BİYOLOJİ EĞİTİMİNDE EVRİM SEMPOZYUMU İnönü Üniversitesi Fen-Edebiyat
Fakültesi Biyoloji Bölümü Malatya 3-4 Mayıs
2007
BİYOLOJİ EĞİTİMİNDE EVRİM SEMPOZYUMU SÖZLÜ
BİLDİRİLERİ
Biyoloji Eğitiminde Evrim Sempozyumu Sonuç Bildirgesi
EVRİM BİLİMİ İLE İLGİLİ FİLMLER
GİRİŞ
21.Yüzyılda gelişen
teknoloji ve çığ gibi büyüyen bilimsel bilgi yığını; evrimin bilimdeki konumu
ile ilişkilendirilip disiplinize edilmesi son derece önemlidir. Eğer bu
gerçekleştirilmezse; bilgi yığını içinde; özgünlüğüne liyakati ile
kavuşmamış veya kaos tartışmaları ile çıkmaza girmiş bir evrim bilimi
ile baş başa kalırız. Bunun için evrim bilim dalının liyakatli
ve verimli disiplin anlayışı ile 21. yüzyılda konumunun ve hedefinin
belirlemesi zorunlu gözükmektedir.
Evrimle İlgili Bazı Temel Kavramlar
Kâinatta çeşitli enerji
halleri mevcuttur Ör. katı, sıvı, gaz, ısı, ışık..vb. Enerji doğal ve sanal
enerji döngüleriyle hal değiştirir. Sanki enerji kainattaki ilk haline meyilli
hal değiştirerek hayat buluyor. Şöyle ki enerji hal değiştirmeden uzun süre
dengede duramamakta veya dengesizliğe (hal değiştirmeye) meyilli toplam(total)
yaratık hamuru halleri gibi gözükmektedir. Doğa, hala doğa ötesine doğru
genişlemektedir. Enerji hiç bir zaman israf olmayacak bir döngü içinde devamlı
yaratıkların kisvesi altında (yaratık olarak) hal değiştirerek ömrünü
geleceğe taşımaktadır. Büyük kıyametle (kainatın ölümü ile) kainattaki tüm
enerji halleri ya da toplam kainat enerjisi ölecek, yani
aslına veya orijinine geri dönecektir.
Enerji Hallerinin Dönüşüm Prensibi:Her
enerji hali, bulunduğu veya değişen koşullara bağlı olarak, orijine doğru en
ekonomik eşik minimum farklı enerji haline/lerine dönüşmeye
meyillidir.
Enerji Hallerinin Evrimi:Filogeni (kategori hayat döngüsü) ve ontogeni (tekil hayat döngüsü) bakımından, kainatın
oluşumundan bugüne kadar tüm yaratıklardaki enerji hallerine ait döngülerin,
kronolojik olarak ortaya çıkışları, ortadan kayıp oluşları, birbirine
dönüşümleri, hal değiştirmeleri vb. ile ilgili süreç ve olguları ifade eden
ilgili kavram-deyimdir. Ör.bilgisayarın sanal(işletim sistemi…vb) ve
mekanik enerji halleri, insanın sanal (akıl,zeka...vb.) ve bedensel enerji
halleri
Enerji Hallerinin
Filogenisi:Kainatın oluşumundan, ölümüne kadarki oluşan bir
enerji halinin belli koşullarda;birden çok enerji hallerine ve bir birine
dönüşüm eğilimlerinin açılım kümelerini (enerji halleri) ifade eden kavram
deyimdir. Örneğin;magmadan toprak çeşitlerine ve diğer eneji hallerine açılım.
Enerji Halleri Döngüsü:Belli
ortamlarda çeşitli enerji hallerinin bir arada biri birine dönüşüme meyilli
döngüsünü ifade eden kavram-deyimdir. Ör;bazı canlılarda ki kreps döngüsü.
Önemli olan bu mantık sistemini tüm yaratıklara ve kainata
güncellemektir.
Genel
Enerji Halleri:
2-Zihinde Düşünsel Enerji Halleri: Tefekkür ve düşünmekle
üretilen; pozitif, negatif, nötr yani olumlu (+) olumsuz (-), nötr (0)
varyasyon ve diğer enerji halleridir. Örneğin; Zihinde senaryolar üretmek.
3-Bedensel
Enerji Halleri: Genellikle ısı, ışık, ses, katı, sıvı, gaz, jel vb.
enerji halleridir.
4-Duyusal ve Zihinsel Araç Enerji Halleri: Zihinsel sanal araçlar ve
mevcut duyularımızla ilgili enerji halleridir. Zihin bir düşünsel
havuzdur. Örneğin; zeka, akıl, mantık zihinsel sanal araçlarımızdandır.
5-Diğer Enerji Halleri: Yukarıdaki
kategorilere girmeyen enerji halleridir.
Ontogeni (Ferdi Hayat Döngüsü):Bir
taksona ait ferdin gerçek hayat hikayesini ifade eder.
Filogenetik ve Ontogenetik Şekillenmenin İlişkisi;Filogetik Şekillenmenin-Evrimsel Açılımlarının Kümülatif/Katlanmış Döngüleri (Filogenetik Morfogenezisin Kümülatif Döngüleri), sanki taksonlar bağlamındaki kümülatif ontogenetik gelişmelerin makroskobik tümevarımlarının ortak paydaları gibidir. Doğal döngüdeki koşulların ve filogenetik gen havuzundaki genlerin çevresel etkilerle genetik yapılarında birikmiş kayıtların(genetik değişimlerin) etkileşimin ürünleri olarak:yeni koşullara; ya elemine olur, ya değişmeden yaşamaya devam ederler yada uyumsal değişimler göstererek yeni taksonlar veya yeni varyasyonlar olarak ortaya çıkarlar.Doğal seçilim kadar, çevrenin etkisiyle değişime uğrayarak gen havuzunda meydana genelen yeni değişimler yada uyumsal kayıtlarda büyük önem taşır. Sadece doğal seçilimi yada çevresel koşullar şekillenmede ileri sürmek yetersiz gözükmektedir.
