yerindeki, fertlere karşı sorumlulukları ve mutlak yapması gereken işler ve uyması gereken kurallar gerekçeleriyle ikna edilerek verilmeli ve uygulamalar yaptırılmalıdır.
6-Karşı cins ve arkadaş edinme kuralları ve mutlak prensipleriyle ilgili dersler uygulamaları gerekçesiyle verilmelidir.
7-Sokakta her türlü abur-cubur yenmeyeceğini, her türlü giyim ve davranışta bulunulmayacağını gerekçeleriyle örnek eğitici gerçek hayattan ifrat, tefritlerden kesit filmlerle ve uygulamalarla denemeler yaptırılarak ikna edilerek eğitim verilmelidir.Sınırsız hürriyet, liyakatsiz radikaller, cehalet, ifrat ve tefrit insanın peygamber ahlakının kara delikleri gibidirler. Demirkuş 2009
İpucu;sokakta ifrat, tefrit ve hayvaniliğe kaçan; yemek yemenin, çıplak-erotik giyinmenin, cinsel duygularını sergilemenin hayvaniliğinin gerekçelerini gerçek filmlerle ve uygulamalarla gösterip eğitim verilmeli. Başkalarının maymun iştahlı, nefsi emarelere sahip oluşu, kötü nazar edişleri, insanların yanlış anlaması, insanlara kötü örnek olunması, gereksiz dikkat çekilmesi…vb gerekçeleriyle verilmeli.

X-Tüm ahlakı kurallar ve sokak ahlakı kültürleri, argoların kullanım yerleri gerekçeleriyle öğrencilere doğrusu verildikten sonra, uygulama tercihleri öğrencilere ve insanlara bırakılmalıdır.
Özel not;Totaliter önlem değil de (özel haller hariç) sokak ahırları, aşk-sevgi ahırları..vb üniversite ve sokaklarda açılmalıdır.

Öğretim, Öğrenim, Eğitim ve Aile Yaşam Döngüsünün Peygamber Ahlakıyla İlişkilendirilişi.
Islah Edici (Boyun Eğdirici), Eğitici, Terbiye Edici ve Öğretici Olmanın Liyakatli Boyutları-Konumları (Islah Edici/Boyun Eğdirici, Eğitici, Terbiye Edici ve Öğretici Farkını Karıştırmamak Gerekir).
1-Peygamberler; modası hiçbir zaman geçmeyen yada hiç bir zaman demode olmayacak ve insani yaşam döngüsünün mutlak gerekli peygamberi ahlakı reçetesinin modelleri olarak öğretici, yaşatıcı, hayata güncelleyici mürşitleri ve eğiticileridirler.Yaşantılarıyla örnek olmuşlardır. Islah edici(boyun eğdirici) değildir.
2-İnsanları, yaratıkları, doğayı... vb her şeyi eğitici-terbiye edici-Islah edici (boyun eğdirici) olan Allah CC’HUDUR.
3-İnsanlarda hayvanların ve doğal-vahşi hayatın kısmi ıslah(boyun eğdirici) edicileridirler. Kısmen çocuklarını terbiye ederler. Islah etmezler. İnsanlar hayvanları, çevreyi ve doğayı Kısmi (bereketli hudutlarda/peygamber ahlakı çerçevesinde) Islah (boyun eğdirici) edicidirler. Bu ıslahatı peygamber ahlakı çerçevesinde yapmazlarsa bugünkü gibi çevre sorunları ortaya çıkar.
4-İnsanların: eşlerini, hem cinslerini, çocuklarını veya diğer canlıları; eğitmek, terbiye etmek ve ıslah etmek kavram yanılgısı ve cehaleti nedeniyle günümüzde çok sorun yaşanmaktadır.
A-Eşinizi ıslah edici, terbiye edici, ve eğiticisi   değilsiniz oda sizin değildir.
B-Bir insani aile olmak için;o sizin eksik parçanızı tamamlar  sizde onun eksik parçasını tamamlarsınız.
C-Her biriniz fert olarak tek başına yarsım insan sayılırsınız.
D-Bir birinizin eksiğini tamamlayıcı ve idarecisisiniz.
E-Bir birinizle karşılıklı haklarınızı elde etmede rekabette/rekabetle değil zaruretten ve gerekliliğin keyfiyetinde bir aradasınız.
F-Bu bilince dayalı yaşanmış-yaşanan örneklerle, uygulamalarla, etkinliklerle ve  peygamber ahlakıyla öğrenciler eğitilmeli

Öğretim, Öğrenim ve Eğitim Arasındaki İlişki ve Özgünlükleri;
1-Öğretim kavramı öğretmekten gelir ve genellikle planlı ve programlı öğretim kast edilir.
-Öğretim eğitimin maksatlı bir ön basmağıdır.
-Öğretimsiz eğitim ya plansız, ya fıtratı ya doğal ya da saldım bayıra çevre-doğa kayıra eğitimidir.
-Öğretim genellikle eğitimin hedeflerine ulaşılması için mutlak gerekli ön basamaktır.

-Öğrenmenin gerçekleşmesi için yapılan her şeye öğretim denir.
-Öğretim öğrenmenin gerçekleşmesiyle tamamlanır.
2-Öğrenme;bir şeyi öğretirken/öğretilirken öğrenen kitlenin öğrendiklerini hayata uygulayabilir ve güncelleyebilir durumunda öğrenmiş ise öğrenme gerçekleşmiş demektir.
-Öğretimle, fıtraten bilinen veya herhangi bir şekilde öğrenilen-edinilen-kazanılan bilgilerin hayata kalıcı uygulanışlarının ve davranışların ürünü sonuçları öğrenmedir.
3-Eğitim ise öğrenilenlerin yaşantıya uygulanabilir alışkanlık ve alışık tepki (refleks) davranışları haline getirilmesiyle amacına ulaşmış olur.
-Eğitimin gerçekleşmesi için mutlaka aktarılması veya bilinmesi istenen bilginin;ya önceden bilinmesi, ya genlerinde kayıtlı olması yani yapısal bilmek(fıtraten bilmek) veya mutlaka öğretimle bilginin eğitilmek istenene aktarılması zorunludur.

Sonuç Olarak;İnsanlık çocuklarına, gençlerine ve yetişkinlerine peygamber ahlakının önemini, kurallarını, kendini ve doğayı tanıma bilgilerini vaktinde vermelidir.
-Aksi durumda gelişen çocuğun, gencin ve yetişkinin; beyni ve bedeni rastgele çevreden abur cubur algıladığı bilgilerle Tarzanca -vahşice eğitilmiş doğa insanı olurlar.
Genel anlamda eğitim;yaratığa kazandırılmak istenen davranışları alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirilmek için yapılan her şeyin; öğretim, eylem, olay, süreç ve olgular…vb toplamına eğitim denir.


Öğretim, Öğrenim ve Eğitimin Asgari Temel ve Esas Amaçları;

1-Asgari sindirim sisteminin besinlerden yararlandığı kadar; Beynimize ve zihnimize giren bilgilerden yararlanmak.
2-En kestirme doğru yol ve yollardan insanları gerçeğe ve gerçeklere iman ettirmek ve uygulatmaktır.
3-Yaratıkların davranışlarını doğru okumak, insanlara doğru empati duymak ve doğru tepkiler-teknolojiler geliştirmektir.
4-Eğitimle, insanların ve hayvanların hangi sanal araçlar ve sıfatların kontrolünde olduğunun: benzerlik, ayrıcalık ve özgünlüğünün; gerçek ve doğru farkındalığını kavramak ve uygulamak/latmaktır.
5-Kendini doğru tanıyıp doğru değerlendiren ve konumlandıran, yararlı sanal-gerçek üretim yapan peygamber ahlaklı nesiller yetiştirmektir.
6-Beyni bilgiyi özümsemeye haz duyacak şekilde eğitmek, düşünürken de bilgi üretmektir (meyve vermektir). Bazı beyinler oruç tutar, bazıları yer, içer düşünür ve üretir.
7-İnsan beynine zamanında mantıklı şeyler yerleştirmezsek, yaşadıkları ortamda bu boşluk abur cubur bilgilerle (hurafe) doluşur. Buna bağlı olaraktan gerçek bilgi üretemez ve toplumsal açıdan; verimsiz özgün kişilikler ortaya çıkar.
8-Doğal olan bu hudutlarda: fertten toplumlara;peygamber ahlakının, iletişimin, toplumsal çeşitliliğin önemini-bereketini, birlik-beraberliğin bilincini, zorluklarını ve zorunluluğunu bilimsel verilere dayalı olarak kavratmaktır.
9-
A-Eğitimde pay;fert ve toplumun özgün özellikleri= aktif özgünlüktür.
B-Payda;fert ve toplumun ortak özellikleri=ortak aktif özgünlükleri temsil eder.
C-Pay ve payda arasındaki liyakatli hayat çizgisi;özgünlükler arasındaki bilgi-toplumsal ilişki-gen akışı ile nefes alan-hayat bulan liyakatli iletişim çizgisinin önemi-gerekliliği belirgin ve somut örneklerle kavratılması gerekir.
D-Azınlık ve özgünlüğün doğal demokrasideki yeri konusunda kavram, düşünce ve yanlış tepki yanılgısı siyasette uygulanmaktadır.
Hemen her kavimin doğal kültürleri, dilleri, inanç tercihleri, ırkları, deri renkleri…vb özgünlerinden dolayı Dünya’nın hemen her yerinde başka yerli kavimlerin yaşam yerlerinde-yurtlarında sayısal azınlık veya çoğunluk kolonileri şeklinde bulunduğu için;bu konuda yapay ve liyakatsiz olan doğal-vahşi demokrasi azınlık insan kavramına insani ve rahmani çözüm üretmek farzdır. Aksi, taktirde eskiden azınlıkların ;padişahlık, şahlık, çarlık, krallık, imparatorluk…vb yerine çoğunluğu elinde bulunduran toplum, kavim, milletlerin padişahlığına(... vb kavim, millet padişahlığı), şahlığına (... vb kavim, millet şahlığı), çarlığına, (... vb kavim, millet çarlığı) krallığına (... vb kavim, millet krallığı), imparatorluğunun (... vb kavim, millet imparatorluğu) asimilasyonu ve hükümranlığına mahkum yapay dil, din, renk, kültür…vb özgünlüklerin sayısal azınlıkları mozaiğini doğru değerlendirmek gerekir. Her fert sanki insanlığın hücresi, her halk(etnik) azınlığı insanlığın dokusu, her kavim insanlığın uzvu gibi düşünülerek icabet edilmeli. Bu çerçevede dokuları asimile ya da kangren edemezsiniz. Özgünlükleriyle yaşatırsınız.
Nefsi cet kardeşliği fert, toplu, devlet, millet bazında insanı/lığı çok kötü ve istenmeyen radikal farzlara mahkum eder ve bazı yararlı fıtratları zorlar yada eritir. Tercihe dayalı akli olan peygamber kardeşliği daha liyakatlidir. Her çeşit insan fıtratına rahat ve liyakatli nefes aldırır. Nefsi cet kardeşliğinin içindeki savunucuları;cet kuyusundaki Nemrutları, Cengiz Hanlar, Firavunları, Çinleri, Hitleri… vb peygamber ahlakı hastalarının, katilleri, canileri ve kahpeleri pasifize ya da razı edemez. akli olan peygamber kardeşliği bu tipleri hemen deşifre eden, egale eden kurallara sahiptir ve ilahi kontroldedir. Aslında insanlığın yaşamsal döngüleri, yönetim ve eğitim sitemleri peygamber kardeşliğine dayalı lokomotif ve vagon çekiş omurgasına göre olmalı cet kardeşlikleri istenen özgün veya ortak vagonda yaşanabilir. Peygamber kardeşliğinin lokomotifini direksiyonunda peygamber vardır. Hedefi ve sonuçları bellidir.Cet kardeşinin kardeşliğinin lokomotifinin direksiyonuna bazen iyi insanlar bazen de cet kuyusundaki Nemrutlar, Cengiz Hanlar, Firavunlar, Çinler, Hitler, Karunlar, Lutiler, Semudiler… vb peygamber ahlakı hastaları geçince insanlığın geleceği tehlikeye ve riske girer. Onun için cet kardeşliğinde hedef kesin değildir.
10-
Bu açıdan:fert veya toplumlardan ;insanlığın paydasını yutamaya çalışan özgünlükler patlar,
11-Özgünlüğünü eritenler yok olurlar.
12-Dengedekiler hayat bulur. SANKİ BU DOĞAYA KONMUŞ İLAHİ BİR DOĞA YASASI GİBİDİR. Tanışasınız diye, sizi kavimlere ayırdık (doğal soylara ve kökenlere dayalı kavimler ayırdık ki) (ayet var). Yerine ve önemine göre; birbiriyle bağlantılı olarak, önce evrensel eğitim daha sonra kişisel ve ulusal eğitim yapılmalıdır?. Bazen; evrensel ve ulusal eğitimlerin ilişkisi eş güdümlü verilmeli. Evrensel eğitim ulusal benlik ve kimlikleri asimile etmemeli. Ulusal eğitimlerin çeşitliliği yararlı özgünlüklerin bereketini, peygamber ahlaklı evrensel eğitim insanlık ruhunun ortak paydasının direğini oluşturur. 1, 2,
Dil, din,renk, kültür çeşitliliği ve azınlığı olur. İnsan türünün kavim azınlığı yada etnik azınlığı olmaz, kavim azınlığı yada etnik azınlık kavramını kullanmak bölücülüktür veya liyakatsizdir. Çünkü tüm kavimlerin birbiri içinde dil, din, kültür azınlıkları vardır. Yani tüm kavimlerin etnik azınlık kavramını kullanmaktan vazgeçmesi gerekir.Nedense 19 ve 20.Yüz Yılın kurucu canileri; inanç, kültür, dil, lisan-din çeşitliliği veya herhangi biri azınlık tabanlı fert sayısı az olan özgün kavimleri; hükmeden kavimin dil, din, kültür, lisan..vb den dikilmiş ceketi giydirilerek yada yurdundan kovdurularak asimilasyonunu reva görmüştür.Doğal(vahşi) demokrasilerde dil, din, kültür, renk …vb azınlıkların bekası ve her şeyi hükmeden kavimin dil, din, kültür, lisan..vb tarladır ve bu gizli açık toplumsal tufandır. Tarih boyunca yaşadığı halde, bu gün özgünlük ve özgürlüklerin bir arada iç içe yaşaması neden zorlaşmıştır? İlla av-avcı sürü ve asimilasyon muamelesi/lerini mi görmesi/leri gerekir ?Ayni türe ait olmasına rağmen(insan), tarih boyunca, insanlık adına bu utanç verici kavram, kimin ve kimlerin ekmeğine yağ sürmüştür? Irk,dil,kültür,inanç, din... vb azınlık ve güdük farlılıklardan dolayı, azınlık(etnik) diye nitelendirilmek istenen toplum ve kavimler çeşitliliktir.Çeşitliliğin özgünlüğü;Patojen(öldüren)istisnalar hariç, misafirlik, güç ve berekettir, ör;renk, dil , kültür , mülk göçebeleri, din çeşitliliği olabilir;asimile edilmeden çoğunluğa tevhit edileceğine, nedense, bu asır özgünlükleri evrim yasalarının gereği asimile, teşhir ve tecrit edilmek istenmektedir. Ör;zenci azınlık değil, Türkiye de dil ve renk çeşitliliği ve azınlığıdır. Çeşitlilikleri özgünlükleriyle-hoş görü içinde barındıran ve barındırmayan /amayan kavimlerin avantaj ve dezavantajlarını karşılaştırınız.İpucu:biyolojik çeşitliliğin, melezlerin, zengin kültür harmanlanması... vb avantajlarını düşünün.
13-
Eğitim sistemlerini kullanarak, fert ve topluma kendisini(nefsini) doğru tanıyıp, dürüst ve namuslu konumlandırma peygamber ahlakıı aşılamak ve akıllı yaşamayı alışık tepki (refleks) haline getirmektir.
Öğrencilerimize Anabilim Dalımızda Verilen;Özel Öğretim Yöntemleri I-II ve Öğretim Teknoloji Derslerinde; sanal ve gerçek araçların kullanımını, materyal gelişimi öğretilirken: üretici bir zihniyet ve mantıkla; verimli öğretim yöntemleri uygulatılmaktadır.
14-Peygamber Ahlaklı ve doğayı liyakatli kullanma arasındaki gerçek ilişkiyi her ders konusunda somutlaştırmak ve gerekçeleriyle evrenselliğe genellemek.
    Ör.Çevre ve bazı biyoloji derslerinde sağlıklı, üretici çevre bilincini aşılamak ve alışık tepki (refleks) haline getirmek amacıyla kampus içinde plastik türevlerini toplama ve doğayı tanıma etkinlikleri yaptırılmaktadır.
Öğrencilerimize verilen bölüm ve servis derslerin de;öğrencilerin süper egolar(istemler)ının, öz egolar(istemler)ının, idlerinin, idollerinin geleceğe yönelik daha sağlıklı ve gerçekçi mecralara çekilmesi amaçlanmaktadır.
    Ör.Özgünlük, çeşitlilik ve evrenselliğin hudutlarını: pozitif-istendik geliştirici bir anlayışla;devlet, millet ve halk düşmanlığını körükleyen tüm bilimsel, toplumsal ve doğal;süreç ve olguları yorumlarına katarak; sinerjitik (uyumlu birliktelik) ve kök hücre zihniyetiyle evrensel çözümler üretimine yönelik zihinsel bağışıklık sistemlerinin geliştirilmesi. Diğer bir deyişle ülke ve dünya sorunlarına hür, pozitif yargılayıcı bir anlayış ve yorumla bakarken, her durumda (faktöryel olarak) çözüm üreten bir zihinsel beden ve kalpte geliştirilmesi hedeflenmektedir.
    Ör.Ülkemiz, çevre ülkeler ve giderek tüm orta doğu halklarının; birlik, beraberlik, çeşitlilik ve özgünlüğüne bütünleşik bir perspektiften bakmak. Bu noktadan hareketle dünyada ki tüm Müsrif-İlkel Teknoloji , Patojen, kültürel, teknolojik üretim ve yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarına karşı zihinsel bağışıklık sistemleri geliştirilirken, her durumda (faktöryel olarak) doğaya, topluma ve geleceğe uyumlu alternatif çözümler üreten bir nesil amaçlanmaktadır. Ör. Sınırlı sevgi ve moral ile yaşamayı başaran (sevgi bağımlısı olmayan) ama çevresine sevgisini sadaka edebilen başat ve cevval bir nesil. Bu anlayışla öğrencilerin yaşadığı ortamda teknolojiyi de liyakatli kullanarak:inanç sitemlerini, nefretini, aptallığını, serseriliğini... vb tüm (pozitif, negatif ve nötr) özellik ve sıfatlarını insanlık ve doğa yararına;fıtratına uygun, doğru, etkili, verimli biçimde konumlandırma ve kullanma alışık tepki (refleks)ini alışkanlık haline getirmeleri amaçlanmaktadır. Kısaca; gereksiz;süper istemlere (egolara), egolar(istemler)ına, kimliklerine (idlerine), putlaına (idollerine) kul olmayan, hür ancak zihinsel bedenindeki ve kalbindeki;inançları, yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargıları, kimlik (id) ve putları(idolleri);doğal ve bilimsel kanunlardan daha gerçekçi, doğru eğitimle dizayn edilmiş; liyakatli değişime hazır başat ve cevval bir nesil amaçlanmaktır.

Kendini Tanımak:
zihinsel-bedensel araçlarını;liyakatli ve doğru tanımak, tüm güçlerini bilmek, kullanma becerileri derecesini doğru kavramak, insani, doğal sıfatları, özellikleri, özgünlükleri, araçları…vb doğru tanımak, uygulamak, namuslu-dürüstçe liyakatli konumlandırmak ve kullanmaktır. Kendini-nefsini doğru, namuslu ve dürüst tanımak; bir insanın yapısal olarak sahip olduğu nesnel, sanal, çevresel ve düşünsel araçların hünerlerindeki; istendik-başarılı(+), istenmedik-başarısız(-), dengedeki-nötr(0), geçişken- hercai(+,-), bilinmez, bilmezleri, cehaleti-kör noktaları(?), özgünlükleri(*), baskınlıkları(!)… vb değerleri doğru tanıyıp kendini çevresine doğru konumlandırmasına ve çevresinden azamı liyakatli yararlanmasına yardımcı olur. Nefsini tanıyan rabbini tanır (Ayet var)

Çıkarsama;
Aklın kontrolündeki iradesine emanet insanla, zekasının kontrolündeki iradesine emanet insanlar arasındaki farkları düşünün. Hayvanların hepsi;gen zekasının ve içinde yaşadığı çevrenin sistem zekasının kontrolündedir.

Değer Yargısı Nedir?
Fert, Toplum, Devlet, Kavim… vb insani oluşumların: yapısal, düşünsel, zihinsel ve mantıksal olarak değişmez veya en az değişen; özgün (*), istendik(+), istenmedik(-), nötr(0), geçişken(+,-), aşılmaz(!), bilinmeyen(?)… vb kabullendikleri maddi-manevi-düşünsel her şeydir.
Kaç Çeşit Değer Yargısı Vardır?
İnançsal Değer Yargıları;İnancın farz ve sünnetlerine değişmez mutlak itaati gerektirirliği kabulleniştir. Örneğin İslamiyet’in Farzları.
Yapısal (Fıtrat) Değer Yargıları;Yaratığın yaradılışı, eğitimi veya herhangi bir nedenle aşamadığı geri dönüşümsüz yapısal (fıtratı)... vb değer yargılarıdır.Örneğin,Ebucehil gibi fıtratı ve eğitim cahillerin değişmezliğe olan radikal bağlılıkları. Onlara göre her şey onların bildiği doğrulara endekslidir. Değişmek istemeyeni Allah CC’HU değiştirmezmiş.
Kültürel Değer Yargıları;Yaşadığı toplum ve çevresinden yaratığın aldığı eğitim, gördükleri, alışkanlıkları, örfleri, adetleri, zevkleri..vb ilgili; yararlı, zararlı yada yararsız kültürel... vb değer yargılarıdır.
Kişisel, Özgün ve Özel Değer Yargıları;Yaratığın bazı şeyleri tüm yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargıları örgüsünün süzgecinden geçirip kendine özgü değişmez prensipler ve değer yargıları geliştirmesidir.
Diğer Değer Yargıları;Yukarıdaki kategorilerin dışındaki diğer değer yargılarıdır.

Öğrettiklerimizi, Öğrendiklerimizi ve Hazırladıklarımızı: Değer Yargılarımızın Özgünlükleri ve Çeşitlilikleriyle Örtüştürerek İlişkisel Güncellemek Neden Önemlidir?
Halkların Değer Yargıları Özgünlüklerine ve Çeşitliliklerine Dayalı-İlişkisel; Öğretim, Öğrenim ve Eğitim Materyali Hazırla ve Hayata Güncelle Neden Önemlidir?

Öğretim, Öğrenim ve Eğitimde; fert ve toplumlara bilgi sunulurken hedef kitlenin değer yargıları çekim alanına; girecek, itecek ya da uyumlu ve algıda değişmezlik ilkelerine dayalı hazırlanmalıdır. Bu amacı gerçekleştirmek için hedef kitlenin; lisanının incelikleri ve değer yargıları özgünlük grupları ya da çeşitleri çok iyi bilinmeli ve kusursuz duygudaşlık/eşduyum (empati) duyularak sunum hazırlanmalıdır. En az ana dil-lisan farklılığı kadar değer yargıları farklılığı da sunulan bilgiyi algılamada uyuma gereksinim duyar. Ör. Aynı konuyu: aşağıdaki; din, kültür ve anadili-lisanı, anadilde eğitim olmayan!!!… vb farklı hedef kitleye neden farklı sunum hazırlamak zorunda olduğumuzun farkındalığını pekiştirerek kurgulayarak zihinsel uygulayın ve anlayın.
-Hıristiyan dinine mensup ve Japonya’daki Japon kökenliye
-İslam dinine mensup ve Japonya’daki Japon kökenliye
-İslam dinine mensup ve Almanya’daki Alman kökenliye
-Hıristiyan dinine mensup ve Almanya’daki Alman kökenliye göre hazırlayın.

Değer Yargılarının; Öğretim, Öğrenim ve Eğitimle İlişkisel Güncellenişinin Önemi:

      Yapısal(fıtrat), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargıları ait olduğu yaratığın; mantıken kabullenebilirlikleri, kabullenemezlikleri ve tercihleri örgüsünün; yapısal, beyinsel, düşünsel ve zihinsel yapıtaşları iskeleti, kementleri, geçitleri, düsturları… vb mantık süzgeci örgüsü gibidir. Diğer bir deyişle İnsanların kişilikleri değer yargılarının kafesindedir. Fert, toplum, kavim, devlet... vb insan kendi değer yargılarının kafesi içindedir. İnsanların öğrendiği bilgilerin kalıcı olabilmesi için öğretilen bilgilerin onun değer yargılarıyla bütünleştirici ve ilişkilendirici verilmelidir. Bu şekilde verilmiyorsa öğretilen bilgi dağarcıklarındaki diğer bilgilerden kopuk, hatırlanmakta ve hayata uygulamada tetikleyici değildir. Bir insanın bilimi yada ilimi yani bildiği her şeyi onu sahip olduğu bilgi birimlerinin yapıtaşlarından oluşur. Bu yapıtaşları birbirini ne kadar ilişkisel hatırlatıcı konumdaysa o kadar hızlı hatırlanabilir ve hayata güncellenerek uygulanabilir dinamizme sahip olur. Bu açıdan hedef kitlenin değer yargılarıyla ilişkisel anlatılan yada sunulan her şeyi özümseme olasılığı çok yüksektir. Belki de öğretim, öğrenme ve eğitim sistemimiz ülkemizdeki halkların; özgün (*), istendik(+), istenmedik(-), nötr(0), geçişken(+,-), aşılmaz(!), bilinmeyen(?) ve diğer; inançsal, yapısal, kültürel, kişisel...vb değer yargılarıyla; uyumlu, bütünleşik, güncellenerek ve ilişkisel verilmediği için ülkemizin bereketli peygamber ahlaklı teknolojik-bilimsel orijinaliteleri diriltilmiyor ve dirilmiyor!!!
      Belki de, fert, toplum, kavim, devlet… vb insanlık bazın da;geri dönüşümsüz değer yargıları insani yada bilimsel olarak geçerli olsun olmasın var olan öğrenici potansiyeline(hedef kitleye) öğretilmek istenen bilgilerin; istendik-istenmedik tüm değer yargıların ortak payda ve özgünlükleriyle; bütünleşik,uyumlu ve ilişkisel olarak doğru örneklenmiş ve hayata güncellenmiş olarak sunulmalıdır. İstenmedik, bilimselliğe aykırı, geçersiz ve vahşi değer yargılarını değiştirmek yada ıslah etmek için kanunlar çıkartılarak çocuk yaşta öğrenicilere ayrıntılı alternatifleri gerekçeli sunulmalı ve öğretilip hayat uygulanmalıdır. Fert, toplum… vb her insani bazda verilmek yada öğretilmek istenen öncelikli acil bilgilerin kısa vade de hedef kitlenin inançsal, kültürel, özgün…vb istendik yada istenmedik değer yargılarına uyumlu ve ilişkisel hayata örneklendirilip güncellenerek verilmesi gerekmektedir. Yani batının, kapitalizmin, komünizmin… izm, … istli yabancı-vahşi rejimlerin, yönetimlerin ve eğitim sistemlerin istendik yada istenmedik değer yargılarına ya da yararlı da olsa yabancı yada farklı değer yargılarına endeksli verilmemelidir. Yani toplumsal etnik alt birimin değer yargısına/yargıları düsturlarına ters olduğu için kısa vade de verilmemelidir. En küçük özgün toplum birimlerinin (benzer ortak dili, kültürü, alışkanlıkları, zevkleri ... vb paylaşan ailelerin bir üstü toplumsal özgünlükler kümesi yada insan dokusu) özgün değer yargıları baz alınarak ona uyumlu öğretim, öğrenim ve eğitim sitemi/leri geliştirilerek verilmeli. İnsani etnik/halk azınlık birimlerindeki (özgün toplumsal birimlerdeki yada özgün insan dokusundaki) yararsız, verimsiz, zararlı… vb istenmedik değer yargılarının değişimi için uzun vadede tüm dünyanın o konudaki liyakatli otoritelerin görüşü çerçevesinde kanunlar çıkartılarak alternatifleri gerekçeli sunularak ilk öğretim seviyesinden itibaren öğretim, öğrenim ve eğitimle verilmelidir.

      Biliriz ki tüm canlı yaratıkların kişilikleri genel olarak, yapısal(fıtratı-genetiği-irsi), kültürel, inançsal, eğitimsel….vb kökenli olarak;kabullendikleri, ret ettikleri, tasdik ettikleri…vb değer yargılarının mantık kafesi, süzgeci ve örgüsü içindedirler. Bu değer yargıları çatısında ki mantık örgüsünün dokusunu;kişinin kabullendiği, ret ettiği veya şüphelendiği;kanunlar, davranışlar, eylemler, süreçler, olaylar, bilgiler, ayetler, vecizeler, atasözleri, özdeyişler…vb temel mantıksal denklemler oluşturur. Kişinin değer yargıları, mantıksal denklemleri dokusunun arasını öğrendiği, edindiği yada genetik-fıtratı-irsi yapısında bulunan bilgilerin ilişkisel bilgi birimleri örgüsü doldurur. Liyakatli ve kaliteli öğretim, öğrenim ve eğitimle kişinin tüm değer yargıları, mantıksal denklemleri ve bilgi örgüsü beyinsel ve zihinsel havuzuna kayıt edilir. Kişi tüm değer yargılarını, mantıksal denklemlerini ve bilgi örgüsünü kültürel olarak öğrendiği anadilindeki kavramlar, kavramisimler, isimler ve sembollerle ifade ederek aynı dili bilenlerle sözel, bedensel, mimik..vb ile iletişim kurar. Kişi dilini bilmediği bir toplum içerisinde bu kültürel iletişlimde mahrum ve yoksun kaldığı için;yontma taş devri ve öncesi insanların iletişim seviyesine düşer. Onun için bir kültürel dildeki, kavramlar, kavramisimler, isimler ve semboller o kültürel dilin iletişim araçlarıdır
. Bu açıdan dünyadaki ve insanlık havuzundaki var olan doğal-vahşi!!! kültürel dil kümeleri arasında öğretim, öğrenim ve eğitimle verimli ortak payda akli-mantıki!!! lisan ve dil geliştirmek insanlığın en önemli sorunlarından biridir. Fıtratı-yapısal, inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargıları; mantıken kabullenebilirlikleri, kabullenemezlikleri ve tercihleri örgüsünün zihinsel yapıtaşlarını oluşturduğu için verilen öğretim ve eğitimi yaratığın kabullenmesi yada davranışına yansıması için aktarılmak istenen bilgilerin gerekçeli ve ilişkisel olarak yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarıyla ilişkisel örneklerle verilerek hayata güncellenerek beyinsel, düşünsel ve zihinsel özümsemeyle (asimilasyonla) uygulamada alışık tepki (refleks) haline getirilmelidir. Değer yargılarına ters verilen yada değer yargılarıyla ilişkisel verilmeyen; öğretim, öğrenim ve eğitim ürünleri eğitilen kitle tarafından kabullenmekte sıkıntı yaratır ve hedefe ulaştırmaz. Belki de ülkemizde yapılmış ve halen yapılmakta olan devrimler, öğretim, öğrenim ve eğitimlerin çoğu ülkemiz halklarının yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarına uyumlu verilmediği, cebren ve hile ile yada zorunlu kapitalist ekonomik farzlara bağlı olarak empoze edilip bilgiler beyinsel ve zihinsel olarak sindirilip hayata uygulanabilir alışık tepki (refleks) haline getirilmediği için istenen seviyede başarılı bir ülke olamadık. Bu duruma çözüm açısından ülkemizde değer yargılarımızın düstur denklemi konumundaki; vecizeler, atasözleri, özdeyişler, ithal edilmiş atasözleri... vb önemli bir kısmı yanlış, eksik, ters... vb olduğu için insanlarımızda kavram, düşünce, öğrenme ve iletişim yanılgısına neden olmaktadır. Bu açıdan bunların ivedilikle akademik çevrelerce gözden geçirilip daha bilimsel alternatifleri, eksikleri, geçerlilik sahaları… vb hakkında ayrıntılı bilimsel çalışmalarla sonuçlandırılıp toplumun yapısal, beyinsel ve zihinsel havuzundaki önemli değer yargılarının yenilenerek toplumsal değer yargıların; yapısal, zihinsel ve beyinsel havuzdaki yerleri daha sağlıklı ve olumlu bir konuma getirilmesi gerekir.


Öğretmen; Genellikle belli bir sahada uzmanlaşmış; alanındaki temel, doğru ve hayatla güncellenmiş bilgileri yaşantısına doğru uygulayabilen, öğrencileri öğrenme sürecinde sahasıyla ilgili eğiten, rehberlik eden ve alanında yeterince uygulamalı pedagojik bilgiye sahip kişidir (Demirkuş, 2009).
Öğrenci;Bir konuda ve sahadaki bilgileri öğrenemeye ve uygulamaya hazır, belli vasıfları ve sorumlulukları taşıyan aday bireydir (Demirkuş, 2009).

Etkili Öğrenme ;Etkili öğrenmede amaç bilgileri çok uzun bir süre unutmamak üzere edinmek hayata bilinçli uygulayabilmek veya aktarmaktır. Etkili öğrenme için öğretmenin veya sunucunun aktaracağı bilginin öğrencinin seviyesi  dikkate alınarak aktif hale getirerek mümkünse 5 duyuya ve daha fazla duyguya hitap edecek şekilde yaşatarak, deney yaparak etkili yöntem ve yöntemlerle bilgiyi aktarmak gerekir. BİLGİYİ ÖĞRENCİNİN ÜRÜNÜ HALİNE GETİRMEK İÇİN GAYRET EDİLİR. Bir konu veya bilgiyi aktarmada; hangi yöntem ve yöntemlerin uygulanacağını genellikle olanaklar belirler. Olanaklarımıza göre yöntem seçiminin çok dikkatli yapılması gerekir. Etkili öğrenmenin diğer bir niteliği de  edinilen bilgi ve becerilerin hayatta kullanılması ve hayata geçirilmesidir. Buna transfer (bilgi aktarımı) denir.

Etkili Öğrenmede Hedef:
Öğrenen fert veya kitlenin 
öğretilen şeye ilgisini artırmak  bunu takiben bilgiyi en uygun yöntem ve yöntemlerle aktarıp kalıcı olarak hayata uygulamasını sağlamaktır.  Etkili öğrenme bir şeyi iştahla öğrenmek ve algılamadır. Öğrenciyi öğrenmeye iştahlandıralım. Konuyu en uygun yöntem ya da yöntemleri seçmektir. Öğrenci buna hazır değilse bu bir işkencedir. Etkili öğrenme için önce zemin hazırlanmalı. Öğrenme yeme içme gibi bir ihtiyaçtır. En az etkili öğrenme koşulları kadar zeminde hazırlanmalıdır. Öğrencilerimizi etkili öğrenmek için hazırlamalıyız.
Öğretim, Öğrenim ve Eğitimde Hazır Bulunuşluk: Fert ve toplumların, bedenen ve zihnen herhangi bir bilgiye en verimli şekilde;  öğrenmeye-kavuşmaya hazır olmasıdır.  Fert veya toplumların sunulacak bilgiye ; bedenen ve zihnen en verimli şekilde öğrenmeye  hazır olmasıdır.

