| Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımlar FTT
Fen Teknoloji ve Toplumla İlgili Bazı Beyin Fırtınası-Nadası; Ödev, Soru ve Etkinlikleri (2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, Din, Siyaset, Devlet, Vahşi ve Doğal Laiklik, Rejim, Demokrasi,Çevre, Bilimsellik, Kavram ve Evrim ile İlgili Sorular Sorunlar ve Çözüm Önerileri Öğretim Üyesi;Prof. Dr. Nasip DEMİRKUŞ 2008 |
Kaynak I; Öğretimi Planlama ve Değerlendirme Yazar;Ş.TAN A-Öğretim Strateji, Yöntem ve Teknikleri Ünitesinin Sunuları S.76-118 Düz Anlatım, Konferans, , Söylev, Demeç, Soru-Cevap, Problem Çözme, Gösterip Yaptırma, Mikro Öğretim, , Tartışma Yöntemi, Sempozyum, Seminer, Panel, Zıt Panel, Forum, Münazara, Beyin Fırtınası, Örnek Olay İnceleme, Sınıf İçi Uygulamalar, Rol Yapma, Drama, Eğitsel Oyunlar, Altı Şapkalı Düşünme Tekniği, Benzetim (simülasyon), Tutor Destekli Öğretim, Bilgisayar Destekli Öğretim, Gezi, Gözlem, Sergi, Görüşme, Ev Ödevi, Proje, Yansıtma, Deney, Ekip Öğretimi, İşbirlikçi Öğretim. Öğretim Strateji, Yöntem ve Teknikleri Serdar ERDOĞAN & ERHAN KILIÇ S.76-118 Öğretim Strateji, Yöntem ve Teknikleri Ali ÇOBAN AKIN,Enver CANER,Fesih ÖZNUĞAN,Zeki AKSAK,Fatma BOĞA S.76-118 B-Öğretim Modelleri Ünitesinin Sunuları S.59-74 Carroll’in Okullarda Öğrenme Modeli,Bloom’un Tam Öğrenme Modeli ve Gardner’in Öğretimde Çoklu Zeka Kuramı Nil ERTEKİN S.59-74 Okullarda Öğrenme Modeli (Carroll’in ) Tam Öğrenme Modeli (Bloom’un), Öğretimde Çoklu Zeka Kuramı (Gardner’in) Kaynak II; Eğitimde Program Geliştirme Yazar;Ö.DEMİREL A-Program Geliştirmenin Kuramsal Temelleri Ünitesinin Sunuları S.17-47 Proğram Geliştirmenin Felsefi Temelleri Mehmet ŞAH S.17-27 Program Geliştirmenin Psikolojik Temelleri Nevaf ABAY S.28-34 Bilişsel Alan Kuramları ve Eğitim Programları Harun İRİŞ S.37-47 B-Öğretim Modelleri Ünitesinin Sunuları S.17-64; Eğitim Programı Tasarımı Necati BUĞDAY S.47-57 Avrupa’da Yaygın Olan Program Modelleri Cihan SELİMOĞLU S.57-64 C-Program Geliştirmede Yeni Yönelimler Ünitesinin Sunuları S.206-254 Çoklu Zeka Kuramı Ali ÇOBAN AKIN S.206-212 Etkin ve İşbirliğine Dayalı Öğrenme Fesih ÖZNUĞAN S.213-220 Yaşam Boyu Öğrenme Cemil YAYLAR S.221-225 Eleştirel Düşünme Tahir BENEK S.226-232 Yansıtıcı Düşünme S.232-233 Yapılandırmacılık ve Proje Tabanlı Öğrenme İrfan ERDİN S.233-237 Beyin Temelli ve Basamaklı Öğrenme Abdurrahman İNAN S.240-247 Kuantum Öğrenme Abdurrahman İNAN S.247-253 Kaynak III;Eğitim Psikolojis;Gelişim-Öğrenme-Öğretim.Önce Genel Soruları İnceleyiniz; 1, 2 Yazar;B.Y.YAPRAK A-Öğrenmenin Doğası Ünitesinin Sunuları S.154-179 Öğrenmenin Doğası Alev ÜSTÜN S.154-173 Öğrenmenin Doğası Sadreddin ARSLAN S.154-173 Öğrenmenin Doğası Gülay ÇENGEL S.154-158 Öğrenme İle İlgili Kavramlar Abdülkadir UÇAR S.155-165 Öğrenmeyi Etkileyen Faktörler Ferdi ODABAŞI S.165-173 B-Öğrenmede Davranışsal Yaklaşımlar Ünitesinin Sunuları S.182-216 Öğrenmede Davranışsal Yaklaşımlar Mehtap TURAN S.183-210 Öğrenmede Davranışsal Yaklaşımlar Sevim ÇİFTÇİ S.183-202 Davranışsal Öğrenmenin Temel İlkeleri Mehmet DOĞAN S.196-206 C-Toplumsal Öğrenme Kuramı Ünitesinin Sunuları S.218-242 Toplumsal Öğrenme Kuramı Serdar ERDOĞAN S.219-235 Toplumsal Öğrenme Kuramı İlhan AYDOĞDU S.219-228 Toplumsal Öğrenme Kuramı Mahmut ÇAVUŞ S.219-223 Modellerden Öğrenme Enver CANER S.224-235 Gözlem Yoluyla Öğrenme Süreçleri Ali ÇOBAN AKIN S.232-237 D-Gestalt ve İnsancıl Yaklaşımda Öğenme Ünitesinin Sunuları S.244-274 Gestalt ve İnsancıl Yaklaşımda Öğenme Erhan KILIÇ S.244-268 Gestalt Kuramında Öğrenme YILMAZ TORUN S.244-257 Pragnanz Yasaları Cemil YAYLAR S.251-259 Yaşam Alanı Lewin ve Gestalt Selma Çelik S.258-268 İnsancıl Yaklaşımda Öğrenme İrfan ERDİN S.260-269 E-Bilgiyi İşleme Modeli Öğenme Ünitesinin Sunuları 276-306 Bilgiyi İşleme Modeli Bedir ERMANOĞLU S.276-287 Bilişsel Süreçler Ömer Faruk KOCAMAN S.289-299 Bilgiyi İşleme Modeli YASEMİN ÖZKUL S.276-283 Bilgiyi İşleme Modeli TAHİR BENEK S.276-286 Bilişsel Süreçler Abdurrahman İNAN S.289-295 Bilişsel Süreçler Özlem CİHANGİR S.289-299 Yürütücü Süreçler/Bilişi Yönetme Veysi YILDIZ S.297-303 1-Zihinsel Yapılanma Kuramı 2-Biyolojik/Canlı ve Sistem Temelli Öğrenme Modeli (Gen, Beyin, Zihin ve Sisteme Dayalı Öğrenme Modeli 0, 1, 2, 3, 4) (Demirkuş, 2009); 3-E18 Uygulama ve Öğretme Modeli, Demirkuş 2008 4-Doğal Kavram Kümesi-Öbeği Öğrenme Öğretme Modeli, Demirkuş 2008 5-Filmle Öğrenme Yöntemi 6-Öğrenme Modelleri ve Kuramlarının;Hedefleri, Bilimsel ve Tarihsel İlişkisi 7-Eğitim ve Öğretimde Algıda Değişmezliğin Önemi 8-Öğrenme Öğretme Kuramlarının Uygulandığı Alanlar. Dersi İzleme ve İşlemede Uygulanacak Yöntem; Piyasadaki bilinen temel kaynak kitapların (yaklaşık 7-8 kaynak kitap) hepsindeki; Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımları ile ilgili; model, yöntem, teknik ve stratejiler biraya tevhit edilerek aralarında ilişki kurulacaktır. Konuları Fıtratına Uygun Olarak Özgün ve Sıradışı; 1-Günümüzden geçmişe, 2-Basitten karmaşığa, 3-En iyi bildiğimizden en az bildiklerimize doğru, 4-Konunun fıtratına uygun geçmişten geleceğe veya gelecekten geçmişe doğru konuları işleyeceğiz. Sonuç; Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımlarına karşılık gelen veya onlarla örtüşen;inanç, deneyim, eğitim ve fıtratı-yapısal, inanç, kültürel...vb değer yargılarımıza ait; kavram, bilgi, eylem, olgu ve süreçlerle yeni bir model sentez edilecektir. Kısaca; En İyi Bildiklerimizden Hareketle, Bulunduğumuz Bilim ve Tarih Koordinatlarından;Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımları Açısından, Konunun Fıtratına Uygun İlerlerken-Hareket Ederken; 1-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Değişmezleri, 2-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Değişkenleri , 3-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Değişenleri, 4-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Geçişkenleri, 5-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Ortak Paydaları, 5-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Özgünlükleri, 7-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Uygulama Alanları (Hayata ve Konulara Uygulanışı), 8-Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımların Ders ve Konularla Eşleştirmenin;Öncelikleri, Önemi, Mantık ve Kuralları Demirkuş 2008 Çıkarsama;Bu 8 maddede ki koşullu bilgiler, yeni teknolojik, biyolojik ve toplumsal gelişmelere ilave edilerek;tüm toplumsal fıtratı-yapısal, inanç, kültürel...vb değer yargılarımızdaki;"Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımlarına" karşılık gelen veya örtüşen;kavram, bilgi, eylem, olgu ve süreçlerle ilişkilendirilip; edinilen bilgiler ve varılan sonuçlar;bilimsel yöntem ve kurallarla disiplinize edilerek yeni bir model yaniBiyolojik/Canlı ve Sistem Temelli Öğrenme Modeli (Gen, Beyin, Zihin ve Sisteme Dayalı Öğrenme Modeli 0, 1, 2, 3, 4) (Demirkuş, 2009);ortaya konmaya çalışılacaktır. Öğrenme Öğretme Modelleri ve Kuramlarının ortak paydalarını Kategorize Eden-Oluşturan Mantık Sistemlerine Dayalı Makale ve Filmlerleri İlişkilendirerek İşleyeceğiz ve Edindiklerimize Bağlı Yorumlayacağız. |
| Eğitim Fakültelerinin Başlıca Asli Görevleri, Amaçları ve Hedefleri Neler Olmalıdır? -İnsanların; kendilerini, sanal araçlarını, sıfatlarını ve nefislerini liyaktali tanımak, -İnsanları;doğa-doğa ötesindeki geçerli, gerekli bilgilerle fıtratlarına uygun yeterince donatmak -İnsanlara;doğru öğrendiklerini peygamber ahlakıyla yaşantılarına (hayatına) liyakatli uygulama refleks ve alışkanlıkları kazandırmaktır. 21. Yüz Yılda bilimi insanların geçerli, doğru inanç ve kültürel fıtratı-yapısal, inanç, kültürel...vb değer yargılarıyla ilişkilendirerek sunmak eğitim ve öğretimin çok önemli farzlarından biri olmalıdır. Demirkuş 2009 -Eğitim fakültelerinin birinci görevi var olan geçerli ve gerekli bilgileri iştahlandırıcı bir dizaynla insanlara sunmak ve gerekirse bilgi üretmektir. -Fen fakültelerinin öncelikli görevi bilgi üretmek ve bilgileri iştahlandırıcı bir dizaynla insanlara sunmaktır. Eğitim ve Öğretimde Bilgi Havuzu Oluşturmanın Basamakları/Aşamaları; 1-Gerekli-geçerli tüm nesnel ve sanal bilgilerin havuzunu oluşturmak. 2-Nesnel ve sanal araçlar mutfağını liyakatli ve gerekli yöntemlerle,1, bilgilerle donatmak, 3-Topluma sunulacak bilgilerin (ders ve konuların) hedeflerini, bilgilerini, dokümanlarını ve olanaklarını ortaya koymak, 4-Gerekirse bilgi, envanter, materyaller, yöntemler sanal ve nesnel araçlarla donatılmış eğitim mutfağı kullanılarak materyaller geliştirmek, 5-Etkili öğretim amacıyla sanal-nesnel olanaklar, materyaller ve yöntemlerle ilişkilendirerek beyinleri iştahlandırıcı sanal-nesnel-yarı nesnel; sunu, etkinlik, deney, uygulama, animasyon, film, anlatım, gösteri…vb;hazırlanır, oluşturulur, düzenlenir veya kurulur. Eğitim Fakültelerinde Verilmesi Gereken Mutlak Gerekli Dersler ve Gerekçeleri; 1-Öğretim Teknolojileri Materyal Tasarımı ve Geliştirilmesi Dersi 2-Özel Öğretim Yöntemleri I ve II Dersleri 3-Fen Teknoloji ve Toplum İlişkisi Dersi 4-Okul Deneyimi I, Okul Deneyimi II ve Öğretmenlik Uygulamaları Dersleri 5-Eğitilen İnsanların toplumu eğitirken ve bilgileri hayatına uygularken; A-Kendilerini doğru tanıma ve topluma doğru duygudaş olma(empati duyma), amacına yönelik uygulamalı dersler konmalıdır. B-Fert ve toplum ya da insan sıfatlarını, kendi özünü-fıtratını tanımaya yönelik uygulamalı dersler konmalıdır. C-Yani fert ve toplumların ya da insanların kendilerini eksik ve yanlış tanımalarının, konumlandırmalarının, sıfatlarını liyakatsiz kullanmalarının toplumsal tufanlara neden olduğu yaşanmış örneklerle ve gerekçeleriyle öğretilmelidir. Bu amaca yönelik uygulamalı dersler konmalıdır. D-Öğrenci;sıfatlarının kötüye kullanmasının hatasının acısını ya da telafisinin hangi boyutlara varılacağını bilmelidir.Bundaki amaç, kendini-çevresini doğru tanıyıp-doğru değerlendirip doğru konumlandırmak, insani sıfatlarını doğru, liyakatli ve dürüst kullanmaya haklı olarak inandırılmalıdır.Bu amaca yönelik bilimsel çalışmalar yapılmalı, dersler açılmalı ve ders kitapları yazılmalıdır. E-Olanaklarını, bilgilerini, beden dillerini, tepkilerini, seslerini … doğru ve liyakatli kullanma–ilişkilendirme alışkanlık ve reflekslerini kazanmalarına yönelik uygulamalı beşeri eğitim dersleri konulmalıdır. Batının derleme, deneyim, kurgu…vb şeylerine dayalı mevcut eğitim kitapları bu hedefe ulaşmakta yetersiz kalmaktadır. Fert, Toplum, Kavim, Devlet...vb Bazında Her Yaş Kategorisi ve Fıtrat İçin İnsanlık Eğitim Sisteminde Acilen Yer Alması Gereken Dersler, Konular ve Uygulamalar; 1-İnsanın nesnel,sanal araçları, özellikleri ve fıtrat-nefis çeşitleri konularını gerekçesiyle öğrencilerimize öğretmek. 2-Kişilerin(kişisel) insani, özgün ve baskın sıfatlarını mutlak tanımak ve bilmenin gerekliliğini, zorunluluğunu gerekçeleriyle öğretmek ve hayata uygulatmak. Nefsini tanıyan rabbini tanır (ayet vardır) 3-Toplumsal, düşünsel ve doğal çevresinde hayır görmenin farzlarından biride onları doğru ve gerçekçi öğrenme olduğunu gerekçeleriyle bilmenin önemi öğretilmelidir.İlim müslümanın yitiğidir (hadis) 4-Yaşam döngüsünde hayır görmesi için, peygamber ahlakı işletim sistemini kabullenmek ve yüklenmeyi refleks-alışkanlık haline getirmeyi gerekçeleriyle öğrencilere öğretmek ve uygulatmak. 5-Evdeki-ailedeki, okuldaki, iş yerindeki, fertlere karşı sorumlulukları ve mutlak yapması gereken işler ve uyması gereken kurallar gerekçeleriyle ikna edilerek verilmeli ve uygulamalar yaptırılmalıdır. 6-Karşı cins ve arkadaş edinme kuralları ve mutlak prensipleriyle ilgili dersler uygulamaları gerekçesiyle verilmelidir. 7-Sokakta her türlü abur-cubur yenmeyeceğini, her türlü giyim ve davranışta bulunulmayacağını gerekçeleriyle örnek eğitici gerçek hayattan ifrat, tefritlerden kesit filmlerle ve uygulamalarla denemeler yaptırılarak ikna edilerek eğitim verilmelidir.Sınırsız hürriyet, liyakatsiz radikaller, cehalet, ifrat ve tefrit insanın peygamber ahlakının kara delikleri gibidirler. Demirkuş 2009 İpucu;sokakta ifrat, tefrit ve hayvaniliğe kaçan; yemek yemenin, çıplak-erotik giyinmenin, cinsel duygularını sergilemenin hayvaniliğinin gerekçelerini gerçek filmlerle ve uygulamalarla gösterip eğitim verilmeli. Başkalarının maymun iştahlı, nefsi emarelere sahip oluşu, kötü nazar edişleri, insanların yanlış anlaması, insanlara kötü örnek olunması, gereksiz dikkat çekilmesi…vb gerekçeleriyle verilmeli. … X-Tüm ahlakı kurallar ve sokak ahlakı kültürleri, argolaın kullanım yerleri gerekçeleriyle öğrencilere doğrusu verildikten sonra, uygulama tercihleri öğrencilere ve insanlara bırakılmalıdır. Özel not;Totaliter önlem değilde (özel haller hariç) sokak ahırları, aşk-sevgi ahırları..vb üniversite ve sokaklarda açılmalıdır. Islah Edici (Boyun Eğdirici), Eğitici, Terbiye Edici ve Öğretici Olmanın Liyakatli Boyutları-Konumları (Islah Edici/Boyun Eğdirici, Eğitici, Terbiye Edici ve Öğretici Farkını Karıştırmamak Gerekir). 