Bilim: Doğadaki pozitif öncelikli (nesnel) bilgilere dayalı tüm bilim dallarındaki toplam
bilgi ve uygulamaları içeren en kapsamlı kavramlardan biridir. Bilim, daha
çok nesnel verilere dayalı olarak gelişip ilime doğru emekler.Bilim hayatın başlamasıyla insanın çevresindeki, iç dünyasındaki…vb edindiği bilgiler bütününe verilen addır.Büyük Kıyametle ölüme mahkumdur. Daha çok
öğretim kavramı ile ilişkilidir. Bilim yaratıkları, olguları, olayları ve
süreçleri tanımak için bir araçtır. Bilim ilimin metriksindedir. Bilimin tarihi olur ilmin tarihi olmaz!! Bilim ölümlü olduğu için bilimde mutlak gerçek yoktur, ilim ölümsüz olduğu için ilimde mutlak gerçekler vardır. Bilim, ilimin yaratıklarda yeşeren ölümlü-sonlu bilgi örüntüsü boyutudur. Bilim;akıllı ve zeki yaratıkların çevresine uyum, gelişim ve çevresini-kendilerini tanıma aracıdır. Bilgi ise bilim ve ilimin veri tabanıdır. Bilim yaratıkların ürünü ölümlüdür. İlim, ezeli, ebedi ve Baki olan Allah CC’HUN Alim Sıfatına tabiidir ve ölümsüzdür. Aslında bilimin kökeni de ilimdir. Yaratıkların genetik, fıtratı, deneyimleri ve ilahi kökenli ölümlü ve geçici hayata uygulanan ilim versiyonuna bilim deniyor. Bilim ve ilim mürşit olamaz ancak araçtırlar. Ör.Peygamberler; Peygamber Ahlakı Münşidirler.Ünlü bilim uzmanları;sahalarının mürşididirler. İnsanlarda bilim ve doğa insanı değil Allah CC’HUN insanıdırlar. Onun için Bilim-İlim İnsanı, Bilim-İlim Adamı, Bilim-İlim Kadını Kavramları bazı insanlar için yanlış ve liyakatsizdir. Bilim Uzmanı, Bilim Eksperi, Bilim-İlim Ustası, Bilim ve İlim Alimi, bilirkişi, bilen zat kavramları bazı insanlar için daha liyakatlidir. Bilim; yaratık ve enerji halleri arasında öğrenme aracıdır.
Bilgi ise, bilimin veri tabanıdır.
İLİM NEDİR? Bilime ilave olarak;ahlakı, doğa
ötesi ve tasavvufu içeren, tüm bilgi ve uygulamaların hayatla gerçek ilişki ve tanımlarıyla şekillenen en kapsamlı kavramdır.İlim daha çok eğitim kavramı ile ilgili olup, beşeri merkezli olarak bilime ulaşır.İlim;Allah CC’HUN Alim sıfatına tabi olup tüm yaratıkların ezeli, yaşayan ve ebedi aşamadığı ve hayat bulduğu ölüp ve diriltildiği tüm bilgilerin en kusursuz ve israfsız konumlandığı bilgi bütünlüğü ve birlikteliğini içerir. İlim bilinen ve bilinmeyen tüm bilimleri de içerir. İlim bir gerçek bilim ise ölümlü, sonlu ve geçici bir araçtır.Bilim hayatın başlamasıyla insanın çevresindeki, iç dünyasındaki…vb edindiği bilgiler bütününe verilen addır.Büyük Kıyametle ölüme mahkumdur.
Bilim ve ilim; tüm yaratıkları, olguları, olayları, süreçleri, ilişkileri ve enerji hallerini tanımak için
bir araçtır, bilgi ise veri tabanıdır.Bilimi ve ilimi bilgilerimizle işletip, hayata uygularız.
İlim, Bilime ilave olarak ahlaki-hayvani-meleği doğa ötesini ve tasavvufu içeren en geniş bilgi havuzunu temsil eden kavramdır. Bilim;akıllı ve zeki yaratıkların çevresine uyum, gelişim ve çevresini-kendilerini tanıma aracıdır. Bilgi ise bilim ve ilimin veri tabanıdır. Bilim yaratıkların ürünü ölümlüdür. İlim, ezeli, ebedi ve Baki olan Allah CC’HUN Alim Sıfatına tabiidir ve ölümsüzdür. Aslında bilimin kökeni de ilimdir. Yaratıkların genetik, fıtratı, deneyimleri ve ilahi kökenli ölümlü ve geçici hayata uygulanan ilim versiyonuna bilim deniyor. Bilim ve ilim mürşit olamaz ancak araçtırlar. Ör.Peygamberler; Peygamber Ahlakı Münşidirler.Ünlü bilim uzmanları;sahalarının mürşididirler. İnsanlarda bilim ve doğa insanı değil Allah CC’HUN insanıdırlar. Onun için mlim daha çok beşeri merkezli olarak, bilime ulaşır. Bilim-İlim İnsanı, Bilim-İlim Adamı, Bilim-İlim Kadını Kavramları bazı insanlar için yanlış ve liyakatsizdir. Bilim Uzmanı, Bilim Eksperi, Bilim-İlim Ustası, Bilim ve İlim Alimi, bilirkişi, bilen zat kavramları bazı insanlar için daha liyakatlidir.Bilgi ise, bilimin veri tabanıdır.
İlim;içinde, sonsuzluk döngüleri, bilinen-bilinecek-bilinmeyecek ve var olması gereken; tüm zamanları, olayları, süreçleri, olguları, eylemleri, bilgileri, yaratıkları…vb her şeyi liyakatli, israfsız güçte ve konumda/larda...vb bulunduran ve bilinen;hiçbir tercih ve kader çizgisinin aşmadığı sahipsiz olmayan çoğu şeyin en büyük havuzudur.Yer/ler ve gök/ler yapışıktı biz onu/ları açtık (Ayet var) Başlangıçta yer ve gökler yapışıktı(ilmen yer ve göklerin çok yönlü yapışık olduğunu düşünün). Biz onları açtık sonra isteseniz de istemeseniz de bir arayan gelin dedik. Hala göğü genişletmekteyiz...Ayetler var
İnsanlarca Kullanılan İlmin İnsandaki Meyvesi:ruhuna endeksli aklı kuralları benimsediği yaşama biçimi ve ürettikleriyle, doğa ve hayvani-insani doğa ötesini aşarken öğrendiklerini davranış ve eylemlerine;güzel ahlakla işleyip, devşirmek ve yansıtmaktır.
İlim
Açısından Doğa Ötesi:Beşeriyetin madde aleminden (evren, dünya) madde ötesine tüm sanal dünya/lar vb. iç alemi kast edilmektedir.
Doğa Ötesi İlim;ilim havuzundaki madde ve anti (melek, cin...vb) madde tabanlı birimlerle sanal hayat bulmuş yaratıkları inceleyen bilime Doğa Ötesi Bilim denir.Ör;akıl, zeka, ruh, sanal nefisler…vb
Bilimsel Açıdan Doğa
Ötesi: Bilim açısından henüz genişleme
boyutuna ulaşılmayan doğanın geleceğini ifade eder.
İlim
Açısından Doğa Ötesi: Beşeriyetin
madde aleminden (evren, dünya) madde ötesine tüm sanal dünya/lar vb. iç alemi
kast edilmektedir.