Öğretim, Öğrenim ve Eğitimde; Olanakları Doğru Hazırla ve Eşleştir Basmakları;
1-Konuyla İlgili Olanaklar Listelenir; a)Doğal olanaklar (Çevredeki göl, orman vs.), b)Yapay olanaklar (Çevredeki fabrika, sanayi vs.), c)Okul olanakları  (Ders araç-gereçleri) , d)Özel olanaklar  (Evden oyuncak gibi materyaller) , e)Sanal Olanaklar (İnternet, intranet, ekstarnet... vb),  f)Medya olanakları,
2-Olanakları, konuyu ve tüm yöntemleri yeterince doğru ve ilişkisel tanı aşaması,
3-Olanaklar ölçüsünde uygulanabilecek en etkili yöntemler serisini ortaya çıkar aşaması,
4-Dersin ve konunun özelliği ile en doğru örtüşen yöntemleri eşleştir aşaması,
5-Öğrencilerin sayısını, zamanını ve mekanını;konu ve yöntemlerle doğru eşleştir aşaması,
6-Öğretilenleri yayata doğru güncellemek ve uygulamak için;uygulama, etkinlik, deney düzeneği…vb düzenle aşaması.

Öğrenciye Konuyu Sunarken İzlenmesi Gerken Basmaklar (Aşamalar/yollar)
1-Konunun önemini vurgulama aşaması/bamağı;Öğrencinin öğrendiğiyle ne kazandıracağını, aksi halde kaybını bilmesi önemlidir.(konunun önemine inandırmak ).
2-Öğrenciyi konuya angaje edip beyindeki ve zihindeki eşik bilgilerini harekete geçirmek aşaması/bamağı;verilmek istenen bilgiye motive eden Beyin Fırtınası soruları sorulur.
4-Öğrencinin dikkatini çekmeaşaması/bamağı;eylem, yüz hatları, mimikler, dinamik - etkileyici hitap ve davranışların yapılması. .
3-Uyarılan beyine gereksinim duyduğu ya da susadığı yanıtların tohum bilgileri ile tatmin etmek aşaması/bamağı;Beyin Nadası Soru ve Önermeleri öğrenciye sunulur.
5-Birden fazla duyuya, duyguya hitap etme aşaması/bamağı;(Konu özelliğine göre öncelik sırası ve zamanı iyi ayarlamak)
6-Sık sık tekrar etme aşaması/bamağı;

7-Öğrenciyi aktif hale getirmek, bilgiyi kendisine ve zihnine sindirme aşaması/bamağı; Örneğin; deney, gözlem, gösteri(demonstrasyon), slayt, tiyatro ve film verilebilir.(Tarihi yaşatmak için, o olayı en iyi bütünleyen tiyatro ve fiimer verilebilir
8-Konunun önemini  pekiştirmeye yönelik hayata güncelleme-örnekleriyle vurgulama aşaması/bamağı;
9-Diğerleri

Düşüncenin Nefes Alması (ders içi  dağılan dikkati toplamak ve zihni dinlendirip aktive etmek) 2-5 dakika
0.Ders ortasında sınıfa 2-4 dakika herkes serbest konuşabilir. O arada sınıfı gözlemleyerek öğrencileri tanır, tahtaya yazı yazar, tablo ve ek işleriniz yaparsınız.(sıkı disiplin ve kural uygulanıyorsa belki de bu nefes aldırılmalı)
1.Mümkünse konuyla ilgili  veya ortak payda SÖZEL ikram  (şiir, fıkra, skeç,atasözü, vecize, türkü, şarkı... )  hoca, öğrenci sunar.
2. İŞİTSEL ; şiir, fıkra, skeç,atasözü, vecize, türkü, şarkı...  hoca ve öğrenci sunar.
3. GÖRSEL ve İŞİTSEL; film sunu,animasyon, show,klip-film fragmanları, şiir, fıkra, skeç,atasözü, vecize, türkü, şarkı... hoca, öğrenci veya mültimedya araçları sunar.
4. Diğerleri

Önce Oku:Gezi, Gözlem, Doğa, Ağaç, Ot, Çalı, Şelale, Nehir, Sazan Balığı, Tor ve Olta ile Balık Avlamak, Asma Köprü, Su Sesi, Şelaleyi Doğru Gözlem Konumu-Yerini Belirlemek, Van Mangal Sefası... vb
Kavramları öğrencilere kavratmak için Muradiye Şelalesi'ne bir gezi planlanmış ve balık avlayan bir balıkçı ile sözlenilmiştir.
Önemli Not;Gezi kurallarına uygun olarak öğretmenler; gerekli izinleri, ön gezileri, sağlık araçlarını, öğrenci gereksinimlerini ve acil yardım telefon ve önlemleri almışlardır.
Gezi Öncesi veya Konunun İşlenmesi Öncesi Yapılması Gerekenler
1-Muradiye şelalesine önceden gidilerek alanın resimleri çekilir
2-Videosu Çekilir
3-Alanda yaşayanlardan, yaşayanlardan ve medya kaynaklarından ve internetten bilgi edinilir.
4-Öğrenciler gezi öncesi alanda karşılaşacağı ve görecekleri konusundaki kavramlar konusunda sınıfta bilgilendirilip beyinleri uyarılır.
5-Bu kavramlarla ilgili olarak öğrencilerin seviyelerine ve kelime dağarcıklarına uygun olarak sınıfta sorular sorularak beyinleri uyarılır.
6-Gezi esnasında uymaları gereken kurallarla ilgili bilgileri pekiştirilir.
7-Gezi yerine yolculuk esnasında çevre ve uğranılan yerle ilgili bilgilendirilme

Gezi Sonrası (Dönüşte ) veya Konunun İşlenmesi Sonrası Yapılması Gerekenler
1-Dönüşte öğrenilen kavramlarla ilgili gerçek tanımlar verilir(işitsel ve algısal zeka).
2-Gezi öncesi alanda çekilmiş resimlerle ilgili kavramların gerçek tanımlarını içeren slaytlar izletilir.(görsel ve algısal zeka)
3-Alanda çekilen videolar izletilir.Dönüşte sırasıyla; Gezi, Gözlem, Doğa, Ağaç, Ot, Çalı, Şelale, Nehir, Sazan Balığı, Tor ve Olta ile Balık Avlamak, Asma Köprü, Su Sesi, Şelaleyi Doğru Gözlem Konumu-Yerini Belirlemek, Van Mangal Sefası... vb kavramları yaşatarak ve öğrenciye sindirerek öğretmek.(görsel, işitsel, ilişkisel ve algısal zeka) Yaşayarak öğrenme.
4-Dönüş yolculuğunda esnasında çevre ve uğranılan yerle ilgili bilgilendirilme.(Ek bilgi)
5-Edinilen bilgiler hayatla güncellenir. Şelalenin/lerin yaşam döngümüzdeki ve bulunduğu alandaki yeri ve önemi ile ilişkilendirilerek bilgi verilir. Şelaleler olmazsa doğal döngülerin ve bizim ne kaybımız olur?
6-Edinilen bilgiler peygamber ahlakıyla güncellenir
-Şelale cahil(kendin bilmez) insanların elinde olsa nasıl bir yer olurdu veya nasıl işletilirdi?
-Şelale akıllı insanların elinde olsa nasıl bir yer olurdu veya nasıl işletilirdi?
-Şelale kapitalist(sermayeci) ve çok zeki(akıllı değil) insanların elinde olsaydı nasıl olurdu veya nasıl işletilirdi?
-Şelale doğada insan olmadan önce nasıl olurdu?
-Sizce Muradiye Şelalesi şuan hangi insan tipi-karakteri idaresinde olduğunu gösteriyor veya tarif ediyor?
-Dünyada başka şelaleler, nehirler, balıklar, ağaç, çalı, ot…vb çeşitleri var mıdır? Örneklerini yazınız.
İpucu;
-Cahil insanların çevre ve şelaleye doğru empati duymadıkları için liyakatsiz kullanabileceklerini düşünün
-Akıllı insanlar çevrenin ve şelalenin doğal farzlarını bozmadan çevreyi düzenleyerek doğru ve temiz kullanan insanlardır. Ör. Peygamberler, alimler, çevreci bilinçli evrensel insanları düşünün
-Sadece kapitalist zihniyette insanlar çevreyi ve şelaleyi daha fazla para kazanmak için çevre kirliliği ve insan sıhhatini dikkate almadan daj-ha çok para kazanmak için insanların zevk ve tiryakilikleri motive-tahrik edici her türlü ortamlar yaratmak için ne gerekirse onu yapabileceklerini düşünün. Yani para kazanmak için her türlü düdüğü çalan ve çaldıran zihniyette insanlar.
-Çevreye icabetlerine göre canlı yaratıkları kategorize edelim.
-Doğal(vahşi) alan olarak şelalenin baskın;ağaç, çalı, çırpı, ot, hayvanlar... vb vahşeti içinde düşünün.

7-Gezi ile ilgili ödev verme;Etkileşimli ödev verilir.Öğrenmenin pekiştirilmesi için ödev verilir(internetten ülkemiz dünyada nerelerde hangi şelaleler vardır? En büyük olanların özgünlükleri. Van Muradiye şelalesinin özgünlüğünü yazınız.Sınıfta aynı kavramları sorma, pekiştirme ve değerlendirme.

Gerçek Eğitimin Liyakatli ve Mutlak Boyutları (Eğitimdeki Önemli Boyutlar); (Önce yukarda ki parçayı dikkatlice okuyunuz)
1-Eğitimde Peygamber Ahlakı Boyutu;Öğretim, öğrenim ve eğitimde asıl olan insanda peygamber ahlakı hasletleri geliştirilmedikçe insan doğadaki en tehlikeli ve zararlı yaratık olarak ortaya çıkar.
-Bu amaçtan hareketle öğretilmek istenen çoğu şeyin peygamber ahlaki boyutları ve konumlarının sorumlulukları örneklerle ve tersiyle ilişkisel olarak hayata-yaşantıya güncellenmeli.
-Yani peygamber ahlaklı insanlar ve toplumlarda bu konunun hayat bulması ve uygulamaya konulması ile
-Vahşi ahlaklı insanlarda veya toplumlarda hayat bulması ve uygulamaya konulması arasındaki farkların-sonuçların net ortaya konulması gerekir.
-Akıllı ve zeki insanla sadece süper zeki insanların konuyu hayata uygulamalarının sonuçları güncellenmeli ve sonuçları net belirlenmelidir.
2-Eğitimde Olanak ve Konuları İlişkilendir Boyutu; Konuları ve yöntemleri; olanaklarla doğru ve liyakatli eşleştirip ilişkilendirerek;uygulama, etkinlik, gezi ve deneyler düzenlemek.
3-Eğitimde Olanakları Doğru Değerlendir Boyutu; Var olan tüm olanakların özelliklerini ve özgünlüklerini listeleyerek; amaca uygun konumlandırıp değerlendirmek,
4-Eğitimde Dersi Öğrenen Öğrencinin Kazanımlarını Örneklerle Açık ve Net Vurgula Boyutu; Dersi net öğrenen ve hayatına doğru uygulayan öğrencinin kazanımları net ve açık bir şekilde örnekle izah edilerek öğrenmesine iman ettirilmelidir.

5-Eğitimde Seviyeye Uygunluk Boyutu; Eğitilen kitlenin zihinsel ve beyinsel seviyesinde var olan bilgilerine inilerek konular öğretilmelidir. Öğrenci dağarcığındaki-zihnindeki kelime ve kavramlarla konuyu izah etmek.
6-Eğitimde Beyini ve Zihni Uyandırma Boyutu;Öğretilmek istenen konuyla ilgili öğrencinin beyninde ve zihnindeki kavram ve bilgi kümesinin uyarılmasına yönelik beyin fırtınası-nadası soru, etkinlik, tartışma ... vb ile öğrenciyi aktive etmek.
7-Eğitimde Güncelleme Boyutu; Konuları, yöntemleri ve olanakları;insanların hayat döngüsündeki ve doğadaki yerel veya ülkesel, evrensel öncelikli ; örnekler, uygulamalar, olaylar, yaratıklar…vb güncellemek.
8-Eğitimde Hayata Uygulama Boyutu;Öğrenilenleri içselleştirerek, kişiselleştirerek ve özümseyerek veya zihinsel olarak sindirerek hayata genellemek ve uygulamak. 

9-Eğitimde Öğretilen Konudaki Bilgilerin Bilerek Yada Kötüye Kullanılmasının Çevreye ve İnsanlığa Zarar Verebilir Boyutu. Zarar vermesi halinde verilen zararı gidere bilirlik oranı ne kadardır. Eğer geri dönüşümsüz zarar veriyorsa bilgi herkese verilmemeli ve mutlak zaruri hallerde öğretilmelidir. ÖR.nükleer bomba vb bilgiler.  
 


GERÇEK EĞİTİM VE ÖĞRETİMİN ÖNEMİ Etoloji,hayvanların, Psikoloji ise insanların davranışını inceleyen bilimdir. İnsanların ahlaki ölçüleri ne kadar hayvani-nefsani-nefsi (etolojik), ne kadar ruhsal-meleği (psikolojikoluşu onların  evcil beyinleri hakkında bize bilgi verir. Kısaca ; ilkel ve gelişmiş; fert ve toplumların davranışları ne kadar hayvanlara benzerlik gösteriyorsa o kadar ilkel ve  negatif evrensel ahlak ölçülerine yaklaşmış  demektir. Öğretimin, öğrenim ve eğitimin ilk basamağı olduğu, üçünün  birbirini tamamladığı kesindir.bayanlar arası boks maçı yaptırıp zevk ve keyifle izleten zihniyet.Spor adı altında insanlara canı pahasına hayvanları bile sollayacak hareketler yaptırmaktan zevk alan zihniyete bir isim koymak gerek(mazoşist). Bir insan, davranışları itibariyle hayvanları ve peygamberleri ne kadar çok taklit ediyorsa, hayvanlara yada peygamberlere bir o kadar yakındır. Ahlakı da taklit ettiklerine benzeşir. Bunun tam tersi ise insanın, hayata daha yakın eğitimli kamil insan olduğunu gösterir.   
 
İnsanlardaki cimrilik, egoistlik, siyonizm, şovenizm, kibir, haset,... vb. KİŞİSEL VE TOPLUMSAL ahlaki değerlerin fertten toplumlara doğru; tarihteki acı örnekleri kavratmak gerekir. Örneğin; birlik ve beraberlik önemi için, tek bir ailenin kainattaki çaresizliği, özgünlüğü  çeşitliliğin ve varyasyonun gerekliliğinin gerçeği kavratılmalı. Cimrilik, Karun misali malın olsa da çıkacak bir canın vardır. Tarihte;Çin,Firavun, Nemrut,Amerika Yerlilerinin katilleri,Lut Kavmi,Cengiz Han'ın ve Müsrif-İlkel Teknoloji , Patojen(öldüren)Teknoloji (Silah Teknolojisi)şahinlerinin;yanlış hesapları Bağdat'tan dönmüştür..vb  ahlak hastalarının, insanlığa pahalıya mal oluşu kadar,  bunlara yanlış tepkilerde belki daha pahalıya olmuştur. Eğitimde bu hazineyi çok  iyi kullanmalıyız. Doğadaki biyolojik döngü gibi toplumlardaki toplumsal döngünün kırılmaması gerekir. 
İstisnalar hariç (insan), hiçbir biyolojik çeşitliliğin veya varyasyonun diğerine üstünlüğü yoktur. 1 Sanki;Doğal ve Toplumsal döngüdeki her çeşit; doğadaki yaratık alfabesinin özgün bir harfi gibidir..Toplum olarak amacımız şu olmalıdır; Yaratıkların bu ilişkiden zarar görmemesi için en iyi en kusursuz, ya da en az zarar veren ilişkiyi nasıl kuracağız. Kısaca doğadaki  döngülere (dijital/hesabi,sanal, zihinsel, düşünsel, hayali, toplumsal, doğal ve tüm enerji hallerine ait döngülerin) zarar vermeden bu  verimli ilişki denklemini nasıl kurmalıyız . Mevcut durumdaki ilişki nelere zarar vermiş, veriyor ve verecek. Bu teşhis  mutlaka doğru yapılmalıdır. Doğadaki bereketli hudutlar içinde yaşamayı alışık tepki (refleks) haline getiren insan tipini ortaya çıkarmak için peygamber ahlakı prensiplerine sahip insanlar yetiştiren eğitim sistemleri geliştirmemizin mutlak gerekliliğinin farkındalığını acilen-gecikmeden kavramamız gerekir.
Demek ki. fen, teknoloji, toplumu arasındaki ilişkiyi  ayrıntılarına kadar doğru teşhis etmeliyiz.  Geçmişteki  zararlı fanatik kaynaklardan çok iyi ders alınmalı ve yararlanmamız gerekir. O zaman bu üç kavram arasındaki doğru denklemin  ilişkilendirilmesi teşhis doğruluğuna  bağlıdır. İnsan genetik açıdan bugün doğal genlerinin açılım ürünleridir, yani insan genlerine henüz hayvanlar kadar müdahale edilmemiştir.  İnsan genlerinin % 99 maymunlarla örtüşür ve  %1!?si insanı insan yapan özgün genlerdir.20 yy da. hayvanlarda başlatılan genlerle oynama (1) ve yapay tohumlamanın insanlara uygulanması nükleer silahtan daha tehlikeli bir uğraştır. Güzel-dürüst insanlar yetiştirmesek, kontrolden çıkan bu çalışmaların sonucu gerçek ve sanal dünyamızda felaket depremlerinden-kasırgalarından daha zararlı etki yapar.İnsanlar doğayı ve gerçekleri gelecekte yaşayarak öğreneceklerdir. Genel eğitim içerisine; inanç, fen, teknoloji,toplumsal bilimler vb. girer. Bu gün insan potansiyeli doğal genetik yapısının rotasındadır.  İnsan  genleri üzerine yapılacak ıslahatta hayvanlarında edinilen neticeler önemlidir. Çünkü gerek verimli ırklar gerekse hayvanat bahçesindeki hayvanlar belli bir aşamadan sonra doğal hayata uyumları geri dönüşümsüzlüğe ulaşır. New York  İkiz kulelerinin acısının bedeli; güçlünün sesini, öcünü ve haklılığını fazlasıyla  kabul ettirtmenin  paha biçilmez göstergesidir. Hedefte,uykuda bir bebek olsa bile!


ÖĞRENME ÖĞRETME KURAMLAR İLGİLİ ÖNEMLİ BAZI KAVRAMLAR VE MANTIK SİSTEMLERİ ÖRGÜSÜ
Kavram; Doğadaki olayları, süreçleri, olguları ve yaratıkları gözlemleyerek bunlar arasındaki benzerlik, ayrıcalık, geçişken özellikleri; tecrübe ve deneyler yaparak bu özelliklere dayalı genellemeler yaparız.Bu genellemelere kavram deriz.Örneğin, kütle-hacim maddenin özelliklerini ifade eden kavramlardır. Genellemelerimize verdiğimiz adlara bilimde kavram deriz.
-Kavramlarımız olmazsa bilgileri etkili bir biçimde anlayamayız.
-Yaratıkların,süreçlerin, olgu ve olayların;benzerlik ayrıcalık ve geçiş karakterlerine göre çeşitli şekillerde sınıflandırılarak genellemelere vardıktan sonra bir veya birden fazla isim altında toplanır ki biz buna kavram deriz. Örneğin; enerji, ışık.
-Bir kavramın özgün özelliklerinin sınırı ne kadar iyi çizilmişse o kadar iyi anlaşılır.
-Bir kavramı en mükemmel temsil eden model, şekil ve yöntem seçilmelidir.
-Kavram gruplarında yer alan kavramlar en güzel şekilde temsil edilmelidir.
-Bir armudu veya elmayı şekille göstermek ayrıdır.
-Cisim olarak göstermek ayrıdır.
-Bazı kavramlar sübjektiftir.
-Birkaç kriterle yaşatarak öğretebiliriz.
Kavram: doğa ve ötesindeki; olgu, olay yaratık ve herhangi bir şeyi anlam bütünlüğü açısından temsil eden kodlanışın ifade şeklidir. Ör.sıcaklık,
-Bazı kavramların isim yüzleri vardır bunlara kavramisim denir. Ör,çiçek (hem isim hem kavram)
-Bazı isimlerin kavram yüzleri yoktur (kavram olamazlar).Ör. Ahmet

-Tüm olanaklarımızı verimli kullanarak, her konuya özgü en doğru öğretim yöntemlerinin, kavramların, kavramisimlerin, isimlerin hayata güncelle kombinezonunu/larını (dizaynlarını, düzenlenmesini) kurmayı-uygulamayı düşünsel alışık tepki (refleks)-tepki haline getirmeyi öğrencilerimize kavratmak ve alışkanlığını geliştirmektir.
-Bu düşünsel alışık tepki (refleks)-tepki mantık sistemi ve muhakeme gücünü kazandırmak için, öncelikle;bilgilerin zihnimize kabulleniş, depolanış ve kullanım çeşitlerini bilmek önemlidir. 
-Bu konuda var olan temel yöntemlerle ilgili bilgileri doğru edinmek ve öğrenmek gerekir.
-Bilgileri edinmek ve hayatla ilişkilendirmek için, yeterince eşik bilgilere sahip olmanın yanında;sanal ve gerçek dünyasında asrın dogmalarını güvenle aşarak hür ortamda düşünüp düşüncelerini açıklaması daha elzemdir. 
-Zihnimizdeki sembolik, kavramsal kodlamalarımız olmazsa ne olur?
-Zihnimizdeki kavramların, isimlerin ve kavram-isimlerin silindiğini düşünün.
-Yontma taş devri insanı, dilsiz bir insan veya hayvanların seviyesinde bildiklerini ifade etmedeki doğallığını yada vücut organlarını, vücut dilini, yüz ifadelerini kullanma desteğine gereksinim duyarız.
-Yazılı ve sözlü her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünceyi ifade eden her şeye eleştirel gözle bakılmalı ve en mantıklı-liyakatli alternatifi geliştirilmelidir. Ör.elmadan daha mantıklı alternatif isim ve kavramlar üretin. Ör.toparlak/topak kırmızı, toparlak/topak sarı,toparlak/topak yeşil, tatlı topak... vb, portakal/tatlı/sulu sarı topak. -Çok özel haller hariç, her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünce üretirken veya düzenlerken;düşünsel ve eleştirel tercihte, doğal dillerin vahşi kurallarına ve hece vezninin akıcı ses-kafiye uyumunun keyfine, zevkine ve cüşuna, akli,mantıki ve ahlaki anlamlar feda veya yem edilmemelidir.
-Kavramların listesini kavram araçları şeklinde hazırlamak son derece önemlidir.
-Öyle bir yazılı-sözlü alfabe ve lisan ilişkisi hazırlayalım ki her harfi ve harfleri bir araya geldiğinde, matematikteki rakamlarlar gibi mutlaka bir veya birkaç mantıklı anlam taşıyacak şekilde dizayn edilmelidir.
Yerleşim yerlerinin aralarındaki iletişimin insanlık için önemi ne ise; kavramların kavram araçlarıyla doğru konumlandırılarak öğretilmesi ve zihnimizde doğru konumlandırılmaları bundan daha önemlidir. (Demirkuş 2005).  

Kavramlara, Kavramisimlere ve İsimlere Dayalı Öğretim, Öğrenim ve Eğitimin; Önemi ve Öğrenimeye Olumlu Etkileri
1-Kavramlar öğrenmeyi gözle görülebilir biçimde artırır.
2-Kavramlar öğrenmeyi gözlenebilir hale getirir.
3-Kavramlar farklı öğrenme şekillerine ve öğrenciler arasındaki diğer bireysel farklılıklara hitap eder.
4-Kavramlar pek çok değişik konu, öğretim aşaması ve not seviyesi için uygundur.
5-Kavramların öğrenilmesi, öğretilmesi ve kullanılması kolaydır.
6-Kavramlar kapsam temellidir.
7-Kavramlararası kapsam oluşturulması ve bütünleştirilmesinin değerlendirilmesinde kolaylıkla kullanılabilir.
8-Kavramlarla; koşullu, serbest, ilişkisel kavram kümesi,tablosu veya döngüleri (çarkları) oluşturmak öğrenci merkezli ve öğrencinin aktif olduğu yöntemlerdir.
9-Ayrıca öğrenciyle öğretmen koşullu, serbest, ilişkisel kavram kümesi, tablosu veya döngüleri (çarkları) oluşturduklarında, öğretmen öğrenci etkileşimini teşvik eder.
10-Kavramlar arasındaki doğrusal ilişkilerin tanımlamalarına yararlı bir alternatif oluşturur.
11-Kavramlar bir sistem içindeki ilişkilerin gösterilmesinde yararlı alternatiflerdir.
12-Kavramlarla öğrenciler okul yılları boyunca koşullu, serbest, ilişkisel kavram kümesi,tablosu veya döngüleri (çarkları) yapmayı öğrendikçe, kavramları ayrı ayrı ve kopuk düşünmekten çok bir bütün olarak ele alacaklardır.
13-Bir kavramın öğrenilmesi öğrenciyi diğer koşullu, serbest, ilişkisel kavram kümesi,tablosu veya döngüleri (çarkları) kullanmaya yöneltecektir.
14-Bu sayede öğrenciler kavramları sentez yoluyla bilgilerini birleştirebilecek, analiz ve organize edebilecektir.

A-Bildiklerimizi lisanımıza devşirmenin yapı taşları(veri tabanları ) olan kavramları, kavramisimleri, isimleri noktalama işaretleri, harfleri, rakamları ve sembolleri hayatımızda doğru ve liyakatli kullanmayı alışık tepki (refleks) haline getiren öğretim, öğrenim ve eğitim sistemleri geliştirmek ne demektir?
B-Kavramları, isimleri ve kavramisimleri; zihinsel fıtrat(yapı) özgünlüklerine(çeşitlerine) ve zihinde ilişkisel Kavram Kümesi -kavram örgütleme yapılarına uyumlu doğal ve yapay kavram kümeleri şeklinde örgütleyip liyakatli ve doğru öğreterek hayata uygulatmak ne demektir?
C-Doğal insanların, ilkel insanların, gelişmiş insanların ve evrensel insanların zihin havuzundaki zihinsel kavram örgütlenmesi- İlişkisel Kavram Kümesi ilişkisinin ayrıcalık ve özgünlerin farkındalığını anlamaya çalışın. Hangisinde vahşi, hangisinde cahil, hangisinde akli, hangisinde evrensel zihinsel kavram örgütü-ağı ve yapısı vardır?

İpucu;Temizliği, dürüst olmayı, peygamber ahlaklı olmayı…vb eylemleri,
-Evini, arabasını,…vb eşyayı,
-Hayvanları, bitkileri, …vb canlı gruplarını,
-Milleti, vatanı, toplumu…vb insani gruplarını,…vb
1-Sevmek,
2-Hoşlanmak
3-Önemine inanmak
4-Merhamet etmek arasındaki yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarının farklarını ve farkındalıklarını liyakatli anlamaya, hayata uygulamaya çalışın.
-Farkındalıklarını kavradıktan sonra liyakatli eşleştirmeye çalışın
Ör.sevginin liyakati hangi yaratıkta,eşyada, canlı grubunda/larda hayat bulması veya icabet edilmesi daha liyakatlidir.
Ör.sevginin, hoşlanmanın ve merhametin liyakati hangi yaratıkta/larda,eşyada/larda, canlı grubunda/larda hayat bulması veya icabet edilmesi daha liyakatlidir.
-Yukarıdaki mantıktan hareketle toplumsal bazda kullanılan hemen çoğu kavramlar, kavramisimler, isimleri noktalama işaretleri, harfler, rakamlar ve semboller; akli gereksinim ürünü değilde, nefsi rastgele gereksinim ürünü olarak vahşice(doğal) kullanılmakta olduğundan emin olun. Çok azı bilinçli ve liyakatli kullanılmaktadır. O zaman tüm kavramları, kavramisimleri, isimleri noktalama işaretleri, harfleri, rakamları ve sembolleri hangi sahalarda daha liyakatli kullanmamız gerektiği konusunda Evrensel Alfabe, dil ve lisanımızın veri tabanını oluşturan kavram, isim ve kavramisimler konusunda yapacak çok önemli işlerimiz var demektir. Çok ilginçtir ki; insanlık, çeşitli canlı ve cansız yaratıkları ıslah ederek evcilleştirmeyi başardı, ancak en önemli toplumsal iletişim aracı olan kavimlerin özgün; alfabe, dil ve lisanlarını; bilimsel, mantıksal ve akli prensiplere dayalı ıslah edici kayda değer örnek akademik ve bilimsel hemen hiçbir çalışma yapamadı. Toplumsal iletişim açısında insanlığın mantık ve akli iletişim basiretlerini bağlamayan, köreltmeyen yada vahşileştirmeyen tam tersine akışkanlık getiren peygamberi, akli ve mantıki ortak bir dil, lisan ve alfabe geliştirmeyi başaramadık. Uzaya açılmadan önce insanlığın buna acilen gereksinimi vardır. Geçmişte dünyaya hakimiyetini kuran kavimlerin dil ve lisanları bu gün etkinliğini kayıp etmiştir. Bu günkü hakim kavimlerinde; alfabeleri, dilleri ve lisanları aynı akıbete gideceklerinden şüphem yoktur. Onun hiçbir kavimin vahşi-doğal; alfabe, lisan ve diline taraf olmadan, modası geçmeyen insanlığın ortak payda peygamberi, dili, lisanı ve alfabesini; akademik, bilimsel ve uygulamalı çalışmalarla geliştirmeliyiz. Ör; yaban-doğal elmaları, yaban armutları, yaban inekleri, yabani atları, vahşi toprağı, vahşi çölleri... vb yaratıkları ıslah edebildik ve evcilleştirdik. Ancak vahşi dil, lisan ve alfabelerimizi ıslah edemedik ve evcilleştirmedik. Çözüm; Kavmin azınlığı ve çoğunluğu olmaz herkesin ve grubun fert bile olsa ya da vahşide olsa alfabesi, dili ve lisanı aslidir hiçbir bahane ile diğerlerine asimile ettirilemez. Tüm Kavimlerin Özgün Ana Dilindeki; Alfabe, Dil ve Lisanlarını Islah İçin Çözüm; Akademik seviyede; dildeki her kelime, bağlaç, kavram, deyim ata sözü vecize, sözleri hatta ithal edilmiş yazılı ve sözlü ata sözü her şey akademik disiplin ve sistematik mantık çerçevesinde dil, edebiyat, fen…vb tüm dallarda kulanım üzerine bölümlerinde ulusal ve uluslar arası seviyede;halka açık internet ortamı dahil, akademik çalışmalarla, toplu anket ve tartışmalarla farklı akli, mantıki, basireti açıcı... vb alternatifleri gerekçeleriyle ortaya konmalıdır. Kuranı Kerim ve Allah CC’Hun gönderdiği; kitap ve sayfalarında kullanılan; yazılı dil, mantık, ilişki ve okuma akışkanlığı dışındaki tüm gelmiş geçmiş; alfabe, lisan ve dillerin insanlığın mantıki ve akli iletişim basiretlerini vahşileştirici ve köreltici etkilerini kanıtlamak zor değildir.
Ör.peygamberin ve eşlerinin itlere ve evcil diğer hayvanlara icabeti ile asrımızın insanlarının icabeti arasındaki farkındalığı anlamaya çalışın.
Ör.bir ite sadece merhamet etmek, hem sevmek hem de merhamet etmek ve samimiyetle hep sevip duygularının baş köşesine oturtmak arasındaki liyakat ve farkındalığı anlamaya çalışın.
-Aynı şeyi bir insan yavrusu için düşünün.Tüm yaratıklara veya her şeyi sevmeye, saygı duymaya, tapmaya…vb icabet etmeye insanın zamanı, gücü, olanakları, yetmeyeceğini ve çevremize liyakatli icabetin farz olabileceği anlamaya çalışın.
-Zaman isteyen, ilgi isteyen bu ayrıcalığı tüm kavram, isim ve kavramisimler için düşünerek eğitim sistemindeki vahşeti(doğallığı) görmeye çalışın.
-Yani bir insanın; gönlük ve yıllık hayat döngüsünde bitmez tükenmez sanılan hayatının bilinçli olarak; kavramsal, isimsel, kavramisimsel, eylemsel ve düşünsel olarak neyi nereye ne kadarını harcaması gerektiği konusu ciddi bir şekilde düşünülmeli ve hesaplanmalıdır.
-Yada liyakatli öğretim, öğrenim ve eğitimle bu istendik peygamber ahlakı alışık tepki (refleks) ve alışkanlıkları öğrencilerimizde geliştirmeliyiz.

Eğitim:Fert ve Toplumda, istendik ( pozitif, negatif veya nötr) davranışların ortaya çıkması ve benimsenmesi için yapılan her türlü faaliyettir. Diğer bir deyişle; canlı yaratıklara istendik düşünsel-bedensel davranışları kazandırmak için; yapılan iş ve verilen her türlü emektir.Daha genel anlamda eğitim;yaratığa kazandırılmak istenen davranışları alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirilmek için yapılan her şeyin; öğretim, eylem, olay, süreç ve olgular…vb toplamına eğitim denir.
Bireyin insan toplumuna ve do ğaya yararlı olması amacıyla ideal ahlak ve kültür normlarına sahip kişilik olarak insani ıslahat sürecidir.
Fert ve topluma/lara; peygamber ahlakı normlarını kavratmak-güncelletmek için; gerçeği/leri zamanın da doğru mayalamak veya mayalatmak için, yapılan her şeydir
veya İnsana;hayatında uygulayabileceği kadar; hakikatin ve peygamber ahlakının mayasını zamanında -yeterince doğru çalmaktır. (Demirkuş 2006)
Bazen eğitimle mutlak gerekli hedeflere ulaşmak için;toplumun değişime müsait olmadığı ya da fıtratının zorlandığı konular da diyet-özel bağışıklık sistemini geliştirmek çok önemlidir. Yani bir konuyu gerekliliğini anlamak için topluca geçici günaha davetin komikliği-gerekliliği. (Demirkuş 2007)
Eğitim;Akıllı yaratıklara, nefsini ve tüm sanal araçlarını doğru tanıtıp, toplum içerisinde; kendilerini liyakatli, namuslu ve dürüst konumlandırmaları gerektiğinin mutlak üstünlük ve liyakatin bilincini bilimsel verilere dayalı olarak kavratmak , öğretilenleri-öğrenilenleri düşünce ve davranışlarında alışık tepki (refleks) haline getirtmektir.(Demirkuş 2008)
Çocuklarımızı ve öğrencilerimizi zamanında liyakatli eğitimle gerçek bilgilerle donatmazsak; onun yerine abur cubur bilgiler doluşur ve geleceğimiz tehlike altına girer. Toplumsal olarak geri ve cahil kalmanın bir sebebi de budur.
Gerçek eğitimle;zihinsel bedende ve kalpte ; kimlik (id), tapındık-taptık(put) (idol), yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargıları, inanç değerleri, süper ve özgün egolar(istemler), gerçekler, doğa yasaları doğru konumlandırılmazsa sonuçta yanlış eksik ve sakat;mantık, düşünce, kavram…vb yanılgısına sahip kişilikler toplumda ortaya çıkar
Öğretim, öğrenim ve eğitimde de, olanaklarımız ölçüsünde:doğru kaynaktan/lardan, doğru bilgiyi-konuyu, doğru zamanda, doğru konumda-yerde, doğru yöntemle/lerle , doğru kişiye/ kişilere, öğrencinin güvenini kazanarak ve dersin önemini vurgulayarak;doğru pekiştirip ve hayatla doğru güncelleyerek sunmalıyız. Demirkuş, 2008

Öğretim:
Öğretmek kavramından kaynaklandığı için, hedefe aktarılmak istenen bilgiyi kusursuz öğretmektir.
Öğretim:Doğada ve ötesinde var olan bilgileri (yaratıklar, olaylar, olgular, sistemler, kanunlar, kavramlar v.b) anlaşılabilir hale getirmek amacıyla çeşitli yöntem, araç-gereç ve teknikler kullanılarak  fert ve topluma planlı ve programlı bilgi aktarma sürecidir .