1-Peygamberler insan ahlakı eğiticisidirler, Yaşantılarıyla örnek olmuşlardır. Islah edici(boyun eğdirici) değildir. 2-İnsanları, yaratıkları, doğayı...vb her şeyi eğitici-terbiye edici-Islah edici (boyun eğdirici) olan Allah CC’HUDUR. 3-İnsanlarda hayvanların ve doğal-vahşi hayatın kısmi ıslah(boyun eğdirici) edicileridirler. Kısmen çocuklarını terbiye ederler. Islah etmezler. İnsanlar hayvanları, çevreyi ve doğayı Kısmi (bereketli hudutlarda/peygamber ahlakı çerçevesinde) Islah (boyun eğdirici) edicidirler. Bu ıslahatı peygamber ahlakı çerçevesinde yapmazlarsa bugünkü gibi çevre sorunları ortaya çıkar. 4-İnsanların: eşlerini, hem cinslerini, çocuklarını veya diğer canlıları; eğitmek, terbiye etmek ve ıslah etmek kavram yanılgısı ve cehaleti nedeniyle günümüzde çok sorun yaşanmaktadır. A-Eşinizi ıslah edici, terbiye edici, ve eğiticisi değilsiniz oda sizin değildir. B-Bir insani aile olmak için;o sizin eksik parçanızı tamamlar sizde onun eksik parçasını tamamlarsınız. C-Her biriniz fert olarak tek başına yarsım insan sayılırsınız. D-Bir birinizin eksiğini tamamlayıcı ve idarecisisiniz. E-Bir birinizle karşılıklı haklarınızı elde etmede rekabette/rekabetle değil zaruretten ve gerekliliğin keyfiyetinde bir aradasınız. F-Bu bilince dayalı yaşanmış-yaşanan örneklerle, uygulamalarla, etkinliklerle ve peygamber ahlakıyla öğrenciler eğitilmeli Eğitim ve Öğretim Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır? Eğitim-Öğretimin Farkları ve Özgünleri; -Öğretimle, fıtraten bilinen veya herhangi bir şekilde öğrenilen-edinilen-kazanılan bilgilerin hayata kalıcı uygulanışlarının ve davranışların ürünü-sonuçları eğitimdir -Eğitimin gerçekleşmesi için mutlaka verilmesi, aktarılması veya bilinmesi istenen bilginin;ya önceden bilinmesi, ya genlerinde kayıtlı olması yani yapısal bilmek(fıtraten bilmek) veya mutlaka öğretimle bilginin eğitilmek istenene aktarılması zorunludur.. -Öğretim kavramı öğretmekten gelir ve genellikle planlı ve programlı öğretim kast edilir. -Öğretimsiz eğitim ya plansız, ya fıtratı ya doğal ya da saldım bayıra çevre-doğa kayıra eğitimdir. -Öğretim genellikle eğitimin hedeflerine ulaşılması için mutlak gerekli ön basamaktır. -İnsanlık çocuklara güzel ahlakın önemini-kurallarını, kendini ve doğayı tanıma bilgileri vaktinde verilmelidir. Aksi durumda gelişen çocuğun beyni ve bedeni rastgele çevreden abur cubur algıladığı bilgilerle Tarzanca -vahşice eğitilmiş doğa insanı olurlar. Sonuç Olarak genel anlamda eğitim;yaratığa kazandırılmak istenen davranışları refleks ve alışkanlık haline getirilmek için yapılan her şeyin; öğretim, eylem, olay, süreç ve olgular…vb toplamına eğitim denir. Öğretim eğitimin maksatlı bir ön basmağıdır. Eğitim ve Öğretimin Asgari Temel ve Esas Amaçları; 1-Asgari sindirim sisteminin besinlerden yararlandığı kadar; Beynimize ve zihnimize giren bilgilerden yararlanmak. 2-En kestirme doğru yol ve yollardan insanları gerçeğe ve gerçeklere iman ettirmek ve uygulatmaktır. 3-Yaratıkların davranışlarını doğru okumak, insanlara doğru empati duymak ve doğru tepkiler-teknolojiler geliştirmektir. 4-Eğitimle, insanların ve hayvanların hangi sanal araçlar ve sıfatların kontrolünde olduğunun: benzerlik, ayrıcalık ve özgünlüğünün; gerçek ve doğru farkındalığını kavramak ve uygulamak/latmaktır. 5-Kendini doğru tanıyıp doğru değerlendiren ve konumlandıran, yararlı sanal-gerçek üretim yapan güzel ahlaklı nesiller yetiştirmektir. 6-Beyni bilgiyi özümsemeye haz duyacak şekilde eğitmek, düşünürken de bilgi üretmektir (meyve vermektir). Bazı beyinler oruç tutar, bazıları yer, içer düşünür ve üretir. 7-İnsan beynine zamanında mantıklı şeyler yerleştirmezsek, yaşadıkları ortamda bu boşluk abur cubur bilgilerle (hurafe) doluşur. Buna bağlı olaraktan gerçek bilgi üretemez ve toplumsal açıdan; verimsiz özgün kişilikler ortaya çıkar. 8-Doğal olan bu hudutlarda: fertten toplumlara;güzel ahlakın, iletişimin, toplumsal çeşitliliğin önemini-bereketini, birlik-beraberliğin bilincini, zorluklarını ve zorunluluğunu bilimsel verilere dayalı olarak kavratmaktır. 9- A-Eğitimde pay;fert ve toplumun özgün özellikleri= aktif özgünlüktür. B-Payda;fert ve toplumun ortak özellikleri=ortakı aktif özgünlükleri temsil eder. C-Pay ve payda arasindaki likatli hayat çizgisi;özgünlükler arasındaki bilgi-toplumsal ilişki-gen akışı ile nefes alan-hayat bulan liyakatli iletişim çizgisinin önemi-gerekliliği belirgin ve somut örneklerle kavratılması gerekir. D-Azınlık ve özgünlüğün doğal demokrasideki yeri konusunda kavram, düşünce ve yanlış tepki yanılgısı siyasette uygulanmaktadır. Hemen her kavimin doğal kültürleri, dilleri, inanç tercihleri, ırkları, deri renkleri…vb özgünlerinden dolayı Dünya’nın hemen her yerinde başka yerli kavimlerin yaşam yerlerinde-yurtlarında sayısal azınlık veya çoğunluk kolonileri şeklinde bulunduğu için;bu konuda yapay ve liyakatsiz olan doğal-vahşi demokrasi azınlık insan kavramına insani ve rahmani çözüm üretmek farzdır. Aksi, taktirde eskiden azınlıkların ;padişahlık, şahlık, çarlık, krallık, imparatorluk…vb yerine çoğunluğu elinde bulunduran toplum, kavim, milletlerin padişahlığına(...vb kavim, millet padişahlığı), şahlığına (...vb kavim, millet şahlığı), çarlığına, (...vb kavim, millet çarlığı) krallığına (...vb kavim, millet krallığı), imparatorluğunun (...vb kavim, millet imparatorluğu) asimilasyonu ve hükümranlığına mahkum yapay dil, din, renk, kültür…vb özgünlüklerin sayısal azınlıkları mozaiğini doğru değerlendirmek gerekir. Cet kardeşliği fert, toplu, devlet, millet bazında insanı/lığı çok kötü ve istenmeyen radikal farzlara mahkum eder ve bazı yararlı fıtratları zorlar yada eritir. Tercihe dayalı peygamber kardeşliği daha liyakatlidir. Her çeşit insan fıtratına rahat ve liyakatli nefes aldırır. 10- Bu açıdan:fert veya toplumlardan ;insanlığın paydasını yutamaya çalışan özgünlükler patlar, 11-Özgünlüğünü eritenler yok olurlar. 12-Dengedekiler hayat bulur. SANKİ BU DOĞAYA KONMUŞ İLAHİ BİR DOĞA YASASI GİBİDİR. Tanışasınız diye, sizi kavimlere ayırdık (doğal soylara ve kökenlere dayalı kavimler ayırdık ki) (ayet var). Yerine ve önemine göre; birbiriyle bağlantılı olarak, önce evrensel eğitim daha sonra kişisel ve ulusal eğitim yapılmalıdır?. Bazen; evrensel ve ulusal eğitimlerin ilişkisi eş güdümlü verilmeli. Evrensel eğitim ulusal benlik ve kimlikleri asimile etmemeli. Ulusal eğitimlerin çeşitliliği yararlı özgünlüklerin bereketini, peygamber ahlaklı evrensel eğitim insanlık ruhunun ortak paydasının direğini oluşturur. 1, 2, Dil, din,renk, kültür çeşitliliği ve azınlığıolur. İnsan türünün kavim azınlığı yada etnik azınlığı olmaz, kavim azınlığı yada etnik azınlık kavramını kullanmak bölücülüktür veya liyakatsizdir. Çünkü tüm kavimlerin birbiri içinde dil, din, kültür azınlıkları vardır. Yani tüm kavimlerin etnik azınlık kavramını kullanmaktan vazgeçmesi gerekir.Nedense 19 ve 20.Yüz Yılın kurucu canileri; inanç, kültür, dil, lisan-din çeşitliliği veya herhangi biri azınlık tabanlı fert sayısı az olan özgün kavimleri; hükmeden kavimin dil, din, kültür, lisan..vb den dikilmiş ceketi giydirilerek yada yurdundan kovdurularak asimilasyonunu reva görmüştür.Doğal(vahşi) demokrasilerde dil, din, kültür, renk …vb azınlıkların bekası ve her şeyi hükmeden kavimin dil, din, kültür, lisan..vb tarladır ve bu gizli açık toplumsal tufandır. Tarih boyunca yaşadığı halde, bu gün özgünlük ve özgürlüklerin bir arada iç içe yaşaması neden zorlaşmıştır? İlla av-avcı sürü ve asimilasyon muamelesi/lerini mi görmesi/leri gerekir ?Ayni türe ait olmasına rağmen(insan), tarih boyunca, insanlık adına bu utanç verici kavram, kimin ve kimlerin ekmeğine yağ sürmüştür? Irk,dil,kültür,inanç, din...vb azınlık ve güdük farlılıklardan dolayı, azınlık(etnik) diye nitelendirilmek istenen toplum ve kavimler çeşitliliktir.Çeşitliliğin özgünlüğü;Patojen(öldüren)istisnalar hariç, misafirlik, güç ve berekettir, ör;renk, dil , kültür , mülk göçebeleri, din çeşitliliği olabilir;asimile edilmeden çoğunluğa tevhit edileceğine, nedense, bu asır özgünlükleri evrim yasalarının gereği asimile, teşhir ve tecrit edilmek istenmektedir. Ör;zenci azınlık değil, Türkiye de dil ve renk çeşitliliği ve azınlığıdır. Çeşitlilikleri özgünlükleriyle-hoş görü içinde barındıran ve barındırmayan /amayan kavimlerin avantaj ve dezavantajlarını karşılaştırınız.İpucu:biyolojik çeşitliliğin, melezlerin, zengin kültür harmanlanması...vb avantajlarını düşünün. 13-Eğitim sistemlerini kullanarak, fert ve topluma kendisini(nefsini) doğru tanıyıp, dürüst ve namuslu konumlandırma güzel ahlakı aşılamak ve akıllı yaşamayı refleks haline getirmektir. Öğrencilerimize Anabilim Dalımızda Verilen;Özel Öğretim Yöntemleri I-II ve Öğretim Teknoloji Derslerinde; sanal ve gerçek araçların kullanımını, materyal gelişimi öğretilirken: üretici bir zihniyet ve mantıkla; verimli öğretim yöntemleri uygulatılmaktadır. 14-Güzel ahlak ve doğayı liyakatli kullanma arasındaki gerçek ilişkiyi her ders konusunda somutlaştırmak ve gerekçeleriyle everenselliğe genellemek. Ör.Çevre ve bazı biyoloji derslerinde sağlıklı, üretici çevre bilincini aşılamak ve refleks haline getirmek amacıyla kampus içinde plastik türevlerini toplama ve doğayı tanıma etkinlikleri yaptırılmaktadır. Öğrencilerimize verilen bölüm ve servis derslerin de;öğrencilerin süper egolarının, öz egolarının, idlerinin, idollerinin geleceğe yönelik daha sağlıklı ve gerçekçi mecralara çekilmesi amaçlanmaktadır. Ör.Özgünlük, çeşitlilik ve evrenselliğin hudutlarını: pozitif-istendik geliştirici bir anlayışla;devlet, millet ve halk düşmanlığını körükleyen tüm bilimsel, toplumsal ve doğal;süreç ve olguları yorumlarına katarak; sinerjitik ve kök hücre zihniyetiyle evrensel çözümler üretimine yönelik zihinsel bağışıklık sistemlerinin geliştirilmesi. Diğer bir deyişle ülke ve dünya sorunlarına hür, pozitif yargılayıcı bir anlayış ve yorumla bakarken, faktöryel olarak çözüm üreten bir zihinsel beden ve kalpte geliştirilmesi hedeflenmektedir. Ör.Ülkemiz, çevre ülkeler ve giderek tüm orta doğu halklarının; birlik, beraberlik, çeşitlilik ve özgünlüğüne bütünleşik bir perspektiften bakmak. Bu noktadan hareketle dünyada ki tüm Müsrif-İlkel Teknoloji , Patojen, kültürel, teknolojik üretim ve fıtratı-yapısal, inanç, kültürel...vb değer yargılarına karşı zihinsel bağışıklık sistemleri geliştirilirken, faktöryel olarak doğaya, topluma ve geleceğe uyumlu alternatif çözümler üreten bir nesil amaçlanmaktadır. Ör. Sınırlı sevgi ve moral ile yaşamayı başaran (sevgi bağımlısı olmayan) ama çevresine sevgisini sadaka edebilen başat ve cevval bir nesil. Bu anlayışla öğrencilerin yaşadığı ortamda teknolojiyi de liyakatli kullanarak:inanç sitemlerini, nefretini, aptallığını, serseriliğini...vb tüm (pozitif, negatif ve nötr) özellik ve sıfatlarını insanlık ve doğa yararına;fıtratına uygun, doğru, etkili, verimli biçimde konumlandırma ve kullanma refleksini alışkanlık haline getirmeleri amaçlanmaktadır. Kısaca; gereksiz;süper egolara, öz egolarına, idlerine, idollerine kul olmayan, hür ancak zihinsel bedenindeki ve kalbindeki;inançları, fıtratı-yapısal, inanç, kültürel...vb değer yargıları, id ve idolleri;doğal ve bilimsel kanunlardan daha gerçekçi, doğru eğitimle dizayn edilmiş; liyakatli değişime hazır başat ve cevval bir nesil amaçlanmaktır. Kendini Tanımak:zihinsel-bedensel araçlarını;liyakatli ve doğru tanımak, tüm güçlerini bilmek, kullanma becerileri derecesini doğru kavramak, insani, doğal sıfatları, özellikleri, özgünlükleri, araçları…vb doğru tanımak, uygulamak ve kullanmaktır. Çıkarsama;Aklın kontrolündeki iradesine emanet insanla, zekasının kontrolündeki iradesine emanet insanlar arasındaki farkları düşünün. Hayvanların hepsi;gen zekasının ve içinde yaşadığı çevrenin sistem zekasının kontrolündedir. . Öğretmen; Genellikle belli bir sahada uzmanlaşmış; alanındaki temel, doğru ve hayatla güncellenmiş bilgileri yaşantısına doğru uygulayabilen, öğrencileri öğrenme sürecinde sahasıyla ilgili eğiten, rehberlik eden ve alanında yeterince uygulamalı pedagojik bilgiye sahip kişidir (Demirkuş, 2009). Öğrenci;Bir konuda ve sahadaki bilgileri öğrenemeye ve uygulamaya hazır, belli vasıfları ve sorumlulukları taşıyan aday bireydir (Demirkuş, 2009). Etkili Öğrenme ;Etkili öğrenmede amaç bilgileri çok uzun bir süre unutmamak üzere edinmek hayata bilinçli uygulayabilmek veya aktarmaktır. Etkili