Bilgi: Doğadaki subjektif-objektif yaratık(nesnel), olay ve olgularla ilgili
genellikle duyularımızla zihnimize
özümsenen, alınan, giren yada genlerimizde var olan(fitrati-yapısal bilgi) veya zihinsel operasyonla
ürettiğimiz ürünlerin zihnimizde bıraktığı; dinamik anlamlı imaj, kavramsal
ve ilişkisel kalıntılardır. Bilinçli veya bilinçsiz edindiğimiz bilgileri zihnimize-belleğimize
yerleştirip, gerekirse bu bilgileri kullanarak yeni bilgiler üretiriz. Kısaca
bilgi; yaratıklar hakkında bilinen veya
zihinsel olarak üretilen ve zihnimizde kodladığımız; anlamlı imaj, kavram ve ilişkisel veri halleridir. Bilgi, bilimin havuzu içinde yer
alır. İşlenmesi ve hayata uygulanması için bilim gereklidir. Bir bakıma bilgilerimiz sahip olduğumuz bilimin veri
tabanlarını teşkil ederler. Bilim;akıllı ve zeki yaratıkların çevresine uyum, gelişim ve çevresini-kendilerini tanıma aracıdır. Bilgi ise bilim ve ilimin veri tabanıdır. Bilim yaratıkların ürünü ölümlüdür. İlim, ezeli, ebedi ve Baki olan Allah CC’HUN Alim Sıfatına tabiidir ve ölümsüzdür. Aslında bilimin kökeni de ilimdir. Yaratıkların genetik, fıtratı, deneyimleri ve ilahi kökenli ölümlü ve geçici hayata uygulanan ilim versiyonuna bilim deniyor. Bilim ve ilim mürşit olamaz ancak araçtırlar. Ör.Peygamberler; Peygamber Ahlakı Münşidirler.Ünlü bilim uzmanları;sahalarının mürşididirler. İnsanlarda bilim ve doğa insanı değil Allah CC’HUN insanıdırlar. Onun için Bilim-İlim İnsanı, Bilim-İlim Adamı, Bilim-İlim Kadını Kavramları bazı insanlar için yanlış ve liyakatsizdir. Bilim Uzmanı, Bilim Eksperi, Bilim-İlim Ustası, Bilim-İlim bilirkişisi, alimi kavramları bazı insanlar için daha liyakatlidir. Bilgi;insan zihninde, kavram, resim, şekil, imaj, ses, görüntü …vb şeklinde kodlanmış doğadaki yaratık, olay olgu, süreç….vb şeylerin karşılığı olan enerji halleridir. Genel anlamda bilgi;doğadaki, sübjektif-objektif(nesnel) canlı-diri yaratıklar dünyaya geldiklerinde genlerinde yapısal olarak kısmen var olan buna ilaveten,süreç, olay olgular...vb şekil de zihnisel asimile(özümsenen) olunan veya rüya ile, tarns ile, düşünerek, zihinsel operasyonla üretilen ürünlerin zihinsel(düşünsel kayıt), beyinsel(organik kayıt) havuzda diğer bilinenlerle ilişkisel kayıt edilen;ses, görüntü,imaj, sembolik kod, eylem, ...vb dinamik kalıntılardır.Bilgi canlı yaratıklara çevreye uyum yada yaşamak amacıyla bazen canlıların genlerindeki yapısal değişiklikler sonucu genetik yapılarına kayıt edilir. Örneğin bakterilerin antibiyotiklere karşı genetik direnç geliştirmesi.Bilgi cansız yaratık sistemlerinin çevreye uyma zorlandığında sistemin ilk yapısında değişiklik yaparak yeni kombinezon bilgileri içeren yada sahip sistem olur. Ör. bir ekosistemin küresel ısınma sonucu oluşan yeni çevresel koşullara yapısal değişimle tepki gösermesi. İnsan ruhunda ise doğa ve hayvani-meleği doğa ötesindeki öğrenebileceği yada gereksinim duyduğu hemen her şeyin ilim olarak meleği(kusursuz) yeterince karşılığı vardır.Ruh Allah CC’HUN emaneti olduğu için hemen her şeyin özünü içeren ve sadece akıl işletim sistemi verilen yaratıklara üflenmiş olup bu varlıkların hayvanlardan ve cansızlardan farklı olarak akıllı yaratıkların nefsini ve rabbini tanımasına yardımcı olur.
Bilgi;bilimin(nesnel + sanal insani bilim) ilimin(tüm bilinmeyen bilimler, nesnel + sanal+düşünsel+ilahi... bilim) veri tabanı olan enerji hallerinin karşılığı gibidir.
Varlık;var olmaktan gelir. Aslında yokluk diye bir şey düşünmek yanlış ve iftiradır. Her şey Allah CC'HUN ilminde varlık olarak vardır ancak bunların içinde dilediklerine yaşama hakkını vererek (yaratarak) yaratık olarak hayat buldurur. Enerji yoktan var vardan yok edilmez enerjinin korunumu yasası: israf haramdır ayetine uygundur. Her şey Allah CC’HUN ilminde varlık olarak vardır ancak hepsine her an yaratık olarak hayat vermemiştir. Nurundan ilmindeki varlıklara hayat vererek yaratır. Sadece taktır edilenler yaratık olarak hayat bulmuştur. Ebedi hayatın tarlası olan kainattaki bazı varlıklar ebedi yaratık olarak geleceğe yol alırken bazıları olduğu gibi ait olduğu ilimdeki varlık hallerine dönerek Allah CC’HUN icabetine amade bekleyeceklerdir. Kainat bir nevi ebediyetin tarlası ve nesnel ve sanal yaratıklar atom, atom altı partiküller ve bazı enerji halleri hamuru ile defalarca yaratıldığı gibi bekli de kainatta defalarca yaratılıp öldürülecektir.
Yaratık:farklı enerji döngülerinden
oluşan özgün canlı veya cansız sistemlere denir. Özgün enerji hali/leri
veya doğa ve doğa ötesinde çeşitli enerji halleri şeklinde özgünlükleri ile
temsil edilen kişiliklerdir. Yaratığın hem eneji döngü hali/halleri hemde
kişiliği, enerjinin ise halleri vardır.
Kainat: Beş
duyumuz ve teknolojik araçlarla idrak edebildiğimiz tüm yaratıkları içeren en
büyük evrendir.
Nesnel Canlı Yaratık: Yaşamak ve üremek
için enerji tüketimine gereksinim duyan ve kendisine benzer fertler meydana
getiren yaratık grubuna denir. Kısaca özgün üreyebilen, etrafını etkileyen,
etkilenen ve bilgi ile ulaşılan yaratıktır.
Canlılar
Bilimi: Tüm canlıları inceleyen bilimdir.
Cansız Yaratık: Yaşamak için enerji
tüketimine gereksinim duymayan, kendisine benzer fertler meydana getirmeyen
objektif yaratık grubuna denir.
Cansızlar
Bilimi: Tüm cansızları inceleyen bilimdir.
Geçiş Özelliği Gösteren Yarı Canlı
Yaratık: Örneğin spor, tohum, vb. özel hallerde oluşan veya ontogeni hayat döngüsünün aşamalarına denir. Canlının
hayat döngüsünün aşamaları veya halleridir.
Araform Bilimi: Canlı ve cansız
olduğuna henüz karar verilmeyen ya da canlı-cansızlar arasında geçiş gösteren
yaratıkların kategorize edildiği ve incelendiği
bilimdir.Ör.tohum, spor
Bilinmeyen: Henüz yaratıkların idrakine ve
bilincine ulaşmadığı veya idrakinden silinip kaybolmuş/unutulmuş bilgi veya
enerji halidir.
Bilinmeyenler Bilimi: Canlı, Cansız ve Araform Biliminin kategorisine girmeyen
yaratıkların bilimidir.