Öğrenme:Amaçlı veya amaçsız edinilen bilgilerin canlı yaratıklarda; kalıcı ve hayatta bilinçli uygulanabilir hale gelmesidir.
İnsan; kullanmadığı ve kullanamadığı bilgisinin hamalı, yanlış kullandığının;ya cahili yada hainidir veya insan genellikle sahip olduğu bilginin;ya bilmezi, ya cahili, ya;alimi ya da hamalıdır!! (Demirkuş 2006).
Öğrenme:Öğrenilen ve öğretilen bilgilerin, bedensel, zihinse, düşünsel…vb eylemler olarak hayata güncellenmesi ve uygulanabilir hale gelmesi demektir.

Medya Nedir ve Kimdir? Toplumsal İletişim açısından toplumun bütün duyularını temsil eden ve toplumu bilgilendiren kitle ve araçlarıdır. İçerden ve dışarıdan duyularla veya herhangi bir şekilde aldığı bilgileri; fert, toplum…vb  beynine (beyinlerine) , zihnine ve düşünsel havuzuna olduğu gibi yansıtan dürüst iletişim mekanizmasıdır.Örneğin;muhabirler, gazeteler, televizyon kanalları... vb
-Bir insan bedenini düşünün, beş duyu ile, hislerle, uykuda ve rüya ile, düşünerek  veya herhangi bir şekilde  aldığı bilgileri olduğundan farklı iletirse beyni yanıltır.
-Hemen her türlü; pisliği, bölücülüğü, edepsizliği ve liyakatsizliği özgür habercilik diye toplumun televizyon-gazete menüsüne servis eden liyakatsiz medya düşünün.
-Alınan yanlış ve eksik bilgilere bağlı olarak yanlış karar ve sonuçlara varılır. 
-Toplumsal bazda medya camiasının görevinin adil ve dürüst olmasının değeri, bilimsel çalışmalardan daha önemli olduğu kendiliğinden idrak edilir.
-Toplumsal güvenceleri sağlanıp, belli peygamber ahlakı, paylaşım, özveri, adil ve cesaret seviyesi bilinci ve alışık tepki (refleks)lerine sahip kişiliklerden seçilmesine özen gösterilmelidir.
-Acil yayınlar dışında her medya yayınının mutlaka ehlince bilimsel makalelerden daha ciddi incelendikten sonra yayına koyulmalıdır(medya otokontrol) .
-Giyim ve kuşamlarıyla veya hayat döngüleriyle  topluma örnek olma sorumluluğu ve bilincinde olmalılar. Otokontrolü aşarak yanlış, eksik, yanıltıcı ve taraflı..vb  yayın yapanlara(toplumsal-toplumsal münafıklık-çok yüzlülük suçundan) yargının hükümleri açık ve net belirlenmeli ve toplumsal yüz kızartıcı suç sayılmalıdır.
-Gerekirse oy hakkından ve medya mensubu olmaktan, İnsan vekili olmaktan  men edilip topluma uzun süre deklere edilmeli.

-Terbiye;İnsan bedeninde ve zihninde peygamber ahlakı ve hasleti alışkanlık değerlerini  alışık tepki (refleks) olarak ortaya çıkarmak üzere;edepli-insani-İslami ölçüler çerçevesinde uygulanan disiplinler ve yapılan her şeydir.
Ör;İslamiyet’te yıllık farz 30 günlük oruçları dışında; Fıtratı oranın da (bünyenin kaldırabileceği kadar) haftalık, aylık ve 3 ayların sünnet oruçlarını tutmak... vb.
İslamiyet’in dışındaki;keşişlerin, uzak doğu ve Hint fakirlerinin bedeni terbiye etmek için, riyazetle yaptıkları eza ve cefalar gayri insanidir.
       Gerekirse öğrencilerimize ve çocuklarımıza sıra dışı olayları; kontrollü aşı dozunda yaşatarak, drama yaptırmak. Aşılanmak istenen olay ve süreçleri; tiyatrolaştırarak, sinemalaştırarak önceden “zihinsel, bedensel, eylemsel, düşünsel aşı” maksatlı ve dozda !!! planlı hazırlanmışlıklara katarak çok amaçlı yararlı bağışıklık ve alışık tepki (refleks)ler geliştirmek.
        Kısaca, piyasadaki, batıdan, dünyanın herhangi bir yerinden gelen; abur-cubur çöplük ahlakı toplumsal ve teknolojik ürünlerden, eksik veya yanlış terbiye eğitimi alan kişilerin zarar görmemesi için bu abur ve cubur çöplük ahlakı ürünlerin zayıflatılmışları veya öldürülmüşleri planlı hazırlanarak kişi fıtratı ve yaşının kaldırabileceği ve etkili olabileceği dozda peygamber ahlaki değerlerle alternatifli ilişkilendirilerek verilmelidir.
       İslamiyet’te nefis terbiyesi adı altında büyüklerimizin (Hz.Gazali, Hz.Geylani, Hz. Hacı Bayram Veli ve Hacı Bektaşi Veli Hazretleri gibi) kendi nefislerine uyguladıklarını çocukların-gençlerin ve büyüklerin nefislerinin kaldırabileceği dozda öğretim, öğrenim ve eğitimde uygulamak olasıdır. Örneğin; fakirliği ve yokluğu doğru algılamak, doğru duygudaşlık duymak için oruç çok güzel bir örnektir. Bunu çocuklara-gençlere uygularken belli bir süre (gün-ay eğitilenin fıtratının kaldırabileceği kadar dozda) yoksullar ve fakir ailelerle yaşamayı zorunlu hale getirmek.Örneğin;Allah CC’HU dinleri göndermeseydi yer yüzünde geçmişte (Budizm, Hinduizm, Astekler, Mayalar,1, 2, İnkalar, Dinleri…vb) ve günümüzdeki vahşi; kutsiyet, yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargıları, örfler, doğal dinler, inanç, kültür değerlerinin ifrat ve tefrit terbiyelerin yaygın olması hudutları toplumsal tufanlara neden olurdu. .

Yaratık: Özgün enerji hali veya doğa ve doğa ötesinde çeşitli enerji halleri şeklinde özgünlükleri ile temsil edilen kişiliklerdir. Yaratığın kişiliği, enerjinin ise  halleri vardır.

Gerçek: Değişme miktarı ihmal edilebilecek kadar minimum düzeyde olan
veya hiç değişmeyen yaratık, olay, süreç, zaman, olgu ve kurallar bütünüdür. Kısaca; en az değişen veya hiç değişmeyen kavramlara gerçek denir. Gerçek yalanın tersidir, karşılığı yalan olmayan çok şey gerçektir. Hayatta, değişmez, az değişen ve güdük gerçekler vardır. Örneğin, ölüm sonuç itibariyle değişmez gerçektir. Kanunlar az değişen gerçeklerdir. Belki de her kanun bir gerçektir, ama her gerçek bir kanun değildir.

Süreç ve Olgu ; Bir eylemin veya eylemlerin, kısaca herhangi bir şeyin zamana bağlı olarak başlangıçtan sona (geleceğe) doğru, giderken bu zaman dilimi içerisinde ki ilişkili olduğu bütün olaylar (zaman dilimi + eylem yada eylemler) ve denklemlerin tümüne süreç denir.Ör:İnsan yeryüzünden uzaya,çimlenme-doğum-yayılma sürecine girmiştir.
Olgu:süreç+mekan, Ör. Güneşin Batıda Batması bir olgudur.

BİLİM NEDİR?Doğadaki pozitif öncelikli (nesnel) bilgilere dayalı tüm bilim dallarındaki toplam bilgi ve uygulamaları içeren en kapsamlı kavramlardan biridir. Bilim, daha çok nesnel verilere dayalı olarak gelişip ilime doğru emekler.Bilim hayatın başlamasıyla insanın çevresindeki, iç dünyasındaki…vb edindiği bilgiler bütününe verilen addır.Büyük Kıyametle ölüme mahkumdur. Daha çok öğretim kavramı ile ilişkilidir. Bilim yaratıkları, olguları, olayları ve süreçleri tanımak için bir araçtır. Bilim ilimin metriksindedir. Bilimin tarihi olur ilmin tarihi olmaz!! Bilim ölümlü olduğu için bilimde mutlak gerçek yoktur, ilim ölümsüz olduğu için ilimde mutlak gerçekler vardır. Bilim, ilimin yaratıklarda yeşeren ölümlü-sonlu bilgi örüntüsü boyutudur. Bilim;akıllı ve zeki yaratıkların çevresine uyum, gelişim, çevresini ve kendilerini tanıma aracıdır. Bilgi ise bilim ve ilimin veri tabanıdır. Bilim yaratıkların geçici enerji yaşam döngüsünde deneyim, öğretim, öğrenim ve eğitime dayalı ortaya çıkardıkları ilim versiyonu ürünüdür. İlim, ezeli, ebedi ve Baki olan Allah CC’HUN Alim Sıfatına tabiidir ve ölümsüzdür. Aslında bilimin kökeni de ilimdir. Yaratıkların genetik, fıtratı, deneyimleri ve ilahi kökenli ölümlü ve geçici hayata uygulanan ilim versiyonuna bilim deniyor. Bilim ve ilim mürşit olamaz ancak araçtırlar. Ör.Peygamberler; Peygamber Ahlakı Münşidirler. Ünlü bilim uzmanları;sahalarının mürşididirler. İnsanlarda bilim ve doğa insanı değil Allah CC’HUN insanıdırlar. Onun için Bilim-İlim İnsanı, Bilim-İlim Adamı, Bilim-İlim Kadını Kavramları bazı insanlar için yanlış ve liyakatsizdir. Bilim Uzmanı, Bilim Eksperi, Bilim-İlim Ustası, Bilim ve İlim Alimi, Bilim Bilgini, Bilirkişi, Bilen Zat kavramları bazı insanlar için daha liyakatlidir. Bilgi ise, bilimin veri tabanıdır.

Bilgi:Doğadaki subjektif-objektif yaratık(nesnel), olay, süreç ve olgularla ilgili genellikle duyularımızla  zihnimize özümsenen, alınan, giren yada genlerimizde var olan(fitrati-yapısal bilgi) veya  zihinsel operasyonla  ürettiğimiz  ürünlerin  zihnimizde bıraktığı; dinamik anlamlı  imaj, görüntü, ses, kavramsal ve ilişkisel kalıntılardır. Bilinçli veya bilinçsiz edindiğimiz bilgileri zihnimize-belleğimize yerleştirip, gerekirse bu bilgileri kullanarak yeni bilgiler üretiriz. Kısaca bilgi; yaratıklar hakkında bilinen veya  zihinsel olarak üretilen ve zihnimizde kodladığımız; anlamlı  imaj, görüntü, kavram ve ilişkisel veri  halleridir.
Bilgi, bilimin havuzu içinde yer alır. İşlenmesi ve hayata uygulanması için bilim gereklidir.
Bir bakıma bilgilerimiz sahip olduğumuz bilimin veri tabanlarını teşkil ederler.
Dağarcığımızdaki bilgilerimizi yazılı dil ve lisanla ifade ederken;kavram, isim, kavramisim, resim, üç boyutlu cisim, davranış, ima …vb şekilde ifade ederiz.
Bilim;akıllı ve zeki yaratıkların çevresine uyum, gelişim, çevresini ve kendilerini tanıma aracıdır. Bilgi ise bilim ve ilimin veri tabanıdır. Bilim yaratıkların geçici enerji yaşam döngüsünde deneyim, öğretim, öğrenim ve eğitime dayalı ortaya çıkardıkları ilim versiyonu ürünüdür. İlim, ezeli, ebedi ve Baki olan Allah CC’HUN Alim Sıfatına tabiidir ve ölümsüzdür. Aslında bilimin kökeni de ilimdir. Yaratıkların genetik, fıtratı, deneyimleri ve ilahi kökenli ölümlü ve geçici hayata uygulanan ilim versiyonuna bilim deniyor. Bilim ve ilim mürşit olamaz ancak araçtırlar. Ör.Peygamberler; Peygamber Ahlakı Münşidirler. Ünlü bilim uzmanları;sahalarının mürşididirler. İnsanlarda bilim ve doğa insanı değil Allah CC’HUN insanıdırlar. Onun için Bilim-İlim İnsanı, Bilim-İlim Adamı, Bilim-İlim Kadını Kavramları bazı insanlar için yanlış ve liyakatsizdir. Bilim Uzmanı, Bilim Eksperi, Bilim-İlim Ustası, Bilim-İlim bilirkişisi, alimi kavramları bazı insanlar için daha liyakatlidir.

Bilgi;insan zihninde, kavram, resim, şekil, imaj, ses, görüntü …vb şeklinde kodlanmış doğadaki yaratık, olay olgu, süreç….vb şeylerin karşılığı olan enerji halleridir. Genel anlamda bilgi;doğadaki, sübjektif-objektif(nesnel) canlı-diri yaratıklar dünyaya geldiklerinde genlerinde yapısal olarak kısmen var olan buna ilaveten,süreç, olay olgular... vb şekil de zihnisel asimile(özümsenen) olunan veya rüya ile, trans ile, düşünerek, zihinsel operasyonla üretilen ürünlerin zihinsel(düşünsel kayıt), beyinsel(organik kayıt) havuzda diğer bilinenlerle ilişkisel kayıt edilen;ses, görüntü,imaj, sembolik kod, eylem, ... vb dinamik kalıntılardır.Bilgi canlı yaratıklara çevreye uyum yada yaşamak amacıyla bazen canlıların genlerindeki yapısal değişiklikler sonucu genetik yapılarına kayıt edilir. Örneğin bakterilerin antibiyotiklere karşı genetik direnç geliştirmesi.Bilgi cansız yaratık sistemlerinin çevreye uyma zorlandığında sistemin ilk yapısında değişiklik yaparak yeni kombinezon bilgileri içeren yada sahip sistem olur. Ör. bir ekosistemin küresel ısınma sonucu oluşan yeni çevresel koşullara yapısal değişimle tepki göstermesi.
İnsan
ruhunda ise doğa ve hayvani-meleği doğa ötesindeki öğrenebileceği yada gereksinim duyduğu hemen her şeyin ilim olarak meleği(kusursuz) yeterince karşılığı vardır.Ruh Allah CC’HUN emaneti olduğu için hemen her şeyin özünü içeren ve sadece akıl işletim sistemi verilen yaratıklara üflenmiş olup bu varlıkların hayvanlardan ve cansızlardan farklı olarak akıllı yaratıkların nefsini ve rabbini tanımasına yardımcı olur.

Bilgi;bilimin (nesnel + sanal insani bilim) ilimin(tüm bilinmeyen bilimler, nesnel + sanal+düşünsel+ilahi... bilim)... vb zihnimizdeki veri tabanı olan enerji hallerinin karşılığı gibidir.
*İnsan genellikle sahip olduğu bilginin;ya bilmezi, ya cahili, ya;alimi ya da hamalıdır!! İnsan;doğru kullandığı bilginin alimi, kullanmadığının hamalı, eksik ve yanlış kullandığı bilginin cahilidir. Demirkuş 2008
*Çocuklarımızı ve öğrencilerimizi; zamanında gerçek bilgilerle donatmazsak, onun yerine çocuklarımızın zihinleri yanlış, eksik ve hurafe bilgilerle doluşur. 8
*Toplumsal olarak geri kalmanın bir sebebi de budur.
*Öğrencilerimizi sıfırdan, üniversiteyi bitirinceye kadar sadece fen ve toplumsal bilimlerle ilgili bilgilerle donatmak yeterli değildir. Peygamber Ahlakı yönünde eğitici bilgi ve uygulamalardan (eğitimden) yoksun bırakmak geleceğimiz için büyük bir risk ifade eder..

İnsanlarca Kullanılan Bilimin Meyvesi
:İnsanın bilim aracını ve teknolojik araçlarla ürettiği sanal ve nesnel teknoloji, bilgi, kültür... vb. benimsediği yaşama biçimi ve ürettikleriyle doğadaki çok şeyi öğrenip, kendi arzularına göre işleyip devşirmesidir.

ÖĞRETİM MODELLERİ;
Öğretime yönelik, uygulanan yöntemler, teknikler, yapılan etkinlikler,  uygulamalar…vb eylemlerinde, öğretmenlerin öğrencilere karşı neden ve nasıl davranmalarının gerektiğini gerekçeleriyle  bu davranışlarının öğrencileri nasıl etkileyeceğine yönelik kuramlardır.
Başlıca Öğretim Modelleri;
  I-Programlı Öğrenme
 II-Bilgisayara Destekli Öğretim
III-Bireyselleştirilmiş Öğretim Sistemi

IV-Temel Öğrenme Modeli (Glaser’in)

V-Buluş Yoluyla Öğrenme Modeli(Brune’in)
Bu model iki ana tema içerisinde değerlendirilir.
I-Zihin gücü ve edindiği bilgilerin artmasına bağlı olarak; kişinin buluş, deneme, doğal..vb yollar ile kazandığı tüm zihnisel beceri,zihnini kullanma bilgi ve yöntemlerdir.
II-Çocuğun dünyayı algılaması esnasında geliştirdiği temsili tasarım sistemlerini evreleri.
A-Eylemsel Temsil;Sözel, ikonik ve imgesel olarak ifade edilemeyen ve ifade edilmesinde sıkıntı çekilen ancak zorunlu olarak eylemsel olarak ifade edilen temsillerdir.Ör;piyanist piyano çalarken, hangi parmağını öncelikle basacağını adım söyleyemez, alışık tepki (refleks) olarak uygun şekilde çalar. Çocuklar evdeki eşya ve odaların yönlerini pek güzel tarif edemedikleri halde eylemde çok kolay oralara ulaşır.
B-Sembolik Temsil;Anlamayı temsil etmek için sembolleri kullanmasıdır. Ör;matematiksel semboller, müzik notaları, lisan alfabeleri gibi.
C-İkonik Temsil;Anlamayı temsil için kullanılan imgelerdir. Ör;Ateşi alev olarak, yolu çigi ve harita olarak imgelemsi.

Temsili Evrelerin Sırası;

Bruner'a göre; zihinsel gelişimde;eylemsel, ikonik ve sembolik sıra izlenir ancak öğrenmede bu sıralama zorunluluğu yoktur.
Buluş Yoluyla Öğrenmede Öğretim Süreci
Kuramın Birinci Öğesi;Öğrencinin öğrenmeye hazır bulunuşluğunu sağlayacak yaşantı koşulları hazırlanmalıdır.
Bunun iki öğesi vardır.
1-Öğrencinin keşfetme isteklerini harekete geçirmek.

2-Öğrenme süreci içinde bulunan öğrenciler desteklenmelidir. Öğretmenin doğru kavuzluğu, yönlendirici etkinlik ve uygulamaları yardımıyla öğrenciye zaman kazandırılmalıdır.

VI-Etkili Öğrenme Modeli (Salvin’in)
VII-Okullarda Öğrenme Modeli (Carroll’un)

A-Yetenek
: Bu modelde, öğrencide öğrenmenin tam gerçekleşmesi için, gerekli olan zaman olarak tanımlanmıştır.
     Bu gün uygulamadaki sınavlarla oluşturulan sınıflarda;öğrenme ile  yetenek arasında 0.70  bir korelasyon ilişkisi vardır. Öğrencilerin  fıtratlar ve yetenekler arsındaki bu çeşitliliğin ürünü olan  0.70  lik farkı  sıfıra indirgemek ve algıda değişmezlik derecesine ulaşmak için;1.,  2., ve 3. şıklarda belirtilen koşul, önerme ve çözümlerin her öğrenciye özgü  saflaştırılıp sadeleştirilmesi gerekir. 
Yapılan  araştırmalarda; aynı sınıftaki öğrencilerin yetenek dağılımı açısından;%5’i avantajlı, %5dez avantajlı ve % 90’nı benzer olduğu saptanmıştır.

B-Öğretimin Kalitesi;Öğretim için sunulan hizmetin her kese eşit olması bazı dezavantajlar ortaya çıkarır. Onun için mümkünse her öğrencinin eşik bilgi, yetenek ve fıtrat(yapısal) özgünlüklerini tatmin edici nitelikte öğretim hızmetleri korelasyon sistemini geliştirmek gerekir.
C-Anlama Yeteneği; Öğrencide öğrenmenin tam gerçekleşmesi için gerekli eşik bilgi ve yeteneğinin yeterli olması gerekir.
D-Öğrencinin Öğrenmeye Hevesle Ayırdığı Zaman (Sebat)
E-Okullarda  Öğrenmeye Ayrılan Süre, bu süre bazı öğrenciler için az bazıları için çok bazıları için ise yeterlidir.
VIII-Tam Öğrenme Modeli (Bloom’un)
Bu modelde, yetenek;öğrencinin bir üniteyi öğrenmesi geçen zaman olarak tanımlanmıştır.İdeal öğrenme koşullarının sağlanması halinde, öğrencilerin öğrenme farklarının bir birine benzeyeceği iddia edilmektedir.
Bu Modele Göre;öğrenme üç öğeden oluşmaktadır;

1-Öğrenci Özellikleri
A-Bilişsel Giriş Davranışları;Öğrenme için, ön koşul, alt yapı ve zeka seviyeleriyle ilgili davranışlardır.
a-Özel Bilişsel Giriş Nitelikleri;Ön eşik bilgilerine sahip olma niteliklerini içerir. Mat 2 için Mat.1 bilme
b-Genel Bilişsel Giriş Nitelikleri;yetenek ve zeka ile ilgili davranışlara sahip olmanın seviyesi ile ilgilidir.

B-Duyuşsal Giriş Özellikleri
;Üniteyi öğrenmeğe ve okula karşı; istekli  ve açık olması, başaracağına inancı ve güveni ile ilgilidir.
a-Okulla İlgili Duyuşsal Özellikler;Öğrencinin okula yönelik isteği, hevesi ve tutumlarını ifade eder.
b-Dersle  İlgili Duyuşsal Özellikler;Öğrencinin dersi sevip sevmemsiyle ilgili tutumunu ifade eder.
c-Akademik Benlik Tasarımı;Öğrencinin akademik olarak başarılı olacağına  inancı ve kendine güveniyle ilgili tutumu ifade eder.
    Bu modelde:öğrenci özellikleri;yani bilişsel ve duyuşsal özellikler (A ve B)  öğrenme ünitesindeki başarı etkisinin %65’ni açıkladığı iddia edilmektedir.
C-Psikomotor Özellikler ve Davranışlar(Fiziksel Beceriler); Öğrencinin fiziksel becerilere (el becerileri..vb) yatkınlığı... vb kapsar.

2-Öğretim Hizmetleri;Bu modelde, tam öğrenmede uygulanan stratejilerin seçiminde öğrencilerin bireysel öğrenme gereksinimleriyle önlem alınması gerektiği ve yararı vurgulanmaktır. Tam öğrenmede öğrencilerin derste kazanımların ve eksiklerin dersten sonra çeşitli ölçümlerle (öğrenmeyi izleme testleri ve biçimlendirme değerlendirmeleri, ilerlemeyi belirleyici testler, formative testleri) belirlenip öğrenme güçlüğü çekilen sorunlarına çözüm üretmenin önemi vurgulanmaktadır. Tam öğrenmeye ulaşıncaya dek bu yeniden eksikleri öğretme ve öğrenilenleri ölçmeye yönelik işlemlere devam edilir.
    Bu modele göre, Öğret hizmeti niteliğinin bilişsel başarıya  etkisinin  %25 (r=0.5)  olduğu iddia edilmektedir. Böylece öğrenci özellikleri ve öğretim hizmetleri öğrenci başarısının %90’ını etkilemektedir.


3-Öğrenme Ürünleri;öğretim hizmeti tamamlandıktan sonra, öğrenim düzeyleri, öğrenme hızı ve  duyuşsal ürünleri ve kazanım özellikleri  ifade edilmektedir.

IX-Bilgi İşleme Modeli (Gagne’nin)
Kendisinden önceki modellerin eksiklerini tamamlamak için ve insan zihni bilgisayarın bilgiyi kayıt aşamalarını benzetilerek (simule edilerek) geliştirilen modeldir.
Bu model şu sorulara yanıt arar;
1-İnsan zihni bilgiyi nasıl kazanır?
2-Ne kadar bilginin öğrenildiğini ne belirler?
3-Niçin bir kısım bilgiler uzun süre hatırlanır, diğerleri unutulur?
4-Daha fazla bilginin kazanılması ve hatırlanması için ne yapılmalıdır?
Kısaca bu model;insanın bilgiyi nasıl kazandığını, nasıl depoladığını, nasıl uyguladığını ve nasıl aktardığını ortaya koymaya çalışır.
Bu sorulara yanıt aramak için bu model aşağıdaki varsayımları kabullenerek çözümlere ulaşmaya çalışır.
Bu varsayımlar bu modeli diğer modellerden-kuranlardan farklı kılar.
Bu varsayımlar(kabulleniler);
-Bazı öğrenme süreçleri sadede insanlar özgü olabilir.
-Zihinsel olaylar incelemenin odağıdır veya olayların cereyan ettiği yerdir.
-İnsan öğrenmesi üzerindeki araştırmalar nesnel ve bilimsel olmalıdır.
-Bireyler öğrenme sürecine aktif olarak katılırlar.
-Öğrenme, mutlaka açık davranış değişmelerinde gözlenmesi gerekmeyen zihinsel çağrışım biçimini kapsar.
-Bilgi örgütlenmiş şekilde bulunur
-Öğrenme yeni bilginin önceden öğrenilmiş bilgi ile ilişki kurulduğu bir süreçtir.

Bu modele göre;insan zihninde öğrenmenin oluşumunu üç süreç şeklinde sınıflar.
1-Bilgi depolama
2-Bilişsel süreçler
3-Yürütücü süreçler (bilişi yönetme süreçleri)

X-Öğretimde Çoklu Zeka Kuramı (Gardner’ın)
Çoklu zeka kuramından yaralanılmasının nedeni, öğrencilerde belli bir zeka türünün  diğer zeka türlerine göre daha üst düzeyde olduğu beklentisinin olmasıdır. Bu modele göre zeka alanları dikkate alınarak eğitim hizmeti verildiğinde öğrenme daha kolay gerçekleşecektir. Modelde her insanın kendine özgü öğrenme yolunun olduğuna  ve insanların kendilerine en uygun zeka  alanlarını öğrenme aracı olarak kullanmasının öğrenme-öğretme sürecini  çok etkili kılacağına inanılmaktadır.
Modele göre Zeka;bir veya birden çok kültürel yapıda değeri olan bir ürüne şekil verme veya problemleri çözme yeteneği olarak tanımlanmaktadır.

     Modelde Çoklu Zeka Kuramı Zekayı 8 Alana Ayırmaktadır.

1-Dil Zekası;Dili kullanabilme, konuşma  ve yazma yeteneğidir.

2-Mantık ve Mekanik Zekası;sayısal ve akıl yürütme becerileri ile ilgili karmaşık ilişkileri kavrama ve soyut problemleri çözme  yeteneğidir.

3-Görsel-Uzamsal Zeka;Görselleştirilmiş nesneleri, doğru olarak algılayabilme ve yeni görsel  yaşantılar oluşturabilme becerisidir.Ör;çizim, resim, grafik görsel kavrama ve zihinde somutlaştırmadır.

4-Müziksel Zeka;Müzikle ilgili becerilerinin gelişmiş olmasıdır. Bu zeka türünün geliştiği insanlarda seslere karşı aşırı duyarlılık söz konusudur.

5-Bedensel Kinestetik Zeka
;Zihinsel koordinasyonla bedensel becerileri (psikomotor  becerileri) etkili bir biçimde kullanma zekasıdır.

6-Toplumsal Zeka;Toplumsal ilişkileri  etkili bir şekilde kurma, kavrama ve geliştirme ile ilgili zekadır.

7-Özedönük Zeka;Kentini tanımaya, algılamaya ve geliştirmeye  yönelik zekadır.  

8.Doğacı Zeka;Doğal çevreyi tanıyabilme ve anlayabilme yeteneğidir.


Model Nedir? Genellikle uzmanlarınca beğenilen, kabul gören amaca ulaştıran özgün özellikleri ve koşulları taşıyan nesnel, sanal, düşünsel, zihinsel, kavramsal, toplumsal veya döngüsel;olay, olgu, süreç, yaratık, kurallar…vb alt birirmlerini temsil eden ortak payda bütünlük birimine/lerine verilen kavramisimdir.
Statik olan şeyler sistem ve dinamikten uzaktır. Sistem kavramı, canlının cansızın hepsini içerir. Sistem kavramı yaratık terimine daha yakındır. Örneğin, bir atomun muazzam bir sistem olduğunu çok iyi
biliyoruz. Genellikle modeller doğal sistemleri taklit ederek veya edilerek ortaya atılır. Örneğin aerodinamik mekanizmasını anlamak ve kağıttan uçak yapmak modeli sinektir. Bu basit örnekten minik model uçaklara kadar örnekler çoğaltılır. Bu olaya genellikleri, yaratıkları daha iyi kavramak ve anlamak için ileri sürülür.        Aerodinamik mekanizmayı anlamak için kağıttan uçak yapmak bu modele bir örnektir. Bu basit örnekten minik model uçaklara kadar örnekler çoğaltılabilir. Doğal hayatta gözlemlediğimiz bir çok olay ve yaratığı anlamak ve tanımak için özgün özelliklerini taşıyan somut kavramsal modeller oluşturulur. Çocuklarda modeller kendisini temsil eder, gerçeği değil. Çocuklara gösterdiğimiz modeli onlar gerçek sanır, fakat biz modelin taklit olduğunu biliriz.

Yöntem (Metot) Nedir?
Amaca veya hedefe en kısa ve verimli ulaşmak için izlenen en kestirme yollardır

Teknik ve Teknik Çeşitleri Nelerdir?Bilimsel araştırmalar yapılırken,stratejiler ve projeler hazırlanırken;amaç/lara, hedefe/lere ve sonuca/lara sağlıklı ve verimli ulaşmak için;uygulanan bilimsel yöntem ve stratejiler içinde araştırmanın çeşitli aşamalarında araştırmanın yapısına uygun uygulanan ve izlenen alt veya uç yöntem yollarıdır.Örneğin anlatım yöntemini verimli kılmak için, içerisinde soru cevap tekniği uygulanır.
-Araştırma teknikleri, yapılan araştırmanın ruhuna ve çeşidine göre değişir. Çok sayıda tekniği vardır veya araştırmanın amacına ulaşmak için yeni teknikler geliştirilebilir.
-Önemli olan bu teknikleri doğru yer, konum, zaman ve aşamalarda uygulamaktır. Örneğin, bir araştırmada , bağışıklık sistemimizi yanıltarak vücudumuza sızarak hastalık yapan çeşitli mikroplara karşı aşı geliştirmek için, mikrobun hücresinin bağışıklık sistemimiz tarafından algılanacak şekilde yalancı ayaklar monte dilecek bir uygulamadan sonra bağışıklık sistemine tanıtma tekniği bazı araştırıcılar tarafından geliştirilmiştir.Yöntem bir ana yol ise teknikler bu ana yollardan ayrılan toprak ve patika yollardır. Ana damar yöntem, yan ve kılcal damarlar tekniği ifade eder. Filmi izleyin

Bilimsel Strateji Nedir?Çok yönlü bilimsel çalışmalarda veya aynı gruptaki bilimsel çalışmalar arasındaki ortak payda, özgün ve varyasyon veri tabanlarına dayalı çoklu disiplin mantıkla teorik ve uygulamalı sonuçlar elde etmek için izlenen çok yönlü sevk, idare ve yöntemlerin planlı ve programlı bütünlüğü ya da birlikteliğidir.
-Örneğin, Bir bilimsel araştırma stratejisi denildiğinde, o konuda hedefe olaşmak için izlenen tüm bilimsel yöntem, teknik, yan yolların sırasıyla oluşturduğu dizayn ve dizin kast edilmektedir.
-Örneğin bir konudaki öğretim stratejisi  denildiğinde, o konuda hedefe ulaşmak için izlenen tüm yöntem, teknik, yan yolların sırsıyla oluşturduğu dizayn ve dizin kümesi, öbeği kast edilmektedir.

ZİHİNSEL BEDEN(HAVUZ)Demirkuş 2009;İlk kalp atışından ölüme kadar,ışık hızından daha hızlı düşünen beyin ivmesiyle genişleyen ve içerisinde; akıl, ruh, nesnel-sanal nefislerimiz, zeka , muhakeme, mantık,zihinsel beden havuzunu (nesnel beden,hafıza havuzunu)…vb sanal-nesnel araçlarımızı içeren kapasitedeki bâtını/düşünsel/sanal kalp aracımızdır.
-Zihinsel beden(havuz), bâtını/düşünsel/sanal kalp havuzunun sanal bir aracıdır ve tüm nesnel ve sanal kainattan büyüktür. İnsan zihinsel havuzda sorunlarına-problemlerine çözümler üreterek, doğaya uyum sağlamakta güçlük çekmez.