öğrenme için öğretmenin veya sunucunun aktaracağı bilginin öğrencinin seviyesi dikkate alınarak aktif hale getirerek mümkünse 5 duyuya ve daha fazla duyguya hitap edecek şekilde yaşatarak, deney yaparak etkili yöntem ve yöntemlerle bilgiyi aktarmak gerekir. BİLGİYİ ÖĞRENCİNİN ÜRÜNÜ HALİNE GETİRMEK İÇİN GAYRET EDİLİR. Bir konu veya bilgiyi aktarmada; hangi yöntem ve yöntemlerin uygulanacağını genellikle olanaklar belirler. Olanaklarımıza göre yöntem seçiminin çok dikkatli yapılması gerekir. Etkili öğrenmenin diğer bir niteliği de edinilen bilgi ve becerilerin hayatta kullanılması ve hayata geçirilmesidir. Buna transfer (bilgi aktarımı) denir. Etkili Öğrenmede Hedef: Öğrenen fert veya kitlenin öğretilen şeye affinitesini (cezp etmek- ilgisini) artırmak bunu takiben bilgiyi en uygun yöntem ve yöntemlerle aktarıp kalıcı olarak hayata uygulamasını sağlamaktır. Etkili öğrenme bir şeyi iştahla öğrenmek ve algılamadır. Öğrenciyi öğrenmeye iştahlandıralım. Konuyu en uygun yöntem ya da yöntemleri seçmektir. Öğrenci buna hazır değilse bu bir işkencedir. Etkili öğrenme için önce zemin hazırlanmalı. Öğrenme yeme içme gibi bir ihtiyaçtır. En az etkili öğrenme koşulları kadar zeminde hazırlanmalıdır. Öğrencilerimizi etkili öğrenmek için hazırlamalıyız. Eğitim ve Öğretimde Hazır Bulunuşluk: Fert ve toplumların, bedenen ve zihnen herhangi bir bilgiye en verimli şekilde; öğrenmeye-kavuşmaya hazır olmasıdır. Fert veya toplumların sunulacak bilgiye ; bedenen ve zihnen en verimli şekilde öğrenmeye hazır olmasıdır. Etkili Öğretimde Olanakları Doğru Hazırlama Konularla ve Yöntemlerle Eşleştireme Basmakları/Aşamaları; 1-Konuyla İlgili Olanaklar Listelenir; 1)Doğal olanaklar (Çevredeki göl, orman vs.), b)Yapay olanaklar (Çevredeki fabrika, sanayi vs.), c)Okul olanakları (Ders araç-gereçleri) , d)Özel olanaklar (Evden oyuncak gibi materyaller) , e)Sanal Olanaklar (İnternet, intranet, ekstarnet...vb), f)Medya olanakları 2-Olanakları, konuyu ve tüm yöntemleri doğru ve yeterli tanıma aşaması, 3-Olanaklar ölçüsünde uygulanabilecek en etkili yöntemler serisini ortaya çıkarma aşaması, 4-Dersin ve konunun özelliği ile en doğru örtüşen yöntemleri eşleştirme aşaması, 5-Eğitici kitle sayısı, zaman ve mekanı doğru eşleştirme aşaması. 6-Öğretilenleri yayata doğru güncellemek ve uygulamak için;uygulama, etkinlik, deney düzeneği…vb düzenlemek. 7-Diğer Aşamalar . Öğrenciler Derste Nasıl Motive ve Aktive Edilir? Öğrencileri Derse Motive ve Aktive Etmek İçin Ne Yapılmalı? Öğrenciyi Derse Motive ve Aktive Etmek İçin Bilinmesi ve Uygulanması Gerekenler. Öğrencileri Derse Motive ve Aktive Etmeninin Basmakları/Aşamaları, 0.Ders ortasında sınıfa 2-4 dakika herkes serbest konuşabilir. O arada sınıfı gözleleyerek öğrencileri tanır, tahtaya yazı yazar, tablo ve ek işleriniz yaparsınız.(sıkı disiplin ve kural uygulanıyorsa belki de bu nefes aldırılmalı) 1.Mümkünse konuyla ilgili veya ortak payda SÖZEL ikram (şiir, fıkra, skeç,atasözü, vecize, türkü, şarkı... ) hoca, öğrenci sunar. 2. İŞİTSEL ; şiir, fıkra, skeç,atasözü, vecize, türkü, şarkı... hoca ve öğrenci sunar. 3. GÖRSEL ve İŞİTSEL; film sunu,animasyon, show,klip-film fragmanları, şiir, fıkra, skeç,atasözü, vecize, türkü, şarkı... hoca, öğrenci veya multimedya araçları sunar. 4.Diğerleri Önce Oku:Gezi, Gözlem, Doğa, Ağaç, Ot, Çalı, Şelale, Nehir, Sazan Balığı, Tor ve Olta ile Balık Avlamak, Asma Köprü, Su Sesi, Şelaleyi Doğru Gözlem Konumu-Yerini Belirlemek, Van Mangal Sefası...vb Kavramları öğrencilere kavratmak için Muradiye Şelalesi'ne bir gezi planlanmış ve balık avlayan bir balıkçı ile sözleşilmiştir. Önemli Not;Gezi kurallarına uygun olarak öğretmenler; gerekli izinleri, ön gezileri, sağlık araçlarını, öğrenci gereksinimlerini ve acil yardım telefon ve önlemleri almışlardır. Gezi Öncesi veya Konunun İşlenmesi Öncesi Yapılması Gerekenler 1-Muradiye şelalesine önceden gidilerek alanın resimleri çekilir 2-Videosu Çekilir 3-Alanda yaşayanlardan, yaşayanlardan ve medya kaynaklarından ve internetten bilgi edinilir. 4-Öğrenciler gezi öncesi alanda karşılaşacağı ve görecekleri konusundaki kavramlar konusunda sınıfta bilgilendirilip beyinleri uyarılır. 5-Bu kavramlarla ilgili olarak öğrencilerin seviyelerine ve kelime dağarcıklarına uygun olarak sınıfta sorular sorularak beyinleri uyarılır. 6-Gezi esnasında uymaları gereken kurallarla ilgili bilgileri pekiştirilir. 7-Gezi yerine yolculuk esnasında çevre ve uğranılan yerle ilgili bilgilendirilme Gezi Sonrası (Dönüşte ) veya Konunun İşlenmesi Sonrası Yapılması Gerekenler 1-Dönüşte öğrenilen kavramlarla ilgili gerçek tanımlar verilir(işitsel ve algısal zeka). 2-Gezi öncesi alanda çekilmiş resimlerle ilgili kavramların gerçek tanımlarını içeren slaytlar izletilir.(görsel ve algısak zeka) 3-Alanda çekilen videolar izletilir.Dönüşte sırasıyla; Gezi, Gözlem, Doğa, Ağaç, Ot, Çalı, Şelale, Nehir, Sazan Balığı, Tor ve Olta ile Balık Avlamak, Asma Köprü, Su Sesi, Şelaleyi Doğru Gözlem Konumu-Yerini Belirlemek, Van Mangal Sefası...vb kavramları yaşatarak ve öğrenciye sindirerek öğretmek.(görsel, işitsel, ilişkisel ve algısak zeka) Yaşayarak öğrenme. 4-Dönüş yolculuğunda esnasında çevre ve uğranılan yerle ilgili bilgilendirilme.(Ek bilgi) 5-Edinilen bilgiler hayatla güncellenir. Şelalenin/lerin yaşam döngümüzdeki ve bulunduğu alandaki yeri ve önemi ile ilişkilendirilerek bilgi verilir. Şelaleler olmazsa doğal döngülerin ve bizim ne kaybımız olur? 6-Edinilen bilgiler güzel ahlakla güncellenir -Şelale cahil(kendin bilmez) insanların elinde olsa nasıl bir yer olurdu veya nasıl işletilirdi? -Şelale akıllı insanların elinde olsa nasıl bir yer olurdu veya nasıl işletilirdi? -Şelale kapitalist(sermayeci) ve çok zeki(akıllı değil) insanların elinde olsaydı nasıl olurdu veya nasıl işletilirdi? -Şelale doğada insan olmadan önce nasıl olurdu? -Sizce Muradiye Şelalesi şuan hangi insan tipi-karakteri idaresinde olduğunu gösteriyor veya tarif ediyor? -Dünyada başka şelaleler, nehirler, balıklar, ağaç, çalı, ot…vb çeşitleri var mıdır? Örneklerini yazınız. İpucu; -Cahil insanların çevre ve şelaleye doğru empati duymadıkları için liyakatsiz kullanabileceklerini düşünün -Akıllı insanlar çevrenin ve şelalenin doğal farzlarını bozmadan çevreyi düzenleyerek doğru ve temiz kullanan insanlardır. Ör. Peygamberler, alimler, çevreci bilinçli evrensel insanları düşünün -Sadece kapitalist zihniyette insanlar çevreyi ve şelaleyi daha fazla para kazanmak için çevre kirliliği ve insan sıhhatini dikkate almadan daj-ha çok para kazanmak için insanların zevk ve tiryakilikleri motive-tahrik edici her türlü ortamlar yaratmak için ne gerekirse onu yapabileceklerini düşünün. Yani para kazanmak için her türlü düdüğü çalan ve çaldıran zihniyette insanlar. -Çevreye icabetlerine göre canlı yaratıkları kategorize edelim. -Doğal(vahşi) alan olarak şelalenin baskın;ağaç, çalı, çırpı, ot, hayvanlar...vb vahşeti içinde düşünün. 7-Gezi ile ilgili ödev verme;Etkileşimli ödev verilir.Öğrenmenin pekiştirilmesi için ödev verilir(internetten ülkemiz dünyada nerelerde hangi şelaleler vardır? En büyük olanların özgünlükleri. Van Muradiye şelalesinin özgünlüğünü yazınız.Sınıfta aynı kavramları sorma, pekiştirme ve değerlendirme. Gerçek Eğitimin Liyakatli ve Mutlak Boyutları; (Önce yukarda ki parçayı dikkatlice okuyunuz) 1- Eğitimde Peygamber Ahlakı Boyutu;Eğitim ve öğretimde asıl olan insanda peygamber ahlakı hasletleri geliştirilmedikçe insan doğadaki en tehlikeli ve zararlı yaratık olarak ortaya çıkar. -Bu amaçtan hareketle öğretilmek istenen çoğu şeyin ahlaki boyutları, ahlaki sorumlulukları mutlaka hayatla ilişkilendirilerek güncellenmeli. -Yani peygamber ahlaklı insanlar ve toplumlarda bu konunun hayat bulması ve uygulamaya konulması ile -Vahşi ahlaklı insanlarda veya toplumlarda hayat bulması ve uygulamaya konulması arasındaki farkların-sonuçların net ortaya konulması gerekir. -Akıllı ve zeki insanla sadece süper zeki insanların konuyu hayata uygulamalarının sonuçları güncellenmeli ve sonuçları net belirlenmelidir. 2-Eğitimde Olanakları Doğru Değerlendirme Boyutu; Var olan tüm olanakları ve özelliklerini listelemek, 3-Eğitimde Olanak ve Konuları İlişkilendirme Boyutu; Konuları ve yöntemleri; olanaklarla doğru ve liyakatli eşeleştirip ilişkilendirerek;etkinlik, gezi ve deneyler düzenlemek. 4-Eğitimde Dersi öğrenen öğrencinin kazanımlarını örneklerle açık ve net vurgulamak 5-Eğitimde Seviyeye Uygunluk Boyutu; Eğitilen kitlenin zihinsel ve beyinsel seviyesinde var olan bilgilerine inilerek konular öğretilmelidir. Öğrenci dağarcığındaki-zihnindeki kelime ve kavramlarla konuyu izah etmek. 6-Eğitimde Beyini ve Zihni Uyandırma Boyutu;Öğretilmek istenen konuyla ilgili öğrencinin beyninde ve zihnindeki kavram ve bilgi kümesinin uyarılmasına yönelik beyin fırtınası-nadası soru, etkinlik, tartışma ...vb ile öğrenciyi aktive etmek. 7-Eğitimde Güncelleme Boyutu; Konuları, yöntemleri ve olanakları;insanların hayat döngüsündeki ve doğadaki yerel veya ülkesel, evrensel öncelikli ; örnekler, uygulamalar, olaylar, yaratıklar…vb güncellemek. 8-Eğitimde Hayata Uygulama Boyutu;Öğrenilenleri içselleştirerek, kişiselleştirerek ve özümseyerek veya zihinsel olarak sindirerek hayata genellemek ve uygulamak. 9-Eğitimde Öğretilen Konudaki Bilgilerin Bilerek Yada Kötüye Kullanılmasının Çevreye ve İnsanlığa Ne Zarar Verebilir Boyutunu Bilmek Önemlidir . Zarar vermesi halinde verilen zararı gidere bilirlik oranı ne kadardır. Eğer geri dönüşümsüz zarar veriyorsa bilgi herkese verilmemeli ve mutlak zaruri hallerde öğretilmelidir. ÖR.nükleer bomba vb bilgiler. GERÇEK EĞİTİM VE ÖĞRETİMİN ÖNEMİ Etoloji,hayvanların, Psikoloji ise insanların davranışını inceleyen bilimdir. İnsanların ahlaki ölçüleri ne kadar etolojik, ne kadar psikolojik oluşu onların evcil beyinleri hakkında bize bilgi verir. Kısaca ; ilkel ve gelişmiş; fert ve toplumların davranışları ne kadar hayvanlara benzerlik gösteriyorsa o kadar ilkel ve negatif evrensel ahlak ölçülerine yaklaşmış demektir. Öğretimin, eğitimin yerini alamadığı, ikisinin birbirini tamamladığı kesindir.bayanlar arası boks maçı yaptırıp zevk ve keyifle izleten zihniyet.Spor adı altında insanlara canı pahasına hayvanları bile sollatacak hareketler yaptırmaktan zevk alan zihniyete bir isim koymak gerek(mazoşist). Bir insan, davranışları itibariyle hayvanları ve peygamberleri ne kadar çok taklit ediyorsa, hayvanlara yada peygamberlere bir o kadar yakındır. Ahlakı da taklit ettiklerine benzeşir. Bunun tam tersi ise insanın, hayata daha yakın eğitimli kamil insan olduğunu gösterir. İnsanlardaki cimrilik, egoistlik, siyonizm, şovenizm, kibir, haset,...vb. KİŞİSEL VE TOPLUMSAL ahlaki değerlerin fertten toplumlara doğru; tarihteki acı örnekleri kavratmak gerekir. Örneğin; birlik ve beraberlik önemi için, tek bir ailenin kainattaki çaresizliği, özgünlüğü çeşitliliğin ve varyasyonun gerekliliğinin gerçeği kavratılmalı. Cimrilik, Karun misali malın olsa da çıkacak bir canın vardır. Tarihte;Çin,Firavun, Nemrut,Amerika Yerlilerinin katilleri,Lut Kavmi,Cengiz Han'ın ve Müsrif-İlkel Teknoloji , Patojen(öldüren)Teknoloji (Silah Teknolojisi)şahinlerinin;yanlış hesapları Bağdat'tan dönmüştür..vb ahlak hastalarının, insanlığa pahalıya mal oluşu kadar, bunlara yanlış tepkilerde belki daha pahalıya olmuştur. Eğitimde bu hazineyi çok iyi kullanmalıyız. Doğadaki biyolojik döngü gibi toplumlardaki toplumsal döngünün kırılmaması gerekir. İstisnalar hariç (insan), hiçbir biyolojik çeşitliliğin veya varyasyonun diğerine üstünlüğü yoktur. 1 Sanki;Doğal ve Toplumsal döngüdeki her çeşit; doğadaki yaratık alfabesinin özgün bir harfi gibidir..Toplum olarak amacımız şu olmalıdır; Yaratıkların bu ilişkiden zarar görmemesi için en iyi en kusursuz, ya da en az zarar veren ilişkiyi nasıl kuracağız. Kısaca doğadaki döngülere (dijital/hesabi) -sanal, zihinsel, düşünsel, hayali, toplumsal, doğal ve tüm enerji hallerine ait döngüler) zarar vermeden bu verimli ilişki denklemini nasıl kurmalıyız . Mevcut durumdaki ilişki nelere zarar vermiş, veriyor ve verecek. Bu teşhis mutlaka doğru yapılmalıdır. Doğadaki bereketli hudutlar içinde yaşamayı refleks haline getiren insan tipini ortaya çıkarmak için peygamber ahlakı prensiplerine sahip insanlar yetiştiren eğitim sistemleri geliştirmemizin mutlak gerekliliğinin farkındalığını acilen-gecikmeden kavramamız gerekir. Demek ki. fen, teknoloji, toplumu arasındaki ilişkiyi ayrıntılarına kadar doğru teşhis etmeliyiz. Geçmişteki zararlı fanatik kaynaklardan çok iyi ders alınmalı ve yararlanmamız gerekir. O zaman bu üç kavram arasındaki doğru denklemin ilişkilendirilmesi teşhis doğruluğuna bağlıdır. İnsan genetik açıdan bugün doğal genlerinin açılım ürünleridir, yani insan genlerine henüz hayvanlar kadar müdahale edilmemiştir. İnsan genlerinin % 99 maymunlarla örtüşür ve %1!?si insanı insan yapan özgün genlerdir.20 yy da. hayvanlarda başlatılan genlerle oynama (1) ve yapay tohumlamanın insanlara uygulanması nükleer silahtan daha tehlikeli bir uğraştır. Güzel-dürüst insanlar yetiştirmesek, kontrolden çıkan bu çalışmaların sonucu gerçek ve sanal dünyamızda felaket depremlerinden-kasırgalarından daha zararlı etki yapar.İnsanlar doğayı ve gerçekleri gelecekte yaşayarak öğreneceklerdir. Genel eğitim içerisine; inanç, fen, teknoloji,toplumsal bilimler vb. girer. Bu gün insan potansiyeli doğal genetik yapısının rotasındadır. İnsan genleri üzerine yapılacak ıslahatta hayvanlarında edinilen neticeler önemlidir. Çünkü gerek verimli ırklar gerekse hayvanat bahçesindeki hayvanlar belli bir aşamadan sonra doğal hayata uyumları geri dönüşümsüzlüğe ulaşır. New York İkiz kulelerinin acısının bedeli; güçlünün sesini, öcünü ve haklılığını fazlasıyla kabul ettirtmenin paha biçilmez göstergesidir. Hedefte,uykuda bir bebek olsa bile! |