Kayıp
Yaratık: Önceden bilinen sonradan arandığında bulunamayan-ulaşılamayan
yaratığın konumudur. Bilinen bir yaratığın, diğerinin/lerinin malumatından
kaybolması veya kendisini kayıp etmesi/ettirmesidir.
Yok Olmak: Hal değiştirirken veya
öldükten sonra; hal değiştirmeden önceki hayatıyla bağlantısı
kurulamıyorsa; önceki kişilik yok olmuş demektir. Örn: bitkisel hayat.
Yok Olmak: Hal değiştirirken
(ölürken), hal değiştirmeden önceki hayatıyla bağlantısı
kurulamıyorsa; önceki kişilik yok olmuş demektir. Örn: bitkisel hayat.
Gerçek: Değişme
miktarı ihmal edilebilecek kadar minimum düzeyde olan veya hiç değişmeyen
yaratık, olay, süreç, zaman, olgu ve kurallar bütünüdür. Kısaca; en az değişen
veya hiç değişmeyen kavramlara gerçek denir. Gerçek yalanın tersidir, karşılığı
yalan olmayan çok şey gerçektir. Hayatta, değişmez, az değişen ve güdük
gerçekler vardır. Örneğin, ölüm sonuç itibariyle değişmez gerçektir. Kanunlar az
değişen gerçektir. Belki de her kanun bir gerçektir, ama her gerçek bir kanun
değildir.
Yalan: Yalan ;Karşılığı doğru ve ebedi gerçek olmayan kasti veya bilinçsiz uydurmalardır.Karşılığı doğru ve haklı olmayan yanıltıcı gerçektir. Yalan kısmen gerçeğin tersidir. Var olmayandır (yoktur).Örnek;Güneşteki füzyon misali aşkımın yanında kainat kıvılcım bile değildir. Demirkuş 2003. Ör.Kara delikler kabrim, ak deliklerde meyve vereceğim” Demirkuş 2003. Hayvanlarda yalan var mıdır? Toplumda yalan olmasaydı ne olurdu? Yalanın mubah olduğu uygulama alanları var mı? Sorular yalanın toplumsal döngülerdeki gerekliliğini vurgulamak için önem taşır.
Yanlış:Karşılığı doğruya ve gerçeğe aykırı kasti olmayan uydurmalardır.
İftira:Liyakatsiz yakıştırmadır.En büyük iftira Allah CC’HUNA şirktir.
Yokluk:Hiç bir şeyin olmadığı anlamına gelen
yokluk kavramının karşılığı koca bir yalandır. Yaklaşık; Yokluk=Yalan !! Yokluk kavramı hiçbir enerji halinin olmadığı
boyut/larla örtüşen bir kavram olarak ifade edilmesiyle kavram yanılgısını yaratmaktadır. Bu kavram, kayıp ve
bilinmeyen kavramları ile karıştırılmaktadır.
Yoktan Var Vardan Yok
Edilemez" prensibinin tanımı eksik veya mantıksızdır. Çünkü enerjisiz
bir boyut düşünmek mantıksızlık ve saçmalıktır. Doğadaki tüm döngüler bu
mantıksızlığın kanıtı olabilir!! ”Enerji
Kayıptan Var, Vardan Kayıp Edilebilir” demek belki daha doğrudur
veya mantıklıdır.
Bu açıdan, bilim ve insan henüz gençtir. Bilim ile bedensel beş duyuya ilave olarak, sanal
dünyamız ve duyularımızla idrak edişimiz; eğitim, öğretim ve teknoloji ile
pozitif bir şekilde evrimleştirilmedikçe; evrim teorisi ve prensiplerinin bazı
bölümlerini gerçeklerle ilişklendirmenin ispatı şu an için olanaksız
gözükmektedir. Bunun ispatı için bazı zihinsel ve bedensel enerji hallerini
açıklamak asırlar alabilir. Hz. Muhammed AS. Miraca çıkmasıyla, Adem A.S.’ın yer yüzüne inmesini
ışınlamayla ilişkilendirmeyi ispat etmeye veya çürütmeye henüz bilimsel veri ve
teknoloji eksik ve yetersiz.Bu durum şu an zor, köre ışığı tarif etmek misali.
Belki de ışınlamanın gerçekleştiği çağda veya maddeden anti maddeye doğru
insanda var olan tüm enerji hallerinin döngüleri deşifre edildiği zaman bunu daha iyi anlamamız sağlanmış
olacaktır.
Değişim;Enerji
veya yaratığın;bulunduğu konum, hal ve hayat denkleminden farklı konum, hal veya hayat denklemine geçme eylemi, süreci veya olgusudur.
Her değişim değişmezlerin ve kısmi değişmezlerin kefeninde veya örgüsünde hayat bulur. Demirkuş 2009
Ola ki çoğu doğal değişimler değişmezlere çekiniktir.Demirkuş 2009
I-Doğal Değişimler:Doğal koşullarda meydana gelen
değişimlerdir.Ör;evrimsel değişimler, türleşme
II-Yapay Değişimler:İnsandan
kaynaklanan değişimler. Ör, çevre kirliliğinden kaynaklanan değişimler
III-Ferdi ve Toplumsal Değişimler:Tercihlerimizden kaynaklanan ferdi ve
toplumsal değişimler.
A-Liyakatli
Değişimler:Toplumsal veya tüm döngülerde;yaşatıcı, tamamlayıcı pozitif
bütünleşik veya analitik özgünleşen değişimleridir.Ör,Liyakatli devrimler. Ör,Doğru, insancıl veya akıllı eğitimin, güzel ahlaklı insanları.
B-Liyakatsiz Değişimler:Toplumsal veya tüm
döngülerde, anatgonistik yani yok edici, zararlı bölücü ve parçalayıcı veya
zararlı bütünleştirici değişimlerdir. Ör,Liyakatsiz devrimler ve ihtilaller. Ör,Yanlış, başıboş, doğal yada vahşi eğitimin kuduz-koyun-sürü ahlaklı
insanları.
IV-Nötr
Değişimler:Değişim potansiyeli mevcut ancak, sistemin ve
organizmanın minimum değişimini ifade eden değişimlerdir.
V-Diğer Değişimler:Kategoriye girmeyen değişimler.
Sabite(Değimez/Değişmezlik);değişim potansiyeli sıfıra yakın seyir
eden:matematiksel, toplumsal, ferdi özellik-eylem-davranış…vb karşılık gelen
kavramdır. Ör;plank sabiti, küresel ısınmaya tepkisiz insanların bedensel-zihinsel eylemin değişmez cahillikleri toplumsal sabitelerdir.
Devrim;doğadan (evrimden) kaynaklanan rekabetin,
nefsin gücüne veya akıla dayalı uzun süre kabul gördürülen/gören toplumsal
eylemler ve kurallar bütünüdür.Ör;Veto
imparatorluğu toplumsal hile, oyun ve doğal gücün (nefsin) ürünüdür. Güzel
ahlakla örtüşen devrim ve akli devrimlerin hepsi akıl ürünü devrimler
kategorisine girer. Semavi dinler: Allah C.C. tarafından vahiy edilen aklın
uygulama ürünü gibidirler.