-Gerçek eğitimle;zihinsel bedende; kimlik (id), tapındık-taptık(put) (idol), yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargıları, inanç değerleri, süper ve özgün egolar(istemler), gerçekler, doğa yasaları doğru konumlandırılmazsa sonuçta yanlış eksik ve sakat;mantık, düşünce, kavram…vb yanılgısına sahip kişilikler toplumda ortaya çıkar.İnsanlar aldığı besinlerin bir kısmını bedenine katar. Diğerleri dışkı olarak atılır. Bilerek ya da bilmeden;beş duyumuzla ve duygularımızla hazır aldığımız veya zihnimizde ürettiğimiz bilgiler; geçiçi zihin ön belleğine alınır. Bu bilgiler daha sonra zihinsel sindirim mekanizmalarıyla (kısmen zihinsel yapılanma kuramı) diğer bilgilerle ilişkilendirilerek zihinsel havuzumuzun bedenine katılır. İlişkilenen bilgiler kalıcı bellekte diğerleriyle bağlantı yaparak/yapılarak ya da özgün olarak asimile olur. Sindirilemeyenler yeniden düzenleme ile; ya yeniden kabullenilir ya askıya alınır ya unutulur (yok olmaz) ya da uykuda; rüya,sayıklama veya eylemle deşarj edilir. Alınan bu zihinsel besinlerle (bilgilerle) beslenen zihin bedenimiz; ışık hızından daha hızlı düşünen beyin ve zihinsel sanal araçlarımız bu hızla büyüyerek kainatı aşarak kendinden daha büyük zihinsel bedenlerin özgün sınırına ve frekanslarına ulaşır. Bu yol alışın rotası ve yönü; akli kurallara göre olursa gelişmiş insan zihin metrikslerine ulaşılır (Peygamber Ahlaklı). Aksine olanlar (münafıklar, radikaller, Siyonistler, şovenistler, cahiller, kapitalistler, radikal ateistler... vb) hilkat garibesi tercihleriyle hayvanların zihinsel-düşünsel metriksileriyle kenetlenerek primitif insan zihin tipi ortaya çıkar (Kuduz Ahlak). İstisnalar hariç bu insan tipinde zihin, bedenle uyur bedenle uyandığı için çocuk gibidirler.Genellikle beyninin % 10’u çalışır . Evrensel insanların kısmen, gelişmiş insanların zihni kalp gibi hiç uyumaz ve uykuda bile beyinlerinin zihin ayağı diridir. Bu insanların;beyni, zihni ve kalbi tam kapasite ile çalışır.Doğal insanların zihinleri uyanık ya da uyurda olsa doğa ile kenetlenmiştir (vahşi-doğal Ahlakı).Normal insanların zihin ve bedensel uyanıklık ve beynini çalıştırma oranı bakımından melez ve hercai bir konum gösterir(Hercai Ahlak).Filmi izleyin.

-Beyin ve genlerimiz hücresel çimlenme(fiziksel kodlama), üretilen proteinlerden organik kodlarımız, kavramsal kodlarımız ve hatırlama belleğimiz(anlamsal kodlama) adeta zihinsel havuzumuzun hemen öğrenilen bilgilerin (bilincinde olunan) tüm dinamik kodlanmış imajını taşıyan nesnel zihin çekirdeği gibi davranır. 1, 2, 3
-Kısaca biz zaten zihin havuzumuzun içinde olduğumuz için öğrenme esnasında beş duyumuzla alınan bilgiler, düşünsel üretilen bilgiler…vb bize ulaşan bilgiler sadece ilgili genlerimize kayıt, beyin hücrelerinin fiziksel dallanmalarıyla, özgün protein üretimi ile hatırlama belleğimize kodlanma yapılmaktadır.
-Deneyim ve uygulamalarımız göstermiştir ki etkili öğrenmede 5 duyumuz ve yaşayarak öğretimin kalıcı olmasının nedeni beş duyuya ve fazlasına dayalı beyinde kodlamanın gerçekleşmenin mutlak karşılığı vardır. Zamanla bunlar ortaya konup çözüldükçe öğrenme ile ilgili bilgilerimiz bereketlenecektir.
-Zihinsel havuzumuz, isteğimiz dışında da sürekli içerdiği ortamı dinamik ve zinde ortamdaki her şeyi olduğu gibi diri olarak soğurup çok yönlü klonlayarak-kodlayarak tazelikle farklı enerji hallerinde kayıt eder. Muhtemelen bu kayıt büyük kıyamete kadar silinmez.
-Genellikle sadece duyularımızla bilinçli algıladığımız (farkındalığında olduğumuz) yada kayda değer olan bilgileri zihnimizle dinamik endeksli çalışan beynimize; nesnel/fiziksel, organik, kavramsal ve algısal olarak kodlarız.
-Bir kısım bilgiyi de hayal ederek, trans halinde, düşünerek, uykuda ve rüyalarla zihin havuzumuzdan beynimize kodlayarak (nesnel/fiziksel kod, organik kod, kavramsal ve algısal kod….vb) öğrenir ve bilgi havuzu kodumuzu zenginleştiririz. -Zihnimizdeki Sembolik, kavramsal kodlamalarımız olmazsa ne olur?
-Zihnimizdeki kavramların, isimlerin ve kavram-isimlerin silindiğini düşünün.
-Yontma taş devri insanı, dilsiz bir insan veya hayvanların seviyesinde bildiklerini ifade etmedeki doğallığını yada vücut organlarını, vücut dilini, yüz ifadelerini kullanma desteğine gereksinim duyarız.
-Yazılı ve sözlü her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünceyi ifade eden her şeye eleştirel gözle bakılmalı ve en mantıklı-liyakatli alternatifi geliştirilmelidir. Ör.elmadan daha mantıklı alternatif isim ve kavramlar üretin. Ör.toparlak/topak kırmızı, toparlak/topak sarı,toparlak/topak yeşil, tatlı topak... vb, portakal/tatlı/sulu sarı topak.
-Çok özel haller hariç, her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünce üretirken veya düzenlerken;düşünsel ve eleştirel tercihte, doğal dillerin vahşi kurallarına ve hece vezninin akıcı ses-kafiye uyumunun keyfine, zevkine ve cüşuna, akli,mantıki ve ahlaki anlamlar feda veya yem edilmemelidir.
-Kavramların listesini kavram araçları şeklinde hazırlamak son derece önemlidir.
-Öyle bir yazılı-sözlü alfabe ve lisan ilişkisi hazırlayalım ki her harfi ve harfleri bir araya geldiğinde, matematikteki rakamlarlar gibi mutlaka bir veya birkaç mantıklı anlam taşıyacak şekilde dizayn edilmelidir.
-Nesnel ve sanal kainat sanki insan bilinç sistemlerinin ve zihinsel havuzun uzun vadeli sanal ve nesnel hard diski (bilgi depo diski) gibidir.
-Bu hard diske yüklenen bilgiler hatırlanırken veya çağrılırken bu devasa zihinsel havuzun(zihinsel bedenin) hemen tüm bilgilerinin kodlanmış dinamik imajı beyinde yerleşmiştir ve ışık hızından daha hızlı bir şekil de duyularla hatırlanabilir-algılanabilir hele gelir.
-Nesnel ve sanal kainatlar(doğal) insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçasıdır.“Yere göğe sığmadım kulumun kalbine sığdım.” ve Zihinsel havuzu (Hafızayı) hafıza meleklerinin taşıdığına dair hadisler vardır.
-Sanki insan yarı sanal-nesnel bir yaratık, içinde yaşadığı nesnel ve sanal kainatın hepsi fert ve toplumsal bazda insan sanal kalbinin nesnel ve sanal bilgi deposu yada sana-nesnel hard diski gibidir.
-İnsan bedenen kainatın bir parçasıdır.İnsanın tüm boyutları kainatın bir parçası değil kainat insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel beden havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçası kabul edilmesi belki daha mantıklıdır.Belki de insan nesnel olarak doğanın, doğada nesnel olarak insanın düşünsel-Batıni kalbinin bir parçasıdır veya insan bedenen nesnel ve sanal kainatın(doğal) bir parçası, nesnel ve sanal kainat ise insan kalbinin bir parçasıdır.1, 2, 3, 4, 5
Kainatta bilinen ve bilinmeyen boyutlar ve çok şey. Tüm bu boyutlar Allah CC’HUN ilmini aşamaz. İlim içindeki ebedi boyutlar içinde yaratılmıştır. Allah CC’HU mahlukattan(yaratıklarından) münezzehtir. Allah CC’HU insana şah damarından daha yakındır (Ayet var)
Hız Boyutu; Birim zamandaki eylemin boyut değiştirme-yönsel (mekan, zaman…vb boyut değiştirmenin) ifade şeklidir. Var olan hız tanımı; birim zamanda alınan yol kâinatta her zaman ve koşulunda geçersizliği yakın zamanda kanıtlanabilirliği olasıdır. Hızla ilgili var olan formüllerin sonsuzlar ve sıfırlarla ifadesi bu konudaki hız tanımının yetersizliğine kanıt gösterilebilir. Hız çok sayıda boyutun tutkalı gibidir. Hız arttıkça içinde geçtiği ve etki alanındaki boyutlar kaynaşır/kaynaştırır. Kâinatlardaki (nesnel, anti nesnel, sanal, düşünsel…vb) hızlanışın akıbeti ola ki bu olacaktır. Yani kütle çekim boyutlarının birleşimi, kaynaşımı, çeşitliliği ve çok miktarda enerji hallerinin hal değiştirip varlık alemindeki orijinine dönüşü olacaktır. Işık hızından daha hızlı olan düşünsel boyut içindeki hızlanışın bağıntılarının sonuçları çok zevkli ve araştırılması gereken bir konudur.
Allah CC’HUN ebediyet boyutlarında ki ilimi içinde zerre nurdan nesnel, batini, sanal, düşünsel…vb kainatları ve tüm yaratıkları ilk yaradılış anında ebedi hızı yavaşlatarak farklı geçici hızlar yaratmıştır.
Mekan Boyutu;Klasik mekân tanımı; en-boy-yükseklik-bileşke… vb fazla boyutu içinde barındıma özelliğine sahip tanımlı alan olarak bilinir. İlk mekân; nesnel, anti nesnel… vb kainatların ilk yaradılışında yerler, göklerin, aradakilerin… vb varlıklar alemindeki kaynaşık ve yapışık boyuttan yaratık boyutlarına doğru değişimi için; kainatların gittikçe hızlanış ve genişleme için uygulanan güçle ilk oluşan çekim güçlerinin ve kuvvetlerinin çekim alanı/alanları ilk mekan-mekanlardır. Bekli de en küçük mekânlardır. Bu ilk mekana doluşan; atom altı parçacık ve çeşitli enerji hallerinin alt birimleri de ilk yaratıklar ve ilk küme elemanlarıdırlar. Matematiksel ve yapısal olarak mekân bir yaratıktır. Ola ki ilk yaratıklar ilk mekânlardır. Bu gün bilinen en büyük nesnel mekân kainatı kuşatan kozmik ağ kümesi mekanıdır. Hidrojen atomunun dış yörüngesindeki içindekilerin mekanı kabul edilebilir. Mekanın yaratıklardaki karşılığı aktivite gösterdiği, etkilendiği , etkilediği alanın dış sınırlarıyla tanımlanır.
Allah CC’HUN ilmi içindeki her şeyin var olduğu ebedi boyutlardaki varlıklar âleminden zerre nurdan nesnel, batini, sanal, düşünsel… vb kainatları ve tüm yaratıkları yaratırken ebedi hızı ve zamanın yavaşlatarak kainatlarda dengeli zıt yön-konum-zaman-mekan… vb geçici boyutları yaratmıştır.
Eylem Boyutu;Canlı, Cansız ve diğer tüm yaratıkların iradeleri dahilinde veya iradeleri dışında ürettikleri tüm eylemlerin özgün ve genel boyutlarıdır. Büyük kıyamet sonrasında yaradılışla ebedi hıza ulaşıldığında tüm eylem boyutları birleşerek ebedi eylem boyutunda yer alacaklardır.
Düşünsel Boyut (Hafıza Boyutu);Kendilerine Akıl, ruh ve vicdan emanet edilen tercih sahibi yaratıkların düşünsel aleminde ürettiği ebedi hızdaki tefekkür-düşünce ürünü düşünsel enerji-düşünsel eylem halleridir. Hafıza meleklerince ayakta tutulduğuna dair hadis vardır.
Batini Kalp Boyutu;Zahiri ve batini kainattan daha büyük tüm yaratılmış ve hayat bulmuş yaratıkların aşamadığı ve içinde haşır olduğu en büyük kapasite ve havuzdur. Yere göğe sığmadın kulumun kalbine sığdım(hadis var). Allah CC'HUN insanda tecelli ettiği geçici mekandır.
Hz. Muhammed AS’IN Batıni kalbini temizleyip kuran ilmini ve peygamber ahlakını yükleyen Allah CC’HU ona oku emrini vermiş ve kalbini okumuştur. Takiben Hz. Muhammed AS kalbindekileri peygamber ahlakı hasletleri ve Hz. Kuran bilgilerinin tümünü hayatına uygulayarak, mantığına, bilincine ve davranışlarına mekanize ederek alışık tepki ve zamanla alışkanlık haline getirmiştir(gelmiştir).Peygamber ahlakı hasletlerini kazanmak ve yaşantısından hayır görmek için insanlara da Hz. Muhammed AS'IN davranış ve eylemleri örnek gösterilmiştir.
Zaman Boyutu;Zaman bir yaratıktır ve parçalanmış boyutlu kainatlarda genellikle!!! hıza bağlı olarak değişir. Yaratık olmanın vasfı olan bir boyuttur. Zamanın varlığı tüm yaratıklara yapışık olarak yaşar. Yaratık ebedileşse bile zamanın girdabından kurtulamaz. Zaman diğer boyutlar gibi hıza bağlı olarak değişir ancak yok edilemez. Aklı, ruhu olan yaratıklar ve diğer bazı yaratıklar da uykuda ve uyanıkken farklı algılanabilen bir yaratıktır.
Allah CC’HUN ebediyet boyutlarında ki ilimi içinde zerre nurdan nesnel, batini, sanal, düşünsel…vb kainatları ve tüm yaratıkları ilk yaradılış anında ebedi hızı yavaşlatarak farklı geçici hızlar yaratmıştır. Bunun sonucunda ebediyetten geçici zaman parçaları, ebedi mekandan geçici mekanlar, ebedi eylemlerden geçici eylemler yaratmış ve bunlardan bu günkü var olan kainatlar ve yaratıklar sistemini yaratmıştır. Sonra sistemin içinde değişen koşullara uyum sağlayan yaratıkların yaşamasına olanak sağlayacak şekilde türeme ile veya değişik şekilde yaradılış yasaları ve kurallarını; yaratıkların ve sistemlerin yaşam döngülerinde alışık tepki (refleks) haline getirtmiştir. Her zaman parçası bir boyut birimidir. Ebedi hıza ulaşılınca tüm boyutlar birleşerek ve genleşerek doyuma ulaşmış ebediyete ulaşır. Batıni kainatın 1 zaman biriminin zahiri kainatın 50 bin katıdır diye!? Yerler ve Gökler yapışıktı onları biz açtık, Allah her şeyi nurunda yarattı, Onun (Allah CC’HUN)her şeye gücü yeter ve her şeye kadirdir. Allah yerlerin ve göklerin nurudur. Ayetler var.

ZİHİNSEL  YAPILANMA  KURAMI;Çocuklarımızı ve öğrencilerimizi zamanında liyakatli eğitimle gerçek bilgilerle donatmazsak; onun yerine abur cubur bilgiler doluşur ve geleceğimiz tehlike altına girer. Toplumsal olarak geri kalmanın bir sebebi de budur.
Gerçek eğitimle;zihinsel bedende ve kalpte ; kimlik (id), tapındık-taptık(put) (idol), yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargıları, inanç değerleri, süper ve özgün egolar(istemler), gerçekler, doğa yasaları doğru konumlandırılmazsa sonuçta yanlış eksik ve sakat;mantık, düşünce, kavram…vb yanılgısına sahip kişilikler toplumda ortaya çıkar
    Öğretim, öğrenim ve eğitimde de, olanaklarımız ölçüsünde:doğru kaynaktan/lardan, doğru bilgiyi-konuyu, doğru zamanda, doğru konumda-yerde, doğru yöntemle/lerle , doğru kişiye/ kişilere, öğrencinin güvenini kazanarak ve dersin önemini vurgulayarak;doğru pekiştirip ve hayatla doğru güncelleyerek sunmalıyız. Demirkuş, 2008
 Hassas;toplum, halk, devlet, kurum, kuruluş ve insanların beklenmedik olaylara karşı zihinsel olarak hazırlıklı olması için,  kendisini bu olaya/lara karşı hazırlaması gerekir veya hazırlanması gerekir (zihinsel aşı) aksi taktirde zihinsel kabullenmedeki zorluklar nedeniyle; kendilerinden verim almaları azalır veya zihinsel sorunlar ortaya çıkabilir.filmi izleyin,  filmi izleyin
İnsan dışarıdan herhangi bir bilgi almaksızın  mevcut bilgi ve zihinsel  yapısını kullanarak , orijinal  ve özgün bilgiler (doğada olmayan veya olan) üreterek kendisini ve çevresini etkileme özelliğine sahip bir yaratıktır.
    Mideye inen bir lokmanın sindirim sistemi kuralları ile bedene katılımı veya dışkı olma mantığı gibi; bedensel ve sanal duyularla zihne bilgiler;zihinsel yapılanma kuramına göre şekillenir. Yani diğer bilgi ve kavramlarla ilişkilenir. İlişkilenmeyenler uykuda-rüya da revize olur. Kısaca, öğrencilerimizin isteyerek, istemeyerek ve eğitimle duyularıyla zihnine giren bilgileri, zihnindeki diğer bilgilerle nasıl verimli ilişkilendirebiliriz.
    Zihnimize giren bilgilerin zihinsel dengemizi pozitif etkileyecek şekilde, zihinsel bağışıklık sistemimizi geliştirmeliyiz. Ör.sokakta-derste çıplak birini gördüğümüzde bunu zihnimizde nereye sığdıracağımızı, diğer bilgilerle nasıl ilişkilendireceğimizi bilemeyiz. Ör.Leopar adam: zihinsel işletim sistemi(ahlak sistemi-yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargıları) leopar sanal dünyasıyla kenetlenmiş ve leopar olmak istiyor ve toplum içerisinde leopar dövmeli çıplak vücutla dolaşma özgürlük hakkını kullanmak istiyor.
Yani biz derste leopar beneklerini-dövmelerini yaptıran çıplak bir öğrenci gördüğümüz zaman onu eşleştirecek-eleştirecek alt yapıya-eşik bilgilere sahip değilsek haftalarca bir yere sığdıramayız. Böyle bir insanın davranışını diğer bilgilerimizle ilişkilendirmekte sıkıntı çekebiliriz. Ör.önemli-sevilen kişilerin ölümü, aşık olmak, yaşlanma, adet görme, menopoza girmek, ölüm, sevinç…vb dengesizlik yapar.
 Öğrencinin bu bilgiyi sıkıntısız zihnine doğru yapılandırması-yerleştirmesi veya sığdırabilmesi için alt envanterleri, eşik bilgisi ve zihinsel bağışıklık mantık sistemlerinin; uyanık ve hazır olması gerekir. Bu amaçla gerekirse gerçek hayatta, sanal ortamda, drama, zihnimizde yapay aşk ya da ölmeyi düşünmek, yaşamak, yaşlanmayı düşünmek ve önlem geliştirmek …vb yöntemlerle ortamlar ve olaylar öğrencilere yaşatılmalıdır. Sokak ortasında leopar adamı, böcek yiyen adamı..vb yabancı kaynaklı kirliliğini tanımak ve pozitif zihinsel çözümler üretecek uygulamalar ve dersler açmak gerekir veya ah keşke benim olsaydı denilen bir şey ve beklenmedik ölümler dengesizlik yapar. Biz bunu/ları tolere edemezsek bunlar zihninizi uzun süre kendine tolere eder.
Zihinsel Bağışıklık sistemini sıhhatli bir şekilde uygulamaya koymalıyız. Bazen çocukların/örencilerimizin maksatlı olarak aşılanacak kadar hata yapmasına müsaade etmeliyiz. Steril Zihinsel yapıyla çocuk/öğrenci yetiştirirsek ileriki hayatta karşılaşacağı büyük dozlar zihinsel dengesizlik etmenleri çocuğun dengesini bozar.Filmi izleyin.
Bu amaçla;öğrenciyle önce beyin fırtınası ve nadası soru ve etkinlikleri yapıyoruz.

Zihinsel Yapılanış Kuramında;Bilginin Zihinsel Sindirimi (Kabullenişi) veya Ret Edilişin Aşamaları (Zihinsel Yapılanma Kuramının Ana Çizgileri Şunlardır);
Gerçek eğitimle;zihinsel bedende ve kalpte; kimlik (id), tapındık-taptık(put) (idol), yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargıları, inanç değerleri, süper ve özgün egolar(istemler), gerçekler, doğa yasaları doğru konumlandırılmazsa sonuçta yanlış eksik ve sakat;mantık, düşünce, kavram…vb yanılgısına sahip kişilikler toplumda ortaya çıkar.
1- Dışarıdan edinilen bilgi önceki bilgilerle çelişmiyorsa zihindeki düzende belli bir sınıfa giriyorsa belleğe mal edilir, buna öğrenme süreci denir.
2- Dışarıdan edinilen bilgi sınıflamaya girmiyorsa zihinde dengesizliğe yol açar. Böyle bir durumda zihin yeniden yapılanma ve ayarlanma sürecine girer. Ön bilgilerle zihinsel yapılanma bu problemi çözmeye çalışır (Biyolojik açıdan vücudun içerisine tanıdık veya yabancı bir maddenin girmesine benzer.Yabancı ise vücuttaki savunma ve bağışıklık sisteminin tepkisi uyanır). Örneğin; çok sevilen bir insanın ölümü. Bu tip durumlarda zihinde dengesizlik yapar. Zihin; bu dengesizliği tolere etmezse (kabullenmezse, bir yere yerleştirmezse veya diğer bilgilerle uyumlu-kabullenir hale getirmezse) zihinsel dengesizlik ve bunalımla neticelenebilir.. Daha da ileri giderse bunun faturasını çok ağır öder. İnsanlar yaşantıları boyuncu zaten istese de istemese de, her zaman yeni bilgiler edindiği için. Bilgi özümleme ve kendi kendini ayarlama süreci ile zihinde yeni yapılanma süreci sürer gider. Verimli bir toplum olmak için;eğitimde zihinsel bağışıklık sisteminin geliştirilmesine önem verilmelidir (Demirkuş 2004).
   Zihinsel Bağışıklık;Ortaya çıkan yeni kültür ve ahlak hastalıkları nedeniyle, en az nesnel beden kadar zihinsel bedeninde ve kalbinde bağışıklık sistemine gereksinimi vardır. Fert ve Toplumların, zihinsel alt yapı, eşik bilgi ve kapasite yönünde hazır olmadığı;olay, olgu, kültür davranış, bilgi..vb her şeye karşı ufak dozlarla kendisini aşılayıp hazırlaması ve çözümlerle önceden donatmasıdır. Ör; Özgünlüğümüzün zarar görmemesi için, batının yaklaşan kültür normlarına karşı zihinsel bağışıklık eğitimine gereksinimimiz vardır. filmi izleyin, filmi izleyin
    Bu ilginç, istenmeyen veya kötü insani davranışlar, ufak dozlarda öğrencilere aşılanarak (yaşatılarak, filmlerle, dramalarala... vb) gerekçesi öğrenciye kusursuz kavratılır. Amaç öğrencilerin veya çocukların zihinsel bağışıklık sistemini güçlendirmek üzere, bu istenmeyen insan davranışlarını;etolojik (hayvani-vahşi) davranışlarla ilişkilendirip;vahşi ve istenmeyen davranışların, zihindeki kıblesini ve uygulamaya etkisi, doğru davranışlara (peygamber ahlakı davranışlarına) tevhit etmeyi ve ilişkilendirmeyi alışık tepki (refleks) haline getirmeyi başarmaktır.
      Kısaca, piyasadaki, batıdan, dünyanın herhangi bir yerinden gelen; abur-cubur çöplük ahlakı toplumsal ve teknolojik ürünlerden, eksik veya yanlış terbiye eğitimi alan kişilerin zarar görmemesi için bu abur ve cubur çöplük ahlakı ürünlerin zayıflatılmışları veya öldürülmüşleri planlı hazırlanarak kişi fıtratı ve yaşının kaldırabileceği ve etkili olabileceği dozda peygamber ahlaki değerlerle alternatifli ilişkilendirilerek verilmelidir.
      Eğitim amaçlı zihinsel aşı ders, toplantı, etkinlik, uygulamaları …vb verilirken; ifrat, tefrit, zındıklık…vb günaha, suça zihinsel alt yapıyı tahrip-tahrik edici…vb liyakatsizlere kaçmadan hazırlanmalı ve heyetlerce-uzmanlarca yeminli kontrollerden sonra uygulamaya geçilmelidir. Ör.içki içilmeden de içkinin uygulamadaki (meyhane…vb) bedensel, toplumsal ve kişisel zararlarının sonuçları;filmlerle, uygulamalardan çekilmiş acı-ders verici sonuçlar…vb şeklinde liyakatli ders alıcı dozları uygulama alanlarında verilebilir.
     Zihinsel bağışıklık sistemi geliştirmek için mutlaka o günahın işlenmesi gerekmez. Örneğin gazino ve pavyonu hiç görmeyen bir kişinin oralara doğru empati duyma olasılığı çok zayıftır.Ancak bir filmle edepli ve terbiyeli kurallar çerçevesin de zihinsel aşı amacı ile bu kavramların; bu yerleri ziyaret etmek istemeyen kişilerin zihnindeki anlam ve işlevleri doğru konumlandırılabilir.
      
3-İnsan dışarıdan herhangi bir bilgi almaksızın mevcut bilgi ve zihinsel yapı ile kendi kendini zorlayarak sorular üreterek ve çözerek yeni bilgiler üretebilir.Hatta yeni yöntemler üretebilir. İşte özgün bilgi üretebilmek özgün yöntem bulmak gibi sentezcilik böyle bir olaydır.
Beyin bilgiyi asimle(özümleme)eder1,2,3.
Eğitimdeki amacımız; beyni bilgiyi özümsemeye haz duyacak şekilde eğitmek, düşünürken de bilgi üretmektir (meyve vermektir).Bazı beyinler oruç tutar, bazıları yer, içer düşünür ve üretir. İnsan beynine zamanında mantıklı şeyler yerleştirmezsek, yaşadıkları ortamda bu boşluk abur cubur bilgilerle (hurafe) doluşur. Buna bağlı olaraktan gerçek bilgi üretemez ve toplumsal açıdan; verimsiz özgün kişilikler ortaya çıkar.


Edinilen Bilginin Zihinde İlişkilendirilmesi (Zihne Giren Bilgi Ne Olur?)
1-Giren Bilgiyi Diğer Bilgilerle İlişkilendirir  ( örtüşür)
2-Giren Bilgi Kabullenilir (çakışır) (ilişkilendirilmeden,olduğu gibi kabullenilir)
3-Giren Bilgi Kabullenilmez (Çelişir)(uzun sure çözümlenmese insanda zihinsel dengesizlik yapar)
4-
Giren Bilgi Hatırda Tutulur (Askıya alma=Hatırda tutma)
5-Unutulur

Askıya Alma (Hatırda tutma)
:Çevreden veya içten gelen bir durumla hemen hatırlama ile örtüşebilir.
1-Unutulur (hatırlanabilir);Bu bilgilerin zihindeki kalıntı kod, imaj, eylem... vb gerçek bilgiyi çağrıştırmaya hazır bekler. Çağrıştırıcı algınınca gerçek bilgi hatırlanır.
2-
Bilinmeyen Olur (hatırlanamaz)
3
-Zihinle Uyum İçin Yeniden Yapılanıp Yerleşir
4-Uykuda, Rüyada veya Bilemediğimiz Durumlarda Revize olur.

Öğrenmenin Gerçekleşmemesinin Nedenleri, Öğrenmenin Tam ve Net Gerçekleşmemesinin Bazı Nedenleri,
Net ve Tam Öğrenmeyi Engelleyen Nedenler, Etkenler ve Koşullar;
Demirkuş 2009
1-Zihinsel bağışıklık sistemi zayıftır.
2-İlişkilendireceği alt yapı (eşik) bilgisine sahip olmamasındandır.
3-Yeterince zeki olamaması
4-Verilen bilginin, yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarına,süper egolarına, kimlik (id) ve putlarına (idollerine) ters olması
5-Hasta olması
6-Bilgiyi sunmada ve aktarmada kullanılan yöntemler dizini eksik veya yanlış(algıda değişmezlik prensibine aykırılık)
7-Sunulan bilgi eksik veya yanlış
8-Öğretilen bilgi öğrenenin fıtratı öğrenmeye müsait değil, fıtratına ters veya fıtrat(yapısı) farzlarına aykırı
9-Öğrenme koşullarının uygun olmayışı
10-Diğer nedenler

 Bâtını/Düşünsel/Sanal Kalp; ilk kalp atışından ölüme kadar(kalbin durması),ışık hızından daha hızlı düşünen beyin ivmesiyle genişleyen ve içerisinde;Akıl, Ruh, Zeka, Mantık, Hafıza-Zihinsel Beden, Düşünce, Fikir, Nefis, Muhakeme, Özgünlük, Haset, Kibir, Gadab, Ucup, Kıskançlık, Sevgi, Merhamet, Kahhar…)insan sıfatları ve davranışları…vb sanal-nesnel araçlarımızı(nesnel bedenimiz)içeren sana kalp kapasitesidir veya bâtını/düşünsel/sanal kalp havuzundur. İnsan zihinsel havuzda sorunlarına-problemlerine çözümler üreterek, doğaya uyum sağlamakta güçlük çekmez. “Yere göğe sığmadım kulumun kalbine sığdım.” hadis.
-Sanki insan yarı sanal-nesnel bir yaratık, içinde yaşadığı nesnel ve sanal kainatın hepsi fert ve toplumsal bazda insan sanal kalbinin nesnel ve sanal bilgi deposu yada sana-nesnel hard diski gibidir.
Öğrenciler Neden Bazı Sorulara Doğu Yanıt Veremez? Öğrencilerin Bazı Sorulara Doğru Yanıt Vermemesinin Nedenleri? Demirkuş 2009
1-Dikkatsizlik,
2-Yanlış Mantık ve Muhakeme Yürütmek ile İlişkilendirme
3-Eksik İlişkilendirme
4-Unutmak
5-Bilgi Eksikliği,
6-İşlem Hatası,
7-Acelecilik,
8-Zamana Sıkışma,
9-Yorgunluk
10-Hastalık
11-Eksik, Karışık Yada Yanlış Anımsama
12-Soru Yanlış veya Eksik Sorulmuştur.
13-Bilgi Kaynağındaki eksik veya yanlışlıklar,
14-Öğrencinin bazı konulardaki veya tüm konulardaki;algısal, bilinçsel, kavramsal yada düşünsel kör noktalara sahip olması.

Özel Not;
Bu bilgiler her öğrencinin yanıtlayamadığı sorular açısından eksiğini tamamlamasına, kendini daha net ve doğru değerlendirmesine yada tanımasına yardımcı olması bakımında çok önem taşımaktadır.

Yanıtlanamayan Sorular Geriye Dönük Nasıl Öğrenilmeli?
Sorunun neden yanıtlanamadığını doğru teşhis ettikten sonra,
Öğrenci Eksiğini Nasıl Araştırmalı ve Tamamlamalı?
1-
Kavramların özgünlüklerini karıştırmak, yanlış-eksik benzeşimle hatırlamak.
Ör.Işığı; Yansıtıcı-yansıtan, Yalıtıcı-yalıtan, Engelleyici-engelleyen ve Soğurucu(emici)-emen(soğuran) kavramların özgünlüklerinin sınırlarını çok iyi bilmek gerekir..
2-Bilgi eksiği nedeniyle ise;
-Öğrenciye ilgili konunun özeti çıkarılır.
-Konun özeti çıkarılırken konuyla ilgili test,boşluk ve/veya klasik konunun fıtratına uygun sorular hazırlatılır.
-Eksik bilgileri pekiştirme ve geriye ketleme ile olanaklar ölçüsünde uygulamalı örneklerle öğretilir.
3-Dikkatsizlikten yanıtlanamamışsa dikkatsizliğe neden olan etmenin pekiştirilerek ve gerekirse aynı soru mantığına benzer soru çeşitleri öğrenciye ürettirilerek bu konudaki mantık kurgusuna ve dikkati yoğunlaştırmaya yönelik pekiştireçler verilir.
4-Yanlış ve eksik muhakeme yürütmeden dolayı ise yine aynı soru mantığına benzer soru çeşitleri öğrenciye ürettirilerek bu konudaki mantık kurgusuna ve dikkati yoğunlaştırmaya yönelik pekiştireçler verilir.
A-Konulara nasıl çalışması ve öğrenmesi gerektiği gerekçeli ve net bir şekilde verilemelidir.
B-Ezber isteyen formül, bağıntı, sabite, isim, kavram ve kavramisimleri veya diğer öğrenilemeyenleri;
C-Mantıklı kodlayarak; pekiştireçler, tekrarlar ve geriye ketleme ile öğrenme
D-Hayata mantıklı güncelleyerek; pekiştireçler, tekrarlar ve geriye ketleme ile öğrenme
E-Diğer iyi bildiği yakın formül, bağıntı, sabite, isim, kavram ve kavramisimleri ile anlamlı ilişkilendirerek;pekiştireçler, tekrarlar ve geriye ketleme ile öğrenme

F-En azından bazı konuların önem derecesi gerekçeleriyle öğrencilere verilmelidir.