|
ÖĞRENME ÖĞRETME KURAMLAR İLGİLİ ÖNEMLİ BAZI KAVRAMLAR VE MANTIK SİSTEMLERİ ÖRGÜSÜ Kavram; Doğadaki olayları, süreçleri, olguları ve yaratıkları gözlemleyerek bunlar arasındaki benzerlik, ayrıcalık, geçişken özellikleri; tecrübe ve deneyler yaparak bu özelliklere dayalı genellemeler yaparız.Bu genellemelere kavram deriz.Örneğin, kütle-hacim maddenin özelliklerini ifade eden kavramlardır. Genellemelerimize verdiğimiz adlara bilimde kavram deriz. -Kavramlarımız olmazsa bilgileri etkili bir biçimde anlayamayız. -Yaratıkların,süreçlerin, olgu ve olayların;benzerlik ayrıcalık ve geçiş karakterlerine göre çeşitli şekillerde sınıflandırılarak genellemelere vardıktan sonra bir veya birden fazla isim altında toplanır ki biz buna kavram deriz. Örneğin; enerji, ışık. -Bir kavramın özgün özelliklerinin sınırı ne kadar iyi çizilmişse o kadar iyi anlaşılır. -Bir kavramı en mükemmel temsil eden model, şekil ve yöntem seçilmelidir. -Kavram gruplarında yer alan kavramlar en güzel şekilde temsil edilmelidir. -Bir armudu veya elmayı şekille göstermek ayrıdır. -Cisim olarak göstermek ayrıdır. -Bazı kavramlar sübjektiftir. -Birkaç kriterle yaşatarak öğretebiliriz. Kavram: doğa ve ötesindeki; olgu, olay yaratık ve herhangi bir şeyi anlam bütünlüğü açısından temsil eden kodlanışın ifade şeklidir. Ör.sıcaklık, -Bazı kavramların isim yüzleri vardır bunlara kavramisim denir. Ör,çiçek (hem isim hem kavram) -Bazı isimlerin kavram yüzleri yoktur (kavram olamazlar).Ör. Ahmet -Tüm olanaklarımızı verimli kullanarak, her konuya özgü en doğru öğretim yöntemlerinin, kavramların, kavramisimlerin, isimlerin hayata güncelle kombinezonunu/larını (dizaynlarını, düzenlenmesini) kurmayı-uygulamayı düşünsel refleks-tepki haline getirmeyi öğrencilerimize kavratmak ve alışkanlığını geliştirmektir. -Bu düşünsel refleks-tepki mantık sistemi ve muhakeme gücünü kazandırmak için, öncelikle;bilgilerin zihnimize kabulleniş, depolanış ve kullanım çeşitlerini bilmek önemlidir. -Bu konuda var olan temel yöntemlerle ilgili bilgileri doğru edinmek ve öğrenmek gerekir. -Bilgileri edinmek ve hayatla ilişkilendirmek için, yeterince eşik bilgilere sahip olmanın yanında;sanal ve gerçek dünyasında asrın dogmalarını güvenle aşarak hür ortamda düşünüp düşüncelerini açıklaması daha elzemdir. -Zihnimizdeki sembolik, kavramsal kodlamalarımız olmazsa ne olur? -Zihnimizdeki kavramların, isimlerin ve kavram-isimlerin silindiğini düşünün. -Yontma taş devri insanı, dilsiz bir insan veya hayvanların seviyesinde bildiklerini ifade etmedeki doğallığını yada vücut organlarını, vücut dilini, yüz ifadelerini kullanma desteğine gereksinim duyarız. -Yazılı ve sözlü her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünceyi ifade eden her şeye eleştirel gözle bakılmalı ve en mantıklı-liyakatli alternatifi geliştirilmelidir. Ör.elmadan daha mantıklı alternatif isim ve kavramlar üretin. Ör.toparlak/topak kırmızı, toparlak/topak sarı,toparlak/topak yeşil, tatlı topak...vb, portakal/tatlı/sulu sarı topak. -Çok özel haller hariç, her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünce üretirken veya düzenlerken;düşünsel ve eleştirel tercihte, doğal dillerin vahşi kurallarına ve hece vezninin akıcı ses-kafiye uyumunun keyfine, zevkine ve cüşuna, akli,mantıki ve ahlaki anlamlar feda veya yem edilmemelidir. -Kavramların listesini kavram araçları şeklinde hazırlamak son derce önemlidir. -Öyle bir yazılı-sözlü alfabe ve lisan ilişkisi hazırlayalım ki her harfi ve harfleri bir araya geldiğinde, matematikteki rakamlarlar gibi mutlaka bir veya birkaç mantıklı anlam taşıyacak şekilde dizayn edilmelidir. Yerleşim yerlerinin aralarındaki iletişimin insanlık için önemi ne ise; kavramların kavram araçlarıyla doğru konumlandırılarak öğretilmesi ve zihnimizde doğru konumlandırılmaları bundan daha önemlidir. (Demirkuş 2005). Eğitim ve Öğretimde Kavramları Doğru Seç ve Doğru Konumlandırın Kazandırdıkları, Kavramları Doğru Öğrenmenin ve Kullanmanın Kazanımları; 1-Kavramlar öğrenmeyi gözle görülebilir biçimde artırır. 2-Kavramlar öğrenmeyi gözlenebilir hale getirir. 3-Kavramlar farklı öğrenme şekillerine ve öğrenciler arasındaki diğer bireysel farklılıklara hitap eder. 4-Kavramlar pek çok değişik konu, öğretim aşaması ve not seviyesi için uygundur. 5-Kavramların öğrenilmesi, öğretilmesi ve kullanılması kolaydır. 6-Kavramlar kapsam temellidir. 7-Kavramlararası kapsam oluşturulması ve bütünleştirilmesinin değerlendirilmesinde kolaylıkla kullanılabilir. 8-Kavramlarla; koşullu, serbest, ilişkisel kavram kümesi,tablosu veya çarkıları oluşturmak öğrenci merkezli ve öğrencinin aktif olduğu yöntemlerdir. 9-Ayrıca öğrenciyle öğretmen koşullu, serbest, ilişkisel kavram kümesi, tablosu veya çarkları oluşturduklarında, öğretmen öğrenci etkileşimini teşvik eder. 10-Kavramlar arasındaki doğrusal ilişkilerin tanımlamalarına yararlı bir alternatif oluşturur. 11-Kavramlar bir sistem içindeki ilişkilerin gösterilmesinde yararlı alternatiflerdir. 12-Kavramlarla öğrenciler okul yılları boyunca koşullu, serbest, ilişkisel kavram kümesi,tablosu veya çarkıları yapmayı öğrendikçe, kavramları ayrı ayrı ve kopuk düşünmekten çok bir bütün olarak ele alacaklardır. 13-Bir kavramın öğrenilmesi öğrenciyi diğer koşullu, serbest, ilişkisel kavram kümesi,tablosu veya çarkılarını kullanmaya yöneltecektir. 14-Bu sayede öğrenciler kavramları sentez yoluyla bilgilerini birleştirebilecek, analiz ve organize edebilecektir. A-Bildiklerimizi lisanımıza devşirmenin yapı taşları(veri tabanları ) olan kavramları, kavramisimleri, isimleri noktalama işaretleri, harfleri, rakkamları ve sembolleri hayatımızda doğru ve liyakatli kullanmayı refleks haline getiren eğitim ve öğretim sistemleri geliştirmek ne demektir? B-Kavramları, isimleri ve kavramisimleri; zihinsel fıtrat(yapı) özgünlüklerine(çeşitlerine) ve zihinde ilişkisel Kavram Kümesi -kavram örgütleme yapılarına uyumlu doğal ve yapay kavram kümeleri şeklinde örgütleyip liyakatli ve doğru öğreterek hayata uygulatmak ne demektir? C-Doğal insanların, ilkel insanların, gelişmiş insanların ve evrensel insanların zihin havuzundaki zihinsel kavram örgütlenmesi- İlişkisel Kavram Kümesi ilişkisinin ayrıcalık ve özgünlerin farkındalığını anlamaya çalışın. Hangisinde vahşi, hangisinde cahil, hangisinde akli, hangisinde evrensel zihinsel kavram örgütü-ağı ve yapısı vardır? İpucu;Temizliği, dürüst olmayı, güzel ahlaklı olmayı…vb eylemleri, -Evini, arabasını,…vb eşyayı, -Hayvanları, bitkileri, …vb canlı gruplarını, -Milleti, vatanı, toplumu…vb insani gruplarını,…vb 1-Sevmek, 2-Hoşlanmak 3-Önemine inanmak 4-Merhamet etmek arasındaki fıtratı-yapısal, inanç, kültürel...vb değer yargılarının farklarını ve farkındalıklarını liyakatli anlamaya, hayata uygulamaya çalışın. -Farkındalıklarını kavradıktan sonra liyakatli eşleştirmeye çalışın Ör.sevginin liyakati hangi yaratıkta,eşyada, canlı grubunda/larda hayat bulması veya icabet edilmesi daha liyakatlidir. Ör.sevginin, hoşlanmanın ve merhametin liyakati hangi yaratıkta/larda,eşyada/larda, canlı grubunda/larda hayat bulması veya icabet edilmesi daha liyakatlidir. -Yukarıdaki mantıktan hareketle toplumsal bazda kullanılan hemen çoğu kavramlar, kavramisimler, isimleri noktalama işaretleri, harfler, rakkamlar ve semboller; akli gereksinim ürünü değilde, nefsi rastgele gereksinim ürünü olarak vahşice(doğal) kullanılmakta olduğundan emin olun. Çok azı bilinçli ve liyakatli kullanılmaktadır. O zaman tüm kavramları, kavramisimleri, isimleri noktalama işaretleri, harfleri, rakkamları ve sembolleri hangi sahalarda daha liyakatli kullanmamız gerektiği konusunda Everensel Alfabe, dil ve lisanımızın veri tabanını oluşturan kavram, isim ve kavramisimler konusunda yapacak çok önemli işlerimiz var demektir. Ör.peygamberin ve eşlerinin itlere ve evcil diğer hayvanlara icabeti ile asrımızın insanlarının icabeti arasındaki farkındalığı anlamaya çalışın. Ör.bir ite sadece merhamet etmek, hem sevmek hem de merhamet etmek ve samimiyetle hep sevip duygularının baş köşesine oturtmak arasındaki liyakat ve farkındalığı anlamaya çalışın. -Aynı şeyi bir insan yavrusu için düşünün.Tüm yaratıklara veya her şeyi sevmeye, saygı duymaya, tapmaya…vb icabet etmeye insanın zamanı, gücü, olanakları, yetmeyeceğini ve çevremize liyakatli icabetin farz olabileceği anlamaya çalışın. -Zaman isteyen, ilgi isteyen bu ayrıcalığı tüm kavram, isim ve kavramisimler için düşünerek eğitim sistemindeki vahşeti(doğallığı) görmeye çalışın. -Yani bir insanın; gönlük ve yıllık hayat döngüsünde bitmez tükenmez sanılan hayatının bilinçli olarak; kavramsal, isimsel, kavramisimsel, eylemsel ve düşünsel olarak neyi nereye ne kadarını harcaması gerektiği konusu ciddi bir şekilde düşünülmeli ve hesaplanmalıdır. -Yada liyakatli eğitim ve öğretimle bu istendik peygamber ahlakı refleks ve alışkanlıkları öğrencilerimizde geliştirmeliyiz. Eğitim:Fert ve Toplumda, istendik ( pozitif, negatif veya nötr) davranışların ortaya çıkması ve benimsenmesi için yapılan her türlü faaliyettir.Diğer bir deyişle; canlı yaratıklara istendik düşünsel-bedensel davranışları kazandırmak için; yapılan iş ve verilen her türlü emektir.Daha genel anlamda eğitim;yaratığa kazandırılmak istenen davranışları refleks ve alışkanlık haline getirilmek için yapılan her şeyin; öğretim, eylem, olay, süreç ve olgular…vb toplamına eğitim denir. Bireyin insan toplumuna ve do ğaya yararlı olması amacıyla ideal ahlak ve kültür normlarına sahip kişilik olarak insani islahat sürecidir. Fert ve topluma/lara; güzel ahlak normlarını kavratmak-güncelletmek için; gerçeği/leri zamanın da doğru mayalamak veya mayalatmak için, yapılan her şeydir veya İnsana;hayatında uygulayabileceği kadar; hakikatin ve güzel ahlakın mayasını zamanında -yeterince doğru çalmaktır. (Demirkuş 2006) Bazen eğitimle mutlak gerekli hedeflere ulaşmak için;toplumun değişime müsait olmadığı ya da fıtratının zorlandığı konular da diyet-özel bağışıklık sistemini geliştirmek çok önemlidir. Yani bir konuyu gerekliliğini anlamak için topluca geçici günaha davetin komikliği-gerekliliği. (Demirkuş 2007) Eğitim;Akıllı yaratıklara, nefsini ve tüm sanal araçlarını doğru tanıtıp, toplum içerisinde; kendilerini liyakatli, namuslu ve dürüst konumlandırmaları gerektiğinin mutlak bilincini kavratmak , öğretilenleri düşünce ve davranışlarında refleks haline getirtmektir.(Demirkuş 2008) Çocuklarımızı ve öğrencilerimizi zamanında liyakatli eğitimle gerçek bilgilerle donatmazsak; onun yerine abur cubur bilgiler doluşur ve geleceğimiz tehlike altına girer. Toplumsal olarak geri ve cahil kalmanın bir sebebi de budur. Gerçek eğitimle;zihinsel bedende ve kalpte ; id, idol, fıtratı-yapısal, inanç, kültürel...vb değer yargıları, inanç değerleri, süper ve özgün egolar, gerçekler, doğa yasaları doğru konumlandırılmazsa sonuçta yanlış eksik ve sakat;mantık, düşünce, kavram…vb yanılgısına sahip kişilikler toplumda ortaya çıkar Eğitim ve öğretimde de, olanaklarımız ölçüsünde:doğru kaynaktan/lardan, doğru bilgiyi-konuyu, doğru zamanda, doğru konumda-yerde, doğru yöntemle/lerle , doğru kişiye/ kişilere, öğrencinin güvenini kazanarak ve dersin önemini vurgulayarak;doğru pekiştirip ve hayatla doğru güncelleyerek sunmalıyız. Demirkuş, 2008 Öğretim:Öğretmek kavramından kaynaklandığı için, hedefe aktarılmak istenen bilgiyi kusursuz öğretmektir. Öğretim:Doğada ve ötesinde var olan bilgileri (yaratıklar, olaylar, olgular, sistemler, kanunlar, kavramlar v.b) anlaşılabilir hale getirmek amacıyla çeşitli yöntem, araç-gereç ve teknikler kullanılarak fert ve topluma planlı ve programlı bilgi aktarma sürecidir . Öğrenme:Amaçlı veya amaçsız edinilen bilgilerin canlı yaratıklarda; kalıcı ve hayatta bilinçli uygulanabilir hale gelmesidir. -İnsan kullandığı/bildiği bilginin kadiri, kullanmadığı ve kullanamadığı bilgisinin hamalı, yanlış uyguladığının cahilidir(Demirkuş 2006). Öğrenme:Öğrenilen ve öğretilen bilgilerin, bedensel, zihinse, düşünsel…vb eylemler olarak hayata güncellenmesi ve uygulanabilir hale gelmesi demektir. Medya Nedir ve Kimdir?