Sistem Zekası-Sistem Zeka Birimi;çevrenin ve ortam koşullarının;yaratıkların ve enerji hallerinin;filogenik gelişim ve oluşum süresince;yaratıklara ve değişik enerji hallerine ait sistemdeki/lerdeki döngüsel ve çekimsel etkileşimlerinin dinamik dengesine etkilerinin sanal aracına sistem zekası denir.Plazma boncuğu, sinir sistemi, kas sistemi, elektron, pozitron, atom, evren, robot zekası...vb zeka gibi. Bir sistemin çevreye uyum için gerekli minimum zeka konumu o sistemin sistem zeka birimini ifade eder.
Gen- Sistem Zekası (Geçişken Zeka);Canlı ve cansız ortamlara uyum sağlayan ve her iki ortamdaki özellikleri taklit edebilen geçiş özelliği gösteren canlı ve yarı canlı yaratıklarda görülen zeka çeşididir. Örn.ekosistem, virüs, spor,ahtapotlar, mürekkep, balıkları, tohum…vb. zakası
Biyolojik Zeka;Doğanın ve çevrenin;filogeni, ontogeni ve gelişim sürecinde;organizmanın, gen sistemlerine çevre ile dinamik etkileşimli kayıt ürünü doğal sanal araçtır.
Gen Zekası ve Gen Zeka
Birimi(Demirkuş 2009:Aslında canlı yaratıklar yaşadıkları sürece değişen çevre koşullarına: en hızlı, en doğru ve en mükemmel; uyum sağlama, algılama, kavrama ve mantık sistemleri geliştirme, verimli değişimle sonuçlandırma ve hedefe ulaşmak, değişime uyum için gerekli-istenen yetenek ve özellikleri genlerine kayıt edilir.Buna kısaca değişen koşullara; gen-değişim ve uyumu kaydı denebilir. Bu kayd edilen özelliklerin bazıları zaman içerisinde ve evrimsel süreçlerde uygun koşullarda fenotipe(dış görünüme) yansıyacak şekilde, bedende yeşerir ve canlının hayatına güncellenir. Gen seviyesindeki kayıtların özgün gen ve ilişkili-etkileşimli gen kümesinden…vb prokaryot, tek hücreli...organ, beyin, sistemler, beden, populasyon, birliğe kadarki değişimlerin kalıcı sanal araçlarına gen zekası diye biliriz. Gen-zeka özellikleri doğadaki yapılarla-yasalarla, biyolojik yapılarla-yasalarla ve çoklu zeka kuramıyla örtüşmektedir. Kısaca;canlı ve yarı canlı yaratıklardaki tüm zekalarının tabanı gen zekası birimine/lerine dayanır ve çoklu zeka tipleride onların etkileşimli tümevarım sonuçları gibi gözükmektedir. Gen zekası birimi, sistem zekası birimi ile ilişkilidir, ondan etkilenerek;gen değişim ve uyumu kayıtlarını yapar.
Beyin;öncelikle nesnel bedenlerimizde özelleşen organlara ait gen zeka kümlerini ve gen görevlerini ilişkilendiren veya gen görevi ve zekaları ilişkilendiren yönetim merkezidir.Beyin nesnel ve zihinsel havuzumuzun sürekli uyanık, çalışan diri işlevsel ve zihindeki bilgilerini kodlarını içeren kavşak ayağı veya zihinsel bedenimizin/havuzun/hafızanın nesnel çekirdeği gibidir. 0,1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10,11, 13, 14, 15,16, 17, 18, 19
-Beyin ve genlerimiz hücresel çimlenme (fiziksel çimlenme), üretilen proteinlerden kimsalkodlarımız, kavramsal kodlarımız ve hatırlama belleğimiz(anlamsal kodlama) adeta zihinsel havuzumuzun hemen öğrenilen bilgilerin (bilincinde olunan) tüm dinamik kodlanmış imajını taşıyan nesnel zihin çekirdeği gibi davranır. 1, 2, 3
-Kısaca biz zaten zihin havuzumuzun içinde olduğumuz için öğrenme esnasında beş duyumuzla alınan bilgiler, düşünsel üretilen bilgiler…vb bize ulaşan bilgiler sadece ilgili genlerimize kayıt, beyin hücrelerinin fiziksel dallanmalarıyla, özgün protein üretimi ile hatırlama belleğimize kodlanma yapılmaktadır.
-Deneyim ve uygulamalarımız göstermiştir ki etkili öğrenmede 5 duyumuz ve yaşayarak öğretimin kalıcı olmasının nedeni beş duyuya ve fazlasına dayalı beyinde kodlamanın gerçekleşmenin mutlak karşılığı vardır. Zamanla bunlar ortaya konup çözüldükçe öğrenme ile ilgili bilgilerimiz bereketlenecektir.
-Zihinsel havuzumuz, isteğimiz dışında da sürekli içerdiği ortamı dinamik ve zinde ortamdaki her şeyi olduğu gibi diri olarak soğurup çok yönlü klonlayarak-kodlayarak tazelikle farklı enerji hallerinde kayıt eder. Muhtemelen bu kayıt kıyamete kadar silinmez.
-Genellikle sadece duyularımızla bilinçli algıladığımız (farkındalığında olduğumuz) yada kayda değer olan bilgileri zihnimizle dinamik endeksli çalışan beynimize; nesnel/fiziksel, organik, kavramsal ve algısal olarak kodlarız.
-Bir kısım bilgiyi de hayal ederek, trans halinde, düşünerek, uykuda ve rüyalarla zihin havuzumuzdan beynimize kodlayarak (nesnel/fiziksel kod, organik kod, kavramsal ve algısal kod….vb) öğrenir ve bilgi havuzu kodumuzu zenginleştiririz.
-Zihnimizdeki Sembolik, kavramsal kodlamalarımız olmazsa ne olur?
-Zihnimizdeki kavramların, isimlerin ve kavram-isimlerin silindiğini düşünün.
-Yontma taş devri insanı, dilsiz bir insan veya hayvanların seviyesinde bildiklerini ifade etmedeki doğallığını yada vücut organlarını, vücut dilini, yüz ifadelerini kullanma desteğine gereksinim duyarız.
-Yazılı ve sözlü her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünceyi ifade eden her şeye eleştirel gözle bakılmalı ve en mantıklı-liyakatli alternatifi geliştirilmelidir. Ör.elmadan daha mantıklı alternatif isim ve kavramlar üretin. Ör.toparlak/topak kırmızı, toparlak/topak sarı,toparlak/topak yeşil, tatlı topak...vb, portakal/tatlı/sulu sarı topak.
-Çok özel haller hariç, her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünce üretirken veya düzenlerken;düşünsel ve eleştirel tercihte, doğal dillerin vahşi kurallarına ve hece vezninin akıcı ses-kafiye uyumunun keyfine, zevkine ve cüşuna, akli,mantıki ve ahlaki anlamlar feda veya yem edilmemelidir.