İNSAN;Işık hızından daha hızlı düşünebilen, akıl -ruh gibi hayvani-meleği doğa ötesini aşan zihinsel araçlar ve özgün nesnel bir bedene sahip yaratıktır.Sanki; geçmişi ile vahşi veya doğal (Eskimolar, Pigmeler, Avustralya yerlileri, Amazon yerlileri ve diğer yamyam ve ilkel  Afrika ve diğer kıta kavimleri), bu  günü ile  yarı evcilleşmiş (yarı doğal) ve evcilleşmiş kavimlerden oluşmuş bir türdür. İnsan kavramı bir yönü (nefsiyle ve zekasıyla)  ile hayvansal karakterlerle kenetlenmekte (%99 Film izleyin genleri maymunlarla aynı ), diğer yönü (ruhu ve aklı; %1'lik ? genler insanın özgün evrensel sıfatlarına ait genlerdir) ile tam tersine güzel ahlak hasletlerine sahip  Melek’i bir yaratıktır.
Nesnel ve sanal kainatlar insanın zihinsel bedeninin-kalbinin bir parçasıdır.“Yere göğe sığmadım kulumun kalbine sığdım.” hadis. İnsan bedenen kainatın bir parçasıdır.İnsanın tüm boyutları kainatın bir parçası değil kainat insanın sanal araçlarından kalbinin ve insanlığın bir parçası kabul edilmesi belki daha mantıklıdır.Belki de insan nesnel olarak doğanın, doğada nesnel olarak insanın düşünsel-Batıni kalbinin bir parçasıdır veya insan bedenen nesnel ve sanal kainatın(doğal) bir parçası, nesnel ve sanal kainat ise insan kalbinin-zihinsel bedeninin bir parçasıdır.1, 2, 3, 4, 5
Kainatta bilinen ve bilinmeyen boyutlar ve çok şey. Tüm bu boyutlar Allah CC’HUN ilmini aşamaz. İlim içindeki ebedi boyutlar içinde yaratılmıştır. Allah CC’HU mahlukattan(yaratıklarından) münezzehtir. Allah CC’HU insana şah damarından daha yakındır (Ayet var)
Hız Boyutu; Birim zamandaki eylemin boyut değiştirme-yönsel (mekan, zaman…vb boyut değiştirmenin) ifade şeklidir. Var olan hız tanımı; birim zamanda alınan yol kâinatta her zaman ve koşulunda geçersizliği yakın zamanda kanıtlanabilirliği olasıdır. Hızla ilgili var olan formüllerin sonsuzlar ve sıfırlarla ifadesi bu konudaki hız tanımının yetersizliğine kanıt gösterilebilir. Hız çok sayıda boyutun tutkalı gibidir. Hız arttıkça içinde geçtiği ve etki alanındaki boyutlar kaynaşır/kaynaştırır. Kâinatlardaki (nesnel, anti nesnel, sanal, düşünsel…vb) hızlanışın akıbeti ola ki bu olacaktır. Yani kütle çekim boyutlarının birleşimi, kaynaşımı, çeşitliliği ve çok miktarda enerji hallerinin hal değiştirip varlık alemindeki orijinine dönüşü olacaktır. Işık hızından daha hızlı olan düşünsel boyut içindeki hızlanışın bağıntılarının sonuçları çok zevkli ve araştırılması gereken bir konudur.
Allah CC’HUN ebediyet boyutlarında ki ilimi içinde zerre nurdan nesnel, batini, sanal, düşünsel…vb kainatları ve tüm yaratıkları ilk yaradılış anında ebedi hızı yavaşlatarak farklı geçici hızlar yaratmıştır.
Mekan Boyutu;Klasik mekân tanımı; en-boy-yükseklik-bileşke… vb fazla boyutu içinde barındıma özelliğine sahip tanımlı alan olarak bilinir. İlk mekân; nesnel, anti nesnel… vb kainatların ilk yaradılışında yerler, göklerin, aradakilerin… vb varlıklar alemindeki kaynaşık ve yapışık boyuttan yaratık boyutlarına doğru değişimi için; kainatların gittikçe hızlanış ve genişleme için uygulanan güçle ilk oluşan çekim güçlerinin ve kuvvetlerinin çekim alanı/alanları ilk mekan-mekanlardır. Bekli de en küçük mekânlardır. Bu ilk mekana doluşan; atom altı parçacık ve çeşitli enerji hallerinin alt birimleri de ilk yaratıklar ve ilk küme elemanlarıdırlar. Matematiksel ve yapısal olarak mekân bir yaratıktır. Ola ki ilk yaratıklar ilk mekânlardır. Bu gün bilinen en büyük nesnel mekân kainatı kuşatan kozmik ağ kümesi mekanıdır. Hidrojen atomunun dış yörüngesindeki içindekilerin mekanı kabul edilebilir. Mekanın yaratıklardaki karşılığı aktivite gösterdiği, etkilendiği , etkilediği alanın dış sınırlarıyla tanımlanır.
Allah CC’HUN ilmi içindeki her şeyin var olduğu ebedi boyutlardaki varlıklar âleminden zerre nurdan nesnel, batini, sanal, düşünsel… vb kainatları ve tüm yaratıkları yaratırken ebedi hızı ve zamanın yavaşlatarak kainatlarda dengeli zıt yön-konum-zaman-mekan… vb geçici boyutları yaratmıştır.
Eylem Boyutu;Canlı, Cansız ve diğer tüm yaratıkların iradeleri dahilinde veya iradeleri dışında ürettikleri tüm eylemlerin özgün ve genel boyutlarıdır. Büyük kıyamet sonrasında yaradılışla ebedi hıza ulaşıldığında tüm eylem boyutları birleşerek ebedi eylem boyutunda yer alacaklardır.
Düşünsel Boyut (Hafıza Boyutu);Kendilerine Akıl, ruh ve vicdan emanet edilen tercih sahibi yaratıkların düşünsel aleminde ürettiği ebedi hızdaki tefekkür-düşünce ürünü düşünsel enerji-düşünsel eylem halleridir. Hafıza meleklerince ayakta tutulduğuna dair hadis vardır.
Batini Kalp Boyutu;Zahiri ve batini kainattan daha büyük tüm yaratılmış ve hayat bulmuş yaratıkların aşamadığı ve içinde haşır olduğu en büyük kapasite ve havuzdur. Yere göğe sığmadın kulumun kalbine sığdım(hadis var). Allah CC'HUN insanda tecelli ettiği geçici mekandır.
Hz. Muhammed AS’IN Batıni kalbini temizleyip kuran ilmini ve peygamber ahlakını yükleyen Allah CC’HU ona oku emrini vermiş ve kalbini okumuştur. Takiben Hz. Muhammed AS kalbindekileri peygamber ahlakı hasletleri ve Hz. Kuran bilgilerinin tümünü hayatına uygulayarak, mantığına, bilincine ve davranışlarına mekanize ederek alışık tepki ve zamanla alışkanlık haline getirmiştir(gelmiştir).Peygamber ahlakı hasletlerini kazanmak ve yaşantısından hayır görmek için insanlara da Hz. Muhammed AS'IN davranış ve eylemleri örnek gösterilmiştir.
Zaman Boyutu;Zaman bir yaratıktır ve parçalanmış boyutlu kainatlarda genellikle!!! hıza bağlı olarak değişir. Yaratık olmanın vasfı olan bir boyuttur. Zamanın varlığı tüm yaratıklara yapışık olarak yaşar. Yaratık ebedileşse bile zamanın girdabından kurtulamaz. Zaman diğer boyutlar gibi hıza bağlı olarak değişir ancak yok edilemez. Aklı, ruhu olan yaratıklar ve diğer bazı yaratıklar da uykuda ve uyanıkken farklı algılanabilen bir yaratıktır.
Allah CC’HUN ebediyet boyutlarında ki ilimi içinde zerre nurdan nesnel, batini, sanal, düşünsel…vb kainatları ve tüm yaratıkları ilk yaradılış anında ebedi hızı yavaşlatarak farklı geçici hızlar yaratmıştır. Bunun sonucunda ebediyetten geçici zaman parçaları, ebedi mekandan geçici mekanlar, ebedi eylemlerden geçici eylemler yaratmış ve bunlardan bu günkü var olan kainatlar ve yaratıklar sistemini yaratmıştır. Sonra sistemin içinde değişen koşullara uyum sağlayan yaratıkların yaşamasına olanak sağlayacak şekilde türeme ile veya değişik şekilde yaradılış yasaları ve kurallarını; yaratıkların ve sistemlerin yaşam döngülerinde alışık tepki (refleks) haline getirtmiştir. Her zaman parçası bir boyut birimidir. Ebedi hıza ulaşılınca tüm boyutlar birleşerek ve genleşerek doyuma ulaşmış ebediyete ulaşır. Batıni kainatın 1 zaman biriminin zahiri kainatın 50 bin katıdır diye!? Yerler ve Gökler yapışıktı onları biz açtık, Allah her şeyi nurunda yarattı, Onun (Allah CC’HUN)her şeye gücü yeter ve her şeye kadirdir. Allah yerlerin ve göklerin nurudur. Ayetler var.
Zahiri Doğal(vahşi) Kainattaki kanunlarla kainatın sıfatlarına bakıldığında kainattaki pek çok sıfat ve kanunların nesnel ve sanal yaratıkların üzerinde görmek mümkündür. Ancak kainatta olamayan sıfatlardan bazıları insanda vardır. Yani insanda var olan kainat ve içindeki nesnel yaratıklarda olmayan bazı özgünlükle vardır.
İnsanlara Allah CC’HU tarafında verilen Akıl, Ruh ve peygamber ahlakı hasletleri kainatta ve diğer hiçbir nesnel yaratıkta yoktur. Peygamber ahlakı ve düşünsel olarak kainatı aşabilme özelliği nesnel yaratıklarda sadece insanda vardır.
Batini ve zahiri kainatta akılın meleklerde ve cinlerde var olduğu bildirilmiştir. (ayet ve hadis vardır)
Kainatın vahşi ahlak ürünü olan insanlardaki doğal(vahşi); kutsiyet, inanç, örf, adet, yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargıları, idler, putlar (idoller)…vb tabular yer yüzü geçmişinde ve günümüzde vardır.
-Sanki insan yarı sanal-nesnel bir yaratık, içinde yaşadığı nesnel ve sanal kainatın hepsi fert ve toplumsal bazda insan sanal kalbinin nesnel ve sanal bilgi deposu yada sana-nesnel hard diski gibidir.
Işıktan daha hızlı düşünen insan; bedenen ve zihnen olgunlaşıp, en azında ışık hızında verimli ve pozitif şeyler üretmeye başlayınca geçmiş negatiflerini telafi edebilir: Filmi izleyin.
İnsan;En küçük birimi verimli  bir erkek ve verimli bir dişiden oluşan; Işık hızından daha hızlı düşünebilen zihinsel olarak doğayı aşabilen, yüksek iletişim yeteneklerine,  en kötü - en iyi karakterlere sahip ve doğayı en çok etkileyen ve ondan etkilenen, zihnen bedenen ve kapasite bakımından  en gelişmiş yaratık olarak biliniyor. 
Evrime teorisine göre:
İnsan; Homo sapiens sapiens  türüne ait yeryüzündeki tüm insan fertlerini içeren kapsamlı bir kavramdır. İnsanlar; genetik yapılarının yatkınlığına ilaveten, eğitim ve yetiştiği çevrenin ürünüdür.
Evrensel İnsan:bedeniyle dik yürüyebilen, ayaklarıyla toprağa yapışık gezebilen, zekası-nefsiyle doğayı, aklı ve ruhu ile hayvani-meleği doğa ötesini kavramaya çalışan ve tercihlere dayalı yaşayabilen-bilinen en gelişmiş yaratık olarak bilinir.


İnsanlar Doğuştan
-Nefisleri ve zekası itibari ile hayvanlar, bitkiler... vb nesnel yaratıktırlar.
-Ruhu ve Aklı itibari ile melektirler.
-Kişiliği itibariyle cahildirler.
-Sonradan kişiliklerini kazanırlar.
-Olanakları ve irade ölçüleri oranında tercihleri itibariyle kalitlerini ifade ederler.
-Dünyadaki uğraşlarında sadece doğa ve maddeyle ilgilenirseler(sadece nefsi gelişir) hayvanlaşırlar. Demirkuş 2008

Doğadaki Çok Şeyi İnsanda Bir Reçete Gibi Okuyabilirsiniz

I-İnsan, nefsi itibariyle doğanın nüvesinin (çekirdeğinin) hemen her şeyini üzerinde taşır. Zeka işletim sistemi ile doğaya ve nefsine arif olmaya çalışır.
A-İnsan ruhu ve aklı itibarıyla doğa ve doğa ötesini kuşatan meleklerin bir parçasıdır.
B-İlkel insanlar sanal bedeni(zihinsel bedeni) ve kalbi ile doğayı-evreni kuşatan hayvanların bir parçasıdır.Gelişmiş insanlar sanal bedeni(zihinsel bedeni) ve kalbi ile doğayı-evreni aşan meleklerin bir parçasıdır.
C-İnsan nesnel bedeni ile nesnel yaratıkların ve sistem zekalarının bir parçası ve üyesidir.
D-İnsan kimyasal olarak cansızların ve kimyasal sistem zekalarının bir parçası ve üyesidir.
E-İnsan nesnel bedenin fiziksel parçacıklar itibarıyla yani atom ve atom altı fiziki parçacıklar, plazma boncukları…vb ile evrenin ve sistem zekalarının bir parçası ve üyesidir.
F-İnsan sanal kalbi ile kâinatı aşmıştır yani kainat insanın sanal kalbinin bir parçasıdır. İnsanda nesnel(bedenen) ve sanal nefsi itibari ile kainatın bir parçasıdır.
Kısaca insan, atomik olarak evrenin ve evrensel sistem zekalarının bir parçası ve üyesidir. Atomlarımız itibarıyla evrensel bir bendimiz var çünkü pek çok atomumuz dünyanın dışındaki kozmosa aittir

II-İnsan, ruhu itibariyle çoğu şeyin nüvesinin ilmini üzerinde taşır. Akıl işletim sistemi ile her şeye (doğa ve hayvani-meleği doğa ötesine) arif olmaya çalışır.

III-Doğa ve hayvani-meleği doğa ötesinde çok şey ilmin cüzi bir parçasıdır. O çoğu şeyin alimidir (ayet var). İnsan cüzi bir ilme sahip yaratıktır, güzel ve zayıf yaratılmıştır (ayetler var). Başta yer ve gök yapışıktı (ilmen yer ve göklerin çok yönlü yapışık olduğunu düşünün) biz onları bir birinden ayırdık. Her şeyi nurumdan yarattım. (ayet var)

Önemli not;Nesnel ve sanal kainatlar(doğal) insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel beden havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçasıdır. “Yere göğe sığmadım kulumun kalbine sığdım.” hadis.
-Sanki insan yarı sanal-nesnel bir yaratık, içinde yaşadığı nesnel ve sanal kainatın hepsi fert ve toplumsal bazda insan sanal kalbinin nesnel ve sanal bilgi deposu yada sana-nesnel hard diski gibidir.
-İnsan bedenen kainatın bir parçasıdır.İnsanın tüm boyutları kainatın bir parçası değil kainat insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel beden havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçası kabul edilmesi belki daha mantıklıdır.Belki de insan nesnel olarak doğanın, doğada nesnel olarak insanın düşünsel-Batıni kalbinin bir parçasıdır veya insan bedenen nesnel ve sanal kainatın(doğal) bir parçası, nesnel ve sanal kainat ise insan kalbinin bir parçasıdır.1, 2, 3, 4, 5


Bilimi ve Doğayı Kullanışına Göre İnsan Toplum ve Devlet Kategorileri
   I-
ilkel (akli primitif) İnsan/toplum/devlet,
  II-Doğal İnsan/toplum/devlet 
 III-Çağdaş(asri) İnsan/toplum/devlet
 IV-Normal İnsan/toplum/devlet
  V-Evrensel İnsan/toplum/devlet
 VI-Gelişmiş İnsan//toplum/devlet
VII-Diğer İnsan/toplum/devlet   



İnsan, Doğa, Akıl, Ruh, Zeka ,Nefis ve Öğrenme İlişkisi;
Doğa ve hayvani-meleği doğa ötesi çevre içinde yer alan insanın;nesnel ve sanal (zihinsel) bedenlerinde yer alan nesnel ve sanal araçları içinde;nefis-zeka, akıl- ruh öğrenme ile çok yakinen ilgilidir.
A-Zekanın Bedendeki Ayakları Genler ve Beyindir. Zeka insanın nefisinin ve doğanın bileşenlerini öğrenme sanal aracıdır.
Zeka,;nefsin, nesnel ve sanal bedenininde doğayı öğrenmenin işletim sisteminin ara yüzü gibi işlev görür. Zeka ve nefis insanları nesnel ve sanal olarak vahşi doğal aleme doğru arif eder ve yol aldırır.
B-Akıl, Her Şeyin Nüvesini Taşıyan Ruhun İşletim Sistemi Gibidir. Doğa ve hayvani-meleği doğa ötesini öğrenmede ruhun işletim sisteminin ara yüzü gibi işlev görür. Akıl, ruh ve vicdan insanları nesnel ve sanal olarak meleği aleme doğru yol aldırır.
C-İnsan Kişiliği; bu 4 temel sanal ve nesnel araçla (nefis-zeka, akıl- ruh) öğrendiklerinin hayata uygulayışında, iradesinin gücü ornında tercihleriyle yaşamaya gayret eder. Kişilik çocukluktan itibaren gelişmeye başlar. Yaş ilerledikçe olgunlaşır ve gelişir. Buluğ çağında sorumluluk taşıtılır ve yaptığı tercihlerden sorumlu öz egomuzdur.
Çeşitli kişilik boyutları vardır.

Biyolojik/Canlı ve Sistem Temelli Öğrenme Modeli (Gen, Beyin, Zihin ve Sisteme Dayalı Öğrenme Modeli 0, 1, 2, 3, 4)  (Demirkuş, 2009);

-Var olan öğretim, öğrenim ve eğitim modellerinin çoğu;insanların, hayvanların ve çeşitli yaratıkların davranışlarını, yeteneklerini, sistemlerini, hayat döngülerini gözlemleyerek, bilgisayar sistemlerine benzetimlere, deneyimlere, çeşitli koşulara tabii tutulmuş hayvan, insan etkinlik ve deneylerinden elde edilen verilere dayalı olarak ortaya çıkarılmışlardır.
-Yaratıklar çevreye uyum için öğrenme potansiyelleri ile (zekalarıyla)  uyumsal tepki göstermeleridir. Yani genlerine, beyinlerine veya sistemlerine (yaşayarak-yaratarak ) kayıt yaparak çevresine statik ve dinamik etkileşimli uyumsal tepki göstermeleridir.
-Bu kayıt, geçici, orta vadeli ve uzun vadeli olabilir. Ör. yerküresin de ilkel insanlardan kaynaklanan çevre sorunları, yer küresi sistemi ve diğer yaratıklar(bitki, hayvan, diğer insanlar,  elektron, plazma boncukları, ışık sistemleri…vb genleri, beyinleri ve sistemleri ) tarafından kayıt edilerek çevreye  uyum çerçevesinde  ilkel insan genlerine tepki geliştirmiştir
-İlkel insanlar hariç, İnsanlık;akıllarıyla, ruhlarıyla, nefisleri, zekalarıyla (genleri, beyinleri ve sistem zekâlarıyla) olanaklarıyla, deneyimleriyle... vb yaşayarak ve gerekirse yaratarak (bilinmeyeni ve var olamayanları üreterek) uyumsal tepki göstermezse belki de yok olma eşiğine gelecektir.1,2
-Beyin ve genlerimiz hücresel çimlenme(fiziksel kodlama), üretilen proteinlerden organik kodlarımız, kavramsal kodlarımız ve hatırlama belleğimiz(anlamsal kodlama) adeta zihinsel havuzumuzun hemen öğrenilen bilgilerin (bilincinde olunan) tüm dinamik kodlanmış imajını taşıyan nesnel zihin çekirdeği gibi davranır. 1, 2, 3
-Kısaca biz zaten zihin havuzumuzun içinde olduğumuz için öğrenme esnasında beş duyumuzla alınan bilgiler, düşünsel üretilen bilgiler…vb bize ulaşan bilgiler sadece ilgili genlerimize kayıt, beyin hücrelerinin fiziksel dallanmalarıyla, özgün protein üretimi ile hatırlama belleğimize kodlanma yapılmaktadır.
-Deneyim ve uygulamalarımız göstermiştir ki etkili öğrenmede 5 duyumuz ve yaşayarak öğretimin kalıcı olmasının nedeni beş duyuya ve fazlasına dayalı beyinde kodlamanın gerçekleşmenin mutlak karşılığı vardır. Zamanla bunlar ortaya konup çözüldükçe öğrenme ile ilgili bilgilerimiz bereketlenecektir.
-Zihinsel havuzumuz, isteğimiz dışında da sürekli içerdiği ortamı dinamik ve zinde ortamdaki her şeyi olduğu gibi diri olarak soğurup çok yönlü klonlayarak-kodlayarak tazelikle farklı enerji hallerinde kayıt eder. Muhtemelen bu kayıt büyük kıyamete kadar silinmez.
-Genellikle sadece duyularımızla bilinçli algıladığımız (farkındalığında olduğumuz) yada kayda değer olan bilgileri zihnimizle dinamik endeksli çalışan beynimize; nesnel/fiziksel, organik, kavramsal ve algısal olarak kodlarız.
-Bir kısım bilgiyi de hayal ederek, trans halinde, düşünerek, uykuda ve rüyalarla zihin havuzumuzdan beynimize kodlayarak (nesnel/fiziksel kod, organik kod, kavramsal ve algısal kod….vb) öğrenir ve bilgi havuzu kodumuzu zenginleştiririz. -Zihnimizdeki Sembolik, kavramsal kodlamalarımız olmazsa ne olur?
-Zihnimizdeki kavramların, isimlerin ve kavram-isimlerin silindiğini düşünün.
-Yontma taş devri insanı, dilsiz bir insan veya hayvanların seviyesinde bildiklerini ifade etmedeki doğallığını yada vücut organlarını, vücut dilini, yüz ifadelerini kullanma desteğine gereksinim duyarız.
-Yazılı ve sözlü her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünceyi ifade eden her şeye eleştirel gözle bakılmalı ve en mantıklı-liyakatli alternatifi geliştirilmelidir. Ör.elmadan daha mantıklı alternatif isim ve kavramlar üretin. Ör.toparlak/topak kırmızı, toparlak/topak sarı,toparlak/topak yeşil, tatlı topak... vb, portakal/tatlı/sulu sarı topak.
-Çok özel haller hariç, her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünce üretirken veya düzenlerken;düşünsel ve eleştirel tercihte, doğal dillerin vahşi kurallarına ve hece vezninin akıcı ses-kafiye uyumunun keyfine, zevkine ve cüşuna, akli,mantıki ve ahlaki anlamlar feda veya yem edilmemelidir.
-Kavramların listesini kavram araçları şeklinde hazırlamak son derece önemlidir.
-Öyle bir yazılı-sözlü alfabe ve lisan ilişkisi hazırlayalım ki her harfi ve harfleri bir araya geldiğinde, matematikteki rakamlarlar gibi mutlaka bir veya birkaç mantıklı anlam taşıyacak şekilde dizayn edilmelidir.
-Nesnel ve sanal kainat sanki insan bilinç sistemlerinin ve zihinsel havuzun uzun vadeli sanal ve nesnel hard diski (bilgi depo diski) gibidir.
-Bu hard diske yüklenen bilgiler hatırlanırken veya çağrılırken bu devasa zihinsel havuzun(zihinsel bedenin) hemen tüm bilgilerinin kodlanmış dinamik imajı beyinde yerleşmiştir ve ışık hızından daha hızlı bir şekil de duyularla hatırlanabilir-algılanabilir hele gelir.
-Nesnel ve sanal kainatlar(doğal) insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçasıdır.“Yere göğe sığmadım kulumun kalbine sığdım.” ve Zihinsel havuzu (Hafızayı) hafıza meleklerinin taşıdığına dair hadisler vardır.
-Sanki insan yarı sanal-nesnel bir yaratık, içinde yaşadığı nesnel ve sanal kainatın hepsi fert ve toplumsal bazda insan sanal kalbinin nesnel ve sanal bilgi deposu yada sana-nesnel hard diski gibidir. .
-İnsan
bedenen kainatın bir parçasıdır.İnsanın tüm boyutları kainatın bir parçası değil kainat insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel beden havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçası kabul edilmesi belki daha mantıklıdır.

-Belki de insan nesnel olarak doğanın, doğada nesnel olarak insanın düşünsel-Batıni kalbinin bir parçasıdır veya insan bedenen nesnel ve sanal kainatın(doğal) bir parçası, nesnel ve sanal kainat ise insan kalbinin bir parçasıdır.1, 2, 3, 4, 5


Biyolojik Öğrenmeyle İlgili Moleküller;
-Öğrenme olayında alınan yeterli uyaran, uyarıcı ve uyaranlar var ise yani genlerimizi ve genetik sistemimizi aktive edecek kadar ise uyarılan genetik sistem yada genlerimiz bunun karşılığında; duyuşsal, bilişsel…vb olarak ya biyolojik öğrenme molekülleri ürettirir, ya fiziksel nöron çimlenmesi yaptırır…vb kalıcı biyolojik öğrenme tepkisi oluşturulur.
-Görme engellilerin beyinlerinde görsellikle ilgili biyoloji öğrenme molekülleri miktarının az olması beklenir.
-Konuşma  ve İşitme  engellilerin beyinlerinde kavramlarla ilgili biyoloji öğrenme molekülleri miktarının az olması beklenir.
-Ör;kör farelerde diğerlerine göre görsellikle ilgili protein..vb biyoloji öğrenme moleküleri miktarının az olması beklenir.
-Kullanılamayan duyu organı ile ilgili biyolojik öğrenme molekülleri azken diğer çalışan duyu organlarınkilerde ise normalden çok yoğun olması beklenir.
Görsellikle ilgili;
A-Öğrenmede görsellikle ilgili fiziksel kodlanmada;nöron çimlenmesi küçük yaşlarda çok daha fazladır(fiziksel kodlanma).
-Muhtemelen benzer ve ilişkili bilgilerin kodlandığı nöron bölgesi kendilerine en çok benzeyen bilgilerin kodlandığı fiziksel nöron çimlenmesi veya dallanması bölgeleri örtüşür.
-Yani iki, kavramla, bilgiyle ilgili ne kadar çok ilişki ve benzerlik varsa fiziksel kodlanma yapısı ve mekanlarının özgünlükleri de birbirine o kadar yakındır.
B-Öğrenmede görsellikle ilgili biyolojik öğrenmede kayıt moleküller=kayıt kodlanma veya organik kodlanma.
-Benzer bilgilerle ilgili üretilen, biyolojik moleküllerin yapısı benzer olup, iletişim ve ilişki alanları da bir birine daha yakın veya örtüşür.
C-Öğrenmede görsellikle ilgili biyolojik öğrenmede hatırlama moleküller= hatırlatıcı kodlanma veya algısal kodlanma
D-Öğrenmede görsellikle ilgili biyolojik öğrenmede çağrıştırıcı moleküller=zihinsel çağrıştırıcı kodlanma
E-Öğrenmede görsellikle ilgili biyolojik öğrenmede ilişkilendirici moleküller=ilişkilendirici kodlanma.
F-Öğrenmede görsellikle ilgili biyolojik öğrenmede düşündüren moleküller=düşündürücü kodlanma.
G-Öğrenmede görsellikle ilgili biyolojik öğrenmede kavram molekülleri=kavramsal kodlanma.
H-…………………………. biyolojik öğrenmede X molekülleri=X kodlanma... vb uzar gider.
I-Bir bilgi ile ilgili kaç çeşit duyuşsal, bilişsel…vb biyolojik öğrenme molekülleri, çimlenmesi ve kodlaması olmuşsa hepsinin tümleşik yada bileşik tek biyolojik öğrenme molekülleri ve kodlaması oluşturulur. -Bunların öğrenme molekülleri, sinirsel çimlenme ve kodlarındaki tümleşik karşılıkları vardır.
-Aynı mantık kurgusu ve genetik tepki; işitsel, tatsal, koklama…vb duyuşsallıkla(nefsi) ve bilişsellikle (akli, düşünsellik…vb) ilgili biyolojik öğrenme tepkileri ve molekülleri sırlanabilir.
-Muhtemelen genlerimiz tarafından çok iyi tanınan öğrenme molekülleri beyinsel nörolojik çimlenme yani fiziksel kodlanma ağ sistemi ve ara formlarıyla ilişkili çalışır.
-Bir bilgiyi hatırlama gereksinimi o bilgi ile ilgili genlerimizi aktive edecek eşik uyarma seviyesine ulaşmışsa istenen bilgi ile ilgili hatırlama proteinleri veya diğer biyolojik moleküller uyarılır ilgili biyolojik zihinsel çağrışım moleküllerini tetikler ve hemen ışıktan daha hızlı bir zamanda istenen bilgi ile ilgili;görüntü, sözcük, kavram, isim, cümle ses, eylem, koku, tat…vb zihinsel havuzumuzdan olduğu gibi beyindeki ilgili bölgede ve konumda sanal olarak hayat bulur, hatırlanır ve algılanabilir hale gelir.

Öğrenmenin Tam ve Verimli Gerçekleşmesinde Beyinde ve Zihinde Neler Olur?
-Görsel, işitsel, tatsal, kokusal, düşünsel, ilişkisel…vb kökenli çimlenme (nöron dallanması) çeşitleri beyinde gerçekleşir (Fiziksel kodlanma).
-Görsel, işitsel, tatsal, kokusal, düşünsel, ilişkisel…vb kökenli öğrenme ile ilgili organik kayıt proteinleri üretilir(Organik kodlanma).
-Görsel, işitsel, tatsal, kokusal, düşünsel, ilişkisel…vb kökenli öğrenmede hatırlama çimlenmesi ve hatırlama proteinleri …vb ürünler üretilir(Algısal kodlanma)
-Görsel, işitsel, tatsal, kokusal, düşünsel, ilişkisel…vb kökenli öğrenme ile kavramsal ilişkilendirme, kavramsal hatırlama çimlenmesi, kavramsal organik kayıt proteinleri…vb ürünler üretilir (Kavramsal kodlanma)
-Görsel, işitsel, tatsal, kokusal, düşünsel, ilişkisel…vb kökenli öğrenme ile zihinsel havuzdan gerçek bilgilerin nesnel, sanal, ses, görüntü, tat, eylem…vb gerçek hayallerini çağırma, ilişkilendirme, anımsama ara yüzü ilişkilendirme ile ilgili çimlenme, organik kayıt proteinleri, hatırlama proteinleri…vb
-Görsel, işitsel, tatsal, kokusal, düşünsel, ilişkisel…vb kökenli bütünleşik öğrenme ile ilgili zihinsel ve kavramsal bağlantılı fiziksel, organik, algısal…vb kodlanma ile ilgili beyinde öğrenmenin gerçekleşmesi ile ilgili olayları ve ürünleri meydana gelir.
-Yani öğrenme ile ilgili çimlenme, hatırlama ile ilgili çimlenme, öğrenme proteinleri, hatırlama proteinleri …vb kalıcı fiziksel ürünleri ve olaylar meydana gelir.
-Kısaca öğrenmenin tam gerçekleşmesi ile beyinde kalıcı öğrenme ürünleri ve kalıcı fiziksel olaylar ortaya çıkar.
Özel Not;Tam ve verimli öğrenmenin gerçekleşmemesinde yukarıdaki zihinsel ve beyinsel öğreneme aşamalarında bazı eksikliklerin ve kopuklukların olması veya gerçekleşmemelerinden kaynaklanması önemli anlam taşır.

Öğrenmenin Gerçekleşmemesinin Nedenleri, Öğrenmenin Tam ve Net Gerçekleşmemesinin Bazı Nedenleri,
Net ve Tam Öğrenmeyi Engelleyen Nedenler, Etkenler ve Koşullar;
Demirkuş 2009
1-Zihinsel bağışıklık sistemi zayıftır.
2-İlişkilendireceği alt yapı (eşik) bilgisine sahip olmamasındandır.
3-Yeterince zeki olamaması
4-Verilen bilginin, yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarına,süper egolarına, kimlik (id) ve putlarına (idollerine) ters olması
5-Hasta olması
6-Bilgiyi sunmada ve aktarmada kullanılan yöntemler dizini eksik veya yanlış(algıda değişmezlik prensibine aykırılık)
7-Sunulan bilgi eksik veya yanlış
8-Öğretilen bilgi öğrenenin fıtratı öğrenmeye müsait değil, fıtratına ters veya fıtrat(yapısı) farzlarına aykırı
9-Öğrenme koşullarının uygun olmayışı
10-Diğer nedenler


Kavramlar, İsimler, Kavram-isimler, Deyimler, Cümlecikler, Bağlaçlar ve Noktalama İşaretlerinin İletişim ve Arzusunu İfade Arasındaki İlişkinin Önemi
-İletişim ve Eğitim Amaçlı; düşüncelerimizi, duygularımızı, istemlerimizi…vb tüm bilgilerimizi ifade için; kavram, isim, kavram-isim, görüntü, resim, ses, eylem, ses-eylem  işaret, davranışlarımızı…vb kullanırız. 
-Ancak yazılı ve konuşma(lisan)  pratiği iletişiminde hemen tüm bilgilerimizi ifade için;kavram, isim, kavramisim, deyim ve cümleciklerin örgünsü kullanmak zorundayız.
-Bilgilerimizi ifade için kullandığımız ilave iletişim argümanları yani görüntü, resim, işaret, davranışlar, yaratık, zaman, olay, eylem, süreç, olguları da ifade etmek için yine mutlaka; kavram, isim, kavramisim, deyim ve cümlecikleri örgünsündeki karşılıklarının olması gerekir ki  pratik iletişimde kullanalım.
-Kavramlar, isimler ve kavramisimleri zihninde silinmiş olan insanlar kendisini nasıl ifade edebilirler.
- Kavramsız İnsanın zihinsel, beyinsel ve uygulama boyutları arasındaki iletişim kopar veya zorlaşır.
-Hayvanlar, çocuklar, dilsizler, sağırlar ve kör insanların kavramsız oluşlarının iletişimsizlikteki sıkıntılı yaşantısını düşünün.

Biyolojik/Canlı ve Sistem Temelli Öğrenme Modeline Göre Zihnimize Bilgiler Girerken ve Yerleşirken Neler Oluyor?(Demirkuş, 2009)
1-Öğrenmeye;genlerimizin, beyin hücrelerimizin çimlenmesi, zihinsel havuzumuzun tek tek tepkisi ve birlikte bağlantılı-bilinçli tepkilerinin nesnel ve sanal ilişkileri son derece önemlidir.
2-Öğrenmede Sinirsel (nöron dallanması) ile kodlanma gerçekleşir.
3-Duyusal, düşünsel, içsel, çevresel..vb herhangi bir şekilde bilinçli öğrenilen bilgi zihinsel havuza olduğu gibi aktarılır ve diri olarak kayıt edilir. Muhtemelen bu bilgi yok olmaz. Unutulma genellikle beyinsel ve uygulama boyutlarla ilgilidir.
4-Buna paralel olarak genlerde öğrenilen bilgiyi temsili kayıt edilmiş kodlara dayalı organik özgün kodlu protein sentezi gerçekleşir. 0,1, 2, 3
5-Bu kodlanma ve sentezin;zihinsel havuzumuzdaki ve genlerimizdeki kayıt karşılığı: yazılı ve sözlü dilimizde;kavram, isim, kavram-isim, görüntü, resim, ses, eylem, ses-eylem işaret, davranış…vb olarak yer alır.
6-Zihin havuzumuzdaki sadece öğrenilen!! (bilincinde olunan) hemen her şeyin: yazılı ve sözlü dildeki(lisandaki-konuşmadaki);kavram, isim, kavram-isim, deyim ve cümlecik örüntülerinin karşılıkları beyin hücrelerimizdeki fiziksel çimlenme, organik medde…vb şeklinde her bir bilgi birimi:görsel, işitsel, tatsal, anlamsal, dokunsal, düşünsel…vb olarak çiftli, üçlü, dörtlü…vb çoklu paralel olarak(etkili-kuvvetli) yada zayıf olan tekli olarak diğer bilgilerle örüntülü veya tekli kayıt edilmiş ve kodlanmıştır.
7-Beyin ve genlerimiz hücresel çimlenme(fiziksel kodlama), üretilen proteinlerden organik kodlarımız, kavramsal kodlarımız ve hatırlama belleğimiz(anlamsal kodlama) adeta zihinsel havuzumuzun hemen öğrenilen bilgilerin (bilincinde olunan) tüm dinamik kodlanmış imajını taşıyan nesnel zihin çekirdeği gibi davranır. 1, 2, 3
8-Kısaca biz zaten zihin havuzumuzun içinde olduğumuz için öğrenme esnasında beş duyumuzla alınan bilgiler, düşünsel üretilen bilgiler…vb bize ulaşan bilgiler sadece ilgili genlerimize kayıt, beyin hücrelerinin fiziksel dallanmalarıyla, özgün protein üretimi ile hatırlama belleğimize kodlanma yapılmaktadır.
-Deneyim ve uygulamalarımız göstermiştir ki etkili öğrenmede 5 duyumuz ve yaşayarak öğretimin kalıcı olmasının nedeni beş duyuya ve fazlasına dayalı beyinde kodlamanın gerçekleşmenin mutlak karşılığı vardır. Zamanla bunlar ortaya konup çözüldükçe öğrenme ile ilgili bilgilerimiz bereketlenecektir.
-Zihinsel havuzumuz, isteğimiz dışında da sürekli içerdiği ortamı dinamik ve zinde; ortamdaki her şeyi olduğu gibi diri olarak soğurup çok yönlü klonlayarak-kodlayarak tazelikle farklı enerji hallerinde kayıt eder. Muhtemelen bu kayıt büyük kıyamete kadar silinmez.
-Genellikle sadece duyularımızla bilinçli algıladığımız (farkındalığında olduğumuz) yada kayda değer olan bilgileri zihnimizle dinamik endeksli çalışan beynimize; nesnel/fiziksel, organik, kavramsal ve algısal olarak kodlarız.
-Bir kısım bilgiyi de hayal ederek, trans halinde, düşünerek, uykuda ve rüyalarla zihin havuzumuzdan beynimize kodlayarak (nesnel/fiziksel kod, organik kod, kavramsal ve algısal kod….vb) öğrenir ve bilgi havuzu kodumuzu zenginleştiririz.
-Zihnimizdeki Sembolik, kavramsal kodlamalarımız olmazsa ne olur?
-Zihnimizdeki kavramların, isimlerin ve kavram-isimlerin silindiğini düşünün.
-Yontma taş devri insanı, dilsiz bir insan veya hayvanların seviyesinde bildiklerini ifade etmedeki doğallığını yada vücut organlarını, vücut dilini, yüz ifadelerini kullanma desteğine gereksinim duyarız.
-Yazılı ve sözlü her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünceyi ifade eden her şeye eleştirel gözle bakılmalı ve en mantıklı-liyakatli alternatifi geliştirilmelidir. Ör.elmadan daha mantıklı alternatif isim ve kavramlar üretin. Ör.toparlak/topak kırmızı, toparlak/topak sarı,toparlak/topak yeşil, tatlı topak... vb, portakal/tatlı/sulu sarı topak.
-Çok özel haller hariç, her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünce üretirken veya düzenlerken;düşünsel ve eleştirel tercihte, doğal dillerin vahşi kurallarına ve hece vezninin akıcı ses-kafiye uyumunun keyfine, zevkine ve cüşuna, akli,mantıki ve ahlaki anlamlar feda veya yem edilmemelidir.
-Kavramların listesini kavram araçları şeklinde hazırlamak son derece önemlidir.
-Öyle bir yazılı-sözlü alfabe ve lisan ilişkisi hazırlayalım ki her harfi ve harfleri bir araya geldiğinde, matematikteki rakamlarlar gibi mutlaka bir veya birkaç mantıklı anlam taşıyacak şekilde dizayn edilmelidir.