İçerden ve dışarıdan duyularla veya herhangi bir şekilde aldığı bilgileri; fert, toplum…vb beynine (beyinlerine) olduğu gibi yansıtan dürüst iletişim mekanizmasıdır. -Bir insan bedenini düşünün, beş duyu ile, hislerle, uykuda ve rüya ile, düşünerek veya herhangi bir şekilde aldığı bilgileri olduğundan farklı iletirse beyni yanıltır. -Hemen her türlü; pisliği, bölücülüğü, edepsizliği ve liyakatsizliği özgür habercilik diye toplumun televizyon-gazete menüsüne servis eden liyakatsiz medya düşünün. -Alınan yanlış ve eksik bilgilere bağlı olarak yanlış karar ve sonuçlara varılır. -Toplumsal bazda medya camiasının görevinin adil ve dürüst olmasının değeri, bilimsel çalışmalardan daha önemli olduğu kendiliğinden idrak edilir. -Toplumsal güvenceleri sağlanıp, belli güzel ahlak, paylaşım, özveri, adil ve cesaret seviyesi bilinci ve reflekslerine sahip kişiliklerden seçilmesine özen gösterilmelidir. -Acil yayınlar dışında her medya yayınının mutlaka ehlince bilimsel makalelerden daha ciddi incelendikten sonra yayına koyulmalıdır(medya otokontrol) . -Giyim ve kuşamlarıyla veya hayat döngüleriyle topluma örnek olma sorumluluğu ve bilincinde olmalılar. Otokontrolü aşarak yanlış, eksik, yanıltıcı ve taraflı..vb yayın yapanlara(toplumsal-toplumsal münafıklık-çok yüzlülük suçundan) yargının hükümleri açık ve net belirlenmeli ve toplumsal yüz kızartıcı suç sayılmalıdır. -Gerekirse oy hakkından ve medya mensubu olmaktan, İnsanvekili olmaktan men edilip topluma uzun süre deklere edilmeli. -Terbiye;İnsan bedeninde ve zihninde peygamber ahlakı ve hasleti alışkanlık değerlerini refleks olarak ortaya çıkarmak üzere;edepli-insani-islami ölçüler çerçevesinde uygulanan disiplinler ve yapılan her şeydir. Ör;İslamiyet’te yıllık farz 30 günlük oruçları dışında; Fıtratı oranın da (bünyenin kaldırabileceği kadar) haftalık, aylık ve 3 ayların sünnet oruçlarını tutmak...vb. İslamiyet’in dışındaki;keşişlerin, uzak doğu ve Hint fakirlerinin bedeni terbiye etmek için, riyazetle yaptıkları eza ve cefalar gayri insanidir. Gerekirse öğrencilerimize ve çocuklarımıza sıra dışı olayları; kontrollü aşı dozunda yaşatarak, drama yaptırmak. Aşılanmak istenen olay ve süreçleri; tiyatrolaştırarak, sinemalaştırarak önceden “zihinsel, bedensel, eylemsel, düşünsel aşı” maksatlı ve dozda !!! planlı hazırlanmışlıklara katarak çok amaçlı yararlı bağışıklık ve refleksler geliştirmek. Kısaca, piyasadaki, batıdan, dünyanın herhangi bir yerinden gelen; abur-cubur çöplük ahlakı toplumsal ve teknolojik ürünlerden, eksik veya yanlış terbiye eğitimi alan kişilerin zarar görmememsi için bu abur ve cubur çöplük ahlakı ürünlerin zayıflatılmışları veya öldürülmüşleri planlı hazırlanarak kişi fıtratı ve yaşının kaldırabileceği ve etkili olabileceği dozda peygamber ahlaki değerlerle alternatifli ilişkilendirilerek verilmelidir. İslamiyet’te nefis terbiyesi adı altında büyüklerimizin (Hz.Gazali, Hz.Geylani, Hz. Hacı Bayram Veli ve Hacı Bektaşi Veli Hazretleri gibi) kendi nefislerine uyguladıklarını çocukların-gençlerin ve büyüklerin nefislerinin kaldırabileceği dozda eğitim ve öğretimde uygulamak olasıdır. Örneğin; fakirliği ve yokluğu doğru algılamak, doğru duygudaşlık duymak için oruç çok güzel bir örnektir. Bunu çocuklara-gençlere uygularken belli bir süre (gün-ay eğitilenin fıtratının kaldırabileceği kadar dozda) yoksullar ve fakir ailelerle yaşamayı zorunlu hale getirmek.Örneğin;Allah CC’HU dinleri göndermeseydi yer yüzünde geçmişte (Budizm, Hinduizm, Astekler, Mayalar,1, 2, İnkalar, Dinleri…vb) ve günümüzdeki vahşi; kutsiyet, fıtratı-yapısal, inanç, kültürel...vb değer yargıları, örfler, doğal dinler, inanç, kültür değerlerinin ifrat ve tefrit terbiyelerin yaygın olması hudutları toplumsal tufanlara neden olurdu. . Yaratık: Özgün enerji hali veya doğa ve doğa ötesinde çeşitli enerji halleri şeklinde özgünlükleri ile temsil edilen kişiliklerdir. Yaratığın kişiliği, enerjinin ise halleri vardır. Gerçek: Değişme miktarı ihmal edilebilecek kadar minimum düzeyde olan veya hiç değişmeyen yaratık, olay, süreç, zaman, olgu ve kurallar bütünüdür. Kısaca; en az değişen veya hiç değişmeyen kavramlara gerçek denir. Gerçek yalanın tersidir, karşılığı yalan olmayan çok şey gerçektir. Hayatta, değişmez, az değişen ve güdük gerçekler vardır. Örneğin, ölüm sonuç itibariyle değişmez gerçektir. Kanunlar az değişen gerçeklerdir. Belki de her kanun bir gerçektir, ama her gerçek bir kanun değildir. Süreç ve Olgu ; Bir eylemin veya eylemlerin, kısaca herhangi bir şeyin zamana bağlı olarak başlangıçtan sona (geleceğe) doğru, giderken bu zaman dilimi içerisinde ki ilişkili olduğu bütün olaylar (zaman dilimi + eylem yada eylemler) ve denklemlerin tümüne süreç denir.Ör:İnsan yeryüzünden uzaya,çimlenme-doğum-yayılma sürecine girmiştir. Olgu:süreç+mekan, Ör. Güneşin Batıda Batması bir olgudur. BİLİM NEDİR?Doğadaki pozitif öncelikli (nesnel) bilgilere dayalı tüm bilim dallarındaki toplam bilgi ve uygulamaları içeren en kapsamlı kavramlardan biridir. Bilim, daha çok nesnel verilere dayalı olarak gelişip ilime doğru emekler.Bilim hayatın başlamasıyla insanın çevresindeki, iç dünyasındaki…vb edindiği bilgiler bütününe verilen addır.Büyük Kıyametle ölüme mahkumdur. Daha çok öğretim kavramı ile ilişkilidir. Bilim yaratıkları, olguları, olayları ve süreçleri tanımak için bir araçtır. Bilim ilimin metriksindedir. Bilimin tarihi olur ilmin tarihi olmaz!! Bilim ölümlü olduğu için bilimde mutlak gerçek yoktur, ilim ölümsüz olduğu için ilimde mutlak gerçekler vardır. Bilim, ilimin yaratıklarda yeşeren ölümlü-sonlu bilgi örüntüsü boyutudur. Bilim;akıllı ve zeki yaratıkların çevresine uyum, gelişim ve çevresini-kendilerini tanıma aracıdır. Bilgi ise bilim ve ilimin veri tabanıdır. Bilim yaratıkların ürünü ölümlüdür. İlim, ezeli, ebedi ve Baki olan Allah CC’HUN Alim Sıfatına tabiidir ve ölümsüzdür. Aslında bilimin kökeni de ilimdir. Yaratıkların genetik, fıtratı, deneyimleri ve ilahi kökenli ölümlü ve geçici hayata uygulanan ilim versiyonuna bilim deniyor. Bilim ve ilim mürşit olamaz ancak araçtırlar. Ör.Peygamberler; Peygamber Ahlakı Münşidirler.Ünlü bilim uzmanları;sahalarının mürşididirler. İnsanlarda bilim ve doğa insanı değil Allah CC’HUN insanıdırlar. Onun için Bilim-İlim İnsanı, Bilim-İlim Adamı, Bilim-İlim Kadını Kavramları bazı insanlar için yanlış ve liyakatsizdir. Bilim Uzmanı, Bilim Eksperi, Bilim-İlim Ustası, Bilim ve İlim Alimi, bilirkişi, bilen zat kavramları bazı insanlar için daha liyakatlidir. Bilgi ise, bilimin veri tabanıdır. Bilgi:Doğadaki subjektif-objektif yaratık(nesnel), olay, süreç ve olgularla ilgili genellikle duyularımızla zihnimize özümsenen, alınan, giren yada genlerimizde var olan(fitrati-yapısal bilgi) veya zihinsel operasyonla ürettiğimiz ürünlerin zihnimizde bıraktığı; dinamik anlamlı imaj, görüntü, ses, kavramsal ve ilişkisel kalıntılardır. Bilinçli veya bilinçsiz edindiğimiz bilgileri zihnimize-belleğimize yerleştirip, gerekirse bu bilgileri kullanarak yeni bilgiler üretiriz. Kısaca bilgi; yaratıklar hakkında bilinen veya zihinsel olarak üretilen ve zihnimizde kodladığımız; anlamlı imaj, görüntü, kavram ve ilişkisel veri halleridir. Bilgi, bilimin havuzu içinde yer alır. İşlenmesi ve hayata uygulanması için bilim gereklidir. Bir bakıma bilgilerimiz sahip olduğumuz bilimin veri tabanlarını teşkil ederler. Dağarcığımızdaki bilgilerimizi yazılı dil ve lisanla ifade ederken;kavram, isim, kavramisim, resim, üç boyutlu cisim, davranış, ima …vb şekilde ifade ederiz. Bilim;akıllı ve zeki yaratıkların çevresine uyum, gelişim ve çevresini-kendilerini tanıma aracıdır. Bilgi ise bilim ve ilimin veri tabanıdır. Bilim yaratıkların ürünü ölümlüdür. İlim, ezeli, ebedi ve Baki olan Allah CC’HUN Alim Sıfatına tabiidir ve ölümsüzdür. Aslında bilimin kökeni de ilimdir. Yaratıkların genetik, fıtratı, deneyimleri ve ilahi kökenli ölümlü ve geçici hayata uygulanan ilim versiyonuna bilim deniyor. Bilim ve ilim mürşit olamaz ancak araçtırlar. Ör.Peygamberler; Peygamber Ahlakı Münşidirler.Ünlü bilim uzmanları;sahalarının mürşididirler. İnsanlarda bilim ve doğa insanı değil Allah CC’HUN insanıdırlar. Onun için Bilim-İlim İnsanı, Bilim-İlim Adamı, Bilim-İlim Kadını Kavramları bazı insanlar için yanlış ve liyakatsizdir. Bilim Uzmanı, Bilim Eksperi, Bilim-İlim Ustası, Bilim-İlim bilirkişisi, alimi kavramları bazı insanlar için daha liyakatlidir. Bilgi;insan zihninde, kavram, resim, şekil, imaj, ses, görüntü …vb şeklinde kodlanmış doğadaki yaratık, olay olgu, süreç….vb şeylerin karşılığı olan enerji halleridir. Genel anlamda bilgi;doğadaki, sübjektif-objektif(nesnel) canlı-diri yaratıklar dünyaya geldiklerinde genlerinde yapısal olarak kısmen var olan buna ilaveten,süreç, olay olgular...vb şekil de zihnisel asimile(özümsenen) olunan veya rüya ile, tarns ile, düşünerek, zihinsel operasyonla üretilen ürünlerin zihinsel(düşünsel kayıt), beyinsel(organik kayıt) havuzda diğer bilinenlerle ilişkisel kayıt edilen;ses, görüntü,imaj, sembolik kod, eylem, ...vb dinamik kalıntılardır.Bilgi canlı yaratıklara çevreye uyum yada yaşamak amacıyla bazen canlıların genlerindeki yapısal değişiklikler sonucu genetik yapılarına kayıt edilir. Örneğin bakterilerin antibiyotiklere karşı genetik direnç geliştirmesi.Bilgi cansız yaratık sistemlerinin çevreye uyma zorlandığında sistemin ilk yapısında değişiklik yaparak yeni kombinezon bilgileri içeren yada sahip sistem olur. Ör. bir ekosistemin küresel ısınma sonucu oluşan yeni çevresel koşullara yapısal değişimle tepki gösermesi. İnsan ruhunda ise doğa ve hayvani-meleği doğa ötesindeki öğrenebileceği yada gereksinim duyduğu hemen her şeyin ilim olarak meleği(kusursuz) yeterince karşılığı vardır.Ruh Allah CC’HUN emaneti olduğu için hemen her şeyin özünü içeren ve sadece akıl işletim sistemi verilen yaratıklara üflenmiş olup bu varlıkların hayvanlardan ve cansızlardan farklı olarak akıllı yaratıkların nefsini ve rabbini tanımasına yardımcı olur. Bilgi;bilimin (nesnel + sanal insani bilim) ilimin(tüm bilinmeyen bilimler, nesnel + sanal+düşünsel+ilahi... bilim)...vb zihnimizdeki veri tabanı olan enerji hallerinin karşılığı gibidir. *İnsan genellikle sahip olduğu bilginin;ya bilmezi, ya cahili, ya;alimi ya da hamalıdır!! İnsan;doğru kullandığı bilginin alimi, kullanmadığının hamalı, eksik ve yanlış kullandığı bilginin cahilidir. Demirkuş 2008 *Çocuklarımızı ve öğrencilerimizi; zamanında gerçek bilgilerle donatmazsak, onun yerine çocuklarımızın zihinleri yanlış, eksik, ve hurafe bilgilerle doluşur. 8 *Toplumsal olarak geri kalmanın bir sebebi de budur. *Öğrencilerimizi sıfırdan, üniversiteyi bitirinceye kadar sadece fen ve toplumsal bilimlerle ilgili bilgilerle donatmak yeterli değildir. Peygamber Ahlakı yönünde eğitici bilgi ve uygulamalardan (eğitimden) yoksun bırakmak geleceğimiz için büyük bir risk ifade eder.. İnsanlarca Kullanılan Bilimin Meyvesi:İnsanın bilim aracını ve teknolojik araçlarla ürettiği sanal ve nesnel teknoloji, bilgi, kültür...vb. benimsediği yaşama biçimi ve ürettikleriyle doğadaki çok şeyi öğrenip, kendi arzularına göre işleyip devşirmesidir. |
ÖĞRETİM MODELLERİ; VI-Etkili Öğrenme Modeli (Salvin’in) B-Öğretimin Kalitesi;Öğretim için sunulan hizmetin her kese eşit olması bazı dezavantajlar ortaya çıkarır. Onun için mümkünse her öğrencinin eşik bilgi, yetenek ve fıtrat(yapısal) özgünlüklerini tatmin edici nitelikte öğretim hızmetleri korelasyon sistemini geliştirmek gerekir. X-Öğretimde Çoklu Zeka Kuramı (Gardner’ın) |