-Kavramların listesini kavram araçları şeklinde hazırlamak son derce önemlidir.
-Öyle bir yazılı-sözlü alfabe ve lisan ilişkisi hazırlayalım ki her harfi ve harfleri bir araya geldiğinde, matematikteki rakamlarlar gibi mutlaka bir veya birkaç mantıklı anlam taşıyacak şekilde dizayn edilmelidir.
Hatırlamak, Unutmak Yada Eksik Hatırlamanın Nedenleri ve Geleceği;
-Hatırlama daha çok yapılan kodlamanın, gereksinim duyulması veya içsel ve çevresel kombinezonlu uyaranların ürünüdür.
-Hatırlanma tüm kodlanma türlerinin ortak paydası veya bir tanesiyle bizde hayat bulur.
-Bilgilerin yeniden hayat buluşu;ses, görüntü, eylem, kavram, isim, siluet, dokunsal, his, hayal…vb şekilde hatırlanır.
-Yani kodlamanın açılan uçları iç ve dış çevre ile kontağa geçmesi ile ışık hızından hızlı bir yoklama ve iletişimle sonuca ulaşır.
-Doğru ve bilinçli hatırlamaya engel olan;beyin yaşlanması, benzerlik çakışması, hatırlamayı negatif etkileyen çevresel ve içsel etmenler, hastalık…vb.
-Zaten insanlar ilerde bu hatırlama problemlerini nano ve kuantum robo bellek ve kayıt edicilerin sürekli kaydı ile telafi edecektir.Ancak buda zihinsel tembelliğe neden olacaktır.
EVRİM BİLİMİ: Tüm zaman süreci içerisindeki dinamik değişimleri ilişkilendiren doğa
bilimidir.Canlı, Cansız ve Araform bilimlerine ait yaratıkların gerçek hayat
hikayelerini bilimsel verilere dayalı olarak açıklamaya çalışan
bilimdir.
-Tüm enerji hallerindeki;enerjilerin, yaratıkların, oluşumların ( eylemlerin, olayların, süreçlerin, olguların …vb) yaşanmış ve yaşanacak; sanal ve nesnel nefsi gerçek hayat hikayelerini bilimsel bulgulara dayalı olarak ilişkilendiren bilimdir.
-Evrim Bilimi sanki-özellikle akli primitif (ilkel) insanın nefsini tanıma aracıdır.
-Devrimler;insanın, evrimler ise yaratıkların özellikle hayvanların (kısmen insanın ve bitkilerin) zihinsel ve bedensel değişimin (değişmenin) aşısı/ları gibidirler.
-Aşıların seçimi, hazırlanması ve dozu yaşatıcı olmadıkça faydadan çok zarar verir.0, 0, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 9
Doğa ve doğa ötesindeki:
değişen süreçleri, benzerlikleri, ayrıcalıkları, değişimleri; orijine ve
kronolojik sürece göre (filogeni ve ontogeni mantık süreçleriyle) ilişkilendiren doğa
bilimidir.
Diğer bir deyişle evrim
bilimi,bilim felsefesinin çatısında; fen ve beşeri bilimlerinin felsefeleri
arasında bilimsel-objektif verilere dayalı ilişki ve bağ kurmaya çalışan
bütünleştirici doğa bilimidir (Grafik 1,Grafik
2).
Evrim Bilimi, beş duyuya dayalı verilere ilaveten, bilimsel ve teknolojik
gelişmelerle donanım bilgisini zenginleştirecektir. Bu zengin donanımı; insanın
uzaya açılmadan önce yer küresindeki ve uzaydaki tüm biyotik ve abiyotik
verileri oluşturmaktadır. Geçmişe bugüne ve geleceğe ait bu veriler
bilimsel kurallarla filogenik-ontogenik mantıkla ilişkilendirilerek
günümüzde ve uzay çağında uygulanacaktır.
Evrim Bilimi; temel bilimleri
biyotik ve abiyotik döngü-mantık sistemlerini gerçek bilimsel verilerle
ilişkilendirir. Bu gücünden hareketle, beşeri bilimlere doğru objektif ve
bilimsel verilerle çimlenerek onları biyotik ve abiyotik döngüler ve mantık
sistemleriyle dirilterek Doğa Biliminin bedenine bilgi aktarır.
İnsandaki enerji halleri deşifre
edildikçe evrim biliminin bu konudaki önemi ve gerekliliği
anlaşılacaktır.
EVRİM MEKNİZMASI;Evrim Bilimindeki tüm mekanizmaları ifade eden
ve içeren genel bir kavramdır. Evrim Bilimi, Evrim Teorisi ve Evrim
Mekanizmaları, Evrimin Prensipleri en az Hücre Bilimi, Hücre Teorisi ve Hücre Mekanizması gibi
farklı anlamlar taşımaktadır. Evrim, Evrimin Prensipleri, Evrimleşme, Evrim Bilimi ve Evrim
Teorisi kavramları doğru bilinmezse kavram ve düşünce yanılgısına neden olur. Evrim Bilimi öğretiminde
özellikle algıda değişmezliğe yönelmek gerekir. Ör.Hücre, Hücre oluşumu, Hücre Bilimi ve Hücre Teorisi çok iyi
bilinmektedir.Hücre teorisi alternatifi yerine organik kılıfa sarılı üretken canlı gen birimleri daha makul tanımdır.
EVRİMLEŞME;Doğal ve
yapay yasalara dayalı ortaya çıkan/çıkartılan koşulların, canlıların
genotip ve fenotipleri üzerinde meydana getirdikleri kalıcı kalıtsal
değişimleri ifade eden kavramdır.Değişen çevre koşullarına uyum amacıyla, canlı ve kısmen cansız yaratıkların nesnel, sanal ve yaşam döngülerin de benimsediği ve oluşturdukları uzun vadeli değişimlerdir.
EVRİM;Evrimle ilgili tüm, kavram, süreç ve bilgileri içeren genel bir kavramdır.
EVRİM TEORİSİ;İleri sürülmeden önce, yaratıklar olalı beri çevresel değişimlere bağlı olarak yaratıklarda ortaya çıkan sonuçların arasındaki ilişkilerin Darvin’ce izah edilmesi veya Darvin’ce izah edilmesi kılıfıdır. Darvin bu teoriyi ileri sürmeseydi veya ileri sürmeden öncede değişimlerin yaratıklar üzerine ortaya çıkan sonuçlar vardı ve var olacaktır. Bir Darvin buluşu değil var olan sonuçları bir doğa sofisinin bilimsel izahatıdır.
EVRİM BİLİMİNİN
UYGULAMA ALANLARI:Yaratıkların kökenini araştırmak neden gereklidir? Yaratıkların kökenini bilmemizin bize ne yararı vardır?
EVRİM DİN VE BİLİM KAOSUNUN KÖKENİ VE
ÇÖZÜMÜ
Bütün bilgilerin evrim bilimi ile sentez edilmesi gerekir. Bunun sebebi de evrim
biliminin yaşaması veya realitesinin kabul ettirilmesi için sadece evrim teorisi
ve prensiplerini ileri sürmek, hücre teorisini hücre bilimine baraj
yapmaya benzer. Bir bilim dalının yaşaması ve kabul görmesi için sonuçlar ve
uygulamalarının gerekliliği yeterlidir.