Hatırlamak, Unutmak Yada Eksik Hatırlamanın Nedenleri ve Geleceği;
-Hatırlama daha çok yapılan kodlamanın, gereksinim duyulması veya içsel ve çevresel kombinezonlu uyaranların ürünüdür.
-Hatırlanma tüm kodlanma türlerinin ortak paydası veya bir tanesiyle bizde hayat bulur.
-Bilgilerin yeniden hayat buluşu;ses, görüntü, eylem, kavram, isim, siluet, dokunsal, his, hayal…vb şekilde hatırlanır.
-Yani kodlamanın açılan uçları iç ve dış çevre ile kontağa geçmesi ile ışık hızından hızlı bir yoklama ve iletişimle sonuca ulaşır.
-Doğru ve bilinçli hatırlamaya engel olan;beyin yaşlanması, benzerlik çakışması, hatırlamayı negatif etkileyen çevresel ve içsel etmenler, hastalık…vb.
-Zaten insanlar ilerde bu hatırlama problemlerini nano ve kuantum robo bellek ve kayıt edicilerin sürekli kaydı ile telafi edecektir.Ancak buda zihinsel tembelliğe neden olacaktır.  

Zekadan Edinilen Kazanımlar (Zekayi Edinim ve Kazınımlar);yaratıklar çevreye uyum için zekalarını kullanırlar. Zekalarının gücünü ilk yaradılışta/larında (ilk ortaya çıkışlarında) kendilerine verilen mekanik ve sanal alt yapılarıyla;doğal döngü sistemlerinde; gen ve sistem havuzlarına yaptıkları kayıtları çevreye uyum için hayata güncelleyerek ve uygulamaya koyarak geleceklerine verimli ilerlemeye devam etmeye çalışırlar. Yoksa hal değiştirirler veya ölürler. Doğal seçilim bu olayları izah etmede yetersiz kalmaktadır.

ZEKA NEDİR? Yaratıklardaki meyveleri;çevreye uyum, değişim ve sistemde kararlı durağana ve dinamik dengelerde durma, doğru-hızlı algılama ve neticelendirme aracıdır. Tüm yaratıklarda tek başına iş gördüğünde;Peygamberi ahlakı değerlere alışık tepkisi /leri;vahşi, doğal, kör yada eksik olan çevreye uyum ve yetenekle ilgili araç olduğu için, bu günkü ÖSYM sınavında sadece zeka öncelikli öğrenci kategorize etmek toplumsal bir afat olarak kabul edilebilir. Akli değerleri dikkate alınmadan senelerce bu ilkel insan tipi öne çıkartılarak insanlığı ve çevreyi Vahşice, doğal yada hayvanca yönlendirerek bugünkü çevre sorunlarıyla yüz yüze getirmiştir. Canlılarda genetik/irsi ve çevresel kökenli , cansızlarda da öncel(önceki) sistem, bulunduğu çevre ve öncel yaratık kökenli ortaya çıkan ve gelişen araçtır. Hemen hemen tüm yaratıklarda bulunur.

CANLI ZEKASI (BİYOLOJİK ZEKA) NEDİR?Doğanın ve çevrenin;filogeni, ontogeni ve gelişim sürecinde;organizmanın, gen sistemlerine çevre ile dinamik etkileşimli kayıt ürünü doğal yarı sanal araçtır.Bir canlının genleriyle doğaya ve çevreye; en hızlı, en doğru ve en mükemmel uyum sağlama, algılama ve mantık sistemleri geliştirme doğal hamalıdır veya aracı/larıdır.Nefsin ve doğanın nüvesine dayalı çalışan; en önemli sanal araç ve doğal işletim sistemidir.İnsanın; bilgi, yaratık, olay, olguları tanıma ve bunların arasındaki ilişkileri en hızlı –en  doğru ilişkilendirme sonuçlandırma ve uygulama yeteneğidir. İnsanın; hızlı - doğru algılama sonuçlandırma ve uygulamaya genetik yatkınlığı ve çevrenin ürünüdür. Diğer bir deyimle; genetik yapı-çevrenin etkisiyle, yaratıklarda oluşan; hızlı,doğru kavrama, ilişkilendirme sonuçlandırma ve uygulama yeteneğidir. Genetik yapının %99'u hayvanı olup zeka ve nefisle örtüşür.Filmleri izleyin 0, 1, 2, 3, 4, 5, 6 İşleyen-çalışan zeka ve nefsin; insandaki en güzel meyvesi öğretimdir(doğayı çok iyi tanıyan,ondan yararlanabilen hakim insandır).  İnsanlarda: çeşitli zeka dereceleri ve çeşitleri mevcuttur; geri zekalı,  normal ve ileri zekalı veya görsel-işitsel-duygusal zeka  gibi. En net, sade, güzel ve doyurucu tanımı İslamiyet’te geçer, köken itibarıyla doğal kabul edilir. Zeka, doğaya göbekten bağlı ve meyilli olan nefsin işletim sistemi gibidir (insan genlerinin %99'u nefis ve zeka ile ilişkilidir).Sadece zeka ile  kainatın gerçek-sanal gemisi aşılamaz Doğa ötesine geçilemez. Doğa ötesi sezgilere özgü basireti kördür. Zeka; nefsin madde alemine(doğaya) eğilimli işletim sistemi gibidir. Onunla tüm nefis mertebelerindeki çoğu şeyin kural ve hileleri deşifre edilip öğrenilir. Doğadaki yaşam için kullanılır Birçok hayvan ve bilgisayar bazı sahalarda insanda daha zeki ve yetenekli olabilir (123, 4, 56). Ör:Sanal zeka, Arılardaki güneşe bağlı yön bulma zekası,yapay zeka, 1, 2, bilgisayarın satranç zekası.
  Zeka güneş ise akıl arşın gölgesi ve gece misali ona nefsin metriksinde işlevsellik kazandırarak ruhun ulviyetine doğru yol aldırırken meyvesi bedende peygamber ahlakı ve sayısız meziyetler kazandıran sanal araçtır. Zeka genlerimiz ve çevrenin etkileşim ürünü ve irsidir.
Dahilerinin çoğu süper zeki insanlardır.Ürünlerinin: insanlığa, gelecek nesillere ve doğaya katkıları; akıl ölçülerinin kanıtıdır ve akıllı oluşlarıyla doğru orantılıdır. Müsrif-İlkel Teknoloji , Patojen(öldüren), fosil ve ilkel teknolojinin nedenlerden biri de her buluş zamanından erken veya geç uygulamaya konulması ya da sosyoloji ve doğal-sana döngülere katkılarının gerçekçi değerlendirilmemesindendir. Her buluşun tüm döngülere katkısı/ları; bir ilacın bedene katkıları kadar çok yönlü hassas;uygulamalı test edildikten sonra uygulamaya konulmalıdır. Gerçek eğitimle;zihinsel bedende ve kalpte; kimlik (id), tapındık-taptık(put) (idol), yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargıları, inanç değerleri, süper ve özgün egolar(istemler), gerçekler, doğa yasaları doğru konumlandırılmazsa sonuçta yanlış eksik ve sakat;mantık, düşünce, kavram…vb yanılgısına sahip kişilikler toplumda ortaya çıkar.

Sistem Zekası-Sistem Zeka Birimi;
çevrenin ve ortam koşullarının;yaratıkların ve enerji hallerinin;filogenik gelişim ve oluşum süresince;yaratıklara ve değişik enerji hallerine ait sistemdeki/lerdeki döngüsel ve çekimsel etkileşimlerinin dinamik dengesine etkilerinin sanal aracına sistem zekası denir.Plazma boncuğu, sinir sistemi, kas sistemi, elektron, pozitron, atom, evren, robot zekası... vb zeka gibi. Bir sistemin çevreye uyum için gerekli minimum zeka konumu o sistemin sistem zeka birimini ifade eder.

Gen- Sistem Zekası (Geçişken Zeka);Canlı ve cansız ortamlara uyum sağlayan ve her iki ortamdaki özellikleri taklit edebilen geçiş özelliği gösteren canlı ve yarı canlı yaratıklarda görülen zeka çeşididir. Örn.ekosistem, virüs, spor,ahtapotlar, mürekkep, balıkları, tohum…vb. zekası

Gen Zekası ve Gen Zeka Birimi(Demirkuş 2009:Aslında canlı yaratıklar yaşadıkları sürece değişen çevre koşullarına: en hızlı, en doğru ve en mükemmel; uyum sağlama, algılama, kavrama ve mantık sistemleri geliştirme, verimli değişimle sonuçlandırma ve hedefe ulaşmak, değişime uyum için gerekli-istenen yetenek ve özellikleri genlerine kayıt edilir.Buna kısaca değişen koşullara; gen-değişim ve uyumu kaydı denebilir. Bu kayd edilen özelliklerin bazıları zaman içerisinde ve evrimsel süreçlerde uygun koşullarda fenotipe(dış görünüme) yansıyacak şekilde, bedende yeşerir ve canlının hayatına güncellenir. Gen seviyesindeki kayıtların özgün gen ve ilişkili-etkileşimli gen kümesinden…vb prokaryot, tek hücreli...organ, beyin, sistemler, beden, populasyon, birliğe kadarki değişimlerin kalıcı sanal araçlarına gen zekası diye biliriz. Gen-zeka özellikleri doğadaki yapılarla-yasalarla, biyolojik yapılarla-yasalarla ve çoklu zeka kuramıyla örtüşmektedir. Kısaca;canlı ve yarı canlı yaratıklardaki tüm zekalarının tabanı gen zekası birimine/lerine dayanır ve çoklu zeka tipleride onların etkileşimli tümevarım sonuçları gibi gözükmektedir. Gen zekası birimi, sistem zekası birimi ile ilişkilidir, ondan etkilenerek;gen değişim ve uyumu kayıtlarını yapar.
Beyin;
ncelikle nesnel bedenlerimizde özelleşen organlara ait gen zeka kümelerini ve gen görevlerini ilişkilendiren veya gen görevi ve zekaları ilişkilendiren yönetim merkezidir.
-Beyin nesnel ve zihinsel bedenlerimizin ve kalbimizin sürekli uyanık, çalışan diri işlevsel ve zihindeki bilgilerini kodlarını içeren kavşak ayağı veya zihinsel bedenimizin/havuzun/hafızanın nesnel çekirdeği gibidir. 0,1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10,11, 13, 14, 15,16, 17, 18, 19

-Beyin ve genlerimiz hücresel çimlenme(fiziksel kodlama), üretilen proteinlerden organik kodlarımız, kavramsal kodlarımız ve hatırlama belleğimiz(anlamsal kodlama) adeta zihinsel havuzumuzun hemen öğrenilen bilgilerin (bilincinde olunan) tüm dinamik kodlanmış imajını taşıyan nesnel zihin çekirdeği gibi davranır. 1, 2, 3
-Kısaca biz zaten zihin havuzumuzun içinde olduğumuz için öğrenme esnasında beş duyumuzla alınan bilgiler, düşünsel üretilen bilgiler…vb bize ulaşan bilgiler sadece ilgili genlerimize kayıt, beyin hücrelerinin fiziksel dallanmalarıyla, özgün protein üretimi ile hatırlama belleğimize kodlanma yapılmaktadır.
-Deneyim ve uygulamalarımız göstermiştir ki etkili öğrenmede 5 duyumuz ve yaşayarak öğretimin kalıcı olmasının nedeni beş duyuya ve fazlasına dayalı beyinde kodlamanın gerçekleşmenin mutlak karşılığı vardır. Zamanla bunlar ortaya konup çözüldükçe öğrenme ile ilgili bilgilerimiz bereketlenecektir.
-Zihinsel havuzumuz, isteğimiz dışında da sürekli içerdiği ortamı dinamik ve zinde ortamdaki her şeyi olduğu gibi diri olarak soğurup çok yönlü klonlayarak-kodlayarak tazelikle farklı enerji hallerinde kayıt eder. Muhtemelen bu kayıt büyük kıyamete kadar silinmez.
-Genellikle sadece duyularımızla bilinçli algıladığımız (farkındalığında olduğumuz) yada kayda değer olan bilgileri zihnimizle dinamik endeksli çalışan beynimize; nesnel/fiziksel, organik, kavramsal ve algısal olarak kodlarız.
-Bir kısım bilgiyi de hayal ederek, düşünereki uykuda ve rüyalarla zihin havuzumuzdan beynimize kodlayarak (nesnel/fiziksel kod, organik kod, kavramsal ve algısal kod….vb) öğrenir ve bilgi havuzu kodumuzu zenginleştiririz. -Zihnimizdeki Sembolik, kavramsal kodlamalarımız olmazsa ne olur?
-Zihnimizdeki kavramların, isimlerin ve kavram-isimlerin silindiğini düşünün.
-Yontma taş devri insanı, dilsiz bir insan veya hayvanların seviyesinde bildiklerini ifade etmedeki doğallığını yada vücut organlarını, vücut dilini, yüz ifadelerini kullanma desteğine gereksinim duyarız.
-Yazılı ve sözlü her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünceyi ifade eden her şeye eleştirel gözle bakılmalı ve en mantıklı-liyakatli alternatifi geliştirilmelidir. Ör.elmadan daha mantıklı alternatif isim ve kavramlar üretin. Ör.toparlak/topak kırmızı, toparlak/topak sarı,toparlak/topak yeşil, tatlı topak... vb, portakal/tatlı/sulu sarı topak.
-Çok özel haller hariç, her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünce üretirken veya düzenlerken;düşünsel ve eleştirel tercihte, doğal dillerin vahşi kurallarına ve hece vezninin akıcı ses-kafiye uyumunun keyfine, zevkine ve cüşuna, akli,mantıki ve ahlaki anlamlar feda veya yem edilmemelidir.
-Kavramların listesini kavram araçları şeklinde hazırlamak son derece önemlidir.
-Öyle bir yazılı-sözlü alfabe ve lisan ilişkisi hazırlayalım ki her harfi ve harfleri bir araya geldiğinde, matematikteki rakamlarlar gibi mutlaka bir veya birkaç mantıklı anlam taşıyacak şekilde dizayn edilmelidir.

Zekâ çeşitlerini sınıflandırırken; yaratık çeşitlerine, doğal, yapay, sanal, yarı sanal ve yarı doğal oluşlarına, mekanik, sanal, yarı mekanik oluşlarına, birimlere göre... vb tabanlara göre veya amaçlarımıza uygun sınıflandırmamız olasıdır.
Aşağıda;Sınıflandırılmadan, Rast Gele Çeşitli Zeka Çeşitlerinin Tanımı Yapılmıştır
Enerji zekâ çeşidi; enerji hallerinin bulunduğu koşullara uyum sağlayıp, değişmezlik veya yaratıklara dönüşüme uyum yetenek ve potansiyellerini ifade eder.
Yaratık Zekâsı; yaratıkların çevreye uyum yeteneklerinin sanal aracıdır. Yaratık kavramı açısından; doğal, yapay,  yarı doğal, sanal yaratık…vb zeka çeşitleri vardır.
Yarı Doğal Zekâ
Ör. Doğal moleküllerden oluşturulan yapay yaratıkların zekası yarı doğal taklidi zekayı ifade eder. Prof.Dr. Venterin ürettiği virüs. Yapay canlı zekâsı.
Sanal  Araç ve Sanal Sistem Zekası; sanal araçların iş üretim ve uyum yeteneklerinin mantık kurgusunu ya da kurgu mantığını ifade eden zeka çeşididir. Ör.flaş ve photoshop halen yarı otatma tik sanal zeka sistemlerine sahip sanal araçlardır.
Ör. Flaş, Photoshop, bilgisayar işletim sistemleri sanal yapay kurgu mantığına dayalı iş üretme uyum ve yetenekleri sanal yapay zekâyı ifade eder. (sanal araç zekâsı)
Mekanik Yapay Zekâsı;
Ör. Tüm mekanik araçların, iş üretim ve uyum yeteneklerinin mantık kurgusunu ya da kurgu mantığını ifade eden yapay mekanik zeka çeşidini ifade eder. (mekanik araç zekâsı)
Yapay Sistem Zekâsı; yapay ekosistemler, tüm mekanik ve sanal araçların kurgu mantık sistemlerine dayalı zekâ çeşitlerini ifade eder.
Yapay Zekâlar, insan eliyle ve robotlarla geliştirilir. İnsan,  evcil yaratıkların ve robotların  zekâsı çevre, eğitim, öğretim ve üretimle  geliştirilebilir.
Doğal  Sistem Zekâları; doğa tarafından geliştirilir.ör.doğal sistem zekaları.
Doğal Sistem Zekâsına örnek; doğal ekosistem, fotosentez, kemosentez döngüleri sistemleri.
Biyoloji Zekâlar;ebeveynden yavrulara geçer, gelişim ve yaşam süresince çevre ile şekillenir.
Kimyasal Sistem Zekası;Kimyasal sistemlerin uyum(dengede durmaya meyilli) zekasıdır.
Sanal Sistem Zekası;Örneğin tera bilgisayarlarla;doğadaki;gen ve sistem zekalarının çalışma mantığı taklit edilerek var olan Macromedia flash sanal sistem zekası(Kısmen sanal ortamda sanal materyali yapay yaratma aracıdır,halen yarı manüel kullanılan bir sanal sistem zekasıdır)  ve bilgisayar işletimleri zekalarıyla ilişkilendirilerek geleceğimiz konusunda net görünebilir bilgi edinme tera zekalı robotların oluşturulması hayal değildir.
Yarı Sanal Sistem Zekası;Bilgisayar işletim sistemleri mekanik bilgisayarlara ve sanal araçlara uyumlu çalışır. Ör.Windows XP




BİYOLOJİDE E18-23 MODELİNİ NASIL UYGULAYACAĞIZ ? Orta Öğretimde E18 Modeli’nin kuralları dikkate alınarak; Özel Öğretim Yöntemleri I ve II derslerindeki;  tüm genel yöntemlerin ve  bilgilerin ışığında çalışılmalıdır.E18 Modeli'nin dizaynı; intranet, extranet, internet, kütüphane, medya araçları, doğal, yapay  sınıf olanakları ve tüm materyal geliştirme yöntem ve şekilleri dikkate alınarak;"E18 Modeli Ders Dokümanları ve Materyalleri  Havuzun'da" toplanır. Ör;Orta Öğretim Biyolojide bir derse veya konuya E18 Modeli uygulanacaksa;
1-Bütün veriler ve olanaklar masaya yatırılır
2-Her konuyla ilgili yeterli sayıda uzmanla (hocalar, öğretim üyeleri) çalışmaya başlanır.
3-Bu çalışma her konu-ders için yapılır.
4-
Avrupa, Amerika ve diğer teknoloji ülkelerindeki K12 sisteminin uygulanışına bakmaksızın; kendi orijinalitemize uygun (E18-23 Modeli) örnekler geliştiririz.Örn." İnsan ve Bilgisayar Özelliklerinin Simülasyonu" ile ilgili bir konuyu;ekonomik, kusursuz koşullarda nasıl hazırlayalım ki, olabilecek tüm; kusurlu koşulları mükemmel-verimli bir şekilde telafi edebilsin.
5- 
Kendi olanak ve koşullarımızla mevcut sisteminin (E18 Modelin’in/ Eğitim 18-23) o
rijinalitesini ortaya koyduktan sonra; uygulama okul veya sınıflarda denemenin  verimine bakılıp; gerekirse revizyon yaparız. İşte kendi ham materyalimizi ortaya koyduk.
6-
Ülkemizin yerleşim alanları bazında;yöresel olanaklarını, potansiyelini, değişim/değişebilirlik ivmesini/lerini, doğal/yapay habitat-iklimlerini, istemlerini ve sorunlarını belirleyen-içeren; "Yöresel Fen Bilgisi Rehber Klavuz Kitapçıklarını oluşturduktan sonra bu bilgi havuzunda ve E18 Modeli için toplanan "E18 Modeli Ders Dokümanları ve Materyalleri  Havuzun'daki"envanterlerle çalışmaya başlayabiliriz. Kısaca yapılacak iş ülkemizin  iklim, ekonomik, kültür... vb.  farklı olanak ve koşulları dikkate alınarak her bölgeye uygun E18 Modeli’in varyasyonları geliştirilir.Bu varyasyonlarda; her bölgenin özgün,değişen ve değişmez kriterleri dikkate alınmalıdır (doğal/sanal/yapay; çevre, iklim , lisan alt yapı…vb.).
7-
Bunu aynen ham materyal gibi uygulama sınıflarında denemek gerekir. Hatta E18 Modeli’nin envanterini ve E18 Modelini özümsetmek amacıyla; materyal örneklerini yörenin kültürüne, bilincine, olanaklarına göre  güncellemeliyiz.
8-
Teknololojik ülkelerdeki E18 Modeli ve benzeri yöntem-anlatım biçimleri  toplanıp; koşullarımıza uygun olarak hayatla bağdaştırıp E18 Modeli’ne  benzeterek,uyumlayarak özümsemeliyiz. Bu Sonuç Bizim Orijinalitemizin İncisidir. 
9-Bundan sonra yapılacak iş bu orijinaliteyi teknololojik ülkelerin biyolojideki veya herhangi bir konudaki uygulanışlarıyla takviye, düzen ve gerekirse kökten-yeniden yapılandırarak en verimli ve değişen geleceğe uygun-uyumlu  E18 Modelini-sistemi geliştirilip-uygulanır.

E18 Modelinde Uygulanacak Temel Yöntem;Tüm yöntemler;tümevarım(sentez) ve tümdengelim(analiz) yöntemleri içinde konuların fıtratlarına ve olanaklara dayalı olarak bir arada kullanmaktır.
Tümevarım ve tümden gelim/analiz-sentez (tümevarımgelim) ;E18’de çok yönlü bir yol haritası olup;bu yol haritası mantığıyla yol alırken; ilk öğretimden üniversiteye kadar konu geçiş kapsamları belirlenir.
E18 Modelinde;Tümevarım ve tümden gelim yöntemleri bir ara kullanılır. Biyoloji kavram alfabesinden doğal veya yapay kavram kümesine-ağına, kavram kümesin-ağından konu alt başlıklarına ulaşma mantığından hareketle konuya ulaşılır. Amaç basitten karmaşığa ve tersine tümden gelim ve tüme varımı (sentez ve analizi) bir arada kullanmaktır.

Materyal: Yapay  ve doğal yaratıklar;sanal veya gerçek amaca  hizmet ettikleri zaman materyal adını alırlar :Örneğin ders materyali dediğimizde o dersle ilgili canlı, cansız, pratik  ve teorik bilgi ve yaratıkların hepsi kastedilir.Ör:canlı saksı çiçeği, kuru bitki, bilgisayarda hazırlanmış bir sunu özellikle materyal kavramını fen bilgisi açısından açıklar.Materyal kavramı bir amaca hizmet eden:sanal,gerçek,yapay ve doğal veriler - yaratıklardır. Materyal hizmet ettiği amacın aracıdır. Bu araç bilgi ya da madde olabilir. Materyal amaca hizmet etmekte somutlaştırıcı bir hizmet vermeli sadece doğadaki konu ile ilgili, somut ve soyut yaratıkları devşirmek değil bir konuyla ilgili sunu CD’si hazırlamak gibi de olabilir.
Materyal Geliştirmek: Bir yaratığı amaca en verimli halde hizmet edecek şekilde değişime uğratmak ya da olduğu gibi kullanım alanına sunmaktır.Bir dersin ya da amacın hizmeti için bulunan yaratıkların hepsi materyaldir.  Materyaller öğretim, öğrenim ve eğitimin hizmet aracıdır.Her materyal bir yaratık olabilir ama her yaratık bir materyal olmaz.
Materyalleri Sınıflandırmak;
A-Sanal,Doğal
B-Yapay,
C-Yarı doğal,
D-Yarı sanal,  
E-Yarı yapay materyaller olarak gruplandırabiliriz

İç ve dış dünyayı özdeşleştirmek ne demektir?   Örneğin beste ve müzisyen ilişkisi. Bestecinin notaları dış dünyaya çıkarsaması ve özdeşleştirmesi. Bir beste veya heykel olabilir. Önemli olan iç dünyamızdaki doğal bilgileri ( beste, heykel, resim, ders planı v.s) dışa tercüme etmektir. Bu durum sanal dünyadan gerçek ortama materyal geliştirme olarak tanımlanabilir.

E18'DE Materyal Tasarımı;Geliştirilmek istenen sanal veya gerçek bir materyalin uygulamaya ya da nesnelleştirmeye hazır hale getirilene kadarki düşünülen ve yapılan her şeyidir.
Materyali Geliştirmek ve Uygulamaya Koyma Aşamaları (Tasarımı Dışa Özdeşleştirmek) ;
1-Tasarlanan materyalin özgünlüklerini çok doğru tanımak ve öğrenmek.Tasarımı istenen ve gereksinim duyulan materyalin, kullanım amaçları;neyi, niçin, neden, nasıl amaçlandığı çok iyi bilinmelidir.
2-Tasarlanacak materyali düşünmek ve hayal etmek.Hayal ettiklerini ve düşündüklerini olanaklarıyla ilişkilendirmek.
3-Hayal ettiğini iç dünyasında pekiştirmek ve somutlaştırmaya hazırlanmak ;Hangi referans noktalarına dayalı olarak düşünmesi gerektiğini bilmek.
5-Pekiştireçlerle iç dünyasında somutlaştırdıklarını nesnel ortama aktarma araçlarını tespit etmek; Hangi sanal-nesnel araçlarla ve kimlerin yardımı ile somutlaştıracağını doğru kestirmek.
6-Karar verilen sanal ve gerçek araçlarla uygulama denemelerine girişmek
7-İstenen hedefe ve gerçek eşleştirme doyumuna ulaşana dek denemelerle hedefe ulaşmaya nesnel ve sanal olarak çalışmak
8-Gerekirse hedefe ulaşmak için uzmanlardan yardım almak
9-Düşünülen senaryoyu hayat geçirmek için;literatürdeki benzer olanlarıyla karşılaştırmak, hangi sanal ve nesnel araçların kullanılacağına ve kimlerden yardım alınacağına kesin karar vermek. Deneme ve uygulamaya başlamak.
10. Geliştirilen materyalin Uygulamalardaki meyvelerine ve sonuçlarına dayalı mükemmelleştirmeyi faktöriyel düşünmek ve sürekli uygulamak.

E18’de Materyal Geliştirme Dersinde İşitsel Materyali Doğru Uygulama Araç ve Yöntemini Geliştirmek
Ör;Bir konuyu hangi ses tonu ile anlatalım ki öğrenci en verimli ve kaliteli bilgi edinebilsin.
Bilimsel deneme; Ses, görüntü, animasyon, film…vb tekli ve çoklu kombinezonları denekler üzerine denenip sonuçta insanların ortak payda fıtrat(yapısal) ve sanal araçları da en iyi verimi veren seçeneklerin hepsi alınır ve uygulamaya konur.
Ses faklı, konu sabit, konu sabit ses farklı faktör yel dinleyen kitle faklı. Bu mantık sistemini E18 modelini geliştirmede konuları bilimsel olarak hangi envanterlerle ve yöntemlerle anlatılması gerektiğini;uygulamalı konu yöntem seçim testleri neticesinde belirlenir. Denek hedef kitlelere hangi ders takdim kombinezonların içinde denekler üzerinde en verimli ve kalıcı bilgi birikimini sağlayan varyasyon ve kombinezonları tercih edilir.
1-Konu ve okuma parçası sabit
2-Dinleyen kitle sabit
3-Bilgisayar bayan, erkek, eş cinsel..vb sesler değişken
4-Sonuçları değerlendirme

E18 Modelinde Öğrenmenin Aşamaları
1-Aşina olmak;öğrenci beyninin ve bilincinin konu ile ilgili kısmını uyarıp bilgilerini harekete geçirmek. Ör. Bakteri nedir? Hangi konumlarda konulardan uzağız hangilerinde muhattabız.
2-Anlamaya başlamak, çalışmak ve denemek;konunun sınırları ve diğer yakın konularla ilşkisi - belirlenir. Öğrenciye konuya nerden öğrenmeye başlayacağını belirlemek. Ör, ilk, orta, lise ve yüksek öğretim sınıfları konunun neresinden başlayacakları konu başlarına yazılır.
3-Anlamak ve öğrenmek; Konunun anahtarı niteliğindeki sorulara yanıt veriyorsa kanuyu anlamış demektir. Hayatla ilişkilendirebilyorsa öğrenmiş demektir.
4-Öğrendiğini hayatla bağdaştırmayı denemek
5-Örneklendirip hayatla ilişkilendirmeyi ve uygulamayı başarmak


E18'İN AMACI
:
İletişim olanaklarını (internet, intranet, süpernet, ekstranet…vb.), "E18 Modeli Ders Dokümanları ve Materyalleri  Havuzun'daki"envanterlerleri, öğretim yöntemlerini, öğretmenleri, öğretim üyelerini,diğer uzmanları, öğrencileri, ekonomik-fiziki-sanal-gerçek okul olanaklarımızı dikkate alarak;yüz yüze,internet, intranet,ekstranet ve ev ortamında öyle öğretim, öğrenim ve eğitim sistemi dizyn-denklem-kuralları geliştirelim ki;aynı sınftaki en sıkılgan ve tembel öğrenciden süper zeki öğrenciye kadar, her türlü insanın fıtratına-seviyesine uygun maksimum verim alınabilsin.
          Öğretim, öğrenim ve eğitimde de, olanaklarımız ölçüsünde:doğru kaynaktan/lardan, doğru bilgiyi-konuyu, doğru zamanda, doğru konumda-yerde, doğru yöntemle/lerle , doğru kişiye/ kişilere, öğrencinin güvenini kazanarak ve dersin önemini vurgulayarak;doğru pekiştirip ve hayatla doğru güncelleyerek sunmalıyız. Demirkuş 2007.

E18'le Öğretim, Öğrenim ve Eğitiminin Hedefi; İnsan fıtratlarındaki, gen zekası kuramına dayalı çeşitlilikleri, seviyeleri bilgi dağarcıkları, yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargıları ve kültür birikimleri denklemine dayalı verilerden hareketle dizayn edilmiş, kavram, ders, materyal ve yöntem eşleştirilerinden (algıda değişmezlik prensiplerine dayalı) oluşturulmuş ders-konu serileri fert ve grup eğitim-öğretiminde etkili bir şekilde denenip sonra uygulamada kullanılmalıdır.1

Bilgide Algıda Değişmezlik Oranı;E18 Modelinde eğitime ve öğretme dahil edilen her bilgi kümesi (resim, cümle, animasyon, film…vb) faktöriyel olarak  % kaç algıda değişmezlik ilkesine dahil olduğuna dair minimum insan fıtrat(yapısı) ve zeka seviyeleri çeşidi kümesi üzerine yapılmış bilimsel anket, uygulama, deneme …vb yapıldıktan sonra toplumsal öğretim, öğrenim ve eğitiminde  uygulanmaya geçilmeye hak kazanan bilgi kümesi olur.
Ör.Bu ne renktir? cümlesinin realitesi ve doğru cevabı ; "insan fıtrat(yapısı) ve zeka seviyeleri çeşidi kümesi üzerine yapılmış bilimsel anket, uygulama, denemede beyaz yanıtı alınmış ise; gerçek hedefte bu renk türünü öğretmekse  bu cümle ve kelimeyle muhatap materyalde algıda değişmezlik oranı %99 kabul edilir.

Algıda Değişmezliğe Uygun Bilgi Üretme Prensibi;E18 prensibi için bilgi üretirken eğitimin her aşamasında faktöriyel olarak bu kural göz önünde bulundurulmalıdır.

Tarla Tohum ve Ortam Örtüşme Kuralı;Doğru; tohum(bilgi), tarla(hazırlanmış beyin), yer-zaman-materyal-konum, dikim-ekim şekli(öğretim yöntemleri), bakım(öğrencini sıhhatli olanakları) ve hasat(bilgiyi hayatına uygulaması ve güncellemesini alışık tepki (refleks) haline getirmesi) mantığını uygulamak.Her birisinin varlığını farz oluşunun ve gerekliliğinin farkındalığını anlamaya çalışın.
Tarla çok iyi tohum uygun değil, Ortam ya da tohum çok iyi tarla kötü (uygun değil) örtüşme kuralı eğitimin her aşamasında faktöriyel göz önünde bulundurulmalıdır. Öğrenci zihni tarla öğretilen bilgi tohum ve olayın cereyan ettiği ve uygulandığı koşullar ortamdır.

E18’deki Diğer Uç Hedef:Yaratıkların doğal - yapay döngülerini, davranışlarını doğru okumak, insanlara doğru empati duymak ve doğru eğitim sistemleri, tepkiler-teknolojiler ... vb geliştirmektir. Demirkuş 2007.

E18'le Öğretim, Öğrenim ve Eğitimin Önemi, mutlaka yurtlarda ve bütün insanların bulunduğu yerlerde  yararlı gerçek, genel ve spesifik insan-doğa akaitleri geliştirmek gerekir.