| Model Nedir? Genellikle uzmanlarınca beğenilen, kabul gören amaca ulaştıran özgün özellikleri ve koşulları taşıyan nesnel, sanal, düşünsel, zihinsel, kavramsal, toplumsal veya döngüsel;olay, olgu, süreç, yaratık, kurallar…vb alt birirmlerini temsil eden ortak payda bütünlük birimine/lerine verilen kavramisimdir. Statik olan şeyler sistem ve dinamikten uzaktır. Sistem kavramı, canlının cansızın hepsini içerir. Sistem kavramı yaratık terimine daha yakındır. Örneğin, bir atomun muazzam bir sistem olduğunu çok iyi biliyoruz. Genellikle modeller doğal sistemleri taklit ederek veya edilerek ortaya atılır. Örneğin aerodinamik mekanizmasını anlamak ve kağıttan uçak yapmak modeli sinektir. Bu basit örnekten minik model uçaklara kadar örnekler çoğaltılır. Bu olaya genellikleri, yaratıkları daha iyi kavramak ve anlamak için ileri sürülür. Aerodinamik mekanizmayı anlamak için kağıttan uçak yapmak bu modele bir örnektir. Bu basit örnekten minik model uçaklara kadar örnekler çoğaltılabilir. Doğal hayatta gözlemlediğimiz bir çok olay ve yaratığı anlamak ve tanımak için özgün özelliklerini taşıyan somut kavramsal modeller oluşturulur. Çocuklarda modeller kendisini temsil eder, gerçeği değil. Çocuklara gösterdiğimiz modeli onlar gerçek sanır, fakat biz modelin taklit olduğunu biliriz. Yöntem (Metot) Nedir?Amaca veya hedefe en kısa ve verimli ulaşmak için izlenen en kestirme yollardır Teknik ve Teknik Çeşitleri Nelerdir?Bilimsel araştırmalar yapılırken,stratejiler ve projeler hazırlanırken;amaç/lara, hedefe/lere ve sonuca/lara sağlıklı ve verimli ulaşmak için;uygulanan bilimsel yöntem ve stratejiler içinde araştırmanın çeşitli aşamalarında araştırmanın yapısına uygun uygulanan ve izlenen alt veya uç yöntem yollarıdır.Örneğin anlatım yöntemini verimli kılmak için, içerisinde soru cevap tekniği uygulanır. -Araştırma teknikleri, yapılan araştırmanın ruhuna ve çeşidine göre değişir. Çok sayıda tekniği vardır veya araştırmanın amacına ulaşmak için yeni teknikler geliştirilebilir. -Önemli olan bu teknikleri doğru yer, konum, zaman ve aşamalarda uygulamaktır. Örneğin, bir araştırmada , bağışıklık sistemimizi yanıltarak vücudumuza sızarak hastalık yapan çeşitli mikroplara karşı aşı geliştirmek için, mikrobun hücresinin bağışıklık sistemimiz tarafından algılanacak şekilde yalancı ayaklar monte dilecek bir uygulamadan sonra bağışıklık sistemine tanıtma tekniği bazı araştırıcılar tarafından geliştirilmiştir.Yöntem bir ana yol ise teknikler bu ana yollardan ayrılan toprak ve patika yollardır. Ana damar yöntem, yan ve kılcal damarlar tekniği ifade eder. Filmi izleyin Bilimsel Strateji Nedir?Çok yönlü bilimsel çalışmalarda veya aynı gruptaki bilimsel çalışmalar arasındaki ortak payda, özgün ve varyasyon veri tabanlarına dayalı çoklu disipliner mantıkla teorik ve uygulamalı sonuçlar elde etmek için izlenen çok yönlü sevk, idare ve yöntemlerin planlı ve programlı bütünlüğü ya da birlikteliğidir. -Örneğin, Bir bilimsel araştırma stratejisi denildiğinde, o konuda hedefe olaşmak için izlenen tüm bilimsel yöntem, teknik, yan yolların sırasıyla oluşturduğu dizayn ve dizin kast edilmektedir. -Örneğin bir konudaki öğretim stratejisi denildiğinde, o konuda hedefe ulaşmak için izlenen tüm yöntem, teknik, yan yolların sırsıyla oluşturduğu dizayn ve dizin kümesi, öbeği kast edilmektedir. |
| ZİHİNSEL BEDEN(HAVUZ)Demirkuş 2009;İlk kalp atışından ölüme kadar,ışık hızından daha hızlı düşünen beyin ivmesiyle genişleyen ve içerisinde; akıl, ruh, nesnel-sanal nefislerimiz, zeka , muhakeme, mantık,zihinsel beden havuzunu (nesnel beden,hafıza havuzunu)…vb sanal-nesnel araçlarımızı içeren kapasitedeki sanal kalp aracımızdır. -Zihinsel beden(havuz), sanal kalp havuzunun sanal bir aracıdır ve tüm nesnel ve sanal kainattan büyüktür. İnsan zihinsel havuzda sorunlarına-problemlerine çözümler üreterek, doğaya uyum sağlamakta güçlük çekmez. -Gerçek eğitimle;zihinsel bedende; id, idol, fıtratı-yapısal, inanç, kültürel...vb değer yargıları, inanç değerleri, süper ve özgün egolar, gerçekler, doğa yasaları doğru konumlandırılmazsa sonuçta yanlış eksik ve sakat;mantık, düşünce, kavram…vb yanılgısına sahip kişilikler toplumda ortaya çıkar.İnsanlar aldığı besinlerin bir kısmını bedenine katar. Diğerleri dışkı olarak atılır. Bilerek ya da bilmeden;beş duyumuzla ve duygularımızla hazır aldığımız veya zihnimizde ürettiğimiz bilgiler; geçiçi zihin ön belleğine alınır. Bu bilgiler daha sonra zihinsel sindirim mekanizmalarıyla (kısmen zihinsel yapılanma kuramı) diğer bilgilerle ilişkilendirilerek zihinsel havuzumuzun bedenine katılır. İlişkilenen bilgiler kalıcı bellekte diğerleriyle bağlantı yaparak/yapılarak ya da özgün olarak asimile olur. Sindirilemeyenler yeniden düzenleme ile; ya yeniden kabullenilir ya askıya alınır ya unutulur (yok olmaz) ya da uykuda; rüya,sayıklama veya eylemle deşarj edilir. Alınan bu zihinsel besinlerle (bilgilerle) beslenen zihin bedenimiz; ışık hızından daha hızlı düşünen beyin ve zihinsel sanal araçlarımız bu hızla büyüyerek kainatı aşarak kendinden daha büyük zihinsel bedenlerin özgün sınırına ve frekanslarına ulaşır. Bu yol alışın rotası ve yönü; akli kurallara göre olursa gelişmiş insan zihin metrikslerine ulaşılır (Güzel Ahlak). Aksine hayvanların zihinsel metriksileriyle kenetlenerek primitif insan zihin tipi ortaya çıkar (Kuduz Ahlak). İstisnalar hariç bu insan tipinde zihin, bedenle uyur bedenle uyandığı için çocuk gibidirler.Genellikle beyninin % 10’u çalışır . Evrensel insanların kısmen, gelişmiş insanların zihni kalp gibi hiç uyumaz ve uykuda bile beyinlerinin zihin ayağı diridir. Bu insanların;beyni, zihni ve kalbi tam kapasite ile çalışır.Doğal insanların zihinleri uyanık ya da uyurda olsa doğa ile kenetlenmiştir (Koyun-Sürü Ahlakı).Normal insanların zihin ve bedensel uyanıklık ve beynini çalıştırma oranı bakımından melez ve hercai bir konum gösterir(Hercai Ahlak).Filmi izleyin. -Beyin ve genlerimiz hücresel çimlenme(fiziksel kodlama), üretilen proteinlerden organik kodlarımız, kavramsal kodlarımız ve hatırlama belleğimiz(anlamsal kodlama) adeta zihinsel havuzumuzun hemen öğrenilen bilgilerin (bilincinde olunan) tüm dinamik kodlanmış imajını taşıyan nesnel zihin çekirdeği gibi davranır. 1, 2, 3 -Kısaca biz zaten zihin havuzumuzun içinde olduğumuz için öğrenme esnasında beş duyumuzla alınan bilgiler, düşünsel üretilen bilgiler…vb bize ulaşan bilgiler sadece ilgili genlerimize kayıt, beyin hücrelerinin fiziksel dallanmalarıyla, özgün protein üretimi ile hatırlama belleğimize kodlanma yapılmaktadır. -Deneyim ve uygulamalarımız göstermiştir ki etkili öğrenmede 5 duyumuz ve yaşayarak öğretimin kalıcı olmasının nedeni beş duyuya ve fazlasına dayalı beyinde kodlamanın gerçekleşmenin mutlak karşılığı vardır. Zamanla bunlar ortaya konup çözüldükçe öğrenme ile ilgili bilgilerimiz bereketlenecektir. -Zihinsel havuzumuz, isteğimiz dışında da sürekli içerdiği ortamı dinamik ve zinde ortamdaki her şeyi olduğu gibi diri olarak soğurup çok yönlü klonlayarak-kodlayarak tazelikle farklı enerji hallerinde kayıt eder. Muhtemelen bu kayıt kıyamete kadar silinmez. -Genellikle sadece duyularımızla bilinçli algıladığımız (farkındalığında olduğumuz) yada kayda değer olan bilgileri zihnimizle dinamik endeksli çalışan beynimize; nesnel/fiziksel, organik, kavramsal ve algısal olarak kodlarız. -Bir kısım bilgiyi de hayal ederek, trans halinde, düşünerek, uykuda ve rüyalarla zihin havuzumuzdan beynimize kodlayarak (nesnel/fiziksel kod, organik kod, kavramsal ve algısal kod….vb) öğrenir ve bilgi havuzu kodumuzu zenginleştiririz. -Zihnimizdeki Sembolik, kavramsal kodlamalarımız olmazsa ne olur? -Zihnimizdeki kavramların, isimlerin ve kavram-isimlerin silindiğini düşünün. -Yontma taş devri insanı, dilsiz bir insan veya hayvanların seviyesinde bildiklerini ifade etmedeki doğallığını yada vücut organlarını, vücut dilini, yüz ifadelerini kullanma desteğine gereksinim duyarız. -Yazılı ve sözlü her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünceyi ifade eden her şeye eleştirel gözle bakılmalı ve en mantıklı-liyakatli alternatifi geliştirilmelidir. Ör.elmadan daha mantıklı alternatif isim ve kavramlar üretin. Ör.toparlak/topak kırmızı, toparlak/topak sarı,toparlak/topak yeşil, tatlı topak...vb, portakal/tatlı/sulu sarı topak. -Çok özel haller hariç, her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünce üretirken veya düzenlerken;düşünsel ve eleştirel tercihte, doğal dillerin vahşi kurallarına ve hece vezninin akıcı ses-kafiye uyumunun keyfine, zevkine ve cüşuna, akli,mantıki ve ahlaki anlamlar feda veya yem edilmemelidir. -Kavramların listesini kavram araçları şeklinde hazırlamak son derce önemlidir. -Öyle bir yazılı-sözlü alfabe ve lisan ilişkisi hazırlayalım ki her harfi ve harfleri bir araya geldiğinde, matematikteki rakamlarlar gibi mutlaka bir veya birkaç mantıklı anlam taşıyacak şekilde dizayn edilmelidir. -Nesnel ve sanal kainat sanki insan bilinç sistemlerinin ve zihinsel havuzun uzun vadeli sanal ve nesnel hard diski (bilgi depo diski) gibidir. -Bu hard diske yüklenen bilgiler hatırlanırken veya çağrılırken bu devasa zihinsel havuzun(zihinsel bedenin) hemen tüm bilgilerinin kodlanmış dinamik imajı beyinde yerleşmiştir ve ışık hızından daha hızlı bir şekil de duyularla hatırlanabilir-algılanabilir hele gelir. -Nesnel ve sanal kainatlar(doğal) insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçasıdır.“Yere göğe sığmadım kulumun kalbine sığdım.” ve Zihinsel havuzu (Hafızayı) hafıza meleklerinin taşıdığına dair hadisler vardır. -Sanki insan yarı sanal-nesnel bir yaratık, içinde yaşadığı nesnel ve sanal kainatın hepsi fert ve toplumsal bazda insan sanal kalbinin nesnel ve sanal bilgi deposu yada sana-nesnel hard diski gibidir. -İnsan bedenen kainatın bir parçasıdır.İnsanın tüm boyutları kainatın bir parçası değil kainat insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel beden havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçası kabul edilmesi belki daha mantıklıdır.Bekli de insan nesnel olarak doğanın, doğada nesnel olarak insanın düşünsel-Batıni kalbinin bir parçasıdır veya insan bedenen nesnel ve sanal kainatın(doğal) bir parçası, nesnel ve sanal kainat ise insan kalbinin bir parçasıdır.1, 2, 3, 4, 5 Kainatta bilinen ve bilinmeyen boyutlar ve çok şey. Tüm bu boyutlar Allah CC’HUN ilmini aşamaz. İlim içindeki ebedi boyutlar içinde yaratılmıştır. Allah CC’HU mahlukattan(yaratıklarından) münezzehtir. Allah CC’HU insana şah damarından daha yakındır (Ayet var) Hız Boyutu;Allah CC’HUN ebediyet boyutlarında ki ilimi içinde zerre nurdan nesnel, batini, sanal, düşünsel…vb kainatları ve tüm yaratıkları ilk yaradılış anında ebedi hızı yavaşlatarak farklı geçici hızlar yaratmıştır. Mekan Boyutu;en-boy-yükseklik-bileşke…vb boyutları en az 4 boyutludur. Allah CC’HUN ebediyet boyutlarında ki ilimi içinde zerre nurdan nesnel, batini, sanal, düşünsel…vb kainatları ve tüm yaratıkları ilk yaradılışında ebedi hız ve zamanın yavaşlatarak ebedi mekanlardan geçici mekan boyutlarını yaratmıştır. Eylem Boyutu;Canlı, Cansız ve diğer tüm yaratıkların iradeleri dahilinde veya iradeleri dışında ürettikleri tüm eylemlerin özgün ve genel boyutlarıdır.Büyük kıyamet sonrasında yaradılışla ebedi hıza ulaşıldığında tüm eylem boyutları birleşerek ebedi eylem boyutunda yer alacaklardır. Düşünsel Boyut(Hafıza Boyutu);Kendilerine akıl ve ruh emanet edilen tercih sahibi yaratıkların düşünsel aleminde ürettiği ebedi hızdaki tefekkür-düşünce ürünü düşünsel enerji-düşünsel eylem halleridir. Hafıza meleklerince ayakta tutulduğuna dair hadis vardır. Batini Kalp Boyutu;Zahiri ve batini kainattan daha büyük tüm yaratılmış ve hayat bulmuş yaratıkların aşamadığı ve içinde haşır olduğu en büyük kapasite ve havuzdur. Yere göğe sığmadın kulumun kalbine sığdım(hadis var). Allah CC'HUN insanda tecelli ettiği geçici mekandır. Hz. Muhammed AS’IN Batıni kalbini temizleyip kuran ilmini ve peygamber ahlakını yükleyen Allah CC’HU ona oku emrini vermiş ve kalbini okumuştur. Zaman Boyutu;Allah CC’HUN ebediyet boyutlarında ki ilimi içinde zerre nurdan nesnel, batini, sanal, düşünsel…vb kainatları ve tüm yaratıkları ilk yaradılış anında ebedi hızı yavaşlatarak farklı geçici hızlar yaratmıştır. Bunun sonucunda ebediyetten geçici zaman parçaları, ebedi mekandan geçici mekanlar, ebedi eylemlerden geçici eylemler yaratmış ve bunlardan bu günkü var olan kainatlar ve yaratıklar sistemini yaratmıştır. Sonra sistemin içinde değişen koşullara uyum sağlayan yaratıkların yaşamasına olanak sağlayacak şekilde türeme ile veya değişik şekilde yaradılış yasaları ve kurallarını; yaratıkların ve sistemlerın yaşam döngülerinde refleks haline getirtmiştir. Her zaman parçası bir boyut birimidir. Ebedi hıza ulaşılınca tüm boyutlar birleşerek ve genleşerek doyuma ulaşmış ebediyete ulaşır. Batıni kainatın 1 zaman biriminin zahiri kainatın 50 bin katıdır diye!? Yerler ve Gökler yapışıktı onları biz açtık, Allah her şeyi nurunda yarattı, Onun (Allah CC’HUN)her şeye gücü yeter ve her şeye kadirdir. Allah yerlerin ve göklerin nurudur. Ayetler var. ZİHİNSEL YAPILANMA KURAMI;Çocuklarımızı ve öğrencilerimizi zamanında liyakatli eğitimle gerçek bilgilerle donatmazsak; onun yerine abur cubur bilgiler doluşur ve geleceğimiz tehlike altına girer.