Evrim bilimini esas ayakta tutan, tüm beşeri ve pozitif fen bilimlerinin
ontogeni ve filogeni döngülerindeki ilişkilendirici yasalarıdır. Evrim teorisi,
evrim bilimi demek değildir. Evrimin prensipleri de sanki haklı olarak, orta çağ din kaosundan din
biliminin ve yasalarının pozitif bilime etkisini nötralize etmek, bilimsel
gelişmelere pozitif yön-hız kazandırmak, insanda pozitif bilinç (materyalist,
objektif) ve yöntemleri geliştirmek için doğada keşif edilen doğal
yasalardaki mantık sistemlerinden
ibarettir.
Belki de Evrim Bilimini;
Evrim Teorisi ve Evrimin Prensipleri ile %100 özdeşleştirip anlatmak için zaman
erkendir.Yapılan tartışmalar; bilim dalları arasında ilişkilendirici örümcek
misali ilişki ağı kuran evrim biliminin geleceğimizin uygulama alanları ve
uzay çağı için sağlıklı envanter toplamasına ve gelişmesine engel olmaktadır. Bu tepkiler bir zamanlar
Osmanlının 400 yıl matbaayı kabullenişte kayıp ettiklerine neden olanlarla
örtüşüyor gibidir.
Bilim
ve din arasındaki en büyük çelişkiler ve çıkmazlar, Batının Ortaçağ döneminde
başlamıştır. Ortaçağ dönemindeki din fobisi, materyalizme ve bilimin
popülaritesine eklenince sonuçta bütün inanç sistemlerine bu perspektiften
bakmak doğal bir sonuç olarak ortaya çıkmıştır. Ne Yazık ki, bu sonuçtan İslamiyet’e hak etmediği liyakatsiz ve korkunç bir toplumsal tufan iftirası yakıştırılmış ve uygulanmıştır.
Sonuç olarak, laiklik ve evrim prensipleri ile bilim ve bilim
insanları bu kaostan yakasını kısmen kurtarmışlardır. Ancak bu sefer bilim ve
bilim insanları siyasetin metriksine malzeme olmaktan kurtulamamıştır.Yada bilim
insanları, siyaset ve siyasetçileri bilimin metriksiyle kuşatamamıştır.Belki de
siyaset dinle bilimi boğuşturuyor farkında değiliz. Hatta bazı bilim insanları
siyaset uğruna dine karşı malzeme olarak yıpratılıyor. Dine teslim olmadan dini
anlamaya yada eleştirmeye envanter ve veri açısından daha zamanımız erken. belki
de en büyük sorunlardan biri budur. belkide hedefimiz siyaseti bilimin
metriksine almak dinlerle örtüşen gerçek veriler kadar diyet yoruma ve
tartışmalara girmek daha doğrudur.
Evrim bilimindeki mutlak gerçeklere tenezzül etmeyen fert ve toplumlar bunun
acısını çekeceklerdir.
Belki de Evrim Bilimine çok uzaktan
bakışımız ya da evrim mekanizmasını bir kompleks yapı
olarak eksik ya da yanlış algılayışımız; bizi evrim bilimi, evrim
prensipleri, evrim mekanizması ve evrim teorisi özgünlüklerinin birbirine
karıştığı konumlarda kaosa sürüklemektedir (Evrimde kavram yanılgısı!)
.
Sonuç
olarak, laiklik ve evrim prensipleri ile bilim ve bilim insanları bu kaostan
yakasını kısmen kurtarmışlardır. Ancak bu sefer bilim ve bilim insanları siyasetin metriksine
malzeme olmaktan kurtulamamıştır.Yada bilim insanları, siyaset ve siyasetçileri bilimin metriksiyle kuşatamamışlar.Belki de kapitalistler ve münafıklar siyaseti kullanarak, dinle
bilimi boğuşturuyor farkında değiliz. Hatta bazı
bilim insanları siyaset uğruna dine karşı malzeme olarak yıpratılıyor. Ateisti, cahili, münafığı, fanatik inanç sahipleri yani zıt ifrat ve tefrit
görüşleri adem ve primat anatgonistik(yok edici) gizli-kamuflaj teolojik tartışmalarla dinle bilimi boğuşmaya
sürüklerken; biz insanlara yaklaşık 100 yıldır çok değerli sinerjitik(biribirini
destekleyici-tamamlayıcı) insan enerjisini ve vakitlerini kayıp ettiriyor.Ki bilim insanı ve insan daha genç, dinle uğraşmak bilimi ve bilim insanını yıpratır. Dine
teslim olmadan dini anlamaya yada eleştirmeye envanter ve veri açısından daha
zamanımız erken. belki de en büyük sorunlardan bir budur. Hedefimiz siyaseti
bilimin metriksine almak dinlerle örtüşen gerçek veriler kadar, çözüme, eğitime,
diyet yoruma ve tartışmalara girmektir.Özellikle eğitimde bilimce sakıncalı gözükmeyen dini değerleri ve bilgileri kaynak göstermek koşulu ve dürüstlüğü ile, etkili
bir biçimde kullanmaya mecburuz. Kafir icadı mantığı cehaletine düşmeyelim.Doğru ve gerçekleri; kim söylerse söylesin, kim
yaratırsa/yaratmışsa/yaratacaksa yaratsın her zaman bilimin ve evrimin
kabulüdür.
Neden evrimin dinle alıp veremediği antagonistik
polemiği üzerinde duruluyor ki? Neden dünde dinin matbaa ile alıp veremediği,
bugünde evrimle alıp veremediği vardır? Herkes evrim teorisinin ve evrim
prensiplerinin her cümlesine katılmak zorunda değildir. Ancak evrim bilimindeki mutlak gerçeklere tenezzül etmeyen fert ve
toplumlar bunun acısını çekeceklerdir. Zaten evrim bilimi de sadece evrim
teorisinden ve evrim prensiplerinden ibaret değildir. Evrim Bilim Dalının en
önemli özelliği; tüm bilim dalları arasındaki bütünleştirici özelliği ile
geleceğimize hizmet vererek; çoklu (multi) disipliner mantık sistemleri ve
yöntemler zinciri ile bilgileri ilişkilendirmesidir. Bu bilgiler gelecek
nesillere hizmet verecektir. Acaba
primat mı Havva'dan Adem'den yoksa adem mi primattan türemiştir’in cevabını
ispatına kalkışmanın psikozu ve antagonistik tartışmaları bizi matbaanın kabul edilmesinin 400 yıllık tartışmalarına götürür.