E18'le Öğretim, Öğrenim ve Eğitiminde Öğrencilerle İlgilenen Veliler veya Sorumluların Taşıması Gereken Vasıfları;E18’de her yaş grubu, öğrenci özgünlüğüne dayalı olarak uzaktan eğitim ve yüz yüze eğitimde evde velilerin veya öğrencilerle ilgilenecek sorumluların (sorumlu kişilerin) yararlı olmaları için taşıması gerekken vasıfları belirlenmeli. Öğrencilere nasıl yararlı olmaları konusunda uygulamaları gereken eşik bilgileri, kuralları çok iyi bilmeleri gerekir. Gerekirse öğrencilere yararlı olmaları için okulda kurs almaları ve internet üzerinde eğitilmeleri çok büyük önem taşımaktadır.


E18'DE Liyakatli Öğretimin Sekiz Doğru Prensibi (Öğreticinin Yada Öğretenin Uyması Gereken 8 Doğru Prensip) (Öğretimde 8D Prensibi);

Özel Not:Her hangi bir öğretim üyesine veya öğretmene öyle bir ortam hazırlayalım ki sadece butonlara basarak;her seviyede öğrencinin bulunduğu bir sınıfta azami verim verebilsin ve alabilsin.

1-Doğruya İnandır Prensibi;Öğrenciyi konunun önemine veya gerekliliğine inandırmak, konuyu doğru ve net öğrendiğinde kazanımlarını açık ve net örnekleriyle ortaya koymak.

2-Doğru Tanı Prensibi: Eğitilecek olan varlığın/ların; idoları, idleri, ilahları, yaşı, eşik bilgileri, yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargıları, haz duyguları,nefretleri, korkuları, sevgileri ve fıtratının değişebilirlik açılımlarını…vb sıra dışı bedensel, zihinsel olgu ve araçlarını özelliklerini-özgünlüklerini algıda değişmezlik prensibine uygun tanımak.

3
--Doğru Empati Duy Prensibi:Eğitilecek olan yaratığın/ların tüm nesnel, sanal sıfatlarına ve davranışlarına algıda değişmezlik prensibine uygun doğru empati duymak gerekir.

4-Doğruyu Seç Prensibi;Öğretilen konuya;doğru öğrenci, doğru zaman/larda, doğru yer/sınıf, doğru materyal/ler, doğru örnek/ler, doğru bilgi/ler, doğru yöntem/ler seçmek.

5-Doğru Eşleştir Prensibi; Öğrencilerin; fıtratları, özgünlükleri ve seviyelerine göre liyakatli ve verimli yöntemler kombinezonlarıyla öğretilecek bilgileri doğru eşleştirmek.

6-Doğru Güncelle Prensibi;Öğrenilen bilgileri doğru örneklerle eşleştirip hayata güncellemek.  

7-Doğru Uygula Prensibi;Öğrenilen bilgilerin yaşam döngüsündeki konumunda alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline gelecek şekilde pekiştireçlerle hayata doğru uygulamak.  

8-Doğru Değerlendir Prensibi
;Hayata doğru güncellenen ve uygulanan bilgilerin; yaratıkların olumlu, olumsuz, nötr ve geçişken toplumsal döngülerine etkilerinin doğru değerlendirilmesi.
Verilen bilginin ne kadarı öğrenilip amaca ulaşıldığını öğrenmek için doğru-liyakatli soru sormak ve doğru sınav koşullarını sağlamak. Örneğin;bir sınavda sınıftaki başarısızlık oranı %50 den fazla ise ortada normal başarısızlık nedenlerinden başka nedenleri aramak gerekir. Öğrenenin bilgiyi hayatına doğru sonuçlandırdığını anlamak, öğrenmek ve test etmek.

Sonuç;E18 modeli ile fertlerin ve toplumların tüm ortak payda ve özgünlüklerinin çeşitliliğine dayalı fıtrat (yapısal) eğitimine kusursuz hizmet veren anahtar-kilit eğitim-öğretim hizmetleri
      Öğretim, öğrenim ve eğitimde algıda değişmezlik ilkesini uygulayarak insanlarda güzel ahlak ve bilgilenme hevesi, alışık tepki (refleks) ve alışkanlıkları geliştirirken, insanlarda sürekli yardım ve talimat alma alışkanlığını geliştirmenin (hür düşünme ve eylemde bulunma iradesini köreltmek) toplumsal tufanın Farkındalığının bilincinde olmak önemlidir.
      Eğitimcinin en önemli özelliği ya da eğitimcinin istenen hüneri(mahareti) en karmaşık şeyleri  karşısındaki kitlelerin anlayabileceği, öğrenebileceği, rahat algılayabileceği  seviyeye  indirgeye bilmek(sadeleştirebilmek) ve bilincinde doğru konumlanmasını başarmaktır. Bunu başarmanın birinci prensibi;eğitimcinin kendisini ve aktarmak istediği konuyu doğru tanımak ve muhatap olduğu kitleye doğru empati duymaktır (yeterince doğru tanımasıdır).
      Sağlam tohum, verimli ve nadaslı tarlaya doğru zamanda doğru şekilde ekilmeli çıkarsama mantığını düşünün.

E18'DE Öğrencilerin Özel Halleri, Günlük-Anlık Haleti Ruhiyatı, Fıtrat(Yapı) Özgünlükleri, Zeka Farklılıkları ve Öğretilen Konunun Özellikleri Nedeniyle Aşağıdaki Farklılıklar Ortaya Çıkar;
-Konuyu yavaş, hızlı, orta ve ara derecede kavrayan öğrenciler,
-Konuyu yavaş, hızlı, orta ve ara derecede öğrenen öğrenciler,
-Konuyu yavaş, hızlı, orta ve ara derecede hayata güncelleyen öğrenciler
-Konuyu yavaş, hızlı, orta ve ara derecede hayata uygulayan öğrenciler
-Konuyu yavaş, hızlı, orta ve ara derecede öğrenme hızı farklılığına sahip öğrenciler,
-Konuyu yavaş, hızlı, orta ve ara derecede öğrenme fıtratı (yapı) özgünlüğüne sahip öğrenciler,

E18'DE Öğrenci Özgünlüklerini ve Farklılıklarını Verimli Kılmak İçin Yapmamız Gerekenler;
1-Bilgisayar destekli öğretim, öğrenim ve eğitimle;bilgisayar-internet olanakları, fıtrat(yapı) özgünlüklerine yönelik çok yönlü-çok amaçlı hazırlanmış ders konuları ve ders envanterleri aracılığı ile öğrenciler arasındaki öğrenme, kavrama ve uygulama hızları, özgünlükleri ve farklılıkları verimli hale getirmek ve sınava eşit koşullarda-azami verimle hazırlanmış olarak girmelerini sağalmak önemlidir.
2-Fıtrat(Yapı) özgünlüklerine çeşitliliği dikkate alınarak algıda değişmezlik ilkesine dayalı ders materyali kullanmak ve konuları internete hazırlamak ve sunmak önemlidir.
3-Sınav akabinde bilgi dersle dağarcığı doluşmuş öğrencilerle mümkünse öğrenilen konuları pekiştirirken öğrenci eksiklerini yada sınav soruları değerlendirilerek yanıtlarına susamış ve uyarılmış öğrenci beyinlerini öğrenilmek istenen bilgilerle hemen sulamak önemlidir.
4-Sınav akabinde konulara ait en az doğru yanıtlanan sorulara en çok zamana ayırma kuralına uyularak; grup çalışması, tartışması ve etkinlik yapılarak öğrenilenler pekiştirilir.
5-Grup eğitimi sosyalleştirmeyi motive edici okul öncesi ve orta öğretimde mutlak gereklidir ve önemlidir.
6-Her öğrencinin öğrenme ve kavrama hızına özgü sınava kadar uygun ve özgün olanaklar ve sınava hazırlanma zamanı tanımak önemlidir.
7-Dersle ilgili ön koşul bilgilerini öğrencilerde harekete geçirmek ve ön koşul bilgilerini öğrencilere derste kazandırmak önemlidir.
8-Dersle ilgili ön koşul bilgileri kazanmış öğrencilere ortak payda ve özgünlüklerine uygun hazırlanmış dersi öğretme şekli çok önemlidir.
9-Konular internete ve ders materyallerine yansıtılırken;tüme varım ve tümden gelim yöntemleri felsefesine diğer yöntemlerle konuları fıtrat çeşitliliklerine sunarken;kullanılan ve sunulan, her kavram, isim, kavramisimi deyimi cümle, şekil, resim, grafik, film, uygulama, etkinlik, davranış, mimik, giyim, dikkati çekme …vb materyallerin algıda değişmezlik oranları çok uygulamalı ve bilimsel anketlerle dayalı bilinmesi gerekir.
-Her dersin internette sunulmuş tüm koşullarını içeren bilgisayar ortamında dinamik çalışan internet bağlantılı/linkli DVD’sinin mutlak hazırlanması ve öğrenciye bedava sunulması çok büyük önem taşır.
10-Fıtrat(Yapı) özgünlüklerine çeşitliliği dikkate alınarak algıda değişmezlik ilkesine dayalı ders materyali kullanmak ve konuları internette sunmak hazırlamak önemlidir.
11-Fıtrat(Yapı) özgünlükleri ve algıda değişmezlik ilkesi dikkate alınarak;çok sayıda çeşitli ders materyali ve yöntemler dizgesi ile hazırlanan ders envanterleri;öğretici, pekiştirici etkileşimli sorularla bir arada hazırlanarak öğrencilerin özgünlüklerine takdim edilmeli.
12-Daha sonra sunulan ders materyalinin hangilerinin hangi fıtrat(yapı) özgünlüğüne uygun olduğu belirtilmeli. Öğrenciler bu bilgilere dayalı olarak fıtratlarına(yapılarına) özgü olan materyal ve yöntemler dizgesini içeren envanterden çalışmayı tercih etmeliler.
13-Hatta her öğrencinin sıfatlarını, yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarını, süper istemlere (egolara) direncini-uyumunu ve fıtrat(yapısal) özgünlüğünü tanıması için uzmanlardan yardım alınarak o dönemdeki özgülüklerinin farkındalığı kavratılır.
14-Öğrencilerin özgün fıtratları(yapıları) ve öğrenme hızları dikkate alınarak yüz yüze eğitim programı hazırlanmalı.
15-Öğretilen konunun amaç, hedef ve yapısına uygun ve olanaklara dayalı olarak;gerekirse benzer yada farklı fıtratlara ve öğrenme hızlarına sahip öğrencilere; aynı grup için de veya harmanlanarak yani farklı grup içinde ders ve uygulama verilmelidir.

  Belki de ülkemizde; K12'nin tersine,E18-23 Modeli'e önce üniversitelerden veya sonra-kısmen orta öğretimden başlamak gerekir.Bu konunun, sağlıklı ön denemeye gereksinimi vardır. Bu konu ile ilgili olarak;Okul Deneyimi I - II ve Öğretmenlik Uygulaması derslerinin uygulama okullarından veri toplamaktayız.

ÖNEMLİ OKUMA PARÇASI

1.Toplumdaki zeka, nefis  ve fıtrat özgünlüklerinin çeşitleri belirlendikten sonra her birisinin kavramaya yatkınlık yolları (yöntemleri) bilimsel olarak belirlendikten sonra her ders konusu her özgünlüğe uygun hazırlanır ve öğrencilere ders kitabı, CD…vb medya aracı şeklinde verilir. Ayrıca bu ders her özgünlük için hazırlandıktan sonra tüm özgünlüklere ait hazırlanan ders internet ortamına da konur. Gerekirse uzakta eğitimde de aynı yol izlenir.
Sınıfta ders anlatılırken en geç ve güç algılayan fıtratların özgünlüğü baz ve kriter alınarak öğrenci aktif, ders hocası motivasyoncu ve rehber olarak dersi işler.
Ör.basit bir ders süper zeki öğrenciler için sıkıcı olan klasik yöntemler serisi(anlatım, klasik sunu..vb), geç kavrayan öğrencilerin olaya-derse aşina  olmaları için mutlak gereklidir.
2.Derse ve konulara muhatap kitle veya öğrencilerin geçmiş, bugün ve gelecekteki yaşam döngülerindeki yaratık, süreç, olay, olgu, öğrencilerin özgün-ortak payda hayat hikayeleri, toplumsal hayatın süper egolar(istemler)ı, inançları, yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargıları, idleri (kimlikleri), idolleri(putları)…vb dikkate alınarak konular örneklendirilmeli ve hayatla güncellenmeli. Gerekirse tercüme edilen kitaplarda bu mantıktan hareketle güncellenmelidir.Örneğin;Kara Deniz bölgesi havzasında Karadeniz kültürü ve doğal çevresi, Van gölü havzasında Van gölü kültür ve doğal çevresi, Marmara’da Marmara Denizi kültür ve doğal çevresi, Ak Deniz  Bölgesinde  Akdeniz Havzası kültür ve doğal çevresi ile konular güncellenmelidir.
Gerekçe;özellikle okul öncesi,  ilk ve Orta öğretim (orta kısım) öğrenci yaşantısını ilgilendiren olaylara ilgisi daha sıcak ve bilinçli olur. Sonra orta öğretimde(orta son-lise) tüm ülke ve dünya bazına  bu bilgilerini hayatın diğer alanlarına günceller veya benzeterek transfer eder.
3.Anadilde eğitim en az  ortak dilde eğitim kadar önemlidir. Yabancı kavramlar öğrencilerde özgün zihinsel kavram; ilişkisi, konum ve denklemleriyle ters ve bağlantısız düşmektedir. Çünkü yabancı dilde eğitim, bilinçsizce tercüme edilen kitaplarda kullanılan yabancı kavramlar, verilen yabancı örnekler ve öğretimde konuşulan ve yaşanan dilde kavramlar arası ilişkilendirmede kopukluk olması nedeniyle öğrencilerde son derece sakıncalı dersi dışlama, itici ve bu günkü gibi derste pozitif enerjisini kayıp eder.Yabancı dili asimile etmiş kişilerde zaten o yabancı dilin özgün kavram ilişki, konum ve denklemi gelişmiştir. Ancak çocuklarda bir anda iki dil genellikle bocalamaya neden olmaktadır.
4-Tüm ders konularında, iletişimde, öğrenilenleri hayata uygulama ve güncellemelerinde "Algıda Değişmezlik Prensiplerinin" oranı belirlenmelidir.
5.Tüm ders konularında, iletişimde, öğrenilenleri hayata uygulama ve güncellemelerinde;"Öğretimde 8D Prensibi" uygulanmalıdır.
6.Öğretim, öğrenim ve eğitimle insanlar arasında kusursuz ve eksiksiz iletişiminin önemini düşünün
7.Fıtrat çeşitliliklerine yönelik çok yönlü ve çok amaçlı ders notları hazırlamak gerekir.
8.Ancak buna ilave olarak her öğrencinin özgün zihinsel kavram; ilişkisi, konum ve denklemleriyle özgün kelimeleriyle, kavramlarıyla, isimleriyle, kavramisimleriyle, zihinsel dağarcığının ürünü olarak öğrenci tarafından hazırlanması için; algıda değişmezlik ve algıda zorunlu çeşitliliğe yönelik ders notları ve ders materyalleri hazırlanmalıdır.

9.Fıtratı kategorize edici sorular sorarak öğrencilerden edinilen yanıtlardan fıtrat özgünlüklerini belirleyerek kendilerini tanımasına yardımcı olmak.
10.Fıtrat özgünlükleri aynen her kişinin;özgün parmak izi, dil izi, göz bebeği, genetik yapısı gibidir.
11.Öğretim, öğrenim ve eğitimde algıda değişmezliğe ulaşmak için;mümkün olduğu kadar tüm fıtrat özgünlüklerinin ortak paydasına hitap eden ve fıtrat özgünlüklerine ulaşıldığında hepsinde benzerlik oranı olasılığı yüksek tepki ve yanıtları ortaya çıkaracak ders envanteri ortaya koymak ve bu hedefe bizi ulaştıracak sistem ve yöntemler geliştirmek zorundayız.
12.Bunun için öğretim, öğrenim ve eğitimde öğrencinin ve ilgili kitlenin önüne çıkarılan her;kelime, soru, cümle, noktalama işareti, materyal, mimik, etkinlik…vb tek tek "Algıda Değişmezlik Prensiplerine" uygunluk oranları çok iyi bilinmelidir.


Bir yöntemin varlığının gerekçesi ve özgünlüğünün net bilinmesi  çok büyük önem taşır. Niçin, neden ve nasıl sorularına yeterli yanıtlar ortaya çıkıyorsa gerekli bir yöntemdir.

Serbest, Koşullu ve İlişkisel Kavram;Örüntüsü, Kümesi, Kümesine ve Çarklarına  Dayalı Öğretim Yöntemleri Neden Gereklidir? tıklayın;1, 2, 3, 4, 5, 6, 7,
Öğrendiğimiz bilgiler zihinsel yapılama kuramı kurallarıyla  insan beynine ve zihnine  kodlanarak yerleşir. Kavramları dağınık ve anadil dışında başka yabancı dillerle öğretilmesi hallerinde genellikle dezavantajı vardır. Yani herhangi bir şekilde birbiriyle ilgili kavramalar, ilişkilerini açıklayıcı gerekçeler ve yöntemlerle vermek daha avantajlıdır. Ör.Havers kanalı  nedir?  Sorulduğunda  pek çok biyoloji öğrencisinin  bu bilgiyi hatırlamakta  ilişkilendirici bir alt yapısı yoktur. Sadece kanal kelimesi ilişkilendiricidir. Çünkü Havers kavramının ana dilde hatırlamayı tetikleyici ve ilişkilendirici bir alt yapısı yoktur ve zihinsel doku uyuşmazlığı ile zihinde ilişkisiz yer almaktadır. Ancak ezberle yada özel gayretle  kökendeşsiz  ilişkilendirici bellekle hatırlanabilir.   
Anadilde serbest, koşullu ve ilişkisel kavram; örüntüsü, öbeği ve  kümesine  dayalı öğretim yöntemiyle öğretildiğinde bir kavram diğer kavramları hatırlarken tetikleyici ve ilişkilendirici olabiliyor.
Zorunlu hallerde ana dile yabancı  kavramların hangi koşullarda nasıl devşirilmeli ve nasıl verilmeli? Sorusu araştırılarak ve denemeler yapılarak yanıtlanması gereken önemli bir sorudur.

 Doğal Kavram Kümesi Öğretme Öğrenme Modeli'nin Hedefi;
Bilim ve ilimi kullanarak:insan, doğa ve teknoloji arasındaki mantık-özgünlük fermuarlarının dişlerini doğru eşleştirmek amacıyla, kavramları doğru ilişkilendirerek; asrımızı, insan, doğa ve teknoloji arasındaki ilişkiyi algıda değişmezlik derecesinde doğru tanıyıp teşhis etmek ve uzun vadeli; eğitim, öğretim ve üretim amaçlı çözümler üretmektir. Edinilen bilgileri ders notlarına ve uygulamalara güncellemek. 1
       Doğal ve yapay kavram kümesi mantık yöntemi ya da modeli ve sisteminden/lerinden hareketle; teknolojik çalışmalardaki ve doğadaki mantık sistemlerini doğru algılamak/ algılatmak ve asimile ettirmektir. Takiben kavramları koşullarımıza; öğretim öğrenim, eğitim ve üretim amaçlı hayata; güncellemek, uygulamak ve uygulatmaktır. 1, 2, 3 
       Doğal kavram kümesi-öbeği modeli eğitimde ve uygunışında;kavramların sanal ve nesnel ortamlardaki doğal inkişafının;ilişkileri, kronolojik sırası, önceliği ve eşgüdümlülükleri önemlidir.
       Sonuç Olarak Doğal Kavram Kümesi Modeli, E18 Uygulama ve Öğretme Modeline uyumlu ilşkilendirilerek;tümevarım ve tümden gelim yöntemlerinin fermuar mantığı iskeleti üzerinde; tüm olanakları, yöntemleri seçimli ve etkili bir şekilde kullanarak; doğru ilişkilendirilen kavramların (görsel-işitsel, uygulama ve hayatla doğru güncellenerek hazırlanmış kavramların) alt örgüsünden/leriyle ilk-orta ve yüksek öğretimin;görsel-işitsel, güncel ve uygulamalı amaçlarına uygun olarak ünitelere ve konulara doğru çimlenme mantığı ile ulaşmaktır.
Kısa metrajlı filmlerde kavram kümesine-öbeğine örnek;
 A-İnsanda döllenme olayındaki; sperm, yumurta, ilk döl  hücresi (zigot) kromozom, hücre bölünmesi, DNA, kök hücre ve ilk döl kümesi (basltosist) doğal kavram kümesi. 
 B-Ahtapot, balık ve deniz yılanları arasındaki; av, avcı, avlanma, kamuflaj, kılık değiştirme, dikkat çekme, yanıltma,  taklit, savunma ve canlı döngü doğal kavram kümesi.  

Bir yöntemin varlığının gerekçesi ve özgünlüğünün net bilinmesi çok büyük önem taşır. Niçin, neden ve nasıl sorularına yeterli yanıtlar ortaya çıkıyorsa gerekli bir yöntemdir.

Filmle Öğrenme ve Öğretme Yöntemi Neden Gereklidir? tıklayın;1, 2, 3, 4, 5, 6, 7,

Özel veya eğitim hayatımızda film izlerken farkına varmadan çok zaman kayıp ediyoruz. Gerekçesi; bir film takdim edilmeden önce tatmin edici özeti ve ayrıntılarına yönelik yeterince bilginin verilmemesidir. Bizlerin TV'DE, sinemada …vb bir filme 1-2 saatlik zamanımızı harcamadan o filme ilgimizin ve ihtiyacımızın olup olmadığını önce yeterli seviyede bilgilendirme hakkına sahip olmamız kadar daha doğal ne olabilir. Yada gösterimdeki bir filme bir kişinin gereksinimi olup olamadığını önceden bilmeye hakkı olmalıdır. Özel veya eğitim hayatımızda eğitim filmlerini izlerken çok büyük zaman kayıp edilmektedir.
Her filme ait kısa, ayrıntılı özetler gerekirse ayrıntılarında yanıtlanan soru ve sorunların önceden verilmesi çok büyük önem taşır.

Filmle Öğrenme Yöntemi:
Bu yöntemle filmle ulaşılan kitleye yararlı olması amacıyla:1., 2., 3., 4..vb. sınıf öğrencilerinin her birisinin filmi izledikten sonra bilmesi gereken bilgilere ders notlarında yer verilmeyecek ve hocada olası tüm yanıtlar bulunacaktır. Ancak gerekirse sınavlarda bu sorular sorulabilecektir.
      Bu Yöntede:
filmlerin doğru algılanması ve izlenmesi amacıyla;özetleri çıkartılıp, izleyenin zihnini uyarıcı ve hareket geçirici beyin nadası soruları hazırlanacaktır.Uzaktan eğitimin amacına uygun olarak;öğrencilere filmler izletilirken; öğrencinin filmde mutlak kavraması ve dikkat etmesi gereken hususlar;yaratık, bilgi, kavram, olay, süreç ve olguları pekiştirmeye yönelik özel sorular ve linkler filme ilave edilecektir. Bu açıdan soruların ve yanıtların (filmdeki;yaratık, bilgi, kavram, olay, süreç ve olguların) açık ve net olarak örtüşmesi gerekir. Yani soru ve yanıtlar algıda değişmezlik ilkesine uygun (anahtar kilit yöntemine uygun) hazırlanması gerekir.1
Ör;
A-
Yaratık fobisi nedir? Korku nedir? Hipnoz nedir? Amigdala nedir? 1. 2. 3. 4. sınıflar yanıtlayacak.
B-Korku ile fobi arasında ne fark vardır? 2. 3.ve 4.sınıflar yanıtlayacak.
C-Korku ve fobi nasıl tedavi edilir? 3.ve 4. sınıflar yanıtlayacak.
D-Genel olarak kişide korku ve fobinin tedavi şekline; neye göre nasıl karar verilmeli? Neden? 4. sınıflar yanıtlayacak.
İp ucu;
insanların fıtratlarını ve yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarını düşünün.
Filmleri İzleyin
0, 1, 2, 3


Deneme 2011/47

47.A-Güzel ve Görsel sanatları eğitime tevhit etmek ne demektir? Güzel Sanatlar Öğretim ve Eğitim Yöntemi Nedir? Güzel sanat dallarını eğitim mutfağında değerlendirmek ne demektir?
     Müziği eğitimde kullanmak;müzikte fon müziği ve eş müzik beyini dinlendirdiği(yumuşattığı) ve bilgi alış kapılarını açtığı bilinir ve beklenir. Ses ve sözle de anlamlı fikirle akıtılır. Her müzik bu özellikleri taşımaz hatta tam tersi olanlar bile vardır.
        Bir derste ve konuda ;sürekli veya uzun vadeli monotonluklarla beyinin aynı bölgelerini çalıştırarak beyni yorduğu ve öğrenmeye olumsuz tesiri süphe götürmez kanıtlarla ortadadır.
        Bir derste ve konuda beynimizin değişik bölgelerini almaşlı kullanacak şekil de farklı veya değişik yöntem ve teknikler uygulayarak bazı konularda daha verimli olacağı görülmektedir.
ses, görüntü, film, ses+görüntü, ses+görüntü+müzik, ses+müzik, müzi+görüntü yöntemler ve teknikler listesi.
İpucu;bazı dersleri;görsel ve işitsel veya görsel+işitsel sanat yapıtı haline getirerek işlemek.

B-Nasrettin Hocanın Öğretim ve Eğitim Yöntemi Nedir? Eğitimde hangi alan ve koşullarda kullanılabilir?
İpucu;asistan sıkıntısı nedeniyle, hızlı algılama, öğrenme yeteneğine sahip ve öğrendiğini hızlı ve güzel uygulayan öğrencileri sınıfta diğer öğrenci gruplarına yardımcı olmaya ve konuyu anlatmada görevlendirmek.Ör:her bilgisayar masasındaki öğrenci gruplarına gidip finereader sanal aracının aksamlarını uygulamalı anlatmada görevlendirmek.Rehber Öğrenciyi İzle, Öğrendiğini;Yap, Öğreterek Yaptır

C-Peygamberin Hadis Eğitimi ve Öğretme Yöntemi Nedir? Eğitimde hangi alan ve koşullarda ve kullanılabilir?
İpucu;Ayetleri, toplumsal ve çevresel sorun - problemleri hayatına - üzerine uygulayan peygamberin (Hz. Muhammed AS); uygulamalarla ve bazen istişare ile ürettiği vecizler ve çıkarsamaların meyvelerine hadis denir. Atasözleri ve vecizeler; deneyimlerin ürünüdür. Hadislerde ayetlerin uygulamadaki ürünüdür.
Bu mantıktan hareketle, dersi, konuyu ve kanunları üzerine uygulayan öğretim üyesi-öğrenci... vb vardığı yargıların uygulamadaki geçerlilik sınırlarını;öğrencileri ve uzmanlarla istişare ederek;orijinal ders notları, yeni yöntemler, geçerli yeni teknikler, yeni kuramlar, yeni keşifler ve yeni icatlarda bulunur. İpucu;1, 2
Yukarıdaki üç önermeyi gerekçesiyle geçerliliğini çürütünüz veya alternatifler ileri sürünüz.


Algıda Değişmezlik Nedir ve Nasıl Uygulanır?
-Herhangi bir şey herkeste aynı tepki ve anlamı uyandırıyorsa algıda değişmezlik oranı %99 dur. Örneğin, renk kavramını anlatırken beyaz bir kağıdı gösterelim. Bu kağıt ne renktir? Alınan yanıt;ya beyaz, ya pür beyaz veya kirli beyaz olmalıdır. Üçü de doğru yanıt kabul edilirse bu örneğin algıda değişmezlik oranı %99 dur. Diğer renklerde bu oran daha düşüktür. Örneğin ölmüş bir insan konuşmaz örneğinde algıda değişmezlik oranı %99 dur.
-Öğretim, öğrenim ve eğitimde kullanılan envanterin algıda değişmezlik ve değişirlik oranları çok iyi bilinmesi gerekir.
-Sorulan soruların, ders notlarının, her cümlenin, kavramın, kavramisimin, isimin, görüntünün, materyalin, filmin... vb her envantere ait kontrollü denemelerin sayısı arttıkça algıda değişmezlik oranın geçerliliği mutlaka bilinmelidir. Örneğin her fıtratta 3 kişinin bulunduğu yatılı okuldaki kontrol grubu öğrencilere sorulacak her seviyedeki tüm soruların yanıtlarına kontrollü olarak çalıştırılır. Sonra sınavda tüm sorular sorulur.
-Öğrencilerin verdikleri tüm yanıtlara bakılır ve soruların algıda değişmezlik oranları hesaplanarak ortaya çıkarılır.
-Sorular için bu kontrollü denemelerin sayısı arttıkça alınan sonuçların anket ortalaması algıda değişmezlik oranı o kadar sağlıklı ve net elde edilir.
-Diyelim bir soruda algıda değişmezlik oranı %99 sa o sorunun değeri;100 üzerinde 99, 10 üzerinde 9, 1 üzerinde 0,9…vb kabul edilir. Algıda değişmezlik oranı %70 se olan sorunun değeri 100 üzerinde 70, 10 üzerinde 7, 1 üzerinde 0,7... vb dir. Böylece her sorunun algıda değişmezlik puanı belirlenip soru bankası oluşturulur.
-Bu mantıktan hareketle;eğitimde kullanılan;her sorunun, ders notunun, cümlenin, kavramın, kavramisimin, isimin, görüntünün, materyalin, filmin... vb her envanterin algıda değişmezlik oranı belirlendikçe eğitimde sıhhatli iletişim ve bilgi aktarma oranı verimi artar.
-Öğrencilerimizin bildiklerine doğru empati duymak ve onları doğru tanımak amacıyla (tanımaya endeksli) sınav sorusu sormak ne demektir?
-Algıda değişmezliğin hedefine ulaşmak için fıtrat çeşitliliğine dayalı öğretim, öğrenim ve eğitim yapmak ne demektir?
-Bazen dersi hazırlarken, dersi anlatırken, soru sorarken, duygularımızı mekanize ederken, sesimiz, vücut dilimiz ve yüz ifadelerimiz …vb mümkün olduğu kadar kullanmak gerekir. Bazen gerekirse çok örneklilik, çok başlık koyma ve çok yönlülük ilkesine uymak çok büyük önem taşır.
Çiçek kavramını ilk defa öğretirken;
1-Tek bir çeşit gelincik çiçeğini örnek verelim.
2-Her çiçek durumu tipini temsil eden birer çiçekten oluşan çok örnekli bir çiçek grubunu örnek gösterelim.
-İkisi arasındaki farkı anlamaya çalışın.
-Farkındalıklarını kavramaya çalışın.
-Bu durumu konu başlıkları içinde düşünün.
-Öğretim açısında bazen bir içeriğe birden fazla başlık vermek daha yararlı olabilir.
-Bu durumu farklı zihinsel fıtrat ve zihinsel kavram ilişki ağına sahip öğrencilerin olabileceği ile ilişkilendirmeye çalışın.
Ör.”Materyal Geliştirmede Teknoloji Çeşitleri” tek tip başlık verelim.
Aynı içeriğe;
Materyal Geliştirmede Teknoloji Çeşitleri
Materyal Çeşitleri,
Materyal Grupları,
Materyallerin Sınıflandırılması. Başlıklar arasındaki farkları anlamaya çalışın.
Ör.
Bilgisayara Veri Nasıl Aktarılır?
Bilgisayara Veri Aktarmak.
Bilgisayar Ortamına Veri Aktarılması.
Nesnel Araçlardan Bilgisayar Ortamına Materyal Görüntüsü Aktarmak.

Algıda Değişmezliğin, Kaynaşırlığın, Değişirliğin, Değişkenliğin;Sınırlarının ve Özgünlüklerinin Bilinmesi
1-Düşünsel, görsel, işitsel, eylemsel, tatsal…vb her şeydeki Algıda değişmezliğin sınırları ve özgünlerinin bilinmesi çok büyük önem taşır.
Algıda tek yönlü anlam taşıyan düşünsel, görsel, işitsel, eylemsel, tatsal…vb her şey. Örneğin;beyaz renk, ses, tat,
2-Düşünsel, görsel, işitsel, eylemsel, tatsal…vb her şeydeki Algıda kaynaşıklığın sınırları ve özgünlerinin bilinmesi çok büyük önem taşır.
Algıda cinaslı veya çok yönlü cinaslı anlam taşıyan düşünsel, görsel, işitsel, eylemsel, tatsal…vb her şey.Ör.cinaslı kavramlar, su gelir güldür güldür, mendilim dolu güldür.
3-Düşünsel, görsel, işitsel, eylemsel, tatsal…vb her şeydeki Algıda değişirliğin bilinmesi çok büyük önem taşır.
Aynı şeyin yanıltıcı veya gerçek anlamda algısal olarak düşünsel, görsel, işitsel, eylemsel, tatsal…vb olarak farklı tepkisel algı uyandırmasıdır.
Örneğin;şekilsiz bir objeye neye benziyor sorusuna verilen yanıt,yada kişilere göre değişken algısal anlam unadıran düşünsel, görsel, işitsel, eylemsel, tatsal…vb her şey.
4-Düşünsel, görsel, işitsel, eylemsel, tatsal…vb her şeydeki Algıda değişkenliğin bilinmesi çok büyük önem taşır.
Algıda değişken anlam taşıyan yada fertlerde değişken anlam taşıyan düşünsel, görsel, işitsel, eylemsel, tatsal…vb her şey.
ör;güzellik, çekicilik, iştahlandırıcılık, lezzet, erotiklik…vb kavram özgünlüklerinin fertlerdeki farklılığı.
5-... vb
Algıda Değişmezliğin Geçmiş, Gelecek ve Günümüzle İlişkilendirici Düşünsel Uygulaması

1-Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültürdeki;eylem, yaratık, olay, olgu, süreç…vb aynı dilerdeki kavram, kavramisim, isim, deyim, deyim, cümle, mısra …vb karşılıkları farklı olan durumların özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan değişmezleri(sabiteleri) en üst seviyeye nasıl çıkarırdınız.?
İpucu;geleceğe doğru değişmez bir kural bilim ve ilim havuzuna sürekli yeni bilgiler katılır.En azından insan için böyledir.

2-Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültür dillerindeki kavram, kavramisim, isim, deyim, deyim, cümle, mısra …vb bazda aynı fakat eylem, yaratık, olay, olgu, süreç…vb karşılıkları farklı olan durumların özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan algıda değişkenleri en üst seviyeye nasıl çıkarırdınız.?
İpucu; tarihin her döneminde bilim kavimleri farklı etkilemiştir.Bilimin kavimleri farklı etkileyişi değişkenlik gösterir. Bilimin her kavimi/leri değişken etkileyişi önem taşır.

3- Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültürdeki geçişkenlik gösteren; eylem, yaratık, olay, olgu, süreç…vb ve kavram, kavramisim, isim, deyim, deyim, cümle, mısra …vb arasında özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan algıda değişenleri en üst seviyeye nasıl çıkarırdınız.?
İpucu; Ör.tarihin her döneminde kavimler bilimden etkilenerek değişmişlerdir. Kavimlerin biliminden etkilenip değişmeleri önem taşır. Yada bilimin her kavimi/leri değişik etkileyerek değişime uğratması önem taşır.
4- Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültürdeki; özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan; eylem, yaratık, olay, olgu, süreç…vb ve kavram, kavramisim, isim, deyim, deyim, cümle, mısra …vb arasında algıda geçişken en üst seviyeye nasıl çıkarırdınız.?
İpucu; Ör. nüfuz ve yetki sahibi bazı radikal din cahillerinin ve kasti din münafıklarının evrim ve matbaaya itirazları geçişken bir durumdur sonra uyum sağlanıp dengeye oturur. Dinden değil radikal cahillerden ve münafıklardan kaynaklandığına dikkat edilmeli.

5- Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültürdeki; özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan; eylem, yaratık, olay, olgu, süreç…vb ve kavram, kavramisim, isim, deyim, deyim, cümle, mısra …vb arasında algıda uyumları en üst seviyeye nasıl çıkarırdınız.?
İpucu; Örneğin, Rönesans’tan bugüne gelişen bilimin önemine tüm kavimler inanıp kabullenişleri nedeniyle bazı dini ve yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarıyla değişimi kabullenerek bilimin getirdiklerine uyum sağlamaya çalışıyorlar.

6- Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültürdeki; özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan; eylem, yaratık, olay, olgu, süreç…vb ve kavram, kavramisim, isim, deyim, deyim, cümle, mısra …vb arasında algıda ortak paydaları en üst seviyeye nasıl çıkarırdınız.?
İletişim açısında ortak payda alfabe ve lisanda toplamak için nasıl bir yol izlerdiniz?
İpucu; Örneğin:canlıların evrimine bağlı olarak genlerindeki dizilim ve değişim oranlarına bağlı olarak uyum sağlayan fertlerin ortaya çıkması genler açısından değişkenlik, fertler açısından uyum söz konusudur. Tüm canlı yaratıkların gen havuzunun varlığı ortak paydayı temsil eder.

Düşünme mantığı ipuçları;Geçmişten geleceğe doğru düşünürken;düşünce mantığınızın çalışma sistemini, eğitim sistemini-bilgisayar programlarını;değişmezler, en az değişenlerden-değişkenlerden….en çok değişenlere-değişkenlere göre doğru çalıştırmayı ve kurgulamayı-kurmayı deneyin.
Geçmişten geleceğe düşünce aleminde yürüyerek, ışık hızı…vb ile ulaşmak için;dünyada 4.5… milyar yıldan beridir güneş hep doğudan görünür ve batıda görünmez olur eylemi üzerinde çok boyuta(zaman, mekan…vb) ulaşabilir.
Periyodik cetveldeki her element üzerinde yürüyerek, düşünsel, sanal, nesnel, değişken, geçişken ve yarımsal alemlerde ışık hızından hızlı düşünerek;mekan, zaman, genişleme, daralma…vb çok boyutta geçmişten geleceğe doğru çok boyuta(zaman, mekan…vb) ulaşabilir.
Burada önemli olan hangi hedefe/lere ulaşmak isteniyorsa o boyuta dek ulaşan değişmezlerden, en az değişken-değişenlerden…vb arasındaki eşleştirmeleri doğru yaparak mantık sistemini öyle kurgulamak takiben bilimsel ve ilimsel verilere dayalı olarak; düşünsel, sanal, nesnel, değişken, geçişken ve yarımsal (yarı nesnel, yarı sanal, yarı düşünsel… vb) alemlerinde eylemli-eylemsiz-yarı eylemli ışık hızından hızlı düşünerek hareket etmektir.

Akli ve Mantıki Ortak Alfabe Oluşturmanın Basmakları. Kavimler (Milletler) Arası Mantıki, İnsani ve Akli İletişim İçin; Tek Alfabe, Tek Dil ve Tek Lisan Kuramı (Demirkuş 2009)
-Liyakatsiz, ceddi, gereksiz, zararlı, vahşi, ifrat, tefrit ve doğal kurallarla akıl ve mantığa dayalı şeyleri boğdurtan, kementleyen, yok sayan kültüre sahip fert, toplumlara, kavimlere, devletlere …vb ne denir denir?
-Kuralları akıl ve mantığa aykırı olan dil ve lisanlara ne denir?
-Yer yüzünde hangi dil ve lisanlar mantıki ve akli kurallara dayalı geliştirilmiştir?
-Akli ve mantıki örüntülere dayalı alfabe, dil ve lisan var mı?
-Hece vezni, kulak zevki ve lisanın vahşi kurallarına uysun diye kavram, kavramisim, isim, özdeyiş, cümle, düşünce yapılarının anlamları katlediliyorsa yada mantıksızlaştırılıyorsa bunu yapaya ne ad verilir yada bu kural ve şekilcilerin geliştirdiği lisan ve dile ne dili-lisanı yada mantığı denir?
İpucu;cehalet lisanı olabilir mi?
-Genellikle bilinçli ve hür tercihleriyle mantığını/kendini kimin/kimlerin mantıksızlıklarına at edenler (etmişlerse) ona/onlara mat olmayı hak ederler.Demirkuş 2009
-Rahmani hal ve hakikatten uzaklaşanın akıbeti şeytani ve hayvani hal ve hakikate muhatap olmaktır veya düşmektir.Demirkuş 2009
-Allah CC'HU, Aklı, insani mantığı veya peygamber ahlakını terk edenlerinin hemen her şeyi başka yerlerinin ve nefsinin ürünüdür. Demirkuş 2009
İpucu;
Yaratıkların ürettiklerine ve yaşama stillerine dayalı olarak, bakarak, tanıyarak onların hangi tercihlerin tevhidine, hangi mantık-akıl işletim sistemiyle yüklü kişilikler olduğu ile ilişkilendirmeye çalışın. Kişilikleri tanıma farkındalığını anlamaya çalışın. Yada bu özelliklere sahip insanları yetiştiren eğitim sistemleriyle ilişkilendirin.
-Herhangi bir koşulda veya konuda;akıl, mantık ve dil-örf-adet…vb vahşi kuralları tercih söz konusu olunca hangisini/lerini hangi koşullarda tercih etmek gerekir?
-Mantıki ve vahşi kuralcı öncelikli düşünmek arasında ne fark vardır? Hangi koşullarda hangisi öncelik taşır?
İpucu;dil ve lisandaki vahşi kuralların mantık la revize edilmesi(gözden geçirilmesi) gerektiğinden emin olun.
-Her alanda aşırı ve mantıksız vahşi(doğal) kuralcı olmanın cehaletinin; zihinsel, toplumsal ve kültürel tufanların kaosuna neden olabileceğinden emin olun
Ör;Türkiye Bilimsel Araştırma Kumru!? Türkiye Bilimsel Araştır Kurumu!!
-Öğrenci Seçme Yerleştirme Merkezi!? Öğrenci Seç Yerleştir Merkezi!!
-Yer yüzündeki dillerin hemen vahşi olduğunun delili bu olabilir mi?
-Yer yüzü kavimlerin yari vahşi oluşunda yer yüzü dillerindeki kuralların akıl ve mantığa aykırılığı etkisi ne kadar olabilir?
-Aşılamak istediğini (düşünceni) kafiyeli melodiye giydir istediğine bindir. Önermesindeki mantıktan hareketle müzikle, müziksi anlatımla ile eğitimde kullanılabilir mi?
Kavimler (Milletler) Arası Mantıki ve Akli İletişim İçin Önerilen Kültürel, Kimyasal, Matematiksel ve Canlılara Ait Evrensel Alfabeler
1-Liyakatli Kültürel, Kimyasal, Matematiksel ve Canlılara Ait Evrensel Alfabeye
2-Liyakatli Kültürel Dilin:Yapı taşları, kültürel;isim, ad, kavram, kavramisim ve diğer kültürel dil araçlarından oluşmuştur.
3-Liyakatli Kimyasal Dilin:Yapı Taşları, elementler, atom altı parçacıklar ve bazı özel enerji halleridir.
4-Liyakatli Matematiksel Dilin:Yapı Taşları, matematik sembolleridir.
5-Liyakatli Canlı Dilin:Yapı Taşları, çekirdek asidi alt birimleri (baz, çekirdek asidi şekerleri, fosfat grubu), protein alt birimleri (amino asitler), bazı şekerler ve özel moleküller...vb den oluşmuştur.
6-Liyakatli Kültürel ve Bilimsel  Evrensel Lisana gereksinim vardır.
7-İnsanları liyakatsiz öğretim, öğrenim ve eğitim süresince; doğallaştıran, vahşileştiren, şeytani alimleştiren (iblisleştiren ve ), cahilleştiren; alfabelerin, dillerin ve lisanların yeryüzünde varlılığından emin olabilirsiniz ya da farkındalığını anlamamız gerekir.
İnsanları liyakatli öğretim, öğrenim ve eğitim süresince; insanlaştıran ve peygamberi âlimleştiren alfabeleri, dilleri ve lisanları yeryüzünde geliştirmemiz insani bir farzdır. Çok ilginçtir ki; insanlık, çeşitli canlı ve cansız yaratıkları ıslah ederek evcilleştirmeyi başardı, ancak en önemli toplumsal iletişim aracı olan kavimlerin özgün; alfabe, dil ve lisanlarını; bilimsel, mantıksal ve akli prensiplere dayalı ıslah edici kayda değer örnek akademik ve bilimsel hemen hiçbir çalışma yapamadı. Toplumsal iletişim açısında insanlığın mantık ve akli iletişim basiretlerini bağlamayan, köreltmeyen yada vahşileştirmeyen tam tersine akışkanlık getiren peygamberi, akli ve mantıki ortak bir dil, lisan ve alfabe geliştirmeyi başaramadık. Uzaya açılmadan önce insanlığın buna acilen gereksinimi vardır. Geçmişte dünyaya hakimiyetini kuran kavimlerin dil ve lisanları bu gün etkinliğini kayıp etmiştir. Bu günkü hakim kavimlerinde; alfabeleri, dilleri ve lisanları aynı akıbete gideceklerinden şüphem yoktur. Onun hiçbir kavimin vahşi-doğal; alfabe, lisan ve diline taraf olmadan, modası geçmeyen insanlığın ortak payda peygamberi, dili, lisanı ve alfabesini; akademik, bilimsel ve uygulamalı çalışmalarla geliştirmeliyiz. Ör; yaban-doğal elmaları, yaban armutları, yaban inekleri, yabani atları, vahşi toprağı, vahşi çölleri... vb yaratıkları ıslah edebildik ve evcilleştirdik. Ancak vahşi dil, lisan ve alfabelerimizi ıslah edemedik ve evcilleştirmedik. Çözüm; Kavmin azınlığı ve çoğunluğu olmaz herkesin ve grubun fert bile olsa ya da vahşide olsa alfabesi, dili ve lisanı aslidir hiçbir bahane ile diğerlerine asimile ettirilemez. Tüm Kavimlerin Özgün Ana Dilindeki; Alfabe, Dil ve Lisanlarını Islah İçin Çözüm; Akademik seviyede; dildeki her kelime, bağlaç, kavram, deyim ata sözü vecize, sözleri hatta ithal edilmiş yazılı ve sözlü ata sözü her şey akademik disiplin ve sistematik mantık çerçevesinde dil, edebiyat, fen…vb tüm dallarda kulanım üzerine bölümlerinde ulusal ve uluslar arası seviyede;halka açık internet ortamı dahil, akademik çalışmalarla, toplu anket ve tartışmalarla farklı akli, mantıki, basireti açıcı... vb alternatifleri gerekçeleriyle ortaya konmalıdır. Kuranı Kerim ve Allah CC’Hun gönderdiği; kitap ve sayfalarında kullanılan; yazılı dil, mantık, ilişki ve okuma akışkanlığı dışındaki tüm gelmiş geçmiş; alfabe, lisan ve dillerin insanlığın mantıki ve akli iletişim basiretlerini vahşileştirici ve köreltici etkilerini kanıtlamak zor değildir. İnsanları yer yüzünde; vahşi, doğal, hayvani, insani, iblisi, peygamberi, şeytani çok çalıştırmanın hak edişleri arasındaki farkları ve farkındalıkları anlamaya çalışın.Fazla çalışmakla hak edişin sınırlarını düşünün. Hak edişle her şeyin elde edilemeyeceğinden emin olun. Hak edişine tapınma, hakkına tapınma, hakka tapınma, yaptıklarına tapınma ve Hak CC’HUNE tapınmalar arasındaki düşünce kaosu, kavram yanılgısı, düşünce yanılgısıyla kafa bulandırmayı ortaya atanların ve hayata uygulayanların bedbahtlığının farkındalığını alamaya çalışın. Peygamber ahlaklı;kardeşlik, öğretim, öğrenim ve eğitimle ilişkilendirin. Hayatın yaşam terazisi üzerinde iradi tercihlerimizin hasılatı yolcusuyuz. Demirkuş 2010
İpucu;
-Canlıları genel yönetici yapı taşı alfabesi DNA ve canlıları genel kısmi yönetici yapı taşı alfabesi RNA’nın yapıtaşlarından rastgele DNA ve RNA zincirleri üretirseniz bunlardan çoğunun karşılığı gerçek hayat bulamayacaktır yada gerçek hayattaki karşılıkları ölüdür veya yoktur.
-Periyodik cetveldeki elementlerin sembollerinden ve rakamlardan rastgele bileşikler yazın bunlardan çoğunun gerçek hayatta karşılığı bulunamayacaktır yada gerçek hayattaki karşılıkları ölüdür veya yoktur.
-ABCDEFGĞ………XYZ…vb Vahşi alfabede rast gele kelimeler ve cümleler üretirseniz bunlardan çoğunun gerçek hayatta karşılığı bulunamayacaktır yada gerçek hayattaki karşılıkları ölüdür veya yoktur.
-Matematikte;0123456789..vb rast gele kombinezonlar yazın bunlardan çoğunun karşılığı bizde bir anlam taşır yada gerçek hayatta karşılıkları diridir veya vardır.
-Matematiksel yazı dilinin daha evrensel ve iletişimi kolaylaştırdığına dikkat ediniz. Bu yazı dilinin lisana dirilişini düşünün. Bu mantıkla evrensel yapay alfabe ile evrensel lisanı hayata diriltme ve uygulama düşüncesini iç dünyanızda harekete geçirmeye çalışın. Belki de yer yüzünde devlet sınırları erimeye başlamadıkça, insanlık mantıki, tarafsız ve liyakatli ortak;dil, lisan, alfabeye adım atmadıkça insanlık kemale ermeye adım atmamış sayılmalıdır. Demirkuş 2010
-Matematik yazı dilini, toplumsal bazda ortak payda dil ve lisanda iletişim dili olarak kullanmayı hayata uygulamayı düşünün. Örneğin kırmızı elmanın ;matematiksel rakamdizini (barkod) ismi olsun veya koyalım.
-Bilinen tüm dillerdeki kırmızı elmanın isimleri bu rakamdizini (barkod) ismin havuzuna(isim torbasına) ilave edelim.
-Canlılar ve mahsulleri için özgün genetik rakamdizini (barkod)(Özgün DNA Barkodu).
-Cansız yaratıklar için nano, molekül ve atom seviyesinde atomların dizilim özgünlüklerinin barkod(rakamdizin-sayısaldizin) isim olarak karşılıkları,
-Taşınmaz doğal yaratıklar için yerküresi ve uzay konumu GPRS Barkodu, eşyalar için özgünlüklerinin tanım barkodu mantığı gelecekte daha kalıcı, sağlıklı ve mantıklı evrensel iletişim vaat etmektedir.
-Tüm yaratıkların ve eylemlerin matematiksel rakamdizini (barkod) isim kodlarını 21 YY’DA böyle kodlayıp uyguladığımızı düşünün.
-Konuşulan lisanda da en israfsız sembollerden oluşmuş alfabeyi; matematiksel rakamdizini (barkod) dili ara yüz olarak kullanarak insanlıkta ortak dil birliğine gidilebileceğinden emin olabilirsiniz.

-Evrensel alfabeyle bu kombinezonları üretip,Örneğin;öyle alfabe sembolleri yazalım ki;okunuşları ve ağızda çıkan sesleri temsil eden sembol arasında mantıki bir ilişki bulunsun. Neden bu aşamaya geçmeden geçici olarak matematiksel dil ve lisana benzer dil ve lisan üretmemiz gerektiği konusunda bir yargıya varmaya çalışın ve bundan emin olun.0,1, 2, 3

OKUMA PARÇASI
İnsanların eğitiminde bilimi ve bilimselliği insanların yararlı özgün yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarına uyumlu hafızasına konumlandırmakla, eğitim adı altında insanların yararlı yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarını bilim farzlarıyla budamak arasında ne fark vardır?
İpucu; ortaçağda eski din ehli bilim bilginleri (bilim insanları?!) laikle dinden men etmiş daha sonrada bilim bilginleri (bilim insanları?!) ortaçağ zihniyetini laikle haklı olarak egale etmiştir.
Bilim ve bilimselliği Müslümanların inanç yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarına uyumlu hafızalarına konumlandırarak yapılan bir eğitim sistemi düşünün.
Deneyimsel çıkarsama;dünyadaki tüm alfabe dilleri vahşi-doğal-rastgele-maksatlı…vb hercai ürünü ve sonucudur. Demirkuş 2009
-Allah CC'HUN gönderdiği suhuf ve kitap dilleri hariç;Dünyada hiçbir dil ve lisan tamamen insanın mantık, akıl örgüsü üzerine yaratılmamıştır. Sonradan mantıki kurgular ilave edilmiştir. Tüm dillerin ortak payda insani ve mantıki ıslahata ihtiyacı vardır. Her asır bilimselliği ve bilim dilinin ortak paydasını vahşi hükümranlığının ürünü devletlerin dillerine emanet etmek; israf, haram, cehalet hatta insanlığa ihanettir. İnsanlığın cahil kalmasının ve toplumsal iletişimdeki yanılgıların baş kaynaklarında biriside tüm toplumsal dil ve lisanların vahşi oluşundan kaynaklanmaktadır. Bilimin özgürlüğünü vahşi ve doğal dillerin hükmüne emanet israf ve haramdır. 19 ve 20 yüzyılın canilerini yetiştiren deccali kavimlerin birlik ve beraberliğin enkaz ve kaos zihniyeti 21. yüzyılın ve geleceğin mimarları olmamalılar ve olamazlar. Olsa olsa 21. YY'LIN içinde özel ve ders verici bir zihinsel kabre girmeyi hak eden şer, şirret, kanlı deccale malzeme cani cahil kavimleri olmalılar.
Sizi kavimlere ayırdık ki tanışasınız diye Ayet vardır.
Matematiksel rakamlar ve iletişim lisan insanın güdük bir mantık ürürünü sayısal alfabedir. Bu mantıktan ve düşünsel kurallardan hareketle; eğitim sistemlerinde mantıksal-düşünsel-zihinsel çimlendirerek algıda değişmezlik kuralına en uygun hareketle önce bilimsel iletişimde matematiksel barkod dilini kullanmalıdır. Demirkuş 2009
Örneğin ülkelerin isimleri yerine GPRS koordinatları, nesnelerin, canlıların, şekilsel parçalarındaki nicel, nesnel, yarı nesnel özgünlüklerinin matematiksel barkod dilinin kullanılması.
Soyut kavramların özgün tanımlarının ortak payda nitel-nice-yarı nicel..vb özgünlüklerinden matematiksel barkod isimleri türetilmelidir.
Sonra her dildeki çoğu şeyin yazılı karşılığında mutlaka uluslar arası barkod isim karşılığı bir sembol ilave edilmelidir. Bu barkod sembolüne tıklananınca internette o kavramın tüm dillerdeki karşılığı harf sırasına göre verilmelidir.
Bu iletişim mantığının emeklemesinin mayalanması sonrası evrensel alfabe ve lisanın uygulamasına geçilmelidir. Bu eylemler mutlaka insanlığın uzaya açılmadan önce gerçekleşmesi farz olarak gözükmektedir. Demirkuş 2009
Yazılı ve sözlü her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünceyi ifade eden her şeye eleştirel gözle bakılmalı ve en mantıklı-liyakatli alternatifi geliştirilmelidir. Ör.elmadan daha mantıklı alternatif isim ve kavramlar üretin.
Çok özel haller hariç, her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünce üretirken veya düzenlerken;düşünsel ve eleştirel tercihte, doğal dillerin vahşi kurallarına ve hece vezninin akıcı ses-kafiye uyumunun keyfine, zevkine ve cüşuna, akli,mantıki ve ahlaki anlamlar feda veya yem edilmemelidir.
Kavramların listesini kavram araçları şeklinde hazırlamak son derece önemlidir.
Öyle bir yazılı-sözlü alfabe ve lisan ilişkisi hazırlayalım ki her harfi ve harfleri bir araya geldiğinde, matematikteki rakamlarlar gibi mutlaka bir veya birkaç mantıklı anlam taşıyacak şekilde dizayn edilmelidir.

Yapay ve Doğal Alfabe Farkındalığının Düşünsel Tatbiki;
-Kimyasal, Kültürel, Canlılara ait ve Matematiksel alfabelere ait birer torba hazırlayın.
-Her torbaya  her alfabeye ait yüzer harf-rakam, sembol..vb koyun.
-Her torbada rastgele eşit sayıda harf-rakam, sembol..vb çekin ve çıkış sırasına göre dizin ve yazın.
-Deneme sayısını artırarak her alfabenin  harf-rakam, sembol..vb gerçek hayatta karşılıkları en yüksek olan alfabeleri sırasıyla ortaya koyun.
-Sonuçta matematiğin birinci sırada olduğunu göreceksiniz.


ALGIDA DEĞİŞMEZLİK YÖNTEMİNİN BAZI UYGULAMALARI, PRENSİPLERİ VE TEKNİKLERİ NELERDİR?

I-Düşünsel ve Duyuşsal Algıda Değişmezlik İçin Seçilen Materyalleri (Envanterlerin) Herkes Tarafından Aynı Kalitede Algılanmalı ve Ait Olduğu Kümeyi Kusursuz Temsil Etmelidir.
Eğitimde kullanılan ve kullanılacak her envanteri (materyali) öyle seçelim ve uygulayalım ki her fert ve toplum tarafından kusursuz ve aynı kalitede; algılansın, uygulansın ve güncellensin.1, 2

II-Düşünsel ve Duyuşsal Algıda Değişmezlik İçin Seçilen Yöntem ve Yöntemler Serisi(leri) Hedefe Ulaşmakta Mutlaka En İsrafsız, Kusursuz ve Doğru Konumlandırılmalıdır.

Eğitimde kullanılan ve kullanılacak veya uygulanan yöntemi/leri; öyle seçelim ve uygulayalım ki her fert ve toplum tarafından kusursuz ve aynı kalitede; algılansın, uygulansın ve güncellensin.

III- Düşünsel ve Duyuşsal Algıda Değişmezliğin Yorumu;

İnsanın düşünsel ve bendesel enerji hallerinde;algıda gerçek değişmezliğin ortak paydasını ve düşüncede  çeşitliliğin  bereketini  karıştırmaması gerekir. Oluşumcu düşüncede amaç;algıda değişmezlik kuralı ile; Olay, olgu, süreç, yaratık, kavram,…vb temsil eden film, resim, görüntü, çizim, grafik, yapay ve doğal nesnel yaratık... vb materyallerdeki ortak payda bilginin herkes tarafından kusursuz ve eksiksiz kavranmasıdır.1, 2, 3

IV-
Düşünsel ve Duyuşsal Algıda Değişebilirliğin Yorumu;
Olay, olgu, süreç,yaratık, kavram,…vb bilgiyi temsil eden film, resim, görüntü, çizim, grafik, yapay ve doğal nesnel yaratık... vb materyallerdeki değişebilirlik sınırları doğru bilinmedikçe, insan zihninin mutfağına takdimi ya da eğitimde kullanılması tartışma ve şüphe götürür. Algıda değişirliğin güçlüğünü yada zorluğunu aşmak için bir konuyu;çok örneklilik ve alternatif yöntemlerle bir arada sunumu yapılarak verimlilik artırılabilir. Bir konuyla ilgili çok sayıda yöntem kombinezonlarını hazırladık. Çok örneklilik ve çok yöntem uygulamalarında hangisini/lerini uygulamaya koyacağız? Uygulanacak sınıfın bir alt ve bir üst basamaktaki sınıflara uygulanan yöntem kümelerinden alınan en yüksel başarı sonucu hangi kombinezona/lara aitse istendik kombinezon/lar odur/onlardır. Belli bir grup öğrenci belli kombinezona %90 başarıyı yaklaşmış diğer gruplarda başka bir kombinezona %90 yaklaşmış ise her iki kombinezonunda ders sunumunda öğrenciler verilmesi uygundur.
İp ucu;
aynı resme veya görüntüye…vb bakan 3 kişi düşünün, Kritik uzaklıkta bir gerçek görüntü veya resim de denenebilir(düşüncede serap etkisini deneme) . Mutlak sınanmaya konan resmin, görüntünün gerçek yanıtları ve yanıltıcı oranları yanıtları çok iyi bilinmeli.Bu mantıktan hareketle;bir kavram, kavram kümesi, soru, tanım, resim, materyal, konu, ders…vb.nin düşünce ve algıda yanılgı payı iyi bilindikçe hizmet verimi artar.1, 2

V-
Düşünsel ve Duyuşsal Algıda Çeşitliliğin Yorumu;
Olay, olgu, süreç, yaratık, kavram,…vb bilgiyi temsil eden film, resim, görüntü, çizim, grafik, yapay ve doğal nesnel yaratık... vb materyallerdeki çeşitliliğinin ve gerekliliğinin sınırları doğru bilinmedikçe, insan zihninin mutfağına takdimi ya da eğitimde kullanılması tartışma ve şüphe götürür.E18 modeli ile fertlerin ve toplumların tüm ortak payda ve özgünlüklerinin çeşitliliğine dayalı fıtrat (yapısal) eğitimine kusursuz hizmet veren anahtar-kilit eğitim-öğretim hizmetleri geliştirmeliyiz.Algıda çeşitliliğin güçlüğünü yada zorluğunu aşmak için bir konuyu;çok örneklilik ve alternatif yöntemlerle bir arada sunumu yapılarak verimlilik artırılabilir. Bir konuyla ilgili çok sayıda yöntem kombinezonlarını hazırladık. Çok örneklilik ve çok yöntem uygulamalarında hangisini/lerini uygulamaya koyacağız? Uygulanacak sınıfın bir alt ve bir üst basamaktaki sınıflara uygulanan yöntem kümelerinden alınan en yüksel başarı sonucu hangi kombinezona/lara aitse istendik kombinezon/lar odur/onlardır. Belli bir grup öğrenci belli kombinezona %90 başarıyı yaklaşmış diğer gruplarda başka bir kombinezona %90 yaklaşmış ise her iki kombinezonunda ders sunumunda öğrenciler verilmesi uygundur.1, 2, 3

V-Düşünsel ve Duyuşsal Algıda Gerçeğin Değişmezliğine Dayalı Olarak Geliştirilen Bu Yöntemin En Önemli Hedefi ve Amacı (Eğitim-Öğretim Anahtar  Fıtrat Kilit Yöntemine Uygun);Fert ve toplumsal bazda;bedensel ve zihinsel eksiğimizi/lerimizi-hatalarımızı tanıyıp ona göre ürettiklerimizi ve üreteceklerimizi daha doğru konuma oturtmaktır. Bu amaçtan hareketle bedensel ve zihinsel olarak doğru düşünmek-doğru algılamayı alışkanlık ve alışık tepki (refleks) haline getirmeyi amaçlayan öğretim, öğrenim ve eğitim sistemleri geliştirmektir.

VII-Düşünsel ve Duyuşsal Bilgide Algıda Değişmezlik Oranı;E18 Modelinde eğitime ve öğretime dahil edilen her bilgi kümesi (resim, cümle, animasyon, film…vb) faktöriyel olarak  % kaç algıda değişmezlik ilkesine dahil olduğuna dair minimum insan fıtrat ve zeka seviyeleri çeşidi kümesi üzerine yapılmış bilimsel anket, uygulama, deneme …vb yapıldıktan sonra toplumsal öğretim, öğrenim ve eğitiminde  uygulanmaya geçilmeye hak kazanan bilgi kümesi olur.
Ör.Bu ne renktir? cümlesinin realitesi ve doğru cevabı ; "insan fıtrat ve zeka seviyeleri çeşidi kümesi üzerine yapılmış bilimsel anket, uygulama, denemede beyaz yanıtı alınmış ise; gerçek hedefte bu renk türünü öğretmekse  bu cümle ve kelimeyle muhatap materyalde algıda değişmezlik oranı %99 kabul edilir.

VIII-Düşünsel ve Duyuşsal Algıda Değişmezliğe Uygun Bilgi Üretme Prensibi;
E18 prensibi için bilgi üretirken eğitimin her aşamasında faktöriyel olarak bu kural göz önünde bulundurulmalıdır.

IX-Öğretim, Öğrenim ve Eğitim Anahtar, Fıtratlar Kilit Mantığı Yöntemi;Algıda değişmezliğin uygulamadaki yöntem mantığıdır.


Belki de ülkemizde; K12'nin tersine,E18-23 Modeli
'e önce üniversitelerden veya sonra-kısmen orta öğretimden başlamak gerekir.Bu konunun, sağlıklı ön denemeye gereksinimi vardır. Bu konu ile ilgili olarak;Okul Deneyimi I - II ve Öğretmenlik Uygulaması derslerinin uygulama okullarından veri toplamaktayız.


Akait:
Paylaşıldığı zaman haz duygularının artmasına, çoğalmasına neden olan kaide ve kurallar topluluğudur. Örneğin teknoloji, din, beşeri siyaset, millet ve vatan akaidi gibi … Halbuki İnsan-Doğa  akaidi; Birçok akaidin paydasını oluşturur. Belki de mutlak evrensel akaitlerden en önemlisidir.   Gerçekten fen bilgisi ; insanların ahlakını güzelleştirmiş olsaydı teknolojik ülkelerin diğerlerine göre ahlaki yönden çok büyük yol kat etmesi gerekirdi. Ör; Hitler Almanya sı      Bilim ve teknoloji geliştiren bilim insanlarının çoğu peygamber ahlaklıdır.  Gerçekten bilimi sürükleyen insanların sayıları;  çok az olan beyinlerdir. Doğal yaşantının (Doğal kabilelerdeki evrensel ahlak ölçüleri)


Özel Not:Her hangi bir öğretim üyesine veya öğretmene öyle bir ortam hazırlayalım ki sadece butonlara basarak;her seviyede öğrencinin bulunduğu bir sınıfta azami verim verebilsin ve alabilsin.


Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımlar İle İlgili İzlenmesi Önerilen Filmler
Bebeklerde 0-12 Ay Arası Gelişim ve Öğrenme Süreçleri
Zihinsel ve Bedensel Olarak; İnsanlar ile Maymunlar ve Şempanzeler Arasındaki Benzerlikler ve Özgünlüklerin Bilimsel Açıklaması 120 dakika BSK, EVR
Eğitimde Oyunun gücü,Önemi ve Kullanımı(Hayvanlar ve Okul Öncesi)
Genetik ve Eğitim Tercihlere Dayalı Bilimsel Dahi Oluşturmak Kısmen Olası
Yapay Bir Satranç Dehasının Beyin Çalışma Dinamizminin Anatomisi.Beyninin Satranç Bilgilerini ; Uzun ve Kısa Belleğe Nasıl Kaydettiğinin Emar Çekimleri
Algıda  Değişmezlik (Eğitim Anahtar-Fıtrat Kilit Yöntemi) Eğitim ve Öğretim  Sisteminin Kurallarını Geliştirmek İçin Hayal Gücünü Doğru  Kullanmamızın  Bilimsel Açıklaması
Marsta Hayat Var mı Düşünce Yanılgıları ve Varılan Bilimsel Sonuçlar-Gerçekler
Domuzların Dehası
Köpeklerin Dehası
Güvercinlerin Dehası
Maymunların Dehası;Taklidi Bilim ve Kültürün Hayvanlarda Mayalanışı ve Yayılması
Maymunların ve Şempazelerin Bitkileri Tedavide Kllanmaları ve Alet Kullanmaları
Zekanın Kökeni Hayvanidir. Dahi Farelerin Bilimsel Açıklanması.
Evrenimiz Nasıl Oluştu İçindeki Farklılaşmaların Orijinleri ve Farklılaşma Mantığı (Sistem Zekası)
Güneş sisteminin En Dış Gezegenleri. Gezegen Olmanın Minimum Kıstasları Nelerdir. Güneş sisteminin İşleyiş Mantığı (Sistem Zekası)
Ne Neden Nasıl
Dünya Gezeninde Isı Sırasıyla 1 Derece Artarsa Ne Olur .....2 3 4 5 6 derece Artarsa Ne Olur (Sistem Zekası Tepkisi)
Süper Görüş (Sistem ve Mekanik Zeka)
Beyin Organ Davranış Simülasyonu ve Biyo-teknolojik Gelişmeler(Robot Sistem Zekası)
Beyin Işık Hızından Daha Hızlı ve Hassas Düşünür
Trafik Kazalarını Önlemek Amacıyla Arabalara Çekirge Tepki Reflkesi Mantığı Simulasyonunu Yerleştirmek (Sistem Zekası)
Hayvan Organlarının Biyonik Simülasyonu (Ödeşleştirmesi);Göz ve Kolu Mekanize Etmek- Üretmek
Yıldız Savaşları Filmleri ve Bilimsel Çalışmaların Benzetim ve Eşleştirilmesi (Yaratma Zekası)
İnsanda Kalbin Önemi; Hastalıkları, Çalışması ve Kalp Nakli
Kalp Kök Hücresinin Ekimi
Kök Hücre ile Tedavi Çeşitleri (Hücre Zekası)
Dünyadan Uzaya Göç(İnsan Gen ve Sistem Zekası Ürünleri)
Beş Duyumuz Nasıl Çalışı ve Algılar (Çocuklar İçin)
Canlılarda Sürü Oluşturma Mantığı. Sürülerde; Saldırı, Korunma, Avantaj ve Dezavantajlar
Dünya Gezegeninde Venezüella Göl Ekosisteminin Yapay Müdahale ve Yellow Ston Kurtların Geri İstenişin Saptanışı
Evrenimiz Nasıl Oluştu İçindeki Farklılaşmaların Orijinleri ve Farklılaşma Mantığı (Evrensel Sistem Zekasının Gelişimi)
İnsan Vücudundaki İnanılmaz Mükemmel Sistemlerin İşleyişi (İnsandaki Sistemlerin Harika Zekası)
Vahşi Doğal Mekanizmalara ve Doğaya Tapanlara Karşı İnsanın akılcı Tedbiri ve Pinotubo Volkanı Patlamasına Karşı Tedbir Zaferi (Gen Zekasının Uyumsal Tepkileri Gelişitirmesi)
Öfkeli Gezegenimizde Meydana Gelmiş ve Gelecek;Tsunami-Su Tufanları, Depremler, Volkanlar, Kasırgalar ve Diğer Olağan Üstü Doğa Olaylarının Nedenleri (Sistem Zeksının Tepkisi)
Geçmişte Oluşmuş ve Gelecekte Meydana Gelebilecek ; Su Tufanları Yani Tsunamilerin Bilimsel Hayat Hikayeleri ve Oluş Mekanizmaları ÇEV- FTT
Geleceği Doğru Tahmin Etme veya Nefsinde Geleceği Görmenin Bilimsel Açıklaması (Nostradamus)
Dünyadaki Günlerimiz Sayılı. Batı Uzaya Kaçmayı Planlıyor (Gen Zekasının Sistem Zekasına Tepkileri)

Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımlar İlgili Derste İşlenen Konular ve Makaleler


Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımlar İlgili Önerilen Kaynak Kitaplar ve Makaleler



İnternet Adresleri