Toplumsal olarak geri kalmanın bir sebebi de budur. |
İNSAN;Işık hızından daha hızlı düşünebilen, akıl -ruh gibi hayvani-meleği doğa ötesini aşan zihinsel araçlar ve özgün nesnel bir bedene sahip yaratıktır.Sanki; geçmişi ile vahşi veya doğal
(Eskimolar, Pigmeler, Avustralya yerlileri, Amazon yerlileri ve diğer yamyam ve
ilkel Afrika ve diğer kıta kavimleri),
bu günü ile yarı evcilleşmiş (yarı doğal) ve evcilleşmiş
kavimlerden oluşmuş bir türdür. İnsan kavramı bir yönü (nefsiyle ve
zekasıyla) ile hayvansal karakterlerle
kenetlenmekte (%99 Film izleyin genleri maymunlarla aynı ), diğer yönü (ruhu ve aklı; %1'lik ? genler insanın özgün evrensel sıfatlarına ait genlerdir) ile tam tersine güzel
ahlak hasletlerine sahip Melek’i bir
yaratıktır. III-Doğa ve hayvani-meleği doğa ötesinde çok şey ilmin cüzi bir parçasıdır. O çoğu şeyin alimidir (ayet var). İnsan cüzi bir ilme sahip yaratıktır, güzel ve zayıf yaratılmıştır (ayetler var). Başta yer ve gök yapışıktı (ilmen yer ve göklerin çok yönlü yapışık olduğunu düşünün) biz onları bir birinden ayırdık. Her şeyi nurumdan yarattım. (ayet var)
|
| İnsan, Doğa, Akıl, Ruh, Zeka ,Nefis ve Öğrenme İlişkisi; Doğa ve hayvani-meleği doğa ötesi çevre içinde yer alan insanın;nesnel ve sanal (zihinsel) bedenlerinde yer alan nesnel ve sanal araçları içinde;nefis-zeka, akıl- ruh öğrenme ile çok yakinen ilgilidir. A-Zekanın Bedendeki Ayakları Genler ve Beyindir. Zeka insanın nefisinin ve doğanın bileşenlerini öğrenme sanal aracıdır. Zeka,;nefsin, nesnel ve sanal bedenininde doğayı öğrenmenin işletim sisteminin ara yüzü gibi işlev görür. Zeka ve nefis insanları nesnel ve sanal olarak vahşi doğal aleme doğru arif eder ve yol aldırır. B-Akıl, Her Şeyin Nüvesini Taşıyan Ruhun İşletim Sistemi Gibidir. Doğa ve hayvani-meleği doğa ötesini öğrenmede ruhun işletim sisteminin ara yüzü gibi işlev görür. Akıl ve ruh insanları nesnel ve sanal olarak meleği aleme doğru yol aldırır. C-İnsan Kişiliği; bu 4 temel sanal ve nesnel araçla (nefis-zeka, akıl- ruh) öğrendiklerinin hayata uygulayışında, iradesinin gücü ornında tercihleriyle yaşamaya gayret eder. Kişilik çocukluktan itibaren gelişmeye başlar. Yaş ilerledikçe olgunlaşır ve gelişir. Buluğ çağında sorumluluk taşıtılır ve yaptığı tercihlerden sorumlu öz egomuzdur. Çeşitli kişilik boyutları vardır. Biyolojik/Canlı ve Sistem Temelli Öğrenme Modeli (Gen, Beyin, Zihin ve Sisteme Dayalı Öğrenme Modeli 0, 1, 2, 3, 4) (Demirkuş, 2009); -Var olan eğitim ve öğretim modellerinin çoğu;insanların, hayvanların ve çeşitli yaratıkların davranışlarını, yeteneklerini, sistemlerini, hayat döngülerini gözlemleyerek, bilgisayar sistemlerine benzetimlere, deneyimlere, çeşitli koşulara tabii tutulmuş hayvan, insan etkinlik ve deneylerinden elde edilen verilere dayalı olarak ortaya çıkarılmışlardır. -Yaratıklar çevreye uyum için öğrenme potansiyelleri ile (zekalarıyla) uyumsal tepki göstermeleridir. Yani genlerine, beyinlerine veya sistemlerine (yaşayarak-yaratarak ) kayıt yaparak çevresine statik ve dinamik etkileşimli uyumsal tepki göstermeleridir. -Bu kayıt, geçici, orta vadeli ve uzun vadeli olabilir. Ör. yerküresin de ilkel insanlardan kaynaklanan çevre sorunları, yer küresi sistemi ve diğer yaratıklar(bitki, hayvan, diğer insanlar, elektron, plazma boncukları, ışık sistemleri…vb genleri, beyinleri ve sistemleri ) tarafından kayıt edilerek çevreye uyum çerçevesinde ilkel insan genlerine tepki geliştirmiştir. -İlkel insanlar hariç, İnsanlık;akıllarıyla, ruhlarıyla, nefisleri, zekalarıyla (genleri, beyinleri ve sistem zekâlarıyla) olanaklarıyla, deneyimleriyle...vb yaşayarak ve gerekirse yaratarak (bilinmeyeni ve var olamayanları üreterek) uyumsal tepki göstermezse belkide yok olma eşiğine gelecektir.1,2 -Beyin ve genlerimiz hücresel çimlenme(fiziksel kodlama), üretilen proteinlerden organik kodlarımız, kavramsal kodlarımız ve hatırlama belleğimiz(anlamsal kodlama) adeta zihinsel havuzumuzun hemen öğrenilen bilgilerin (bilincinde olunan) tüm dinamik kodlanmış imajını taşıyan nesnel zihin çekirdeği gibi davranır. 1, 2, 3 -Kısaca biz zaten zihin havuzumuzun içinde olduğumuz için öğrenme esnasında beş duyumuzla alınan bilgiler, düşünsel üretilen bilgiler…vb bize ulaşan bilgiler sadece ilgili genlerimize kayıt, beyin hücrelerinin fiziksel dallanmalarıyla, özgün protein üretimi ile hatırlama belleğimize kodlanma yapılmaktadır. -Deneyim ve uygulamalarımız göstermiştir ki etkili öğrenmede 5 duyumuz ve yaşayarak öğretimin kalıcı olmasının nedeni beş duyuya ve fazlasına dayalı beyinde kodlamanın gerçekleşmenin mutlak karşılığı vardır. Zamanla bunlar ortaya konup çözüldükçe öğrenme ile ilgili bilgilerimiz bereketlenecektir. -Zihinsel havuzumuz, isteğimiz dışında da sürekli içerdiği ortamı dinamik ve zinde ortamdaki her şeyi olduğu gibi diri olarak soğurup çok yönlü klonlayarak-kodlayarak tazelikle farklı enerji hallerinde kayıt eder. Muhtemelen bu kayıt kıyamete kadar silinmez. -Genellikle sadece duyularımızla bilinçli algıladığımız (farkındalığında olduğumuz) yada kayda değer olan bilgileri zihnimizle dinamik endeksli çalışan beynimize; nesnel/fiziksel, organik, kavramsal ve algısal olarak kodlarız. -Bir kısım bilgiyi de hayal ederek, trans halinde, düşünerek, uykuda ve rüyalarla zihin havuzumuzdan beynimize kodlayarak (nesnel/fiziksel kod, organik kod, kavramsal ve algısal kod….vb) öğrenir ve bilgi havuzu kodumuzu zenginleştiririz. -Zihnimizdeki Sembolik, kavramsal kodlamalarımız olmazsa ne olur? -Zihnimizdeki kavramların, isimlerin ve kavram-isimlerin silindiğini düşünün. -Yontma taş devri insanı, dilsiz bir insan veya hayvanların seviyesinde bildiklerini ifade etmedeki doğallığını yada vücut organlarını, vücut dilini, yüz ifadelerini kullanma desteğine gereksinim duyarız. -Yazılı ve sözlü her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünceyi ifade eden her şeye eleştirel gözle bakılmalı ve en mantıklı-liyakatli alternatifi geliştirilmelidir. Ör.elmadan daha mantıklı alternatif isim ve kavramlar üretin. Ör.toparlak/topak kırmızı, toparlak/topak sarı,toparlak/topak yeşil, tatlı topak...vb, portakal/tatlı/sulu sarı topak. -Çok özel haller hariç, her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünce üretirken veya düzenlerken;düşünsel ve eleştirel tercihte, doğal dillerin vahşi kurallarına ve hece vezninin akıcı ses-kafiye uyumunun keyfine, zevkine ve cüşuna, akli,mantıki ve ahlaki anlamlar feda veya yem edilmemelidir. -Kavramların listesini kavram araçları şeklinde hazırlamak son derce önemlidir. -Öyle bir yazılı-sözlü alfabe ve lisan ilişkisi hazırlayalım ki her harfi ve harfleri bir araya geldiğinde, matematikteki rakamlarlar gibi mutlaka bir veya birkaç mantıklı anlam taşıyacak şekilde dizayn edilmelidir. -Nesnel ve sanal kainat sanki insan bilinç sistemlerinin ve zihinsel havuzun uzun vadeli sanal ve nesnel hard diski (bilgi depo diski) gibidir. -Bu hard diske yüklenen bilgiler hatırlanırken veya çağrılırken bu devasa zihinsel havuzun(zihinsel bedenin) hemen tüm bilgilerinin kodlanmış dinamik imajı beyinde yerleşmiştir ve ışık hızından daha hızlı bir şekil de duyularla hatırlanabilir-algılanabilir hele gelir. -Nesnel ve sanal kainatlar(doğal) insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçasıdır.“Yere göğe sığmadım kulumun kalbine sığdım.” ve Zihinsel havuzu (Hafızayı) hafıza meleklerinin taşıdığına dair hadisler vardır. -Sanki insan yarı sanal-nesnel bir yaratık, içinde yaşadığı nesnel ve sanal kainatın hepsi fert ve toplumsal bazda insan sanal kalbinin nesnel ve sanal bilgi deposu yada sana-nesnel hard diski gibidir. . -İnsan bedenen kainatın bir parçasıdır.İnsanın tüm boyutları kainatın bir parçası değil kainat insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel beden havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçası kabul edilmesi belki daha mantıklıdır. -Bekli de insan nesnel olarak doğanın, doğada nesnel olarak insanın düşünsel-Batıni kalbinin bir parçasıdır veya insan bedenen nesnel ve sanal kainatın(doğal) bir parçası, nesnel ve sanal kainat ise insan kalbinin bir parçasıdır.1, 2, 3, 4, 5 Biyolojik Öğrenmeyle İlgili Moleküller; |
| BİYOLOJİDE E18-23 MODELİNİ NASIL UYGULAYACAĞIZ ? Orta Öğretimde E18 Modeli’nin kuralları dikkate alınarak; Özel Öğretim Yöntemleri I ve II derslerindeki; tüm genel yöntemlerin ve bilgilerin ışığında çalışılmalıdır.E18 Modeli'nin dizaynı; intranet, extranet, internet, kütüphane, medya araçları, doğal, yapay sınıf olanakları ve tüm materyal geliştirme yöntem ve şekilleri dikkate alınarak;"E18 Modeli Ders Dokümanları ve Materyalleri Havuzun'da" toplanır. Ör;Orta Öğretim Biyolojide bir derse veya konuya E18 Modeli uygulanacaksa; 1-Bütün veriler ve olanaklar masaya yatırılır 2-Her konuyla ilgili yeterli sayıda uzmanla (hocalar, öğretim üyeleri) çalışmaya başlanır. 3-Bu çalışma her konu-ders için yapılır. 4-Avrupa, Amerika ve diğer teknoloji ülkelerindeki K12 sisteminin uygulanışına bakmaksızın; kendi orijinalitemize uygun (E18-23 Modeli) örnekler geliştiririz.Örn." İnsan ve Bilgisayar Özelliklerinin Simülasyonu" ile ilgili bir konuyu;ekonomik, kusursuz koşullarda nasıl hazırlayalım ki, olabilecek tüm; kusurlu koşulları mükemmel-verimli bir şekilde telafi edebilsin. 5- Kendi olanak ve koşullarımızla mevcut sisteminin (E18 Modelin’in/ Eğitim 18-23) orijinalitesini ortaya koyduktan sonra; uygulama okul veya sınıflarda denemenin verimine bakılıp; gerekirse revizyon yaparız. İşte kendi ham materyalimizi ortaya koyduk. 6-Ülkemizin yerleşim alanları bazında;yöresel olanaklarını, potansiyelini, değişim/değişebilirlik ivmesini/lerini, doğal/yapay habitat-iklimlerini, istemlerini ve sorunlarını belirleyen-içeren; "Yöresel Fen Bilgisi Rehber Klavuz Kitapçıklarını oluşturduktan sonra bu bilgi havuzunda ve E18 Modeli için toplanan "E18 Modeli Ders Dokümanları ve Materyalleri Havuzun'daki"envanterlerle çalışmaya başlayabiliriz. Kısaca yapılacak iş ülkemizin iklim, ekonomik, kültür...vb. farklı olanak ve koşulları dikkate alınarak her bölgeye uygun E18 Modeli’in varyasyonları geliştirilir.Bu varyasyonlarda; her bölgenin özgün,değişen ve değişmez kriterleri dikkate alınmalıdır (doğal/sanal/yapay; çevre, iklim , lisan alt yapı…vb.). 7-Bunu aynen ham materyal gibi uygulama sınıflarında denemek gerekir. Hatta E18 Modeli’nin envanterini ve E18 Modeli’ni özümsetmek amacıyla; materyal örneklerini yörenin kültürüne, bilincine, olanaklarına göre güncellemeliyiz. 8-Teknololojik ülkelerdeki E18 Modeli ve benzeri yöntem-anlatım biçimleri toplanıp; koşullarımıza uygun olarak hayatla bağdaştırıp E18 Modeli’ne benzeterek,uyumlayarak özümsemeliyiz. Bu Sonuç Bizim Orijinalitemizin İncisidir. 9-Bundan sonra yapılacak iş bu orijinaliteyi teknololojik ülkelerin biyolojideki veya herhangi bir konudaki uygulanışlarıyla takviye, düzen ve gerekirse kökten-yeniden yapılandırarak en verimli ve değişen geleceğe uygun-uyumlu E18 Modelini-sistemi geliştirilip-uygulanır. E18 Modelinde Uygulanacak Temel Yöntem;Tüm yöntemler;tümevarım(sentez) ve tümdengelim(analiz) yöntemleri içinde konuların fıtratlarına ve olanaklara dayalı olarak bir arada kullanmaktır. Tümevarım ve tümden gelim/analiz-sentez (tümevarımgelim) ;E18’de çok yönlü bir yol haritası olup;bu yol haritası mantığıyla yol alırken; ilk öğretimden üniversiteye kadar konu geçiş kapsamları belirlenir. E18 Modelinde;Tümevarım ve tümden gelim yöntemleri bir ara kullanılır. Biyoloji kavram alfabesinden doğal veya yapay kavram kümesine-öbeğine-ağına, kavram kümesin-ağından konu alt başlıklarına ulaşma mantığından hareketle konuya ulaşılır. Amaç basitten karmaşığa ve tersine tümden gelim ve tüme varımı (sentez ve analizi) bir arada kullanmaktır. Materyal: Yapay ve doğal yaratıklar;sanal veya gerçek amaca hizmet ettikleri zaman materyal adını alırlar :Örneğin ders materyali dediğimizde o dersle ilgili canlı, cansız, pratik ve teorik bilgi ve yaratıkların hepsi kastedilir.