Evrimin gerçek boyutunu/larını eksiksiz ortaya koymak için, madde ile anti madde
arasındaki enerji hallerinin hepsinin yaratıklardaki döngülerinin eksiksiz
bilimsel bilgilerine sahip olmak gerekir. Bunun için vakit erken. Bu bile bizi
evrimin bilinen gerçeklerine dayalı ilişkilendirici özelliklerinden
yararlanmamıza engel olmamalıdır. Tüm enerji hallerine ulaşabilen, doğru okuyabilen ve tanıyabilen gelişmiş bilim insanlarına ve bu enerji hallerini insanların
anlayabileceği, algılayabileceği seviyeye deşifre edebilen teknolojiye
gereksinim vardır.
TARTIŞMA VE SONUÇ
İnsan beyni ışık hızından daha hızlı ve sağlıklı
düşünme yeteneklerine sahiptir. İnsan düşünsel yeteneklerini, zihinsel kapasitesini ve zihinsel araçlarını doğru kullanarak doğayı aşabilir. Zihinsel-bedensel araçlarla, sağlıklı bilgilerle ve doğru
tercihlerle teknolojik evrim bilimi ile kendimizi donatıp geleceğimizi hazırlamalıyız.Bu sayede;irademiz ve doğru
tercihlerimize dayalı evrimleşme çizgilerini ve doğayla uyumlu yaşama
koşullarımızı hazırlamayı ele geçirmiş olacağız. Çünkü insan gelecekteki değişimleri bu şekilde
aşamazsa, doğa yasalarıyla işleyen çarklar arasında malzeme, yok
olmak veya döngünün bir elemanı olmaktan kendisini kurtaramaz.
Geleceğin
tartışmasız zorunlu bilimi, biyolojinin ve evrim bilimi ile birlikte,
diğer tüm bilim dallarını doğal döngülere uyumlu-doğru ilişkilendirilmesi ve
verimli-uyumlu canlı-cansız döngülerin yaratılması için, öneminin tüm
bilim insanlarınca desteklenmesi gerekmektedir. Bu zaruretin acısını yakın
geçmişimizde yaşadık. Biyolojik döngüler dikkate alınmadan uygulamaya konulan abur
cubur uygulamalar, Müsrif Teknoloji , Patojen teknolojik buluşlar bu
günkü çevre sorunlarının baş nedenleridir.
Belkide 21.
Yüzyıl gözde bilimi, biyoloji merkezli evrimle ilişkilendirilmiş tüm temel
bilimleri içeren "Doğa Bilimidir".
Grafik I ve Grafik II
Grafik I

Grafik II
Matbaa ve Evrim Biliminin tümünü reddetmek (Evrim ya da
Darvin psikozu) cehaletin psikozudur. Matbaa ve evrim cahilleri ile iddialaşıp zaman kaybetmektense,
bilenin bilmeyenin (cahilin) halinden anlama olgunluğunu göstererek
çalışmalarımıza devam etmeliyiz. Bilim ve Din cahillerine yararlı olabileceğimiz
davranış, ilişki ve tepki kombinezonları geliştirmeli ya da gerekirse onlardan
uzak durmaktır. Aksi taktirde onlarla iddiaya girmek ve uğraşmak, toplumsal denklemlerde bulunması gereken mutlak sabiteleri veya değişmezleri değiştirmeye kalkışmak;hem cehalettir, hem vakit kaybı hem de toplumsal huzur denklemini kısır tartışmaların kaosuna sürükleyip berbat eder.
Dinde de değişmek istemeyeni Allah değiştirmezmiş.Tarihteki uygulamalar
bunu göstermiştir. Ancak bu sonuç insanlara çok şey
kaybettirmiştir.
Evrim Bilmindeki çeşitlilik mantığı o kadar açık ve
berraktır ki küçük benzetmelerle bile izahı mümkündür.
Örneğin; bir kitap düşünelim; kitabın tamamı
-Türkçe yazılmış olduğu farz edilecek olursa, 29 harfin ard arda sıralanmasıyla
oluşmuştur bu harflerin belli bir sistemle yan yana gelerek bir konuyu
açıkladığını düşünelim. DNA daki (RNA kısmi canlıların nesnel boyut yönetici alfabe yapı taşlarını içerir ) yönetimsel alfabetik alt üniteleri veya canlı yapı taşları nesnel boyut canlı alfabesindeki harflerin dizilimi (canlı yapı taşlarının dizilimi) çok büyük önem taşır, örneğin, bazların dizimi yada canlı yapı taşları
dizilimi belli kurallara göre çeşitlilik gösterdikçe tür çeşitliliği de söz konusudur. Ancak bu dizilim belli
kurallara göre oluştukça anlamlı sonuçlar ortaya çıkar. Kitaptaki kelimeler ve
harfler dilin belli kurallarına göre yer değiştirdikçe anlam kazanır.Bu anlamlı kelimeler arasında her zaman mantıklı geçiş formları
aramak belki mantıksızlıktır. Fiolgenetik; açılım, daralma, paralellik...vb varyasyonları ile ontogenetik döngü arasındaki anlamlı fark ve türlerin özgünlüğü belkide
budur.Yani canlıların total gen havuzu
içindeki, tür yada takson gen havuzları arasında geçiş gen havuzu aramak genetik izolasyon
mekanizmasına, ontogenik ve filogenik kurallara ters düştüğü için her zaman
taksonlar arasında ara form aramak mantıksızlık gibi gözükmektedir.
Yapay-Kurgu Marsta Bitki
Yetiştirme
http://projects.olin.edu/marsport/hist_n_myst.html
http://science.nasa.gov/headlines/y2004/25feb_greenhouses.htm
http://www.spaceref.com/news/viewnews.html?id=455
http://www.spaceref.com/news/viewnews.html?id=466
http://science.ksc.nasa.gov/biomed/marsdome/
http://www.nasaexplores.com/show2_912a.php?id=04-208&gl=912
http://solarsystem.nasa.gov/scitech/display.cfm?ST_ID=166
http://solarsystem.nasa.gov/scitech/display.cfm?ST_ID=166
http://solarsystem.nasa.gov/scitech/display.cfm?ST_ID=166
http://solarsystem.nasa.gov/scitech/display.cfm?ST_ID=166
http://scitation.aip.org/getabs/servlet/GetabsServlet?prog=normal&id=APCPCS000880000001000919000001&idtype=cvips&gifs=yes
http://media.nasaexplores.com/lessons/04-208/fullarticle.pdf
http://media.nasaexplores.com/lessons/04-208/fullarticle.pdf
http://www.newmars.com/forums/viewtopic.php?p=66735&sid=a4649c94ddc15786695a93a4e5f0b152
http://www.marstoday.com/viewsr.html?pid=9721
http://www.space.com/scienceastronomy/mini_mars_040415.html
http://media.nasaexplores.com/lessons/04-208/9-12_1.pdf
http://www.astrobio.net/news/print.php?sid=140
http://science.nasa.gov/headlines/y2005/05aug_nostress.htm
http://www.lpi.usra.edu/meetings/earlymars2004/pdf/8091.pdf
http://www.mars.asu.edu/christensen/advancedmarsclass/gulick_icarus_97.pdf
http://www.ingentaconnect.com/content/ap/is/1997/00000130/00000001/art05802
http://science.ksc.nasa.gov/biomed/marsdome/papers.html