Ör:canlı saksı çiçeği, kuru bitki, bilgisayarda hazırlanmış bir sunu özellikle materyal kavramını fen bilgisi açısından açıklar.Materyal kavramı bir amaca hizmet eden:sanal,gerçek,yapay ve doğal veriler - yaratıklardır. Materyal hizmet ettiği amacın aracıdır. Bu araç bilgi ya da madde olabilir. Materyal amaca hizmet etmekte somutlaştırıcı bir hizmet vermeli sadece doğadaki konu ile ilgili, somut ve soyut yaratıkları devşirmek değil bir konuyla ilgili sunu CD’si hazırlamak gibi de olabilir. Materyal Geliştirmek: Bir yaratığı amaca en verimli halde hizmet edecek şekilde değişime uğratmak ya da olduğu gibi kullanım alanına sunmaktır.Bir dersin ya da amacın hizmeti için bulunan yaratıkların hepsi materyaldir. Materyaller eğitim ve öğretimin hizmet aracıdır.Her materyal bir yaratık olabilir ama her yaratık bir materyal olmaz. Materyalleri Sınıflandırmak; A-Sanal,Doğal B-Yapay, C-Yarı doğal, D-Yarı sanal, E-Yarı yapay materyaller olarak gruplandırabiliriz İç ve dış dünyayı özdeşleştirmek ne demektir? Örneğin beste ve müzisyen ilişkisi. Bestecinin notaları dış dünyaya çıkarsaması ve özdeşleştirmesi. Bir beste veya heykel olabilir. Önemli olan iç dünyamızdaki doğal bilgileri ( beste, heykel, resim, ders planı v.s) dışa tercüme etmektir. Bu durum sanal dünyadan gerçek ortama materyal geliştirme olarak tanımlanabilir. E18'DE Materyal Tasarımı;Geliştirilmek istenen sanal veya gerçek bir materyalin uygulamaya ya da nesnelleştirmeye hazır hale getirilene kadarki düşünülen ve yapılan her şeyidir. Materyali Geliştirmek ve Uygulamaya Koyma Aşamaları (Tasarımı Dışa Özdeşleştirmek) ; 1-Tasarlanan materyalin özgünlüklerini çok doğru tanımak ve öğrenmek.Tasarımı istenen ve gereksinim duyulan materyalin, kullanım amaçları;neyi, niçin, neden, nasıl amaçlandığı çok iyi bilinmelidir. 2-Tasarlanacak materyali düşünmek ve hayal etmek.Hayal ettiklerini ve düşündüklerini olanaklarıyla ilişkilendirmek. 3-Hayal ettiğini iç dünyasında pekiştirmek ve somutlaştırmaya hazırlanmak ;Hangi referans noktalarına dayalı olarak düşünmesi gerektiğini bilmek. 5-Pekiştireçlerle iç dünyasında somutlaştırdıklarını nesnel ortama aktarma araçlarını tespit etmek; Hangi sanal-nesnel araçlarla ve kimlerin yardımı ile somutlaştıracağını doğru kestirmek. 6-Karar verilen sanal ve gerçek araçlarla uygulama denemelerine girişmek 7-İstenen hedefe ve gerçek eşleştirme doyumuna ulaşana dek denemelerle hedefe ulaşmaya nesnel ve sanal olarak çalışmak 8-Gerekirse hedefe ulaşmak için uzmanlardan yardım almak 9-Düşünülen senaryoyu hayat geçirmek için;literatürdeki benzer olanlarıyla karşılaştırmak, hangi sanal ve nesnel araçların kullanılacağına ve kimlerden yardım alınacağına kesin karar vermek. Deneme ve uygulamaya başlamak. 10. Geliştirilen materyalin Uygulamalardaki meyvelerine ve sonuçlarına dayalı mükemmelleştirmeyi faktöriyel düşünmek ve sürekli uygulamak. E18’de Materyal Geliştirme Dersinde İşitsel Materyali Doğru Uygulama Araç ve Yöntemini Geliştirmek 4-Doğruyu Seç Prensibi;Öğretilen konuyu;doğru zaman/larda, doğru yer/sınıf, doğru materyal/lerle, doğru örnek/lerle, doğru bilgi/lerle, doğru yöntem/lerle eşleştirmek,ve seçmek. 5-Doğru Konumlandır Prensibi; Yapılan tercihleri ve eşleştirilenleri öğrencilerin; fıtratları, özgünlükleri ve seviyelerine göre liyakatli ve verimli yöntemler kombinezonlarıyla eşleştirerek konumlandırmak. 6-Doğru Güncelle Prensibi;Verilen ve öğretilen bilgileri doğru örneklerle eştirip hayata güncelle mantık ve düşün sistemlerini öğretmek.Konuyu; doğru örneklendirme-doğru uygulama, yeterli pekiştirme ve hayata doğru örneklerle güncellemedir. 7-Doğru Uygula Prensibi;Verilen ve öğretilen bilgilerin yaşam döngüsündeki konumunda refleks ve alışkanlık haline gelecek şekilde hayata doğru uygula mantık ve düşün sistemlerini öğretmek ve eğitmek. Sonuç;E18 modeli ile fertlerin ve toplumların tüm ortak payda ve özgünlüklerinin çeşitliliğine dayalı fıtrat (yapısal) eğitimine kusursuz hizmet veren anahtar-kilit eğitim-öğretim hizmetleri E18'DE Öğrencilerin Özel Halleri, Günlük-Anlık Haleti Ruhiyatı, Fıtrat(Yapı) Özgünlükleri, Zeka Farklılıkları ve Öğretilen Konunun Özellikleri Nedeniyle Aşağıdaki Farklılıklar Ortaya Çıkar; E18'DE Öğrenci Özgünlüklerini ve Farklılıklarını Verimli Kılmak İçin Yapmamız Gerekenler;
Belki de ülkemizde; K12'nin tersine,E18-23 Modeli'e önce üniversitelerden veya sonra-kısmen orta öğretimden başlamak gerekir.Bu konunun, sağlıklı ön denemeye gereksinimi vardır. Bu konu ile ilgili olarak;Okul Deneyimi I - II ve Öğretmenlik Uygulaması derslerinin uygulama okullarından veri toplamaktayız. |
| Bir yöntemin varlığının gerekçesi ve özgünlüğünün net bilinmesi çok büyük önem taşır. Niçin, neden ve nasıl sorularına yeterli yanıtlar ortaya çıkıyorsa gerekli bir yöntemdir. Serbest, Koşullu ve İlişkisel Kavram;Örüntüsü, Öbeği, Kümesine ve Çarklarına Dayalı Öğretim Yöntemleri Neden Gereklidir? tıklayın;1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, Öğrendiğimiz bilgiler zihinsel yapılama kuramı kurallarıyla insan beynine ve zihnine kodlanarak yerleşir. Kavramları dağınık ve anadil dışında başka yabancı dillerle öğretilmesi hallerinde genellikle dezavantajı vardır. Yani herhangi bir şekilde birbiriyle ilgili kavramalar, ilişkilerini açıklayıcı gerekçeler ve yöntemlerle vermek daha avantajlıdır. Ör.Havers kanalı nedir? Sorulduğunda pek çok biyoloji öğrencisinin bu bilgiyi hatırlamakta ilişkilendirici bir alt yapısı yoktur. Sadece kanal kelimesi ilişkilendiricidir. Çünkü Havers kavramının ana dilde hatırlamayı tetikleyici ve ilişkilendirici bir alt yapısı yoktur ve zihinsel doku uyuşmazlığı ile zihinde ilişkisiz yer almaktadır. Ancak ezberle yada özel gayretle kökendeşsiz ilişkilendirici bellekle hatırlanabilir. Anadilde serbest, koşullu ve ilişkisel kavram; örüntüsü, öbeği ve kümesine dayalı öğretim yöntemiyle öğretildiğinde bir kavram diğer kavramları hatırlarken tetikleyici ve ilişkilendirici olabiliyor. Zorunlu hallerde ana dile yabancı kavramların hangi koşullarda nasıl devşirilmeli ve nasıl verilmeli? Sorusu araştırılarak ve denemeler yapılarak yanıtlanması gereken önemli bir sorudur. Doğal Kavram Kümesi-Öbeği Öğretme Öğrenme Modeli'nin Hedefi;Bilim ve ilimi kullanarak:insan, doğa ve teknoloji arasındaki mantık-özgünlük fermuarlarının dişlerini doğru eşleştirmek amacıyla, kavramları doğru ilişkilendirerek; asrımızı, insan, doğa ve teknoloji arasındaki ilişkiyi algıda değişmezlik derecesinde doğru tanıyıp teşhis etmek ve uzun vadeli; eğitim, öğretim ve üretim amaçlı çözümler üretmektir. Edinilen bilgileri ders notlarına ve uygulamalara güncellemek. 1 Doğal kavram kümesi mantık modeli ve sisteminden/lerinden hareketle;teknolojik çalışmalardaki ve doğadaki mantık sistemlerini doğru algılamak/algılatmak ve kavramları doğru ilişkilendirerek, zihnimize asimile ettirmektir. Takiben koşullarımıza/da eğitim, öğretim ve üretim amaçlı hayata uygulamak/uygulatmaktır. 1, 2, 3 Doğal kavram kümesi-öbeği modeli eğitimde ve uygunışında;kavramların sanal ve nesnel ortamlardaki doğal inkişafının;ilişkileri, kronolojik sırası, önceliği ve eşgüdümlülükleri önemlidir. Sonuç Olarak Doğal Kavram Kümesi-Öbeği Modeli, E18 Uygulama ve Öğretme Modeline uyumlu ilşkilendirilerek;tümevarım ve tümden gelim yöntemlerinin fermuar mantığı iskeleti üzerinde; tüm olanakları, yöntemleri seçimli ve etkili bir şekilde kullanarak; doğru ilişkilendirilen kavramların (görsel-işitsel, uygulama ve hayatla doğru güncellenerek hazırlanmış kavramların) alt örgüsünden/leriyle ilk-orta ve yüksek öğretimin;görsel-işitsel, güncel ve uygulamalı amaçlarına uygun olarak ünitelere ve konulara doğru çimlenme mantığı ile ulaşmaktır. Kısa metrajlı filmlerde kavram kümesine-öbeğine örnek; A-İnsanda döllenme olayındaki; sperm, yumurta, ilk döl hücresi (zigot) kromozom, hücre bölünmesi, DNA, kök hücre ve ilk döl kümesi (basltosist) doğal kavram kümesi. B-Ahtapot, balık ve deniz yılanları arasındaki; av, avcı, avlanma, kamuflaj, kılık değiştirme, dikkat çekme, yanıltma, taklit, savunma ve canlı döngü doğal kavram kümesi. |
Bir yöntemin varlığının gerekçesi ve özgünlüğünün net bilinmesi çok büyük önem taşır. Niçin, neden ve nasıl sorularına yeterli yanıtlar ortaya çıkıyorsa gerekli bir yöntemdir. Filmle Öğrenme ve Öğretme Yöntemi Neden Gereklidir? tıklayın;1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, Özel veya eğitim hayatımızda film izlerken farkına varmadan çok zaman kayıp ediyoruz. Gerekçesi; bir film takdim edilmeden önce tatmin edici özeti ve ayrıntılarına yönelik yeterince bilginin verilmemesidir. Bizlerin TV'DE, sinemada …vb bir filme 1-2 saatlik zamanımızı harcamadan o filme ilgimizin ve ihtiyacımızın olup olmadığını önce yeterli seviyede bilgilendirme hakkına sahip olmamız kadar daha doğal ne olabilir. Yada gösterimdeki bir filme bir kişinin gereksinimi olup olamadığını önceden bilmeye hakkı olmalıdır. Özel veya eğitim hayatımızda eğitim filmlerini izlerken çok büyük zaman kayıp edilmektedir. |
| Deneme 2011/47 A-Güzel sanatları eğitime tevhit etmek ne demektir? Güzel Sanatlar Öğretim ve Eğitim Yöntemi Nedir? Güzel sanat dallarını eğitim mutfağında değerlendirmek ne demektir? B-Nasrettin Hocanın Öğretim ve Eğitim Yöntemi Nedir? Eğitimde hangi alan ve koşullarda kullanılabilir? C-Peygamberin Hadis Eğitimi ve Öğretme Yöntemi Nedir? Eğitimde hangi alan ve koşullarda ve kullanılabilir? |
Algıda Değişmezlik Nedir ve Nasıl Uygulanır? 1-Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültürdeki;eylem, yaratık, olay, olgu, süreç…vb aynı dilerdeki kavram, kavramisim, isim, deyim, deyim, cümle, mısra …vb karşılıkları farklı olan durumların özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan değişmezleri(sabiteleri) en üst seviyeye nasıl çıkarırdınız.? 2-Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültür dillerindeki kavram, kavramisim, isim, deyim, deyim, cümle, mısra …vb bazda aynı fakat eylem, yaratık, olay, olgu, süreç…vb karşılıkları farklı olan durumların özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan algıda değişkenleri en üst seviyeye nasıl çıkarırdınız.? 3- Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültürdeki geçişkenlik gösteren; eylem, yaratık, olay, olgu, süreç…vb ve kavram, kavramisim, isim, deyim, deyim, cümle, mısra …vb arasında özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan algıda değişenleri en üst seviyeye nasıl çıkarırdınız.? 5- Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültürdeki; özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan; eylem, yaratık, olay, olgu, süreç…vb ve kavram, kavramisim, isim, deyim, deyim, cümle, mısra …vb arasında algıda uyumları en üst seviyeye nasıl çıkarırdınız.? 6- Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültürdeki; özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan; eylem, yaratık, olay, olgu, süreç…vb ve kavram, kavramisim, isim, deyim, deyim, cümle, mısra …vb arasında algıda ortak paydaları en üst seviyeye nasıl çıkarırdınız.? Düşünme mantığı ipuçları;Geçmişten geleceğe doğru düşünürken;düşünce mantığınızın çalışma sistemini, eğitim sistemini-bilgisayar programlarını;değişmezler, en az değişenlerden-değişkenlerden….en çok değişenlere-değişkenlere göre doğru çalıştırmayı ve kurgulamayı-kurmayı deneyin. Akli ve Mantıki Ortak Alfabe Oluşturmanın Basmakları. Kavimler (Milletler) Arası Mantıki, İnsani ve Akli İletişim İçin; Tek Alfabe, Tek Dil ve Tek Lisan Kuramı (Demirkuş 2009) |